Sayı 52 | Ocak 2010       Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Blog |  Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

 

 

Yazar: Saffet Güler | 23 Temmuz 2009 TSİ 06:05

Tunguska’ya Çarpan Asteroit Değil; Kuyrukluyıldız

30 Haziran 1908’de Rusya'nın “Tunguska” bölgesine çarpan astreoidin yarattığı patlama, Hiroşima’ya atılan atom bombasının bin tanesinden daha fazla enerji saldı, buna rağmen krater oluşmadı. Yüzyıllık araştırmaya rağmen, Tunguska olayı birçok yönden hala açıklanamıyor. Rus Bilimler Akademisi’nden Edward Drobyshevski, Tunguska olayına yeni teorilerle açıklamalar getiriyor.

30 Haziran 1908’de, bir ateş topu Rusya ve Moğolistan sınırına yakın “Tunguska” denen yerde Baykal Gölü üzerindeki gökyüzünden hızla geçti. Saniyeler sonra, dev bir patlama kuzeydoğuya 600 kilometrelik uzanan tayga üzerinde, Lüksemburg büyüklüğündeki ormanlık alanı dümdüz etti ve etraftaki binlerce kilometre alanda bulunan ağaçları kavurmaya devam etti.  

NASA’nın Derin Darbe Misyonu’nun ‘Temple 1’ Kuyruklu yıldızıyla yaptığı incelemelerin son bulguları, asteroitlerin gazları boşalmış kuyruklu yıldızlardan başka bir şey olmadığını ileri sürüyor. Ve bilim adamları üç gece boyunca kuzey yarımküredeki gökyüzünü aydınlatan muazzam patlamaya neden olan şeyin bu ‘gaz’ olduğunu düşünüyorlar. Bu olay aynı zamanda Dünya’nın manyetik alanını etkiledi ve tüm gezegeni sallayan kuvvetli sismik ve akustik dalgaları tetikledi.  

Yüzyıllık araştırmaya rağmen, Tunguska olayı birçok yönden hala açıklanamıyor. Örneğin, patlama Hiroşima’ya atılan atom bombasının 1000 tanesinden daha fazla enerji saldı, buna rağmen krater oluşmadı. Benzer büyüklükteki bir nesnenin 12,000 yıl önce Kuzey Amerika’ya çarptığı, mega – faunal (bölge hayvanlarının tümü) yok olmayı ve genel soğumayı tetiklediği düşünülüyor. Tunguska olayının iklimimizi bozmadığı açıkça görülüyor.  

St Petersburg, Rusya’daki Rus Bilimler Akademisi’nden Edward Drobyshevski’nin yeni analizi, bu problemlerin çözüldüğünü iddia ediyor. Drobyshevski 1908’de çarpan nesnenin bir kuyrukluyıldız olduğu (ondan önce birçok bilim adamı da aynı şeyi ifade etmişti) sonucunu çıkarıyor. Ama diğerlerinden farklı olarak, bu kuyruklu yıldızın Dünya’nın atmosferine neredeyse teğet geçerek çarptığını ve parçalandığını hesaplayabildi.  

Bir kuyruklu yıldızın başı etrafındaki ışık, solar ısınma ve süblimleşme (kati bir cismin gaz haline geçmesi) ile çekirdekten salıverilen moleküllerden oluşur. Çekirdek boşaldığında, yıldızın başındaki ışık direkt güneş radyasyonuna maruz kalır ve çeşitli şekillerde zarar verici olabilir. Çoğu moleküller, çekirdeği terk ettikleri gün içinde parçalanırlar (çözünürler). Örneğin, molekülün çekirdekten salıverildiği her iki reaksiyon foton absorblar ve iki parçaya ayrılır.  

Bu kuyrukluyıldızın daha geniş bölümü atmosferden sıçrayarak geçti, Dünyayı geçerek yörüngeye geri döndü. Daha küçük bölümü Tunguska üzerindeki atmosferde patlamadan önce Rusya üzerinde hızla ısındı.  

Drobyshevski, neden o kadar az uzun süren hasar bıraktığının anahtarının patlamanın doğası olduğunu söylüyor. Ve bunun anahtarı kuyruklu yıldızları oluşturan kimyasalı daha iyi anlayışımızdır. Kuyrukluyıldızın yüksek oranda hidrojen peroksit içerdiğini ve oksijen ve su üretmek için ısınırken bu hidrojen peroksidin patlayıcı şekilde ayrıştığını, kuyrukluyıldızı parçaladığını söylüyor. Tunguska’yi harabeden şey ise bu patlamaydı.  

“Önemli şekilde, kimyasal patlamanın enerjisi gövdenin kinetik enerjisinden büyük ölçüde düşüktür” diyor Drobyshevski.  

Drobyshevski. ‘Bu, kuyrukluyıldızın gezegene göreli olarak yumuşak etkisini açıklıyor ve bu olayla ilişkili birçok gizemi çözüyor’ diyor.  


Kaynak: Earth Changes Media


  2005-2009 © http://indigodergisi.com


  Dergimizin linkini kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.

YAZAR HAKKINDA

Saffet Güler, 1965 Ankara doğumlu. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği 1987 mezunu. 1995’ten beri Parapsikoloji alanında araştırmalar yapıyor. Enerji dengeleme yöntemleri ve bütünleyici terapiler ile ilgileniyor. Profesyonel olarak makale ve kitap çevirileri yapıyor. Detaylı Bilgi


E-posta: sguler@yahoo.com

Web: http://kosulsuz-sevgi.com



 Facebook'ta Paylaş


  Yazara Ait Son Yazılar

 

Genetiği Değiştirilmiş Fast Food ile Grip Salgını Bağlantılı mı?

Dünya, Mars ve Venüs’ten daha hızlı Atmosfer Kaybediyor

Eğme Tahrikleri: Işıktan Hızlı Bir Uzay Gemisi Kara Delik Yaratabilir

Dünya, Mars ve Venüs’ten daha hızlı Atmosfer Kaybediyor

Yeniden Doğum Kutlaması: Galaktik Altdünyanın Altıncı Gününün Orta Noktası

Uzayın Uzak Mesafelerinden Gelen Gizemli Gürleme

Sert Uzay Hava Durumunun Sosyal ve Ekonomik Etkileri

Zeki Bitkiler Kendi Şebekelerinde Chat Yapıyorlar

Uzayın Uzak Mesafelerinden Gelen Gizemli Gürleme

Dünya’nın Manyetik Alanında Dev Bir Yarık

Yakın Mesafedeki Gizemli Bir Nesneden Gelen Kozmik Işınlar Keşfedildi

Ruha İnanca Dair Önemli Kazı

Güneş Rüzgâr Gücünü Kaybediyor

Tıbbın Son Mucizesi: Yeniden Büyüyen Organlar

NASA’nın Sırları: Aydaki Şehirler

GEM Teknolojileri 

Kuantum Sıçraması

Dünya Dışı Varlıklarla İletişim Kurmayı Öğrenme

İndigolar ve Masumiyetin Dönüşü

İnsanı Değiştirecek Genetik Keşif

İndigo Anna

Usui Reiki: Kapı, Derinlik ve Sır

Enerji Izgaraları İle İlgili Rus Teorisi

Yeni Çocukların Bilimi: Bölüm 2

Yeni Çocukların Bilimi: Bölüm 1


 


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

 İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı