|
Haber:
Didem Çivici
Yeni Çocuklar
ve Mutasyon
"Yeni Çocuklar"a etiket
yapıştırarak ne yaptığımızı düşünelim. İnanıyorum ki bu, beşinci
topluluğumuzun hazırlanıyor olduğu yeni alt ırk. Aile ağacı-yani
eski ağacın üzerindeki yeni gelişmeye tekabül ediyor."
~
Carol Parrish-Harra, Ph.D. Sancta Sophia Seminary
Kurucusu ~
Artık şüphem
yok ki, insan türünün uzun zamandır tahmin edilen evrimdeki
"Kuantum Sıçrayışı" gerçekleşiyor. Çocuklar "farklı" doğuyorlar;
çocuklar
"değişiyorlar" -ya son derece etkileyici bir olaydan dolayı, ya
da
ölüme yakın veya bunun gibi bir deneyimlemenin
etkisini en iyi şekilde açıklayan bir "güç yumruğu" ile
çarpışmaktan dolayı meydana geliyor.
Araştırmacı
P.M.H.Atwater, ölüme yakın deneyimler alanındaki çalışmasına
1978'te başlamasına rağmen, 1966'dan itibaren bilinç
değişimlerinin etkisini takip etti; özellikle çocuklarla.
Bulgularını içeren yedi kitabından, "Yeni Çocuklar ve Ölüme
Yakın Deneyimler", ölüme yakın deneyimler yaşayan (değişen)
çocukları, 1982'den itibaren doğanlarla (doğuştan itibaren
'farklı' olanlar) karşılaştırıyor. Bu iki grup, şaşırtıcı ve
düzeni yıkıcı şekillerde brbirlerine benziyorlar. Bundan dolayı,
"İndigo Çocukların Ötesinde: Yeni Çocuklar ve Beşinci Dünya'nın
Gelişi" adlı kitabı yazdı.
Yeni çocuklar
fenomeni sadece alışılmadık davranışlara ve mor ve indigo
hakimiyetli auralara (çevrelerindeki elektromanyetik alanlar)
sahip olanları değil, aynı zamanda "kök ırklar" konseptini (insanırkı
gen havuzunun
temel kök soyu), ve tüm insan ırkına tür olarak neler olmakta
olduğunu da kapsamakta. Bu konu hakkında çok fazla ses çıkıyor
ve düşünülecek çok şey var. Örneğin:
Lee Carroll
ve Jan Tober, popüler kitapları "İndigo Çocuklar: Yeni Çocuklar
Geldi"de, yeni çocukların mor auraları olduğundan ötürü İndigo
olduklarını belirtmişlerdi (ezoterik hadislerdeki "Altıncı Kök
Irk"). Yeni gençlerin yüksek derecede sezgili ve yaratıcı,
kendinden emin, güçlü, bağımsız, hızlı ve keskin zekaları varken
nasıl teknik olarak uyduklarını yazmışlardı. Kitaplarındaki çoğu
bilgi medyum aracılığı ile kanallıklardan ve bir kaç profesyonel
ve ebeveynden gelmektedir.
Diğer bir zat
ise Drunvalo Melchizedek'tir. Diane Cooper'ın "Yeni Düşün
Çocukları" hakkındaki röportajında, şu anda üç tür çocuğun
doğmakta olduğunu açıkladı: Çin'deki süper psişikler, İndigo
çocuklar, ve AIDS ile doğanlar. Çinli gençleri "inancın
ötesindeki psişikler" olarak tanımlıyor. Bu çocukların, ne tür
ya da ne kadar zorlukta olursa olsun, onlara verilen tüm
testleri %100 başarı ile yaptıklarını söylüyor. Bu, onların
üzülen ebeveynlerini şaşırttı, "Her şeyi bilen bir çocuğum var.
Ne yapmalıyım?". Bu çocukların Rusya ve Birleşmiş Milletler'de
de ortaya çıkmakta olduğunu ve bu süper psişiklerin İndigolara
benzediklerini rapor etti. (Paul Dong, Çinli çocuklar hakkında
kitap yazmıştır; "Çin'in Süper Psişikleri")
AIDS'e ve ölümcül hastalıklara karşı bağışıklı
çocuklar
Drunvalo'yu
en çok şaşırtan AIDS'li çocuklardır. "10 ya da 11 sene önce
Amerika'da AIDS ile doğan bir bebek vardı. Onu doğumda test
ettiler ve 6. ayda AIDS pozitif çıktı. Bir sene sonra test
edildi ve yine pozitifti. 6 yaşına gelene kadar bir daha test
edilmedi, ve yapılan bu test gösterdi ki artık AIDS değildi!
