Sayı 46|TEMMUZ 2009        Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Blog |  Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 



 Paylaş

 

 

 

Yazar: Burçin İvren 

Sosyal Zeka Mı, Ya Da Bir Oyun Mu?

Aslınsa bu konu hakkında düşünüyorum ve tam olarak doğrunun ne olduğunu bulamadım. Bilirsiniz aslında, gerçekte çekim hissetmediğiniz insanlarla olan yüzeysel paylaşımlar, amaç mekan vs benzerliğinden dolayı takındığınız seviyeli ve kibar maskeler, bir masada dönen muhabbet ve tam haz almasanız da gülümseme zorunluluğu, konuşulan konu sizin açınızdan verimsiz hatta basit bile olsa, sırf o toplulukta kendinizi geride ya da konu dışı hissetmeyesiniz diye, lafa atılmalar vs… Kişilerin sizin seçiminizin dışında oluşturulduğu, aynı iş aynı okul vs gereği, sözde samimiyetin yüzeysel iletişimleri...

Önceden bu tarz iletişimlerin sahte ve ruhuma huzur vermediği için tamamen uzaktım. Ve içsel düşüncelerime karşılıklı gelişim için paylaşabileceğim az ve öz dostlarım vardı.

Ancak şu vakitlerde, dostlarımda aramda olan sevgi, bilgelik ve sorunları konuşmaya odaklı sohbetlerin, kendimi sadece tekrar ettirdiğini hissettim. Çünkü dünyayı sadece kendi bakış ama göre algılıyor ve kendi bakış açıma uygun zihinler ile paylaşıma girdiğimden, dünyamı hep aynı şekilde deneyimliyordum.

Ama hayat ve hayatın renkleri, sadece benim doğrularımdan, benim kendi yolumdan ve benim ilgi alanlarımdan oluşmuyor. 

Daha sonra şunu hissettim. Yaşamım için, içimdeki hissedişi değiştirsin diye yenilik gerek. Ve şunu kavradım. İletişim sadece arada sevgi bağı bulunan yakınlarla sınırlamak yerine, çok yönlü olup, başka ve farklı her şeye uyumlanabilmek özelliğini de gerektirir. 

Benim tıkandığım nokta ; ‘uyumlu’ olmak ile ‘uyumlanmak’  arasındaki farkı ayırt edememekti. 

İstek duymadığım bir şeye benzemek  yerine, kendimi tercih ettiğim için, uyumsuzluğuma kendi farklılığım olarak devam ediyordum.

Sanki uyumlu oldukça bendeki ‘şey’ eksilecekmiş gibi hissediyordum. 

Ve sonunda ‘uyumlanmak’ ın bir zeka olduğunu ama illa sürünün bir üyesi olma gereği taşımadığını anladım. 

Fark ettim ki; meğersem sosyal zeka, bağımsız bir ruhun istediği ölçüde kendi farkını koruyarak, uyumlanabilme özelliğiymiş. 

Ve meğersem kişi hem kendi farklılığını koruyup hem de başkalarının farklılık ve bezerliklerini, zenginleşmek için, görüş açısına ve yaşantısına belki bir süreliğine koyabilirmiş. Ve yine ona ait olan o özel yoluna devam edebilirmiş. 

Ve uyumlanabilme özelliği için, zeka, algılama, strateji, çeşitliliğe açık olma, kim olduğunun farkındalığı, etkileyebilme, o anlık ortama ait olan enerjiye göre davranma, özgür ifade vs gerekiyormuş.

O yüzden de ‘içimdeki burçin’e sadık olup, ama o daha çok mutlu olsun, daha aktif ve yetkin olsun, iletişimsel zekası gelişmekte olsun ve başka hayatların yeni enerjilerini içerisine alsın diye, kendimi başka yanlarımla, başka dünyalarla deneyim sürecinin başlangıcındayım.

