Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

astroloji servisi


Haber: Ümit Çilingiroğlu

Astroloji Servisi, İstanbul Nisan 2008

Kaos Matriksinden Örneklemeler

Daha önce değindiğimiz, kaos ve matrikse başka bir perspektif açalım. Kaos için; Türk Dil Kurumu, evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu, kargaşa diye açıklama getirmiş. Uluslar arası ansiklopedi Wikipedia ise; düzensizlik hali, anlayamadığımız düzen, düzensizlik yaymak isteyen güç diye tanım yapmış. Bu veriler ve bildiğimizi zannettiğimiz çok şey ışığında, soruları parlatalım. Anlayamadığımız şeye düzenli diyebilir miyiz? Düzenle düzensizliğin matriksi olabilir mi? Evren kime göre düzenlenmiş? Matrikse gelince; açıklamalardan biri, pek çok glikoprotein molekülünü içeren yapısal ve işlevsel bir ağ olup, zemin maddesi ile çoğu kez aynı anlamda kullanılır derken, diğeri bağ dokusu hücreleri tarafından sentezlenen, şeffaf, şekilsiz, su içeriği çok fazla olan hücrelerarası madde ve doku demiş.  

Birçoğumuzun seyrettiği filme de konu olan matriks, her şeyin zemin maddesi midir? Yapısal ve işlevsel bir ağ kaosa neden olabilir mi? Hücreler arasında bulunmasının özelliği nedir? Hücrelerin birbirine bağlanmasına katlısı var mıdır? Onlarca sorudan geri kalanları da siz düşünün. Bu sorularla amacımız, tabii ki sözlüklerdeki içeriği irdelemek değil. Oluşum teorilerinden büyük patlama, minicik bir misket büyüklüğünde ve hayal edilemeyecek ısıda, var olan ve var olacak tüm enerji sahibi evrenin, zamanı tam olarak saptanamayan, şimdiden 15 – 20 milyar yıl önce diye betimlenen bir zamanda, saniyeden de küçük bir O anda, tek ya da çoklu sayıda olup olmadığı tartışılan bir patlamayla doğumu başlattı der. Matrikse; bir zemin maddesi ve bağlayıcı olarak baktığımızda, küçücük misket patladığında var olduğunu kabul etmeliyiz ki, içinde bulunduğumuz uzaydaki etkileşimlere anlamlar yükleyebilelim. Bilim insanları büyük patlamadan önce hiçbir şey yoktu varsayımıyla, matriksinde olmadığına işaret ediyor sayılırlar. Öncesinde vardı yada  o anda oluştunun açılımlarını din ve bilim insanlarına bırakalım. Her iki durumda da bizim üzerinde düşüneceğimiz, kaos ve matriks birlikteliğinin yaşamımızdaki yansımaları. Bu bağlamda, Kaos Teorisi’nin temel önermelerinden ikisini gözden geçirelim. Bunu yaparken farklı bir yol izleyelim. Benim düşünce kalıplarım, örneklemelerim yerine, kendi bencelerinizi oluşturun. Durumları değiştirin. Böylece matriksi genişletelim.  

Birinci önermenin denemesini yapalım, diğerine sizce devam edin. Önerme, “düzen düzensizliği yaratır”. Doğanın düzeni vardır. Bu düzen içinde yer kabuğu hareketlenmeleriyle depremler, ısı değişimleriyle tayfunlar oluşur. Bu oluşumlar sonrası yaşanan maddi manevi zararlar, düzensizliği yaratır dediğimde siz, başka tellerden çalabilirsiniz. Diyebilirsiniz ki; bedenin düzeni vardır, bu düzen içinde tırnaklar ve tüyler uzar, kesilmeden serbest uzamaya bırakılanlar bir süre sonra işlevselliğimize engel olurlar, düzenimiz bozulur. Aklınıza geliverecek örnekler, yeni açılımlar ve yeni yollar işaret edecektir. Bu sistematikle devam ederek önermeleri hayatımıza yansıtalım. İkinci önerme,“ düzensizliğin içinde de bir düzen vardır”. Örneğim, konser hazırlığında akort yapan bir orkestra. Müzisyenler, vurmalı ve üflemeli çalgıları bir düzen içinde çalarlar ama duyulan sesler düzensizdir, kulakları tırmalar, ayaklandırdığı hisler hiçte istenilen değildir. Orkestra şefinin yerini almasıyla konser başladığında, düzen de başlar, huşu içinde, tınıların uyumunda kendimizi kaybederiz. Düzensizlikte düzene örnekleri çoğaltabilirsiniz. Önemli olan bağları, geçisi, matriksi hatırda tutmak. Çünkü biz düzeninde, düzensizliğinde bir parçasıyız. Sonsuz sayıdaki olasılıklardan sadece birini yaşıyoruz. Ya diğerleri?  

