Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Can Duman

Sen Bir Meleksin

Herkesten geç gelirsin okulundan evine…  Herkesten erken kalkmalısındır yetişmek için ilk derse. Merdivenleri çıkamazsın yalnız başına… Oynayan arkadaşlarına uzaktan bakarsın, el sallayarak...

Teneffüsleri sınıfta geçirirsin genellikle… Kalemle yazı yazamazsın ellerine söz geçiremediğin için… Derslerinden geri kalırsın bu yüzden… Öğretmenlerin ilgilenmez seninle… Yine de okulunu seversin, arkadaşlarını da. Senin yapamayacağın hareketler var diye beden eğitimi dersinde yalnız başına oturturlar seni… Yüreğini de, tutmayan ayakların gibi tutmuyor zannederler.. Sen yine de aldırmazsın olanların hiçbirine.. Taa Erzincan’dan görülecek kadar kocaman bir gülümseme var yüzünde… Taa Edirne’den hissedilecek kadar büyük bir mutluluk var kalbinde. Okuma aşkın herkesi neşelendirmekte… Sen ne harika bişeysin çocuk. 

Fizyoterapistinle çekişirsin bazen kahkahalar atarak… O da olmasa sözünü dinlemeyen bacakların seni hiç taşımayacak.. Ama kızdırır yine de bu kadar canını yakarak, bütün gün çalışmayan yarı canlı adalelerini gererek.. Aslında seni kızdıran fizyoterapistin değil, tutmayan bacaklarındır belki ama… Hiç mi şikayet etmezsin şu adaletsiz hayattan sen çocuk.. Yüzündeki kaybolmayan gülücük mutluluğun resmi mi?… Gülümserken büyüyorsun çocuk, söz dinlemeyen bacak kaslarının tersine… Ne güzel bir ruhun var öyle…  

Hasta olan biz miyiz yoksa sen misin bilemiyorum… Seni gördükçe yüreği açılıyor insanın, geniş ufuk gibi .. Sen güzel günleri bize açtın bugün iyice. Bizlerinse güneş görmeyen yürekleri var, sağlam bassa da ayaklarımız…  Adım atıyoruz biz yollarda, ama senin attığın mutluluk adımlarına yetişemiyoruz koşabilen sağlam bacaklarımızla da… Ya bir de yürekten engelli olmasaydık da senin gibi olsaydık?  Ahlar vahlar hangimize daha çok yakışır acaba?  

Seni okula hazırlıyor annen her gün… Tekerlekli sandalyeni taşırken belini incitmiş bir gün… Ama of bile demiyor hiç ve yüreği senin için çarpıyor... Senin bir gülümsemen yetiyor ona, ağrı sızı bitiyor. Gördüm bugün ben de seni, duymuştum methini… Aydınlattın yüreğimi, örümcek tutmuş kalbimi.. Günlerce gün ışığına bedel bir büyük damla gözyaşı döküyorum makus talihine… Birgün yenebileceğini bilerek de seviniyorum içten içe… Hangimize daha fazla üzülmeli acaba, bakınca yaşama tutunma azmine ve bizim içimizi çürüten küçük mutsuzluklarımıza… 

Okulundaki “bazı” sevgili öğretmenlerin diğer öğrencilerden daha fazla yardıma ihtiyacın olduğunu bile bile sana farklı muamele edemeyeceklerini söylemişler anneannene.. Eminim onların bu tercihine teşekkür edeceksin ileride, kirletmedikleri için ruhunu o değerli bilgileriyle… Çünkü senin tek başına taşıyamadığın bedeninin yanında, onların taşıyamayacakları günahları var kimbilir, bugün sana yüklemek istedikleri … Annen öğretmenlerini devletin üst kurumuna şikayet edince birden değişivermiş o kaprisli tavırları… Ama yine de bütün o toplu çalışmaları senin tek başına çıkmakta zorlandığın en üst katlara almayı tercih etmişler… Yalnız bırakıvermişler seni koca sınıfta bir başına… Yine de gülümsüyorsun kocaman… Ne kadar büyük bir yürek var sende, seni anlayamayan  sevgi engellileri bile içine alan… Nasıl bir yaşama sevinci bu sendeki.. Birazını versene sevgili öğretmenlerine, ve bizim gibi mutlu olma engellilere…Daha ne söyliyeyim senin için bilmiyorum sevgili küçük kız. Ufacık yüreğine dünyaları doldurmuşsun sen, bizi utandıracağını bilemeden… Allah’ın bir hikmeti sanırım görebilmek seni, bu diyardan gitmeden… Ve öğrenmek senden hayatın sihrini…

Gözlerine bakan iyice anlıyor içindeki güzelliği ama ayaklara bakarmış ya düşman olan… Onlar hiçbirşey göremiyorlar, gözlerindeki perdeler kaldırmadan…

Yüzündeki kocaman gülümseme, sesinde kimseyi umursamayan neşeye karışıyor. Seninle daha bugün tanıştım ama sanırım hatırlayacağım gün’ler’ce… Sevgiyle kal diyemem çünkü sende var bolca.. Bizlere de öğret yürüyemeden uçmayı sevgili çocuk… Hangi katından düştün göğün de incittin onları? Çooook yukarıdan olmalı…


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Can Duman, 1977 İstanbul doğumlu. Amatör olarak karakalem çalışmaları, 2 buçuk yılı aşkın bir müzik (gitar, piyano, şan) eğitimi var. Mesleki tercihini önce Bilgisayar programcılığı (Marmara Ün.), daha sonra İktisat (Yıldız Teknik Ün.) üzerine yaptı. Sanatla kendini ifade etmeden yaşamanın vermiş olduğu ağırlık onu yeniden hobi olarak da olsa müziğe, ama daha çok yazıya yönlendirdi.  Duygularıyla ve özbilinciyle etkileşimini şu sıralar yazıyla daha iyi ifade edebildiğini düşünüyor ve hem edebi hem de toplumsal konularda makale çalışmalarına profesyonel anlamda ilk defa İndigo Dergisi'nde adım atıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Manyetik Takla Olası Mı ?


Cumhuriyet, Başkanını Seçiyor


Düşmeyen Gündem Küresel


Isınma

Genetiğimizle mi Oynanıyor?


İnsanı Değiştirecek Genetik Keşif


Süt Gerçekten Besleyici mi?


Sen Bir Meleksin


Tarlabaşı'nda Yaşamak


"7 Ağaç" Anlamlı Hediye


Cinsellik ve Toplumsal Ahlâk


26. Uluslararası İstanbul Film Festivali


Dolmabahçe'nin Fotoğrafları


Hayal Gücünüzün Sınırlarını Zorlayın


Hallac-ı Mansûr'u Anlamak


Neva Makamında Bir Nuck Muay


İndigo Anna

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Arbil Çelen

Deliceleri Kesmeli Mi?


Burcu Özgeçen

Yaratıcı Gücümüzü Kabul Etmek


Volkan Burnaz

Bir Aşkı Kovalamak Gibisi


Burçin İvren

Okuyanlarıma Sesleniş


Beyaz Özbalçık

Pozitivizmin Kadın Üzerindeki Etkileri


Didem Çivici

Savrul Gitsin


Burcu Akar

Düşünce Yansıması Hayatlar


İdil Soyseçkin

Bir Yazı


Burcu Özgeçen

Her ‘An’ Sonsuz Seçimler Barındırır


Funda Umut Pakkal

Esas Kurtuluş(?)


Didem Çivici

Mavi


Burcu Özgeçen

Varlığımın Şimdiki Zaman Hali

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00