Çünkü ortak olmayan düşünceler ve hayatlar içerisinde iyi iletişimler çıkabilirmiş. Ve en kötü ihtimalle herkes birbirinin yaşamına en küçük ve en önemsiz parçasını tamamlıyor olsa bile, önemliymiş.

Çünkü belki de zaten var olma amacı o küçük ve önemsiz parçayı tamamlamak içinmiş-miş. Ve dolayısıyla hizmetini gerçekleştirdiğinden yine önemliymiş-miş. 

Şu zamanlarda insanlara karşı daha yargısızım, daha huzurlu, kendini başkalarına kanıtlama güdülerini bırakmış ve şimdilik daha gösterişsiz… Ve yolunun sorumluluklarını, başkalarına duygusal yük etmeden, sessizce ve bilerek, gerçekleştirme sürecine girmiş bir haldeyim. 

Ve size derim ki, bir şeyin sürekli tıkandığını hissederseniz, bilin ki hayatınızın akması için, o parçanın değişmesi gerekiyor. Köklü bir değişiklik olsa bile ve kendinizi olduğunuzu sandığınız kişiden daha uzakmış ve başka olmuş hissetseniz bile… Bu güç ve cesaret gerektirse ve yeninin size ne getireceğini bilmeseniz bile…

Bu bir çağrıdır.’Değişirsen ve yüklerini atarsan, enerjin daha bol olacak ve –yol- senin için senden bunu istiyor’ çağrısıdır. 

Ve değişim de bir çeşit ‘uyumlanma’ dır. 

Huzur ve değişimle…


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi, İlköğretim Matematik Öğretmenliği'nde okuyor ve istek duyduğu yaşama sahip olmak için tekrar ÖSS sınavına hazırlanıyor. Metafizik, parapiskoloji, bilim, din adı altındaki bilgileri, birbirleriyle  birleştirerek ortak sentez yapıyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Marmara’nın Altı Çatırdıyor!


Olasılıklar Fiziği Kuantum


Zaman Omurgası


Şiddeti Önce Çocuklar Sonra Gençler Önleyecek


Denizler Sizi Çağırıyor!


Küresel Isınma Alaska'nın Göllerini Kurutuyor


Ve Ortadoğu’da Güneş Bir Kez Daha Battı...


Okullarda Satranç Dersi


Füzyon Deneyi Başarıldı


Manyetik Alanın Sağlığa Etkileri


Dünya'nın Salınımları, Yokoluşu Tetikliyor


Kanseri Yok Eden Virüs


Her Derde Deva İsveç İksiri


Rembrandt Desen Sergisi Pera Müzesi'nde


An'da Öz'e Dair Sohbetler: Şiva


Astroloji: Hazırlık


Nezle ve Grip İçin Doğal Reçete: Yoga

 

KÖŞE YAZARLARI

Özgür Teker

Bekliyorum Gelmiyorsun  


Uzay Gökerman

Anlayış


Mahmut Şaylıkay

Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni


Melda Güngül

Tarihi Yeniden Yazma Dairesi


Uzay Gökerman

Kabul Edilebir “Risk”


Funda Umut Pakkal

Olanıksızlıklar Alanında Uzmanlaşmak


S.Kuzey Yıldız

Nemos Kek Renginde Acı Bir Deneyim


Fırat Erdoğan

Renklerin Gölgesinde 


Rüya Yüksel

Sınırlar, İçinde Sonsuz Özgürlüğü Barındırır


Didem Çivici

İlişkideki Ben


Özge Esirgen

Biraz daha Doğu(m)


Can Duman

Sonbahar Melankolisi, Öz Derdinle Düçar mısın?  


Didem Çivici

Sonbahar


Burçin İvren 

Holistik Evren Tasarımı


Burçin İvren 

Konuşurcasına


Burçin İvren 

Sosyal Zeka Mı, Ya Da Bir Oyun Mu?

 


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2009 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

 İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 Temmuz 2009 TSİ 21:15