Aslında AIDS ya da HIV olduğuna dair en ufak bir bulgu yoktu."
diyor Drunvalo. Kaliforniya/ Los Angeles Üniversitesi'nde
yapılan araştırmalara göre bu çocuk gibi diğer gençler de 24
aktif kodon (m-RNA ipliği üzerinde, amino asidi oluşturan üç
birleşmiş nükleotid) yapısına sahiptiler. Geneldeki 20 aktif
kodondan farklı olarak bu 24 aktif kodona sahip çocuklar bu
hastalığa karşı önemli bir direnç gösterdiler. Her şeye arşı
bağışıklıkları var gibi görünüyorlardı. Drunvalo'ya göre bu DNA
gelişimi, "hastalığın sonu"nu müjdelemekte.
James
Twyman ise kitabı "Sevgi Temsilcisi"nde, Bulgaristan'da
tanıştığı ilginç bir çocukla tanışma hikayesini ve ardından bu
çocuğun göstermiş olduğu psişik güçleri paylaşıyor. Maddenin
şeklini değiştirebildiğini, insanların düşüncelerini
okuyabildiğini ve saf niyetle görünüşlerini başka birer cisme
dönüştürebildiğini gözlemliyor. Bulgaristan'ı ziyaretinden dört
ay sonra, ve tanıştığı bu çocuk ve onun gibilerle yaptığı
çalışmalar sonucunda, bu çocukların bilinçlerini açarak, nerede
olursa olsun onları telepatik olarak duyabilmeye başlıyor; ve
çocukların, onda ve diğer herkeste mevcut olduğunu söyledikleri
potansiyel yetenekleri ifşa etmeye başlıyor. Bulgaristan'dan
sonra Bosna ve savaştan yara almış diğer bölgeleri de ziyaret
etmesi onun "Psişik Çocuklar"la tanışmasına neden oluyor. O
dönemden beri Oregon'daki bir bölgede, "Aziz Topluluk" üyeleri
için geniş kapsamlı tedaviler uyguluyor.
Bu
noktada aklımıza gelen soru şu sanıyorum: Söylenilenlerin ne
kadarı doğru ya da ne kadarı kurgu? Öyle ki, günümüzde bu
konularla ilgili yüzlerce makale ile karşılaşabilirsiniz;
bunları toparlamak gerekirse, işte birkaç ilginç bulgu:
۩ Hiç bir eser kalmadan AIDS ve HIV'den
kurtulan çocuklar
10 yıl önce
gündeme getirilen, AIDS'li bebekler üzerinde yapılan testlere
şüphe ile bakılıyor. Fizik uzmanları bu verilere göre, söz
edilen bebeklerin hiç AIDS ya da HIV virüsü taşımamış olduğunu
keşfettiler. Dünya çapında sadece bir kaç açıklanamayan durum
söz konusu.
۩
Savaş bölgesi olan ülkelerdeki psişik yetenekli çocuklar
Yaklaşık
yüzyıldan bu yana psikolojik çevrede biliniyor ki zarar gören,
stres altında olan, ya da bu tarz travmalara maruz kalmış
çocuklar psişik oluyorlar. Bunlar arasında raporlananlar: beden
dışı deneyimler, telepati, maddeyi düşüncelerle etkileme,
geleceği bilme, melekler ya da devalarla iletişim kurma ve
onları görebilme. Kriz dönemerinde, çocukların doğal sezgileri
otomatik olarak yaşamını devam ettirme mekanizmasına yöneliyor.
Şöyle ki bilinç, kendisine bir çeşit kalkan oluşturuyor ve
psişik güçler bu kalkan görvini görüyor.
۩
Psişik olarak bilinen çocuklar şimdilerde çok fazla-inanılanın
bile ötesinde
Bu iddiaların
çoğu doğru. Psişik çocuklar için kurulan pek çok okul dünya
genelinde yayılıyor; bununla birlikte konferans, makale ve
dergilere de rastlamak mümkün. Ve şu bir gerçek ki, şu anda
dünyaya gelen tüm varlıklar, "özel" olarak nitelendirilen bu
çocukların özelliklerine sahip. Buna ek olarak ise; dünyamız
değiştikçe (daha az oksijen, azalan manyetizm, artan
fırtınalar...) her yaştan varlığın, kendini korumak ve adapte
olmak amacı ile psişik olarak uyanacağını söyleyebiliriz.
