|
Yazar:
Op. Dr. Hakan Çoker
– Mayıs 2009
hakancoker@dogaldogum.com
Hypnobirthing
Bir Doğuma Hazırlık Yöntemi
Ülkemizde son
10 yıldır artan bir oranda doğum bebeklerimize coşkuyla
kavuştuğumuz doğal bir olay olmaktan çıkıp, korkular ve
gerginliklerle yaşadığımız bir kabus haline dönüşmüştür.

Sezaryen
oranlarımızın devlet hastanelerinde % 60, özel hastanelerimizde
% 80 gibi rakamlara ulaştığı günümüzde normal ve doğal doğum
korkulan bir eylem haline gelmiştir. Doğum yapan kadınlarımıza
kahraman gözüyle bakılmaktadır. Oysa doğum kadınlarımızın
doğasında ve genlerinde zaten varolan yaşamın bir parçasıdır.
Doğal doğum
bebeklerimizin dünyaya geldikleri o kritik anda ihtiyaçlarının
karşılanabildiği en sağlıklı doğum yöntemidir. Bebeklerimiz
sanıldığının aksine tüm farkındalıkları ile doğarlar.(1)Yani
doğum anının her saniyesini bilinçle yaşarlar ve bu anları
bilinçaltında kaydedilir. Doğumdan hemen sonra tek bir istekleri
vardır-geldikleri bu yabancı dünyada annelerinin güven veren
kalp atışını, sevgi dolu sesini, hissedebilecekleri
dokunuşlarını ararlar. Bu isteklerinin karşılanması onların
gelecekteki sevme kapasitelerini artırır. Bu gerçeklerden yola
çıkarak annelerin bebekleri ile hemen buluşabilecekleri doğal ve
sakin bir doğum tüm sağlık çalışanlarının hedefi olmalıdır.
Sağlık sistemi annelerimize doğumda sevgi ve güven dolu bir
ortam hazırlarken bir yandan da onları böyle bir doğuma
hazırlayacak eğitimler düzenlemelidir.
Tüm
dünyada doğuma hazırlık amacıyla ailelere yönelik kurumsallaşmış
birçok hamile eğitim felsefeleri vardır. HypnoBirthing de
bunlardan biridir.
HypnoBirthing daha
sakin, korkusuz ve coşkulu bir doğum yapabilmeniz için
kullanabileceğiniz doğum yöntemlerinden biridir. Hypnobirthing
size ve eşinize derin gevşeme, özel nefes teknikleri, rehberli
imgeleme teknikleri ile doğumda bedeninizi nasıl rahat
bırakabileceğinizi öğreterek, daha bilinçli ve farkında bir
doğumun kapılarını açar.
HypnoBirthing
doğumunun temelleri Dr.Grantly Dick Read’in çalışmalarına
dayanır. Dick- Read 1913 yıllarından itibaren doğumlarla
ilgilenmeye başlamış ve doğumda kadınların çektiği acılar ve
gördükleri muameleden son derece rahatsız olmuştur. O dönemlerde
doğumda ağrının kaçınılmaz olduğuna inanılarak tüm doğumlarda
gaz anestezi uygulaması yapılıyordu. Ancak yaptığı gözlemlerde
özellikle varoşlardaki doğumların bir bölümünde bazı kadınların
hiç ağrı hissetmeden ve sadece kendine konsantre olarak rahat
doğumlar yapabildiklerini gördü. Bu konuyu uzun süre
sorgulayarak bu kadınlarda hangi yöntemin kendiliğinden ağrıyı
azalttığını bulmaya çalışırken bir gün doğum tarihinde yeni bir
sayfa açacak keşfini yaptı; bu kadınlar doğumdan korkmuyordu.
Daha sonra 1942
yılında ilk baskısını yapan Korkusuz Doğum kitabında
bugün hala tüm hamile eğitim felsefelerinin temeli olan Dick-Read
metodunu anlattı. (2) Doğumda temel problem kadınlarımızın
doğumdan duydukları korkuydu ve bunun yarattığı
korku-gerginlik-ağrı sendromu doğumda kadınlarımızı zorlayan
ağrının temel sebebiydi.
Dick-Read
metodunun temel felsefesi korkunun giderilmesi için
bilgilendirme, nefes teknikleri ve özellikle derin gevşemenin
kullanılmasıydı. Kitabında da bu konuya özel bir önem vermişti.
1950 yıllarında
Fransız doktor Fernand Lamaze bu felsefenin üzerine Ruslardan
öğrendiği psikoprofilkksi diye anılan şartlı refleks,
şartlandırılma ve kendi nefes tekniklerini koyarak doğuma
hazırlanmada bugün dünyada en çok bilinen Lamaze Felsefesini
geliştirdi .(3) (www.lamaze.org)
HypnoBirthing
Enstitüsünün kurucusu Marie F. Mongan 1987 yılında hipnoterapi
sertifikasını aldıktan sonra bunun doğumda ilk uygulamasını
kendi kızıyla yaptı.1990 yılında kızı Maura doğum boyunca sadece
kendine ve bebeğine konsante olarak, hiçbir ağrı çekmeden,
çalışan sağlık personellerinin şaşkın bakışları altında oğlu
Kyle’yi dünyaya getirdi.
Marie Mongan bu
konuda çalışmalarına ağırlık vererek şu anda dünyada gittikçe
yaygınlaşan, kadınlarımıza daha sakin ve bilinçli bir doğumun
kapılarını açan Mongan Metodu’nu geliştirdi.(4)Halen Amerika’da
merkezi olan HypnoBirthing Enstitüsü düzenli aralıklarla kurslar
organize ederek hamile eğitimi yapmak isteyenleri
yetiştirmektedir.(www.hyponbirthing.com)
HypnoBirthing
tekniğinde doğuma hazırlanırken korkularımızdan kurtulmak ve
içimizdeki zaten varolan doğum yapma güdülerimizi keşfetmek için
derin gevşeme, rehberlik eşliğinde imgeleme ve hipnoz
kullanılır.
Hipnoz kelimesi
tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şüpheyle karşılanır.
Buradaki en büyük sebep özellikle filmlerde izlediğimiz hipnoz
sahnelerinin özellikle kişilerde yarattığı yönetilme
kaygısıdır. Oysa hipnozda hiç kimseye istemediği bir şey
yaptırılamaz. Hipnoz tamamen kişinin kendisinin izin verdiği,
bilinçli bir derin gevşeme durumudur. Sanıldığının aksine hipnoz
bir uyku durumu değil tersine bilinçaltının aktif olduğu derin
bir uyanıklık halidir. Hipnoz bilinçaltınızla bütünleştiğiniz ve
iç dünyanızın derinliklerine ulaştığınız bir yolculuktur.
Aslında farkında
olmadan birçoğumuz her gün hipnozun etkisi altına giriyoruz.
Gündüz düşleri denen durumlarda bir şey düşünürken veya
hayallere dalmışken geçtiğimiz yolları hatırlamıyoruz,
seslenenleri duymuyoruz.”Dalıp gitmişsin, beni duymadın”
dediğimiz her durumda kaşımızdaki kişi hipnoz altında, yani
bilinçaltında bir yolculuktadır.
Yine doğuma
hazırlık, suda doğumlar, hastanelerde ev tipi odalarla doğum
felsefelerinde yeni bir çığır açan doktorlardan biri olan
Fransız Dr.Michel Odent doğumun biliçle değil biliçaltıyla
yapılması gereken bir eylem olduğunu savunmaktadır. Ona göre
doğum bilincin dinlendiği ve tüm kontrolün bilinçaltına
bırakıldığı derin bir gevşeme durumu olmalıdır.
Zihnimizin bilinç
ve bilinçaltı ismindeki iki bölgesi farklı çalışmaktadır.
Bilinçli bölümle günlük yaşantımızı kontrol eder, günlük
hayatımızı sürdürür ve tepkiler veririz. Bilinçaltı ise sonsuz
bir depo gibidir ve bedenimizde kontrolsüz çalışan sinir
sistemimizin yöneticisidir. Ani, istemsiz verdiğimiz tüm
tepkiler onun kontrolündedir. Geçmişle ilgili yaşadığımız tüm
duygular oradadır ve bilinçli davranışlarımıza etki yapmaktadır.
Yani geçmiş ve bugünle ilgili hatırladığımız veya
hatırlayamadığımız tüm korkular oradadır. Bilinçaltı buzdağının
altı gibidir ve onun en büyük kısmını oluşturur. Herşeyi kontrol
ettiğimizi düşündüğümüz bilinç ise üstte kalan küçücük kesimdir.
Doğumumuzu
engelleyen, doğumda daha çok ağrı çekmemize neden olan
korkularımızda bilinçaltında gizlidir. Doğumumuzla başlayarak
bilinçaltımız doğumla ilgili bilgileri depolamaya başlar. Günlük
hayattaki konuşmaların hepsi farkında olmadan depolanır. Bir
genç kız doğum yapma yaşlarına geldiğinde çoktan toplumun
negatif hipnozu altına girmiştir bile. Doğumla ilgili duyduğu
her şey negatiftir ve bilinçaltında korkular olarak
depolanmıştır. Sakin ve rahat bir doğum için ilk yapılacak şey
bu korkuların ve negatif duyguların açığa çıkarılarak
temizlenmesidir.
İşte bu aşamada
HypnoBirthing devreye girer. HypnoBirthing kelimelerle çalışır
bu yüzden kendi doğum dili de pozitiftir. Örneğin sancı yerine
kasılma veya dalga, ıkınma yerine bebeğe yol verme gibi terimler
kullanılır. Doğumun mekanizmaları anlatılırken aslında her gün
yaşanan ve ağrısız olması gereken bir kas eylemi olduğu, doğumda
ağrıyı daha çok gerginlik ve korkuların yarattığı mesajı
verilir.
