İrem Bray ile Online Terapi

Yaşamda belki de insana faydalı olabilecek destek kişiler vardır. Ve her birimizin yetkin bir danışmanla psikolojik destek alarak hayatımıza daha sağlıklı devam etmemizin önemi büyüktür. İndigo Dergisi olarak güvendiğimiz ve birlikte çalışmaktan mutlu olduğumuz uzman psikolog ve aile terapisti İrem Bray ile öncelik verdiğimiz konularda bir söyleşi yaptık.

irem
Hale Karaarslan ve İrem Bray

İrem Bray, dünyanın daha iyi bir yer olmasını önemseyenlerden. Ona göre hepimiz yaptığımız seçimlerle değişime katkıda bulunabiliriz. Dikkat edilmesi gereken şey, bizim için iyi olduğunu düşündüğümüz seçimlerin başkaları için de iyi olması gerektiği; yoksa bu seçimler hiç kimseye iyi gelmez. İrem Bray, kutuplaşmaların özü gizleyen yanılsamalar olduğunu bu yüzden çağımız ve dünyamız için bu bilginin yayılmasının önemli olduğunu düşünüyor.

İrem Bray da kendi seçimlerini yaparken ve çevresiyle olan ilişkilerinde bu bilgiyi kullanıyor, mesleğini de bu amaçla uyguluyor. İnternet ortamında dileyen herkesin ulaşıp, kendisine danışabileceği online hizmet vermektedir.


Röportaj: İrem Bray

Online terapi yapıyorsunuz? Neden online terapi ve olumlu yönleri? (Olumsuzluğa odaklanmıyoruz.) 

İnsani bir yaşama katkıda bulunduğu için, hem benim, hem de danışanlarım için. Danışanlarım evlerinin konforundan bana ulaşabiliyorlar, ben aile yaşamımı koruyarak mesleğimi yapabiliyorum. Artı bir yarar da bir yerden bir yere gitmek için kullandığımız benzin miktarını azaltarak dünyamızın temiz kalmasına katkıda bulunmuş olmamız.  Olumsuz bir yönü yok ama yalnız çalışmanın getirdiği sınırları var.  O da ekip çalışması gerektiren alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunlar için uygun olmaması.

irem
Hale Karaarslan ve İrem Bray

İndigo Dergisi’ne gelen sorulardan yola çıkarak, sizinle öncelikle çocuklarla ilgili sohbet etmek istiyorum… Sizce yeni nesil çocuklarıyla ebeveynlerin iletişimi nasıl? Nasıl olursa çocuklarımızla güzel bir ilişki kurabiliriz? 

iremTeknoloji son 20 yılda çok hızlı bir toplumsal değişime neden oldu.  Kuşaklar arasında farklılıklar olması doğaldır; ama bizim dönemimizde kuşaklar arasında neredeyse uçurumlar oluşma potansiyeli var.  Bu yüzden ailelerin çocuklarının dünyalarını izlemeye ve anlamaya çalışmaları bence çok önemli.  Ben ebeveynlerin çocuklarının biraz arkasında, yanlarında durmalarını öneririm.  Bu duruş çocuğumuzun kimliğini geliştirirken özgür olmasını,  ihtiyacı olduğunda da yanında olabilmemizi sağlayan duruştur. 

Ayrıca bugünün toplumsal değerleri doğrultusunda birçok ailede her iki ebeveyn de çalışıyor.  Çocuklar zamanlarının çoğunu geniş aile üyeleri veya bakıcılarla geçiriyorlar.  Böyle olunca ebeveynler çocukları üzerindeki otorite ve kontrollerini paylaşmak zorunda kalıyorlar.  Ben bu değerleri kınıyorum aslına bakarsanız.  Önceliklerimizi şaşırmış durumdayız.  Çocuğumuzu özel okula gönderebilmek için harıl harıl çalışıyoruz, ama onlarla beraber geçirecek vaktimiz yok.  Birçok ebeveyn maddi armağanlarla açığı kapatmaya uğraşıyor.

