Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

 

Eğitim Haberleri

Okul Öncesinde Ailede Ekip Olabilmek

Şu sıcak yaz günlerinde hele de okul ve iş tatillerini değerlendirebiliyorsanız eğlenceli birçok şeyi çocuğunuzla beraber yapabilirsiniz. Artık bir yere yetişme derdinden vazgeçip, bitip tükenmeyen sorumlulukları rafa kaldırarak ailenize doyasıya vakit ayırabilirsiniz. Nasıl mı? Yazar: Tuğçe Lale

 

Gençlik Vurgusu Güçleniyor

Son dönemlerde gençlik alanı ile ilgili çok ciddi gelişmelerin yaşandığına tanık oluyoruz. Sivil alanda meydana gelen gelişmeler, özellikle gençlik çalışmaları ve gençlik politikaları bağlamında çok olumlu sonuçlar yaratıyor. Bu yazıda son dönemlerde Türkiye’deki gençlik politikalarının geliştirilmesi ile ilgili meydana gelen üç önemli gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yazar: Adnan Çelik

 

 

 

Okul Öncesi Eğitimi Nedir?

Okul öncesi eğitimi veren kurumlarda anne-babaların en çok öğrenmeye ihtiyaç duydukları şey “Okul Öncesi Eğitiminin ne olduğu” oluyor. Aileler, Türkiye’de son 20 yıldır güncel olarak duydukları ve gördükleri bu eğitim hakkında araştırma yapmadan, kulaktan dolma bilgilerle bu kurumlara gelip çocuklarını kaydetmek istiyorlar. Yazar: Tuğçe Lale

 

Doğu’da Eğitim Reformu Başlangıcı

Eğitim Reformu Girişimi tarafından 5-6 Nisan 2008'de Sabancı Üniversitesi'nde düzenlenecek olan “Eğitimde İyi Örnekler Konferansı”na gönderilen uygulama/materyal başvuruları sonuçlandı. Her yıl Türkiye’nin en prestijli eğitim uygulama ve materyallerinin “iyi örnek” olarak sunulduğu konferansa bu yıl Diyarbakır’ın Kulp İlçesi damgasını vurdu.

Haber: Adnan Çelik

 

Türk Üniversiteleri İlk 500 Sıralamasına Girebildi mi?

"Neden ilk 500 sıralamasında Türk Üniversiteleri yok" konusu epeyce basında tartışılmıştı, ancak üniversitelerimiz bu konuda kişisel görüşlerin ötesinde resmi olarak sesiz kaldılar. Ancak Ağustos 2007'de Newsweek dergisi, dünyanın en kaliteli 500 üniversitesi çalışmasını sundu. Listede Türkiye'den İstanbul, Sabancı, İTÜ, Bilkent ve Çukurova üniversiteleri vardı. Yazar: Prof.Dr. İbrahim Ortaş

 

Çocuk İçin Sanat

Bir çocuğun ilgi alanını ortaya çıkaracak aktiviteler bulmak ne zordur esasen. Yaşına uygun, dikkatini verebileceği, yaratıcılığını kullanacağı, yaşıtlarıyla bir arada olabileceği bir ortam bulmak? Hatta sosyalleşmesine katkıda bulunacak bir eğlence aracı yaratmanın zorluğu? Haber:  Gizem Şıvka Pideci

 

Eric Pearl ve Şifanın Özü

2005 yılında ülkemize gelerek  kendi tanımıyla ışık, bilgi ve şifa tayfı olan “Tekrar Bağlantı” şifasını tanıtan Eric Pearl tekrar İstanbul’da. 6 - 9 Mart 2008 tarihlerinde İstanbul’a gelecek olan Eric Pearl şifa ile ilgili düşüncelerini İndigo dergisi ile paylaştı.

Haber: Ferhan Gürbüz

 

Oyun Çocuklar için Niçin Önemlidir?

Çocuklar yapıları nedeniyle oyun oynamayı severler. Oyun oynamaktan zevk alırlar ve bir fırsat yakaladıklarında da hemen oynarlar. Oyun sırasında karşılaştıkları zorluklar onları cezbeder. Çocuklar oyun oynamayı neden sever? Çocuklar seçim yapmayı öğrendikçe ve seçimlerinin sorumluluğunu kabul ettikçe, hayatları üzerindeki kontrolleri de o derece artar.

 

Akran Arabuluculuk

Barışçıl bir okul kültürünün oluşmasında yeni imkânlar

Son yıllarda televizyon programlarında şiddet içerikli yayınların hızla artmasıyla birlikte şiddetin gölgesinde kalan okullarımız ile ilgili medyada her gün yeni bir haberle karşılaşıyoruz. Televizyon dizilerindeki kült imajlar üzerinden kendini üreten bir gençliğin şiddete bulanmış ergen yaşamları gün geçtikçe kararıyor.