Yönlendirilmiş, eğitilmiş zekâmızı biraz olsun perdeleyerek, kendi özümüzle yeni yolculuklara çıkmanın ve değişimin büyüsünü keşfedebiliriz. Bunu nasıl yapabilirizin cevabı basit ama öğretilmiş kalıpları bırakmak kolay olmadığından, uygulaması zor olabilir. Önce durduğumuz ve baktığımız noktayı değiştirmeye çalışmalıyız. İçinde, dışında, önünde, arkasında, üstünde, altında, sağında, solunda fiziki yerleşimmiş gibi görünen boyutlarda, doğru yanlış, güzel çirkin vb. gibi farklı sıfatlar ve duygusallıklar yüklenmeden sadece bir başka olasılığı onaylayıp, kabul ettiğimizde her şeyi yeni baştan oluşturabiliriz. Hangi konumda olursak olalım bencelerimizi, farklı düşünerek ve uygulayarak değiştirebiliriz. Engelli biri karşısındaki tutum ve davranışlarımızı örneklersek, birini gördüğümüzde önce içimiz acır, yoksunluk duygusu hissederiz. Talep varsa bizce yardım etmeye çalışırız. Sonuç onun istediği olmasa da yardım ettik, tatmin olduk yeter gibiyse de yetmez. Üzüntü ve acıma gibi duyguları bırakıp, o anda o olabilmeyi başarmak yeni oluşumu başlatır.  

Burada vurgulamak istediğim engelliler değil, engelli düşünce kalıplarımız ve davranışlarımızdır. Engel, farklı bir boyutun işaretidir. Engel karşıdaki duvar gibidir. Yolu değiştirmek için, illa duvara toslamak, can acıması gerekmez. Bu ay dünyada nerelere toslanacak bir göz atalım.


NİSAN AYI POTANSİYELLERİ

Temmuz sonunda oluşabilecek büyük enerji açılımlarının temelleri bu ay atılabilir. Ayın ikinci yarısı, çok tehlikeli siyasal gelişmeler getirebilir. Nükleer enerji alanında ülkemizdeki gelişmelerin yanı sıra, İran, Pakistan, Hindistan üçgenine Rusya’nın katılımı uluslar arası sıkıntıları büyütebilir. Basra bölgesinde büyük yıkımlar, yer değiştirmeler, Irak’ta agresif tutumlar artabilir, Suriye’nin ikili oyunları ters tepebilir. Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında sınır ötesi ilişkiler sorgulanabilir. Dünya genelinde politik dalgalar sertleşebilir. Irkçılık farklı alanlara kayabilir. Dünyadaki kuvvetler ayrılığı, global değiştirmelere dönüşebilir. Dengelerin değişimi, yeni oluşumları, yeniden yapılanmaları tetikleyebilir. Uluslararası gıda sektörüyle ilgili skandal ve spekülasyonlar tepki çekebilir. Güney yarı küre kışa teslim. Görülmemiş doğa olayları ve olumsuz hava koşulları can ve mal kayıplarını arttırabilir. Devam edecek, Güneş patlamaları yaşanan anormallikleri arttırabilir. Nedenin ve etkinin olduğu yasaların sorgulanması evrimsel açılımlar getirebilir. Mimari yapılanmalar yerüstünden yeraltına kayabilir. Enerjiyi dönüştürme çabalarının ilk meyveleri alınabilir. Virüs mutasyonları ölümcül salgınlara neden olabilir. Ülkemizdeki siyasal ve ekonomik krizin şahikasına ulaşmaya az kaldı. Uluslar arası ilişkilerimiz, dış ticaret konularında ve diplomaside sıkıntılar atarak devam edebilir. Politik ve sosyolojik  halk reaksiyonları, hukuk, medya ve güvenlik üçlemesinde restleşmeler, beklenilen istenmeyeni çabuklaştırabilir. İlkbaharla başlayan alerjik hastalıklara dikkat edilmeli.   

1 NİSAN: Benlikle duygular arasındaki köprüden rahatlıkla geçebileceğiniz, şaka gibi bir gün. Objektif hedeflere zorlanmadan ulaşılabilir. Soğuk ve hissiz davranışlar yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Yönetim mekanizmalarından gelecek gereksiz ve itici açıklamalar gerginlikleri arttırabilir. Sonucu kestirilemez söylemlerden kaçınmak tepkileri azaltabilir. Kişisel özgürlüklerle ilgili yeni açılımlar yapılabilir ve sancılı bir süreç daha başlayabilir.

2 NİSAN: Şarkıda söylendiği gibi; “oynatmaya az kaldı doktorum nerde” diye şakır şıkır oynatacak enerjileriyle, yoğun bir gün yaşanabilir. Öncelikle öğle tatiline kadar Ay boşlukta, önemli işleri öğleden sonraya bırakabilirsiniz. Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. Yaratıcılık ve sanatsal güç, bir günlüğüne de olsa sekteye uğrayabilir. Hayal gücü değişik alanlarda kendini gösterebilir. 8 Eylüle kadar sürdüreceği geri (retro) hareketine başlayacak olan Plüton gezegeni, kişisel alanlarda kendini fazlasıyla hissettirecek. Bireysel karanlıkların üstesinden gelmeye çalışırken, kolektif bilinç uyanışları yaşanacak, illüzyonlar değişecek, inanç sistemlerinde reformist yaklaşımlar çoğalacak, gelecek aydınlanmaları yaşanacak. Suyundan da koy dercesine, Merkür gezegeninin Koç burcuna girmesiyle vizyon aydınlanacak. Yeni akılcı yaklaşımların açığa çıkacağı ancak yol alınırken zorlanacak bir dönem başlıyor. Agresif söylemler sıklaşabilir. Çabuk değişen bakış açılarıyla, ani verilen kararlar zarar verici sonuçlar getirebilir.

4 NİSAN: İkinci şans kullanılırken, aynı hataların tekrar edilmesi kişiselliklerin yanı sıra ortakların zararlarını arttırabilir. Geçmişten tecrübelerle, bugün riske edilenler kazanç getirmeyebilir. Başkalarının arzuladığı, göz diktiği şeylerin ayırtına varılamayabilir. Dış görünüş yerine, içsel gerçeklere önem verilebilir. Banka, borsa ve para piyasalarında global bir kriz daha patlak verebilir. Ev, yurt, toprak, vatan gibi sahiplenilenlerle ilgili gizli sözleşmeler ve yeni söylemler açığa çıkabilir. Özgürlük, hak ve adalet söylemleri değişik bir boyutta dile getirilebilir. Kaderi yaklaşımlar ve karşılaşmalar yaşanabilir. Denizlerde kazalara karşı tedbirli olunabilir.

5 NİSAN: Bu gece Venüs gezegeni Koç burcuna giriyor. Yaratıcı ve sanatsal faaliyetlerde yeni atılımlar, farklı ifadelerin gözleneceği bir dönem. İyi duygular, güzel ilişkiler davranışlara yansır. Duyguların ifade edilmesinde zorlanılabilir. Erken birliktelik veya evlilik kararı alınırken dikkat edilebilir. Bugün duygusal karmaşa yaşanabilir. Uzak doğuda çıkacak, sağlıkla ilgili büyük bir sorun tüm dünyayı etkileyebilir. Fırtına öncesi sessizlik, tehlike sirenlerine  dönüşebilir.

6 NİSAN: Yeniay Koç burcunda gülümsüyor. Kozmik dalga yeni yaratımlar getirebilir. Alışılmadık fikirler ön plana çıkabilir. Başlanılacak işlerde, duygular ön plana çıksa da mantıkla karar verme riskleri azaltabilir. Çabuk verilecek yaşamsal kararlar zorlukları da beraberinde getirebilir. Aşk ilişkilerinde olumsuzluklar, ihanet ve aldatılmalar yaşanabilir. Tüm gün Ay boşlukta sayılır, pazar tatili de evde boş geçirilebilir.

7 NİSAN: Bütünün idaresinde beceriksizlikler, asılsız suçlamalar ve talihsiz atamalar halkın tepkisine neden olabilir. Cevaplanması güç sorular sorulabilir. Kayıp bilgiler açığa çıkabilir. Medya talihsiz ilişkileri ifşa edebilir. Korku kontrolüyle tahakküm sağlanmaya çalışılabilir. Para piyasalarında yaşanacak dalgalanmadan herkes etkilenebilir. Hukuksal baskılar, pandoranın kutusunun açılmasına yeni sorunlara neden olabilir.