Bu söylediklerimin yanlış anlaşılmasını istemem. Eşiniz ve siz çalışıyorsanız bu bir hata değil.  Önemli olan çocuğunuzla ilgilenen kişiler üzerindeki kontrolünüz ve disiplin konularında kendinizi geliştiriyor olmanız. 

Bize gelen yardım isteklerinden en önemle üzerinde durduğumuz konu; Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği konularında ebeveynlere önerileriniz neler olabilir? 

Aşırı aktif olan ve dikkatlerini odaklamakta zorlanan çocuklar zeki çocuklardır; ama ortama uyamadıkları için kendileri hakkında olumsuz duygu ve düşünceler içine girerler.  Ebeveyn olarak siz de baş etmekte zorlandığınızı hissedersiniz.  Bu durum herkesin kendini kötü ve yetersiz hissettiği bir kısır döngü yaratır.  Bu döngüyü tersine çevirmek önemli.  Çocuğunuza sınır koyarken aynı zamanda kendini iyi hissetmesini sağlamaya odaklanın.  O iyi hissettikçe davranışlarını daha iyi kontrol edebilecek, siz de kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

iremBunu yapabilmek için önerebileceğim bazı yöntemler var:

1) Davranışları sizin sabır sınırlarınızı zorladığında şiddet kullanmama kararı alın. Sakin olduğu zamanlarda olumsuz davranışlarını konuşarak farkındalığını arttırın. Konuşurken kendini iyi hissetmesini sağlayın yoksa kendini kapatır.  Sorunlu davranış sırasında sinirlenmeden, siz kendinizi kaybetmeden şunları yapmaya çalışın:

• Kendisine veya başkasına zarar verecek bir durum yoksa sırtınızı dönerek ilginizi çekin

• Dikkatini verebileceği olumlu bir aktivite bulmaya çalışın.

• Gerekirse sakinleşene kadar yalnız bırakacağınızı söyleyerek ona zaman verin.

2) Çocuğunuza söylediğiniz her olumsuz sözcük veya cümle için 3 olumlu ifade söyleyeceksiniz.  Örneğin ‘arkadaşına zarar verdiğin için sana çok kızgınım, bu davranışın kabul edilebilir bir davranış değil’ dediniz.  Bu konuyu bir şekilde bitirdikten sonra ‘Kendini kontrol edebildiğin zamanlarda seni çok takdir ediyorum’ ‘Kardeşinle ne güzel oynuyorsun, aferin sana’ ‘Ceketini okuldan getirmeyi hatırlamışsın, tebrik ederim seni’ gibi 3 olumlu özelliğini öne çıkarın.

3) Olumlu davranışlarını, sorunlu davranışlarında yaptığı küçücük gelişmeleri sarılarak, başını okşayarak, güzel sözler söyleyerek cömertçe ödüllendirin.

4) Çocuğunuzun hayatında öngörebileceği rutinler yaratmaya çalışın.  Yatma, oyun, gezme ve ders çalışma zamanlarının düzenli olması gibi.

5) Çocuğunuzu aşırı uyaran olan ortamlardan uzak tutmaya çalışın.

6) Yıldızlar, başarısını gösteren grafikler ve çıkartmalar gibi görsel ödüller onu motive edecektir, bu şekilde kendini kontrol etmesine ve başarı duygusunu yaşamasına yardımcı olabilirsiniz.

Sizce Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği sendromunda Homeopati etkili olabilir mi?


iremÇocuklar yedikleri, içtikleri, gördükleri her şeyden etkileniyorlar. Endüstrileşmenin etkisi ile yiyecekler hormonlu, içecekler fabrikasyon, çocuklar fastfood dünyasının baş müşterileri.  Bütüncül ve doğal yaklaşımlarla çocuğu ve aileyi bütünüyle ele almanın gerekliliğine inanıyorum.  Biliyorsunuz çocuklarla ilgili başarılı homeopati uygulamaları ebeveyn tutumları üzerinde de çalışır.  Bu açıdan etkili olabileceğine inanıyorum.  Ancak başarıyı belirleyen en önemli faktörün tedavinin çeşidi kadar ebeveynlerin kendileri üzerinde değişim yapabilme isteği ve becerisi olduğunu düşünüyorum. 

Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği sendromunda ilaç kullanımı (Ritalin ve Adderal) konusunda düşünceleriniz neler? 

Sağlık sektöründe ilaç kullanımı konusunda genel fikirlerimi paylaşmak isterim öncelikle.  Dikkat ederseniz pazar ekonomisi insan sağlığının önüne geçmiş durumda.  Örneğin şekerli yiyecek ve içeceklerin çocuklar için ne kadar zararlı olduğunu biliyoruz.  Buna rağmen reklâmları çocuk kanallarında, paketleri olabildiğince çekici ve süpermarketlerde çocukları baştan çıkartıcı yerlere konuyor.  İlaç sektörü şu anda bana sorarsanız bilimi ele geçirmiş durumda.  Amaç ne olursa olsun para kazanmak, geliri arttırmak.  

Çocukların bilgisayar ve internet oyunlarına düşkünlüklerini neye bağlıyorsunuz? TV izleme, internet ve bilgisayar oyunları konusunda kontrol ve yönlendirme yapılmalı mı? Nasıl ve ne yönde olmalı? 

iremÇocukların bilgisayar ve televizyon başında uzun zaman geçirmelerinin nedenlerinden birinin bizim söylediklerimizden çok yaptıklarımızı örnek almaları olduğunu düşünüyorum.  Çocuğun hayatında onu tatmin eden alternatif aktivitelerin olmaması önemli bir etken olabiliyor. Bir süre sonra alışkanlık hatta bağımlılık haline geliyor ve iş çığırından çıkıyor.  

Bence ebeveynler çocuklarının zamanlarını nasıl geçirdikleri konusunda kesinlikle bilgili ve yönlendirici olmalılar.  Internet çocuklar için hem bir kaynak hem de bazen bizim tahmin edemeyeceğimiz tehlikelerle dolu bir ortam.  En basitinden bugün facebook üzerine koydukları bir yorum veya resim yetişkin olduklarında bir iş görüşmesinde karşılarına çıkabilir.  Hırsızlar çocukları kullanarak ailenin özel bilgilerine erişebiliyorlar.  Çocukları internetin doğru kullanımı ile ilgili bilgilendirmek bizim görevimiz.  Yakında sırf bu konu ile ilgili eğitimlerin başlayacağını tahmin ediyorum.

Bu web sitesi ailelere çocuklarının yaşlarına uygun bir şekilde interneti nasıl kullanabilecekleri konusunda yol gösteriyor.  ‘Ailemizin Güvenli İnternet Sözleşmesi’ni de her ailenin kullanmasını öneririm.Televizyon izlerken de çocuklarla sohbet etmek gerektiğini düşünüyorum.  Karakterlerin davranışları, verdikleri kararlar hakkında fikirlerini dinleyip görüşlerimizi paylaşmamız çok iyi olur.  Kontrolümüz dışında olan programlar var, çizgi filmler işbirliğinden çok bireysel başarının üzerine odaklanıyor; inanılmaz şiddet içeriyor.  Bu programları izleyen çocuklar okulda saldırgan davranışları nedeniyle sorunlar yaşıyorlar.  Ayrıca dizilerde gördükleri yozlaşmış ilişkileri değerlendirebilmeleri için de yardımımıza ihtiyaçları var.  Bu çivisi çıkmış toplumda çocuklarımızın azınlık olsalar da bazı değerlere sahip çıkmalarını istiyorsak onlara aktif bir şekilde yol göstermemiz gerekiyor.

Disleksi ve konuşma bozukluğu yaşayan bir çocuğun ailesine önerileriniz?

Mutlaka bir uzmana başvurmak gerek, hem de geciktirmeden.  Çünkü erken müdahale başarı şansını çok yükseltiyor.  Disleksik çocukların öğretmenlerini bilgilendirmeniz gerekebilir.  Çocuğunuzun okul sürecini minimum yaralanmayla atlatması için okul başarısını fazla önemsemeyin.  Hayatta başarılı olmuş o kadar çok ünlü disleksik var ki, hepsinin de okul hayatı işkence gibi geçmiş… İyi olduğu alanlara odaklanın ki kendine güveni artsın.  Diğer konuşma bozukluklarında mutlaka fizyolojik ve/ya psikolojik nedenler vardır.  Uzman yardımı alın. Bir de tabii birlikte sevgi ve uyum içinde geçirdiğiniz zamanları ne kadar arttırırsanız çocuğunuzun konuşma zorluklarını da bir o kadar hızla çözersiniz.