 

Oyun ve Çocuklar

Bir etkinliğin “oyun” olarak tanımlanabilmesi için, bazı özelliklere sahip olması gerekir. Çocuklar, seçimini kendilerinin isteyerek yapmış oldukları etkinlikleri oyun olarak kabul etmektedirler. Ayrıca çocuklar, bir etkinliğin kontrolüne daha çok sahip oldukça, o etkinliği oyun diye adlandırmışlardır. 

 

Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik

Günlük yaşantımızda çocuklarımızla birlikteyken şu tür ifadeler kullanabiliyoruz: “Aferin!”, “Bravo doğrusu!”, “Harika bir iş becerdin!”, “Süper!” gibi ifadeleri çocuklarla iletişim halindeyken kullanıyoruz. Pek çok yetişkin, yukarıda sözü edilen ifadelerin yararlı olduğuna inanarak, bunları sıklıkla kullanmayı tercih etmektedir.

 

“Sosyal Kare” Basamaklarıyla Tam Demokrasi’ye Yönelmek

Yönetimin temel ilkesi, Hz. Muhammet’in şu hadisi –özdeyişi- ile açıklanabilir: “Nasılsanız, öyle idare edilirsiniz”. Her toplumda çoğunluğun duyguları, düşünceleri, davranışları; o toplumun baskın karakteridir, somut halidir.

 

Geleceğin Mühendis ve İşletmecileri Birarada

Sabancı Üniversitesi'nde düzenlenen IMIS 2007 İşletme ve Endüstri Mühendisliği Zirvesi'nde, iki tarafın ortak noktaları paylaşıldı. Bu sene ikincisi düzenlenen zirve; uluslararası bir platformda özellikle üretim mühendisleri ve işletmecileri buluşturdu.

 

Gençlik ve Ergenlik Şeytanları

Açık yakaların altına sıkıştırılmış dağınık kravatlar, dirseklere kadar katlanmış ve paltolunun üstüne sarkıtılan gömlekler, ders arasında parmak aralarına gizlenmiş kimliksizliğin tatmin nesnesi sigaralar, her şeyin gösteriye dönüştürüldüğü maskeli içi boş anlamsız hayatlar. Şiddet kültürüne bulanmış bir gençliğin her geçen gün daha da depreşen hastalık semptomları…

 

Eğitime Gönüllü Desteği

Doğu Anadolu illerinde eğitime aktif katkı sağlamayı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, ihtiyaç sahibi başarılı öğrencilere veli oluyor. Mehmetçik tarafından okulların derslikleri, tuvaletleri ve öğretmen lojmanları tamamen onarımdan geçirilip kullanır hale getiriliyor. Öğrencilere destek veriliyor.

 

Medyanın Şekil Verdiği Çocuk

Çocukların ilkleri hiç değişmiyor kurulan düşlerden ilkokula değin… Değişiklik ne ilk aşkta ne de zorlanışlarda… Yalnızca tercihleri değişiyor onlar geleceğe adım attıkça… “Ne olmak istiyorsun?” sorusuna “Ünlü olmak istiyorum” cevabını veriyorlar, medyanın büyülü dünyasına hayranlıklarını ortaya koyarak…

 

Bir İnsan Yaratıyoruz

Çocuğu şekillendirmeye çalışıyoruz, doğduğu andan itibaren ona öğrendiğimiz her şeyi uyguluyoruz. Nasıl beslenmesi gerektiğini, o günün bilgilerine göre şekillendiriyoruz. Okullar, üniversiteler çocuklarımızı yanlış eğitiyor ve bizlerin bunun farkında olmamız, çocuklarımızın acı çekmesini önlememiz gerekiyor.

 

Müsadenizle Bir Çocuk Olabilir Miyim?

Her boş anı değerlendirip sürekli oyun oynadığımız halde oyun açlığı içersindeydik her birimiz. Şimdiki çocuklardan sıklıkla duyduğumuz “Bıktım, sıkıldım” sözleri çıkmazdı ağzımızdan hiç. Mutluyduk, hep mutlu olacağımızı sanarak. Oyun saatlerimizin gelmesini beklerken sabırsızdık, bir o kadar da büyümek isterdik.

 

Yurtdışındaki Okullarda Artan Şiddet 

Kanadalıların yarısı, beş yıl önceye nazaran, şimdi okulların çok daha tehlikeli olduğunu düşünüyor. Ebeveynlerin aklı, daha çok okulda kalıyor bu aralar! Sırf güvenlik meseleleri yüzünden, taşınıp daha emniyetli semt ve şehirlere gidenler var.