Araştırmalar gösteriyor ki, Çin'deki süper psişik çocuklar
ergenlik çağından sonra kahinlik, telepati ve madde üzeri
güçlerini kaybediyorlar. Bundan şu sonuç çıkıyor: Psişik
yetenekler zihin, hormonal denge ve çevreden etkileniyor. Bu
yetenekler gerçek, ve 'süper güç' olarak lanse edilmekten, ya da
dinsel yargı ve ayıplamadan çok, daha geniş bir kabullenmeyi hak
ediyor. Peki bu yargılamaların sonycynda neler oluyor? İşte bu
durumu derinlemesine incelemek gerçekten travmatik sonuçlara
götürebilir bizi; zira psikolojik olarak baskı altında olan
çocuk, çevresinden aldığı tepkiler karşısında savunmasız kalıyor
ve intihara kadar gidebiliyor.
۩
Senelerin ötesinde bilgeliğe sahip olan çocuklar
Artık
yetişkinler, tavsiyelerini ve yaşamlarını değiştirdiklerini
söyledikleri bilgelik sözlerini gençlerden alıyorlar. Gerçeği
görmek gerekirse, gençlerin nasihatları aslolanı yansıtmaktadır:
Birbirinizi sevin, rolüne bürün ve olsun, inancını koru, kimse
yalnız değildir, her varlık değerlidir, Tanrı gerçektir ve bizi
sever... Şunu aklınızda bulundurun; modern çocuklar
birbirleriyle farklı ve bir çok şekilde iletişim kurmaktadırlar.
Pek çoğu kendi web sitelerine sahip, kitaplar yayınlıyor,
radyoda yayın yapıyor ya da televizyonda talk showlara
katılıyor. Hatta e-magazin ve elektronik posta servisiyle ağ
kuruyorlar. Ya da bunları onlar için yapan bağlantıları var.
İnternet "Ağ" sistemi, BİRlik çerçevesinde iletişimin ilk
örneğini oluşturmuş gibi görünüyor.
۩
Normalin dışında sakin, ve karşılıksız seven çocuklar
Günümüz
gençleri alışıldığın dışında bir sakinlik sergilemekte, ve bu
huzur dolu dinginlik yetişkinleri sakinleştiriyor. Ancak bu
dinginlik hali karmaşayı, umursamazlığı ve sabırsızlığı
saklıyor. Bazı gazete sayfalarında şu tarzda başlıklar
atılmıştı: "Genç Öğrenciler Şiddete Yöneliyor"... 2003 Mart'ında
bir gazeteci, ilk önce üç oğlunu, sonra da kendisini öldüren bir
babayla ilgili haberi soruşturmaktaydı. En küçük oğlunu tanıyan
bir çocukla sohbeti sırasında çocuktan şu soru geldi: "Sence tüm
babalar çocuklarını öldürmeli mi?" Şüphe yok ki yeni çocuklar
sevgi dolu ve bu konuda da oldukça cömertler. Bu çocuklar bunun
geri bildirimini yapacak ve otoriteleri oldukça kesin bir
şekilde sorgulayacaklardır.
۩
Mutasyona uğrayan, DNA sarmalı değişimi ve ek kodonlara sahip
çocuklar
Gün be gün
ortaya çıkan ve araştırmaya yönelik temayı oluşturan bir gerçek
varsa, o da DNA değişimleri ve yapısal mutasyonlar. Bu konuda en
kapsamlı araştırmalardan biri olan ve ses getiren makalelerden
biri de Dr. Berrenda Fox tarafından hazırlanmıştı (Dr. Fox
röportajını bu ayki "Değişiyoruz!" yazımızda bulabilirsiniz.).
Fox, duyurusunu yaptıktan kısa bir süre sonra kliniğini kapatmak
zorunda kaldı; zira Amerika Tıp Derneği (American Medical
Association) ile bir tartışma (!) yaşamıştı.
۩ Dahi çocuklar; zeka yükselişte
Standard
IQ skorları hızlı bir yükselişte. Zekanın ırsi olduğunu
düşünüyorduk, yani genler aracılığı ile kalıtsal bir şekilde
taşındığı iddialarındaydık; ve çevre çok az etkiliyor deniyordu.
Lakin günümüz araştırmaları ortaya koyuyor ki doğanın etkisi çok
fazla. Cornell Üniversitesi'nden psikolog Ulrich Neisser, "Bu
durum, IQ katılığını alt üst etmektedir. Bunu
değiştirebleceğimize dair güçlü kanıtlar var." Brookings
Enstitüsü'nden William T. Dickens, "İnsanların IQsu çevre ve
genlerce şekilleniyor; lakin çevreleri IQlarına denk." diyor ve
devam ediyor, "Yüksek IQ kişiyi daha iyi çevreye yönlendiriyor."
Yani çevremiz olduğu gibi bilinçliliğimizi ve zekamızı
etkiliyor. Bir bakalım, en küçük ayrıntıda bile bulmaca ya da
sorularla karşılaşıyor bu çocuklar; sonuç olarak mutasyona
uğrayan bir zeka ile karşılaşıyoruz! Çocuklar ebeveynlerinden
daha bilgili yetişiyorlar; her türlü bilgiye ulaşılabilirlik
olası çünkü.
