Sayı 58 | Temmuz 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

Yazar: Ümit Kılıç | Şubat 2010  

Bir Kelebeğin Son Melodisi  

Eğer ki... 

Rüzgarın yaprakları okşadığı gecenin ayazında ellerimle bu soğuğu hissetmiyorsam, cebimin sıcaklığından değil; dokunmayı bilmeyişimdendir. Uyumayı, yağmurun penceredeki ezgisini dinlemeye tercih ediyorsam, uykumun gelmesinden değil; kalbimin susuzluğunu fark etmeyişimdendir. Dar kaldırımda yürüdüğümde bana eşlik edip yolumu aydınlatanların sokak lambaları olduğunu zannediyorsam, direklerin ardınca uzanmalarından değil; mehtabın varlığını göremeyişimdendir. Tutkularımın esiri olup onlara kavuşma isteğine engel olamıyorsam, bu isteğin bende var olmamasından değil; kelebek kadar renkli bir düş gücüne sahip olamayışımdandır. Hayatın karelerinde mutlu bir iz bırakamıyorsam, objektifi göremeyişimden değil; 'fotoğraf'ı fark edemeyişimdendir. 

Hayaller, gitmediğim yerlere olan yolculuğumdur; duygularımsa bu yolculuktaki yol arkadaşlarım. Sınır, tanınmayan bir kavram olarak zihnimde yer eder ve nefes, pencere buğulamaktan öte, çizdiğim kalbi yaşatır her soluklanmamda. Sınır tanımayan hayallerimde beraber olduğum duygularımı hissedebiliyorum her nefes alışımda. 

Yağmur, pencereye kavuşan damlaların çıkardığı ezgiyle kendini dile getirdiğinde ben, pencerenin ardında bu ezgiyi dinlemekle bağlanıyorum ona. Karşı kaldırımdaki huzmede seyrediyorum akışını. Küçük göletlerinde göz gezdiriyorum ışılca karanlığın yansımasına. Sevgi benimle oluyor ve mutluluk yaşanır kılınıyor.

Ancak sadece pencerede oluşan melodiyi dinleyebiliyor ve gözlerimin yettiği kadarını seyredebiliyor olmak, içimde varlığını hissettiğim bir gücün dışarı çıkıp yağmurla vuslatın hayalini yaşanır kılma devinimi için çabalamasına neden oluyor. Gücüm galip geliyor; gelmeyebilirdi de... Her anını sevgiyle yaşadığım pencere önünden ayrılıp sokakta buluyorum kendimi ve ıslanmak hayali, ümidin sonunda düşlerimin renkleriyle boyanıyor. Ezgi farklılaşıyor. Bu duyduğum, pencereye vuran damlaların sesi yerine yaprakların üstünde gezinen, toprağa kavuşan ve avuçlarımda oluşan birikintiye çarpan yağmurun melodisi; kapanan gözlerimin önündeki hayalin notaları. Duyduklarım düşlerimde canlandırdıklarımın kopyası. Başımı kaldırıp sevgiyle bağlandığıma karşı bakıyorum ve nefes, her soluklanmamda çizdiğim kalbe yaşam sağlıyor. İçime çekiyorum; kalbim dolana kadar içime çekiyorum...            

Bir kelebeğin yaşamının son halkasında mırıldandığı ve diğerlerinden daha umutsuz olmayan bir melodiyi, düşlerinin cümbüşü içinde var olan tablonun yankılarını ve rüzgarın kanatlarındaki hissini duyabiliyorum: içime çektiğim, bir kelebeğin son melodisiydi. 

Sağanak, olması gerektiği gibi birden başlıyor ve kısa sürüyor. Mutluluk gitmiyor; içime dolan son melodi, gitmesine engel oluyor. Her nefeste yerini bulan ezgiler hayata sızıyor ve mutlu ifadeler kendini fotoğraflarda buluyor.

 

 

©

Kopyalama Hakkı: İNDİGO DERGİSİ, her türlü yazı, görsel ve içeriğinin kopyalanmasına, yalnızca web adresinin http://www.indigodergisi.com şeklinde kaynak gösterilmesi suretiyle izin vermektedir. 2005-2010 © İndigo Dergisi | Telif ve Kopyalama Kuralları

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA


E-posta:


  Yazara Ait Son Yazılar

 


Subscribe  Abone Olun



 

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Blog | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik