Dayanılmaz Baş Ağrılarınızın Nedeni Burnunuz Olabilir
Haber: Gülşen Kaş - Ekim 2008
Sağlık Haberleri, İstanbul
gulsen@indigodergisi.com
Hayatınızı çekilmez hale getiren baş ağrıları aslında çok basit bir nedenden, ‘burnunuzdan’ kaynaklanıyor olabilir! Burun kaynaklı yani rinojenik baş ağrılarının yeterince araştırılmaması nedeniyle birçok hastanın yıllarca boş yere ağrı kesiciler içtiğini söyleyen KBB Uzmanı Dr. Emin Kaya, uyarıyor: Başınız ağrıyorsa bir de burnunuzu kontrol ettirin, yıllardır boşuna migren hapı içiyor olabilirsiniz!
Burun ve sinüslere giden üç dallı bir sinirin uyarılması baş ağrısını ortaya çıkarır. Nöroloji ile birlikte çalışarak, bu siniri bloke edip, burun kaynaklı baş ağrılarını tespit edip durdurabiliyoruz. Bu sayede yıllarca boş yere migren hapı yutan hastalarımız yeni bir hayata başlıyor. Baş ağrıları yüzünden üniversite sınavına hazırlanamayan öğrencilerin operasyon sonrasında başarıları artıyor.
Alınan onca ağrı kesiciye, uygulanan tedavilere rağmen bir türlü geçmeyen baş ağrılarının burun kaynaklı olabileceğini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emin Kaya; rinojenik baş ağrılarının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini anlattı:
_________________________________________________________________________________________________________________
Röportaj:
Gülşen: Baş ağrılarını toplumdaki sıklığı nedir? Neden en çok şikayet edilen hastalıklar arasındadır?
Op. Dr. Emin Kaya: Baş ağrısı çok sık karşılaşılan bir durumdur. Toplumun neredeyse tamamı (yüzde 96) yaşamın bir döneminde baş ağrısından şikâyet etmektedir. Yaklaşık yüzde 70′inin ayda bir ya da daha fazla baş ağrısı olmaktadır. Bununla birlikte tekrarlayan baş ağrıları toplumda oldukça sık görülen bir durumdur.
Gülşen: Baş ağrılarının sebepleri nelerdir?
Op. Dr. Emin Kaya: Baş ağrıları tipleri, insanların yaşamları boyunca değişiklik göstermektedir. Çocukluk çağı, ergenlik, orta yaş ve yaşlılarda görülen baş ağrıları farklıdır. Kadınlardaki adet dönemleri gibi fizyolojik ve hormon değişiklikleri ya da ateşli hastalık gibi patolojik süreçlerde değişkenlik gösterir.
Baş ağrısı tehlikeli olabilir…
Gülşen: En yaygın olan baş ağrısı tipi hangisidir?
Op. Dr. Emin Kaya: Baş ağrılarının büyük bölümü tehlikeli değildir. En sık görülen baş ağrısı gerilim tipi baş ağrısıdır. En sık karşılaşılan baş ağrıları arasında migren, küme tipi baş ağrıları, kronik günlük baş ağrısı, kısa ve keskin baş ağrısı, diğer fasyal ağrı nedenleridir. Bazen hastalarda bunların bir birleşimi bulunabilir.
Gülşen: Baş ağrısı tehlikeli midir?
Op. Dr. Emin Kaya: Tıp dilinde sekonder denilen baş ağrısı, ciddi ve yaşamı tehdit edici hastalıkların bir yan etkisi olarak ortaya çıkan baş ağrısı grubundadır. Menenjit gibi ateşli iltihaplı hastalıklar, kafa sarsıntıları, beyin kanamaları, beyin tümörleri, kanserlerin beyine sıçraması, inmeler ve iskemik atakların neden olduğu baş ağrıları; tehlikeli baş ağrılarına örnek verilebilir.
Gülşen: Baş ağrısı ne zaman ve neye bağlı olarak geçer?
Op. Dr. Emin Kaya: Bu karşı karşıya kaldığımız baş ağrısının tipine göre değişir. Örneğin alkol almış ve buna bağlı baş ağrısı ortaya çıkmış biri, vücudu alkol etkisinden temizlenince baş ağrısı geçer. Aç kalmış ve kan şekeri düşmüş ve buna bağlı başı ağrımış biri, yemek yedikten ve kan şekeri normale döndükten bir müddet sonra baş ağrısı geçer. Yorgunluk veya strese bağlı ortaya çıkan bir baş ağrısı dinlenince ya da bu gerilimden kurtulunca geçebilir.
Ağrı kesicilerin aşırı kullanılması kendi başına baş ağrısına neden olabilir!
Gülşen: İlaç ne zaman kullanılmalı?
Op. Dr. Emin Kaya: Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki; ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımı kendi başına baş ağrısına neden olabilir. Ayrıca ağrı eşiğini düşürdüğü için normal aktivitelerin devam etmesini engelleyebilir. Baş ağrısı olanların büyük bölümü çeşitli ilaçlarla, arkadaşlar, komşular ve yakınlarının tavsiyesi ile kendi kendine tedavi etme eğilimindedirler. Eğer bunlar işe yaramaz ise eczanelerden daha güçlü ilaçlar alıp kullanmaktadırlar. Genellikle ancak bu ilaçlar ile baş ağrıları tekrarlar ya da devam ederse alternatif bütün yolları denedikten sonra bir sağlık kurumuna başvururlar. Bence hekim denetiminde ilaç kullanmayı alışkanlık haline getirmemizde yarar var.
Gülşen: Baş ağrıları ne zaman KBB’nin alanına girer?
Op. Dr. Emin Kaya: Baş ağrısının ayrıcı tanısını yapmak temel olarak nöroloji kliniğinin işidir. Ancak bu konuda bilgi ve deneyim sahibi bir aile hekimi, pratisyen hekim, acil tıp uzmanı, fizik tedavi uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, beyin cerrahisi uzmanı ve kulak burun boğaz uzmanı da tanı koyabilir ve tedavi uygulayabilir.
Örneğin; Amerika’da baş ağrısı ile ilgilenen ve migren kliniği olan en ünlü doktorlardan biri plastik cerrahi uzmanıdır. İşin doğrusu; baş ağrısı gibi göreceli olarak sübjektif bir durumun nedenini, objektif tanı yöntemleri ile bulmaya çalışmaktır.
Biz hastanemizde, nöroloji ve kulak burun boğaz kliniği olarak bazı hastaları birlikte, yani multidisipliner olarak değerlendiriyoruz. Bunun nedeni, baş ve boyun bölgesinin ağrı duyusunu veren “trigeminus” diye adlandırılan üç dallı bir sinirdir. Bu sinir, burun ve sinüslere giden duyusal lifleri, trigeminovasküler sistem denen ve damarsal baş ağrılarının taşınmasında görevli sistemle bağlantılıdır. Trigeminal sinirin uyarılması ile bazı kimyasallar (nöropeptid) açığa çıkar. Bunların giriştiği tepkimeler sonucu baş ağrısı ortaya çıkar ve şiddetlenir. Yapılan araştırmalar; trigeminovasküler sinir liflerindeki iletimin bloke edilmesi ile bu ağrıların oluşmasının önlenebildiğini gösteriyor.
Baş ağrısının ortaya çıkabilmesi için, ağrıyı oluşturacak bazı faktörlerin bir araya gelip, belli bir eşiğe kadar uyaranı ortaya çıkarmaları gerekir. Bunu gündelik hayatta gözlemlemişizdir. Kahvaltı yapmadan evden çıktığımız yoğun bir işgününün akşamında, dinlenmek için yudumladığımız şarabın ve yanında yediğimiz karidesin, baş ağrısını ortaya çıkaran eşiği kırması gibi…
Bazı insanlarda burun, sinüs boşluklarında veya boyun bölgesinde birtakım noktalar bu tetik mekanizmasının çalışmasına neden olur. Örneğin; burunda deviasyon ve sinüs yan duvarına batan bir kemik, burun etlerinin aşırı şiş olması ve neticede trigeminel sinir dallarının baskıya maruz kalması, burundan köken alan ve sinir boyunca yayılan baş ağrısına neden olur. Bu “rinojenik” yani ‘burun kökenli’ baş ağrısıdır. Baş ağrısı, yüzün yarısında hissedildiğinden ve benzer klinik tablolar oluşturulduğundan migrenle rahatlıkla karışabilir.

Baş ağrısı öğrencinin başarısını olumsuz yönde etkiliyor…
Gülşen: Rinojenik baş ağrıları, diğer baş ağrılarından nasıl ayırt edilir?
Op. Dr. Emin Kaya: İşte burada biz yani kulak burun boğaz uzmanları devreye giriyoruz. Ayrıntılı kulak burun boğaz ve nörolojik muayenesi yapılan hastanın endoskopik olarak tespit edilen şüpheli alanları, radyolojik olarak destekleniyor. Daha sonra, hastanın şiddetli ağrısı olduğu bir sırada, lokal anestetik maddeler ile uyuşturup, ağrı skalasında olan değişimleri kaydediyoruz. Olguların birçoğunda dramatik şekilde ağrılarının azaldığını ya da tamamen kaybolduğunu gözlemliyoruz. Daha sonra bu alanları, operasyonlar uygulayarak ortadan kaldırıp, iyileşme halinin kalıcı olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Biz burada baş ağrısı hastalık tablosu içinde özel bir grubu tespit ediyoruz. Uzun vadeli ve kontrolsüz ağrı kesici kullanımını durduracak alternatif ve bilimsel bir tedavi yöntemi sunuyoruz. Ayrıca solunum ve nefes alma sorunları da birlikte giderilmiş oluyor.
Gülşen: Burun kaynaklı baş ağrılarının yeterince bilinmiyor olmasının nedeni nedir?
Op. Dr. Emin Kaya: Hastayı çok iyi analiz etmek ve olaya multidisipliner yaklaşım gerek. Bu zaman ve özen gerektirir. Her zaman her hastaya bu özen gösterilemeyebilir. Hasta olaydan bihaber ağrı kesicilerini yutmaya devam eder. Hekim olaya sadece kendi penceresinden bakmıştır ve çoğunlukla gözünden kaçmıştır
Gülşen: Hastalarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Op. Dr. Emin Kaya: Yıllarca çeşitli tedavileri denemiş, hatta bazen baş ağrısı ile yaşamayı kabullenmiş hastalarımızda, çok kısa süre içinde ağrılarının şiddeti ve sıklığında dramatik azalma olmasını veya tamamen geçmesini sağladık. Teşhis ve tedavi sonrasında gündelik hayatin bir parçası olan ağrı kesicileri sorduğumuzda “artık kullanmıyorum” diyen çok hastamız oluyor. “Yıllarca gereksiz yere migren ilacı yuttum, şimdi kurtuldum” diyen birçok hastamız var. Baş ağrısı yüzünden ders çalışmakta zorlanan ve üniversiteye hazırlanan ancak “operasyondan sonra baş ağrısının kaybolmasıyla çok iyi başarılar gösteren öğrencileri görmek” elbette bizi gururlandırıldı.
Gülşen: Ameliyat hakkında bilgi verir misiniz?
Op. Dr. Emin Kaya: Genel anestezi altında uygulanan ve yaklaşık 1 saat süren bir operasyon. Sabah ameliyat olmuş hasta isterse akşam taburcu olabilir. Burun içine tampon kullanmıyoruz, yumuşak ve nefes almayı sağlayan silikondan yapılmış bir materyal kullanıyoruz. Operasyondan 2 gün sonra bu silikonların alınması için hastayı kontrole çağırıyoruz.
Sözlük
Rinojenik: Buruna bağlı.
Fasyal ağrı: Sinüzit, baş-boyundaki herhangi bir bölgeye ait enfeksiyonlarda ortaya çıkar. Migren ve gerilim tipi ağrılarla karışabilir.
İskemi: kan akımının, hücresel fonksiyonları karşılamak için gerekli olan düzeyin altında olması durumudur. kan akımının yetersiz kaldığı dokularda yıkım ve hasar meydana gelir.. kalpte, beyinde, böbrekte veya başka bir organda olabilir.
iskemi sonucu; organlar yeterince kan alamadığı zaman fonksiyonları bozulur ve kendilerine özgü hastalıklar ortaya çıkar.
Multidisipliner: Bilimsel veya teknik alanda birden fazla bilim dalının bir arada kullanılması.
Trigeminus siniri: Beşinci kafa çifti olup, yüzün duyu siniridir. (Bir sinir yolu veya ucunda, batıcı veya zonklayıcı karakterde şiddetli ağrı; sinir ağrısı) Oftalmik (göze ilişkin), maksiller (üstçeneye iliş¬kin) ve mandibüler (altçeneye ilişkin) ol¬mak üzere üç dalı vardır.
Trigeminovasküler sistem: Damarsal baş ağrılarının taşınmasında görevli sistem.
Trigeminal sinir: Duygusal uyarıları yüz dil ve dişlerden beyne ileten sinir.
Deviasyon: Burun boşluğunu ikiye ayıran ve kemik ile kıkırdaktan oluşan bölmenin bir tarafa ya da bazen her iki tarafa doğru eğilmesi anlamına geliyor. Bu sorun, buruna gelen darbelerle ya da yüz kemiklerinin gelişmesi sırasında kemiklerin birbiriyle orantısız büyümesi sonucu oluşuyor. Avrupa’da yapılan araştırmalara göre, her 100 kişiden 80′inde deviasyon görülüyor. Burun deviasyonunun en fazla oluşturduğu şikayet ise burun tıkanıklğı. Tıkanıklık geceleri daha fazla hissediliyor.
Lokal anestezi: Lokal anestezi küçük alanlarda yapılan cerrahi girişimlerde tercih edilir. Burada sadece girişim yapılacak bölge uyuşturulur, hastanın bilinci yerindedir.
Sekonder: İkincil
Menenjit: Menenjit beyni saran zarların iltihabıdır. Bu iltihaba mikroplar neden olur. (virüsler veya bakteriler). Menenjit geçiren çoğu kişi bu hastalıktan tamamıyla kurtulurken, bazen ölümle de sonuçlanabilir. Ya da hastalık sonrası sakatlıklar kalabilir.
Patoloji: (hastalık bilimi) özellikle altta yatan hastalıkla ilgili hücrelerdeki, dokulardaki ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişikliklerin tanınması, araştırılması ve incelenmesiyle ilgilenir.
Biyografi: Op. Dr. Emin Kaya: Medical Park Bahçelievler Hastanesi
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
1972 de Tahran’da doğdu. Ortaokulu İran’da liseyi Ankara’da bitirdi. İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Kulak Burun Boğaz Uzmanı oldu. Türk Tabibler Birliği, Türk Kulak Burun Boğaz, Baş -Boyun Cerrahisi ve Türk Fasiyal Estetik Cerrahisi derneği üyesidir. Halen Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Uzmanı olarak görev yapmaktadır.
Adres: E5 Üzeri, Bahçelievler
Metro İstasyonu Yanı - İstanbul
Tel : (0212) 444 44 84



