Siz Hiç Çocuk Olmadınız mı?

Berkin’i, “su testisi su yolunda kırılır” gibi ağır sözlerle taşlayanlara soruyorum; senin hiç günahın yok mu? Çocuklar maniple edilirken, çocuklar şiddet görürken, çocuklar birileri tarafından olaylarda kullanılırken, çocuklar taciz edilirken ve çocuklar ölürken senin hiç kabahatin yok mu?

berkin1

16 yaşındaki bir çocuk, polisin attığı gaz fişeği sonucunda hayata gözlerini yumdu. Çocuklar suçlu değildir. Polisler sokaklarda ve askerler meydanlarda çocukları vurmasınlar artık!


Berkin’in ardından çok şey yazıldı çizildi ve çok şey söylenildi. Hayatı, hayalleri, nasıl öldüğü yazıldı. Ben bunlardan bahsetmeyeceğim. Bu yazıyı, gördüklerime ve duyduklarıma isyan ettiğim için yazıyorum.

Berkin, her şeyden önce bir çocuktu. Elbette ki her insan gibi hataları olabilir. Berkin’in ölümünün ardından bazı kişiler çok üzüldü bazı kişilerse, Berkin’in eli sapanlı fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıp ona; “terörist”, “su testisi suyolunda kırılır.”, “orada ne işi vardı?” dedi. Bu fotoğrafın gerçek ya da montaj olması fark etmez. Burada bahsi geçen kişi bir çocuk… Ve çocuklar, geçmişte de ellerine sapan almıştır ve günümüzde de sapan alacaktır. Bir çocuk, eline sapan aldı diye terörist olmaz ve hiçbir çocuk, elinde sapan var diye ölümü hak etmez!

Aklıma, Hz İsa’nın bir sözü geldi hemen.

Hz. İsa döneminde, zina yaptığı söylenen bir kadın meydana getirilir. Kadının etrafında bir kalabalık oluşmuştur ve herkesin elinde, kadına atmak için tutulan iri taşlar vardır. İçlerinden biri, Hz. İsa’ya şöyle der: “Bu kadın zina yaptı, suçu taşlanarak cezalandırılmaktır.” Bunun üzerine Hz. İsa kalabalığa şöyle der: “İçinizden kim günahsızsa, ilk taşı o atsın.” Herkes bir an düşünür, kısa bir süre sessizlik olur ve sonra insanlar, taşları yere bırakır. Kalabalıktan geriye sadece, taşlanmak üzere bekleyen kadın kalır. Herkes bu hikâyeden, gerekli dersi çıkarsın kendisine…

Berkin’i, “su testisi suyolunda kırılır” gibi ağır sözlerle taşlayanlara soruyorum; senin hiç günahın yok mu? Çocuklar maniple edilirken, çocuklar şiddet görürken, çocuklar birileri tarafından olaylarda kullanılırken, çocuklar taciz edilirken ve çocuklar ölürken senin hiç kabahatin yok mu?

Çocuklar ülkemizde, 9-10 yaşlarında gelin yapılıyor.

Küçük çocuklara, 5-10 yaşlarında tecavüz ediliyor.


15 yaşındaki çocuklar, gösterici denilip sokak ortasında vuruluyor.

Bu çirkinliklerin tek suçlusu biziz aslında. Ama yetişkinler olarak, bütün bu acı faturaları onlara ödetiyoruz. Çocuklar masum, bizim beyinlerimiz kirli sadece!

Berkin bir çocuktu ve daha nice hata yapma hakkı vardı. Ama Berkin’e bazıları tarafından, günahıyla sevabıyla bir yaşam çok görüldü!

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın.” demiş Albert Camus.

Çocuklarımızın beyinlerini zehirlemeyelim, bedenlerini sömürmeyelim artık. Çocuktan, kadın ve gelin olmaz. Çocuktan gösterici ve asker olmaz. Çocuktan terörist hiç olamaz! Bunlar, olsa olsa toplumun hastalıklı düşüncelerinin yansıması olabilir sadece…

Berkin Elvan

Çocuklar ellerine sapan alır, hedeflerini tam 12’den vurmak için

Çocuklar ellerine uçurtma alır, hayallerini koyup göklere çıkartmak için.


Siz hiç çocuk olmadınız mı? Berkin çocukluğuna doymadan, polisin attığı bir gaz fişeği yaşamdan kopardı aldı onu. Rahat uyu Berkin çocuk, dünyada bulamadığın sakinliği ve sana veremediğimiz huzuru orada bulursun umarım.


Figen Karaaslan
İstanbul’da doğdu ve İzmir’de büyüdü… Mersin Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği, Yakındoğu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık mezunu. İletişim Fakültesi’ni bitirdikten sonra reklam ajanslarında, birçok büyük firma için reklam kampanyaları hazırladı, reklam ve metin yazarlığı yaptı. Bir bilişim firmasında Editörlük yapıyor. Seyahat etmeyi, insanı içsel yolculuklara taşıdığını düşündüğü için seviyor. Bu sebeple fırsat buldukça bir seyyah gibi yolculuk yaparak; gördüklerini ve yaşadıklarını kendi sitesi; Seyyahca'da (www.seyyahca.com) yazarak, insanlarla paylaşmaktan keyif alıyor. Modern dans ve Latin danslarının yanı sıra Psikoloji ve Yaşam Koçluğu eğitimlerine katıldı. Almış olduğu bilgileri, şimdi diğer insanlarla paylaşıyor ve Yaşam Koçluğu eğitimleri veriyor. Doğada olmayı, tarihi yerleri gezmeyi, yolculuk yapmayı, okumayı, öğrenmeyi, araştırmayı, denizi, dansı ve dil öğrenmeyi seviyor. Hayatın, paylaşarak güzelleşeceğini ve anlam kazanacağını düşünüyor.