8 NİSAN: Öğleden sonra dörtten gece yarısına kadar Ay boşlukta. Önemli evrakları birkaç kez okumak faydalı olabilir. Yetenekleri ihmal yerine, sanata ve yaratıcılığa yöneltmek tatmin getirebilir. Alkol ve uyuşturucu duygusal sıkıntılara çözüm olmayabilir. Sigorta ve sağlık konularında uyuşmazlıklar yaşanabilir. Sağlık problemlerine dikkat alerjiler azabilir. Kararlarda adiliyet tartışılabilir. İdari mekanizmalar güç gösterisinde bulunabilir. Stres yönetiminde başarısızlıklar gözlenebilir. Yaşanan gerginlikler, parçalanma ve çöküş getirebilir.

9 NİSAN: İcra ve hukuk kurumları arasındaki gerilim tırmanabilir. Egoist yaklaşımlar ve diktatörce söylemler uyanışı tetikleyebilir. Savunma terminolojilerinin değişmesi gerekebilir. Hangi konuda olursa olsun bugün alınacak riskler zarar getirebilir. Perde kalktığında görünecekler, düşünce ve davranışların yönünü değiştirebilir.

10 NİSAN: Gerginlikler artarak devam edebilir. Eğitimden sağlığa, ticaretten hukuka, iletişimden güvenliğe tüm sektörlerde hareketlilik gözlenebilir. Verilen sözler, edilen yeminler tutulmayabilir. Kaos ortamı kullanılarak, kanunsuz yeni uygulamalar ve yapılanmalar gündeme getirilebilir. Seçim ortamı doğabilir. Sahtekarlıklar ve yalanlar gündemi işgal edebilir. Güvenlik güçleriyle gençlik arasında sert etkileşimler yaşanabilir. Duygu ve düşünceler dile getirilirken dikkatli olunabilir. Düşüncelerin eyleme dönüşmesi zorlayıcı olabilir. Özgürlükleri kısıtlayıcı tedbirler sıkıntı yaratabilir. Seller, su baskınları maddi ve manevi zararlara neden olabilir.

11 NİSAN: Kaderi bir gün yaşanabilir. İdari mekanizmalar ve hukuki yapılar arasında sert etkileşimler olabilir. Sıkıntı verici çekişmeler gözlenebilir. Disipliner güçlerin zıtlaşmalarından halk etkilenebilir. Hizmet sektöründe özgürlük ve sosyal adalet söylemleri şiddetlenebilir. Yaşamsal zorluklar, sosyal adalet mekanizmalarının gözden geçirilmesini gerektirebilir. Medya ve iletişim kanallarındaki aksaklıklar haber alma özgürlüğünü kısıtlayabilir. Tepkisel davranışlar üzüntü verici olabilir. İkili ilişkilerde ve aile içi davranışlarda uyum bozuklukları gözlenebilir. Ebeveynlerin, sorgucu tutum ve davranışları kompleksleri arttırabilir. Periyodik hastalıklara dikkat, kontrol zamanı gelmiş olabilir.

12 NİSAN: Ay ilk dördün konumunda Yengeç burcunda. Mars gezegeninde tutulma yaşanmakta. İdari mekanizmalar ruhani güçlerle uyum içinde çalışabilir. Davranış psikolojileri ve bağımlılıklar kullanılarak beklentilerin yönü değiştirilebilir. Ölümü göze aldıracak kadar büyük drama bağımlılıkları, olayları körükleyebilir. Bilinçaltı özgürlük uyanışını gerçekleştirebilir. Halk hareketlenmeleri istenmeyen sonuçlar doğurabilir.  

14 NİSAN: Bulanan sular durulmuyor. Tiksinti verici davranışlar tepkileri büyütebilir. Bilinmeyen tarihsel gerçekler, kozmopolit bağlantılar, çirkin çıkar ilişkileri açıklanabilir. Uluslararası yaptırımlar gündeme gelebilir. Duygu ve düşünceleri  bastırmak zorlaşabilir. Güçten kaynaklanan baskılar artabilir. Haber alma organlarından yanıltıcı sesler yükselebilir. Bedeli ne olursa olsun düşüncesiyle yapılan eylem ve davranışlar büyük patlamaya sebep olabilir. İdealist düşünce ve davranışlar yeni fikir ve metotlarla açılım bulabilir.