Daha sonra
kişilerde önce derin gevşeme, imgeleme gibi tekniklerle güven
ortamı kurulduktan sonra doğumla ilgili çalışmalar başlar. Bu
çalışmalarda bilinçaltında yerleşmiş negatif duygu ve korkular
pozitif beklentilerle yer değiştirir. Pozitif beklentiler ve
güven duygusu doğumları çok kolaylaştırır. Doğumda
kullanabilecekleri nefes teknikleri öğretilir. Bebeklerinin anne
karnında ne kadar farkında oldukları anlatılır ve bebekleriyle
daha bilinçli bağ kurmaları sağlanır. Doğumda yapılan gereksiz
müdahaleler ve bunlardan nasıl kaçınabilecekleri bilgisi
verilir. Bu sayede doğum yapacakları hastane ve doktor
seçimlerinde daha bilinçli olmaları sağlanır.
HypnoBirthing bir
teknikten çok doğumun normal, doğal ve sağlıklı olduğuna inanan
bir felsefedir. Doğadaki tüm varlıklar gibi aslında kadın bedeni
de nasıl doğum yapacağını içgüdüsel olarak bilir. HypnoBirthing
kadınlarımıza daha güçlü, aktif ve coşkulu bir doğum için kendi
içlerindeki zaten varolan güçle tanışmalarında yardımcı olur.
Hypnobirthing
anneleri bedenlerine saygı duymayı ve onu dinlemeyi öğrenirler.
Bedenlerine ve bebeklerine uyum içinde çalışabilmeleri için
güvenirler. Binlerce yıldır kadınlarımızın yaptığı gibi doğuma
saygı duyarlar. Bu sayede daha rahat, daha kısa sürede ve daha
tatmin oldukları bir doğum yaparlar.
Michel Odente’e
göre doğumda sağlık çalışanları müdahaleci değil izleyici
olmalıdır.(5,6)Bu sayede kadınlarımızın doğum yaparken kendi
özlerine, kendi içlerine dönmeleri engellenmemiş olur. Bu sayede
kadınlarımız doğumun kendilerini sarıp sarmalayan büyüsü içinde
kaybolabilir ve doğumun tüm büyüsünü yaşayabilirler. Bu sayede
kadınlarımız doğum yapmanın gücünü ve coşkusunu yaşayarak bunu
bebeklerine de aktarabilirler.
Amerika’da
doğumlarla ilgili yapılan en kapsamlı çalışma Anneleri
Dinliyoruz II raporudur.(7)2005–2006 yıllarında HypnoBirthing
yöntemi ile doğum yapan 596 gebenin verileri bu rapor sonuçları
ile karşılaştırılmış. Hypnobirthing annelerinde sezaryen ile
doğum oranının %17 olduğu tespit edilmiştir. Diğer gruptaki % 32
ile karşılaştırıldığında Hypnobirthing annelerinin doğal bir
doğumu yaşama şanslarının daha fazla olduğu görülmektedir. Aynı
zamanda bu raporda doğuma müdahale oranlarının çok daha az
olduğu görülmektedir. Doğumda epidural anestezi, indüksiyon,
serum takma, doğumun indüksiyonla hızlandırılması gibi
müdahalelere çok daha az yer verilmiştir. Ve en önemlisi yöntemi
uygulayan tüm anneler bundan memnun olduklarını ifade etmişler,
%94 gibi bir oranda doğumdan hemen sonra kendilerini sağlıklı
hissettiklerini belirtmişlerdir.
Kısaca
HypnoBirthing kişinin kendi gelişimi ve korkularından
özgürleşmesi üzerine odaklı, rahat bir doğum için ön şart olan
derin gevşemenin temel alındığı, rahat, sağlıklı, huzurlu ve
bilinçli bir doğum yolunda kullanılan uluslar arası bir doğuma
hazırlık tekniğidir.
Referanslar:
1- Verny, Thomas R.The
Secret Life of the Unborn Child,
(with John Kelly). Summit Books, USA and Collins , Canada ,
1981.
2- Dick-Read, Grantly, MD, (1955) Childbirth
Without Fear, New York Harper&Bros
3- The Official Lamaze Guide-Giving Birth With
Confidence
4- Mongan, Marie (1989-1992)HypnoBirthing A
Celebration of Life Rivertree Pub. Company
5- Odent, Michel (1994) Birth Reborn(/www.birthworks.org)
6-Odent,Michel Scientification of Love
7- Listening to Mothers II
Survey Report (www.childbirthconnection.org)
2005-2009
©
indigodergisi.com
Dergimizi kaynak gostererek alinti yapabilirsiniz.
 |