Çocukları hayata hazırlarken ebeveynlere önerileriniz? 

iremBence çocuklarımızın kendilerini gerçekleştirebilmeleri için okul başarısının hayat başarısı anlamına gelmediğinin bilincinde olmalıyız.  Öğrenme, düşünebilme, eleştirel yaklaşabilme ve ‘herkes ne der’ den çok prensiplerine göre yaşayabilme becerilerinin gelişimini destekleyebilmemiz çok önemli. Her hareketimiz, her duruşumuz onlar için bir model.  Bu yüzden ebeveynler her zaman çocuklarını değiştirmeye çalışmak yerine kendilerine bakmalı ve gelişmeliler.

Engelli çocuklarımızı yaşama ve kendilerine hazırlarken söyleyebilecekleriniz nelerdir? 

Aslında diğer soruda verdiğim cevap engelli çocuklar için de geçerli.  Hepimiz bir tarafımızla engelliyiz aslında; sadece onlarınki daha bir ortada. Engelli kişilere yönelik önyargılar bir gerçek.  Hiç kimse kendisi olduğu için, ya da engelli bir yakını olduğu için utanmamalı.  Acıyarak bakanlar, dışlayan sorunlu kişiler her zaman olacak.  Bu yüzden bu çocukların kendilerine güvenlerini geliştirmemiz daha da önemli.  Her zaman sahip olduklarımızı en iyi şekilde kullanmaya odaklanmalıyız.  Çocuklarımıza da bunu öğretmeliyiz.

Ceza ve çocuklarımızı eğitirken disiplin konusunda neler söylemek istersiniz? 

irem
Uzman psikolog ve aile terapisti İrem Bray

Cezasız disiplin kavramına çok önem veriyorum.  Çünkü cezanın çocuk üzerindeki etkileri o kadar olumsuz ki uzmanlar tarafından istismar olarak kabul ediliyor.  Oysa geleneksel aile disiplini ceza olarak algılıyor.  Ben bu algıyı değiştirmek için çok çaba gösteriyorum.  Cezaya ihtiyaç duymayacağınız geliştirici disiplin anlayışında önem vermeniz gereken davranışları şöyle özetleyebilirim: 

• Çocuğumuzla aramızda pozitif, destekleyici bir ilişki kurmak, bunu beslemek ve korumak birincil amacımız olmalı.

• Çocuğumuzu dinleme, onunla anlamlı bir şekilde iletişim kurabilme becerilerimizi geliştirmek için öğrenmeye açık olalım.

• Olumlu davranışlarını takdir edelim.

• İstenmeyen davranışların azalması veya ortadan kalkması için desteğimizi çekelim. Doğru davranışlarını takdir ettiğimizde, çocuğumuzun yanlış davranışının farkına varıp değiştirmesi için takdir edilmemek yeterli olacaktır. 

Bu konu ile ilgili yazılarımdan bazılarını aşağıdaki adresten okuyabilirsiniz:


İrem Hanım, İndigo Dergisi olarak size teşekkürlerimizi sunuyoruz, söyleşilerimiz devam etsin diliyoruz, okuyucularımızı bilgilendirdiğiniz için ayrıca teşekkürler…


Hale Karaarslan
İndigo Dergisi’nde Yazı İşleri Müdürü ve Yayıncı olarak görev yapıyor. İndigo Dergisi’ni kendisi ve yazarlar için bir okul olarak görüyor. Yaşama ve insana dair pek çok şey öğrenerek, yürekleri sonsuz güzellikle çarpan bir sevgi ailesinin içinde her gün biraz daha maskelerinden arınarak, özünü, kendi olanı buluyor. İki harika çocuğunun öğretmenliğinde ve eşinin her konuda kendisini destekleyen sevgisi eşliğinde öğrenmeye devam ediyor. İstanbul ve Marmaris'te yaşıyor.