15 NİSAN: Ülke yöneticilerinden sert söylemler duyulabilir. Tarafsızlık kaybedilebilir. İnatçı ve bencilce davranışlar hoşgörü sınırlarını zorlayabilir. Yeni toplumsal değişim ve dönüşüm projeleri kitlesel tepkilere neden olabilir. Problemlerin çözümü için yeni yollar bulunabilir. Yerine getirilmesi imkânsız taahhütler sıkıntıları arttırabilir. Din ve inanç sistemleri kullanılarak farklı yapılaşmalara gidilebilir.

16 NİSAN: Devam eden hırslı söylemler olayları alevlendirebilir. Taraflar arasında en büyük kozlar oynanabilir. Hantal mekanizmalar değiştirilebilir. Problemlerin ana kaynağına ulaşılabilir. Hukuksal atışmalar duyulabilir. Pandoranın kutusundan üzüntü verici gerçekler çıkabilir. Beklentiler engellenebilir. Yeni bir parti kurulabilir.  

17 NİSAN: Merkür gezegeni Boğa burcuna giriyor. Pratik zekanın güçlü olduğu bir dönem. İş ve yönetim konularında hareketlenmeler yaşanabilir. Geleneksel yaklaşımlardan uzaklaşmak gerekebilir. Uzun vadeli akıllı yatırımlar yapılabilir. Meydan okumaların altındaki iki yüzlülük açığa çıkabilir. Kişilere olan inanç sarsılabilir. Sorumluluk sahiplerinin yüz kızartıcı suçları açıklanabilir. Doktrinler değişebilir.

18 NİSAN: Zıtlaşmalara devam. Gerçek bilgiler saklanabilir, toplum eksik bilgilendirilebilir. Ortaklıklarda anlaşmazlıklar ve bozulmalar görülebilir. Büyük ortaklı şirketlerde bölünmeler yaşanabilir. Ticari kayıplar büyüyebilir. Beklenmedik doğal afetler güney yarıkürede kayıplara neden olabilir. Federatif yapılarda ayrılmalar, yeni oluşumlar açıklanabilir.

19 NİSAN: Güneş Boğa burcunda parlamaya başlıyor. Toplumsal kriz büyüyebilir. Güvenlik güçleriyle halk etkileşime girebilir. Fiziksel güç sanata yansıtılabilir. Duygu ve düşünceler ortak akılda birleşebilir. Aile bireyleri arasındaki etkileşim mutlulukları arttırabilir.

20 NİSAN: Dolunay Akrep burcunda gerçekleşmekte. Birlikteki bireysellik, bilinmeyi öğrenme ve bilmeyi araştırmayla açığa çıkabilir. Askeri hareketlenme gözlenebilir. İdari mekanizmalar ve disipliner yapılar arasındaki yeni söylemler uyum getirebilir. Özgürlükçü söylemlere yumuşak yaklaşımlar tepkileri azaltabilir. İnisiyatifler yeni birliktelikler oluşturarak çözümlere yardımcı olabilir. 

21 NİSAN: Yeni bir hafta, yeni bir başlangıç. Cesur atılımlar tepedekileri de harekete geçirebilir. Tehlikeyle yüzleşilebilir. Soyut mantıkla alınabilecek riskler zarar getirebilir. Yargı beklenmeyen kararlar verebilir. Kıskançlık ve aç gözlülük ortaklıkların ve ilişkilerin bitmesine neden olabilir. Büyük bir sahtecilik olayı açıklanabilir. Duyguları ayaklandıracak terör olayları yaşanabilir. Yeni bir katliam haberi duyulabilir.                                      

22 NİSAN: Büyük değişimin ilk açılımları gözlenebilir. Genç enerji, hürriyet ve özgürlük adına harekete geçebilir. Değişim rüzgârları sertleşebilir. Kavramsal inançlar sorgulanabilir. Reformistler ve gelenekçiler arasındaki ayrım büyüyebilir. Dinsel sataşma ve çatışmalar olabilir. Polis, yasa koyucular, devletin yönetim kademesindekiler ve liderler arasında bürokratik karmaşa yaşanabilir.

