Arayışın Bittiği ‘An’
Yazar: Burcu Özgeçen
İndigo Dergisi – Ekim 2008 | Kişisel Gelişim
ozgecenburcu@yahoo.com
Tüm öğretileri dışarıda bıraktığında ‘sen’ var… Tüm yollar kapandığında orda olursun. Hiçbir yerde ve her yerde, zamansızlıkta olma hissi kaplar seni. Kocaman bembeyaz bir bulutun içerisinde eriyip kaybolursun, zaman ve sen kaybolur, karşıdaki sen olur. Var olan her şeyin bir ve bütün olduğu o anda sadece sevgi sözcükleri kulağına salınır… O en derinden geliveren: ‘‘Size sevgi verdim emek veresiniz diye…’’
Sen, sen olmanın, burada olmanın ve yaşamın anlamını keşfedersin… Yaşamımızın tek bir amacı var, sevgi. Bu kadar basit ve derin, az ve çok, beyaz ve siyah; olan, sevgi. Bizi sözcükler sınırladı, sevgiyi anlamaya çalıştık. Anlamaya çalıştık ve uzaklaştık sevgiden. Sevginin kendisi olduğumuzu, kocaman kalplerimiz olduğunu ve var olan her şeyi sevdiğimizi unuttuk… O huşu halinden, her şeyden, her yönden, durumdan ve andan alınan hazdan uzaklaştık… Buna deneyim demiştik oysa, ‘oyun’ demiştik… Perde ve tekâmül… Hala anlatamıyorum size, sözcükler yetersiz kalıyor; sözcüklerin ardındaki enerjime bakın…
O, her şeyi benden daha iyi anlatır… Beni benden daha iyi anlatır size… Ben beni anlıyorum şu an yine… İçimde kocaman derin bir enerji ve sevgi… Ellerim çalışıyor ulaşmak için kendine… Yazıyor ve seviyor.
Arayışın bittiği bu andır benim için, tüm sevginin her an aktığı ve içimin hazla dolduğu her an… Yaşamı bir şarap gibi tüm lezzetiyle yudum yudum içtiğim an… Ne yapmakta olduğumdan bağımsız, aşkı yaşadığım şu an… Yazdıklarım son derece açık gelecek size… Çok’ u anlamak için Hiç’ e bakın… Hiç, Çok’tan daha fazladır… Sonsuzluktan gelen Siz’e bakın… Yüzünüze bakın… Onu okşayın ve sevin… Her sabah ve akşam, her an her an… Her an yaşamı ve size sunulmuşları sevin… Kendinizi sevin ve yaşamın bir parçası olarak aidiyetinizi hissedin… Hislerinizi bölmeden akın… Aynı bir şarkıyı söyleyen vücut gibi… Akan ses gibi, berrak nehir gibi… Tüm titreşiminizi yayın… Var olun, kendinizi var edin… Ben varım ve buradayım diyin… Aynı anda her yerde oluşumuzu keşfedin… İçinizdeki korkuyu keşfedin ve ardından dağılan sisle gelen sevgiyi… O hep ordaydı… Her sesle birlikte oradaydı… O sizdiniz, keşfetmeyi beklediğin sendin o… o benim…
Ben var olan tüm sevgi, haz ve dokunuşla akanım… Tüm yaşamdan haz alan, gözyaşlarıyla ve gülmelerle tüm yaşamı zamansız, mekânsız, hiçlikte içine alan… Hiç olan, yok olanım… Var olan her şeyim… Tüm ve bütünüm… Ben senim… Ben sizim… Biz biziz… Biz bir’ iz… Biz o’yuz…
Biz arayışın bittiği o ‘An’ız.