۩
"Uzaylı" gibi, farklı görünüşe sahip çocuklar, geniş ön loblar
Çocukların
beyin yapılarında, sinir ve sindirim sistemlerinde oluşan
değişimlerden söz edilmekte; ve normal olmayan hassas deri,
kulak ve gözler... Değişimler geçiren bu çocuklar, ölüme yakın
deneyimler yaşayanlarla benzerlik gösteriyorlar; psikolojik
değişimler açısından. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuç,
biyolojik yapılardaki değişimleri ortaya koyuyor; özellikle
beynin ön lobundaki farklılıklar. Gözlemlenen o ki, bu çocuklar
resmen "miğfer" giyiyorlarmış gibi bir beyin yapısına sahipler.
Bu gözlemler genellikle kafatasının ön tarafı ve arka
tarafındaki çıkıntı olarak gözlemlenmekte. Bu özelliklere sahip
pek çok çocuğun fotoğrafına yer verilen "Biyolojinin Üstünlüğü:
İnsan Tininin Mavi Kopyası" kitabında Joseph Chilton Pearce
tarafından inceleniyor. Ve şunu ekliyor, "Bu çocuklar son derece
zekiler ve adeta başka dünyadan gelmiş gibiler." Pearce'ın
belirttiğine göre bu çocukların anneleri de benzer bir geçmişe
sahip. Kendilerine inançları tam ve güçlüler; ve ayrıca oldukça
spiritüeller. Çoğu kırk ya da otuz yaşlarında.
۩
Ağırlıklı olarak mor ya da indigo renginde auralara sahip
çocuklar
Altıncı Kök
Irk'ın öncüleri 1800'lerin sonlarından itibaren gelmeye
başlamıştı. Mor ya da indigo rengine sahip auraları olan
çocukların gelişleri artık bilinen bir gerçek diyebiliriz, ve
gittikçe yayılıyorlar. Aura renklerinin yanısıra beden tipleri,
davranışları, mantıksal ve sezgisel keskinlikleri de
belirtilmeli. Gerçek İndigolar, Beşinci ve Yükselmiş Beşinci Kök
Irkları kadar fiziksel bir dayanıklılığa sahip değiller (burada
kastedilen 'gerçek İndigolar' Altıncı Kök Irk'a ait
olanlardır.). Her bir ırk, bir öncekinden sonra kendini fiziksel
ve psikolojik olarak bilinçlilik düzeyini geliştirir. İndigolar
cinsiyet farklılıklarını değerlendirmede yetenekliler; kişisel
bağımlılıklara sahip değiller ve sağlık konularına da oldukça
ilgililer. Günümüzün sorunlarına baş ağrıtanlar Beşinci Kök
Irk'a ait mensuplardı (Yükselmiş Maviler); tedavi edici ve
düzeltici göreviyle gelmişlerdi. Düz bir mantığa sahiplerdi ve
fiili olarak amaçlarından dönmeme konusunda
durdurulamazlardı.
Yeni çocuklar; İndigo Kahraman, Kristal, Psişik, Yıldız
Tohumu, Başka Irk Melezi, Mavi Işın gibi isimler alıyorlar; ve
kimseye hizmet etmiyorlar.
İndigolar...
Kristaller... Hepsi geldi, geliyor. Son tohumlar ekildi; lakin
içimizde keşfedilmeyi bekleyen o enerji tüm bu
sıfatlandırmaların ötesinde. Şimdi, tüm bu bilgileri yaşama
aktarma ve sevgiyi bolluğa çevirme vakti; değişimleri kabul
ederek yeni ırka yer açma ve sonsuzluğumuzun tadına varma vakti.
Sevgimizle...
Çeviri: Didem Çivici,
©
2004 P.M.H.Atwater, L.H.D., Ph.D.
yazısı baz alınarak yazılmıştır.)
Yeni Çocuklarla ilgili bazı
videolar:
ABC televizyonunda indigo haberi
(İngilizce)
Akiane - An Indigo Child
(İngilizce)
Dr. Doreen Virtue ile bir radyo sohbeti
(İngilizce)
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Didem Çivici,
1985 yılında İstanbul'da doğdu. Maltepe Üniversitesi İngilizce
Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi. Yoga yapıyor, kitap yazıyor,
araştırıyor, dans ediyor ve seyahat etmekten hoşlanıyor. Yeni
deneyimler ve sonsuz bir bakış açısının yaşamı değerli kıldığına
inanıyor. Detaylı Bilgi
|