24 NİSAN: Devlet bütçesi açıkları, sorunlara ve kutuplaşmalara neden olabilir. Sorumsuz harcamalar tepki çekebilir. Hatıralara ve hatıratlara saygısızlık yetkililere inancı sarsabilir. Fanatik duygu ve düşünceler açığa çıkabilir. İnsanlarla olan diyaloglara dikkat gerekebilir. Farklı fiziksel ve duygusal bağlar ilişkilere çözümsüzlük getirebilir. Karşı cinsle olan problemler büyüyebilir. Ani davranış değişiklikleri tahrikleri arttırabilir.  Aile kavgaları yaşanabilir.

25 NİSAN: Borsa ve banka işlemlerinde dikkat zararları azaltabilir. Dünya sağlık örgütü ve insani yardım kuruluşları küresel bir kampanya başlatabilirler. Sosyal yardımlaşma fonları yeni yapılanma içine girebilirler. Disipliner yapılarla adalet mekanizmaları arasında etkileşim görülebilir. Kişisel özgürlüklerin kısıtlanması bağlantılarda çözülmelere neden olabilir. Duygu ve düşüncelere kararlılıkla sahip çıkmak, toplumsal realitelerde değişimi başlatabilir.

28 NİSAN: Ay, Kova burcunda son dördün konumunda. Kişisel benlik ve duygular arasında çatışma yaşanabilir. Duygusal karmaşa yanlışlıklara neden olabilir. Uyuşmazlıklar arasında bocalanabilir. Cinsiyet ayrımcılığı ve ön yargılı yaklaşımlar artabilir. Rahatsızlık verici, saplantılı düşünceler diktatörce söylemlere dönüşebilir. Hedeflere ulaşmak için dürüstlükten sapanlar olabilir. İdeolojik ve mental bakış açıları değişebilir. İdari mekanizmalar ve medya arasında ters etkileşimler yaşanabilir.

29 NİSAN: Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. Bu gece gördüğünüz rüyalara dikkat edin. Haberci, uyarıcı olabilirler. Sıcak rüzgârlar iyice şiddetlenecek. Tehditler güçlenebilir. Duygu ve düşünceler fiziksel güç olarak tezahür edebilir. Otoriter yapılardan sert sesler duyulabilir. Propaganda ve lobi faaliyetleri yön ve yöntem değiştirebilir. Kral çıplak söylemleri artabilir. Sağlık ve hastalıkların tedavisiyle ilgili yeni buluşlar açıklanabilir. Alerjik hastalıklar, alerji yapan patojenler çoğalabilir.


BOĞA BURCU

20 NİSAN:  – 20 MAYIS

Benim demeyen bir Boğa görmek zordur. Kararlı ve hırslı yapılarıyla rahatına düşkün Boğa’lar güzele ve iyiye sahip olma ihtiyacındadır. Maddeci ve gerçekçidir. Parayı kullanma ve finans yetenekleri gelişmiştir. Sabırlı ve azimlidir. Koleksiyonculuk, antikacılık yapabilir. Duygusal ve sanatsaldır. Sadık, ılımlı, evcil, vefalı sıfatları onu ideal bir partner gibi göster de dik başlılığı ve kendi isteklerine düşkünlüğü sıkıntı yaratabilir. Aniden parlayan öfkesi ve sahiplenici tutumu zorlayıcı olabilir. Güçlü cinsel arzular, iyi seks, iyi yemek platonik aşklar tam Boğa’ya göredir. Yönetici gezegeni Venüs’tür. 

Gökeşleğinin kuzeyinde yer alan Boğa takımyıldızı, bilinen en eski takımyıldızdır. Çeşitli dönemlerde ve kültürlerde; Mısırlıların Apis’i ve Giritlilerin Minotor’u gibi kutsal boğaları göstermiştir. Grek mitolojisine göre de tanrı Zeus, boğa kılığına girerek Sidon (günümüzde Sayda kenti) kralı Agenor’un güzel kızı Europa’yı kaçırmıştır. Ülker yıldızı bu takımdadır. (T.İş Bankası Kültür yayınları Yıldız Adları Sözlüğü/ Mustafa Putlar)


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Ümit Çilingiroğlu, 1955 İstanbul doğumlu. Birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasında aktif ve profesyonel olarak görev aldı. Lions kulüp başkanlığı yapıyor. Altın Işık Astroloji Derneği kurucusu. Detaylı Bilgi


 

2008 © indigodergisi.com


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20