Myra,
Antalya’nın Kale (Demre) ilçesinin yer aldığı
bölgede bulunan antik bir Likya kentidir. Alaca Dağ,
Akdağ (Massikytos) sırası ve Ege Denizi arasında
Demre Çayı (Myros) tarafından taşınan toprakla
oluşmuş verimli alüvyon ovasına kurulmuştur. Bazı
araştırmacılar Myra’nın Arzawa’nın Mira’sı ile aynı
yerleşim yeri olduğunu düşünse de kanıtlanmış böyle
bir bağlantı yok. Myra Likya ittifakının (M.Ö. 168 –
43) bir üyesi olmadan önce Myra ile ilgili ele
geçirilmiş yazılı bir kaynak yoktur; Strabo’ya göre
ittifakın en büyük kentlerinden biriydi.
Yunan halk kentin koruyucu tanrıçası
olan Artemis Eleutheria’ya tapmışlardır. Zeus,
Athena ve Tike’ye de tapılmıştır. Likya ve Roma
dönemlerine ait olan kentin harabelerinin çoğu
alüvyon tortuların altındadır. Antik tiyatronun
üstündeki dağda bulunan akropol büyük ölçüde tahrip
olmuştur. Tiyatronun yakınında hamam ve bazilika
olabilecek geç dönem kalıntıları görülmektedir.
Açıkhava tiyatrosu 141 yılında bir depremde yıkılmış
fakat daha sonra tekrar yapılmıştır.
Myra’da iki Likya nekropolü vardır,
bunlar tiyatronun üzerindeki kayalıkta ve onun
doğusunda nehir nekropolü olarak adlandırılan
bölgede toplanmıştır. Kaya mezarlarının çoğu uzaktan
büyük bir ev gibi görünürler, bazıları da tapınak
şeklindedir. Nehir nekropolünün en dikkat çeken
mezarı gezgin Charles Fellows’ın 1840 yılında kaya
mezarlarını gördüğü zaman hala kırmızı, sarı, mavi
ve mor renkleri seçebildiğini söylediği “Resimli
Mezar”dır, günümüzde bu renkler görülemez sadece
kırmızı ve mavi renklerden izler vardır. Bu mezarda
diğer bir dikkat çeken şey gerçek ölçülerde kabartma
şeklinde yapılmış on bir insan figürüdür.

Myralılar limanları Andriake’yi
korsanların baskınlarına karşı korumak için nehrin
ağzına zincir germişlerdi. Bu zincir M.Ö. 42’de
Marcus Junius Brutus tarafından para toplamak
amacıyla Myra’ya gönderilen komutan Lentulus
Spinther tarafından şehre girilirken kırılmıştır.
Hristiyanlığın ilk zamanlarında Myra
Likya’nın metropolüydü. Aziz Pavlus M.S. 60’da
Roma’ya giderken limanında gemi değiştirir.
Günümüzde Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nicholaos
4. yüzyılda Myra’nın piskoposluğunu yapıyordu. 408
ile 450 yılları arasında imparatorluğun başında olan
II. Teodosius zamanında Aziz Nicholaos'ın Myra'da
başpiskoposluk yaptığı ve Myra’nın Likya’nın
başkenti olduğu bilinmektedir.

Myra’da Noel Baba kilisesi ilk
olarak 6. yüzyılda Aziz Nicholaos'ın ölümü üzerine
yapılmıştır. Günümüzdeki kilise temel olarak 8.
yüzyıldan itibaren inşa edilmiştir; 11. yüzyılın
ikinci yarısında bir manastır ilave edilmiştir. 1863
yılında Rus Çarı II. Aleksandr binayı ve
çevresindeki bölgeyi Osmanlı Devleti’nden satın aldı
ve restorasyon çalışmalarına başladı fakat daha
sonra Osmanlı Devleti bölgeyi ve kiliseyi geri alıp
Ruslara sadece restorasyon yapma izni vermiştir.
Restorasyon çalışmaları kilisenin aslını bozacak
kadar kötü yapılmıştır ve 1876'da bugün de
görülebilen çan kulesi ilave edilmiştir. 1963
yılında kilisenin doğu ve batı kısımları toprak
altından çıkartıldı. 1968 yılında Aziz Nicholaos’ın
1087 yılında tahrip edilen lahiti ortaya çıkarıldı.