 

Yanlış Tarih

Josef Stalin, "Bir tarihçi, tam teçhizatlı 300 askere bedeldir'' sözüyle tarihin diğer bilimlerden farklı olduğunu toplum üzerindeki belirleyici rolünü vurgulamıştır. Önceki yüzyılların ''güçlü'' çağımızın ''güçsüz''  devletlerinin tarih eğitimi müfredatları incelendiğinde göze çarpan ilk ayrıntı zaferlerden bahsedilen yüzlerce sayfadır.

 

Okul Öncesi Kurum ve Kişilerin Önemi 

Hemen her toplumda anne-baba ve eğitimcilerin çocuk için istedikleri, onun bedensel, duygusal ve zihinsel yönden sağlıklı bir biçimde büyümesi, topluma yararlı, bağımsız bir birey olması ve çevresinin eseri değil, ama ona uyum sağlayabilen, gerektiğinde onu kontrol edebilen ve değiştirebilen bir kişi olabilmesidir. 

 

Çocuklar Kitap Okumaya Ne Zaman Başlasın?

Çocuklarımıza daha bebekken kitap okumaya başlamamız gerektiğini konuşuyoruz. Ebeveynler olarak birbirimize kitaplar öneriyoruz. Bazılarını beğeniyor, bazılarını beğenmiyoruz. Peki kitap seçimini nasıl yapmalıyız, çocuklarımıza kitap okumaya ve okutturmaya ne zaman başlamalıyız? Çocuk kitabı yazarlarından Nuran Turan'a sorduk. 

 

Okumanın Dinamiği

Dakikada 361 kelime okumayla sahip olduğum % 70 anlama oranım, Kasım ayında aldığım “Dinamik Okuma Eğitimi” sonrası dakikada 2348 kelimeyle %93’e ulaştı ve ortalama veri indeksim dokuz kat arttı. “Gözlerime” inanamadım!

 

Keşke Öyle Olsa

Üniversitelerin, kendileri hakkında hazırladıkları bilgilendirici yazıların vizyon ve misyon gibi bölümlerinde bazı ifadelere rastlarız. Okuduğumuzda “keşke öyle olsa” dedirten bu ifadelerin “keşke” kalıbından kurtulması, ülkemizin dimdik ayakta durabilmesi için temel şart olarak görülüyor.

 

İndigo Anna

James Twyman: “Bulgaristan’daki bir manastırda karşılaştığım çocuklardan biri ile yaptığım görüşmeyi paylaşmak istiyorum, ismi Anna olan küçük bir kız. Belirli bir kalıp görmeye başlayacağınızı düşünüyorum”

 

Cinsellik ve Toplumsal Ahlâk

Standartlaştırılmış duygular arasında sıkışmış yaşamları deneyimleyen bireylerin ilerleme sağlaması ne kadar mümkündür? Cinsiyet ayrımının göz ardı edilmeksizin her türlü izolasyon ve çatışmanın yaşandığı toplumumuzun en başta gelen sorunu, eğitim ve eğitimin dayandırıldığı tabu ve ahlaki kavramlardır.

 

Sen Bir Meleksin

Herkesten geç gelirsin okulundan evine…  Herkesten erken kalkmalısındır yetişmek için ilk derse. Merdivenleri çıkamazsın yalnız başına… Oynayan arkadaşlarına uzaktan bakarsın, el sallayarak...

Teneffüsleri sınıfta geçirirsin genellikle… Kalemle yazı yazamazsın ellerine söz geçiremediğin için… Derslerinden geri kalırsın bu yüzden… Öğretmenlerin ilgilenmez seninle… Yine de okulunu seversin, arkadaşlarını da.

 

Sorun İnternette Değil!

İnsanlık tarihinin birbirinden önemli dönüşümlerinden biri de sanayi toplumundan bilgi çağına geçiştir ki bu geçişte en belirleyici unsur ineternettir.

Günümüz insanının iletişim erişim hızını, saniyelere indiren bu teknoloji sayesinde bugün dünya küçülmüş, küreselleşme denilen kavram ortaya çıkmıştır. Eğitim ve öğretim, artık uzaktan eğitim ile internet üzerinden yapılabilmektedir. Reklam faaliyetleri internet üzerinden yürütülmektedir.

 

Çocuklarımız Sokakta Kalmasın

Risk altındaki çocuklara yönelik atölye çalışmasında Muğla Üniversitesi'nden Yrd.Doç. Betül Altuntaş, asıl riskin sokakta çalışan çocukların tehlikeli olarak kodlanması olduğunu söyledi.

Dicle Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Remzi Oto  bu sorunun kentleşme ve göç olgusu sürdükçe var olacağına dikkat çekerek, bu sorunlar devam ederken kısa ve orta vadede çözümler için proje üretmeleri gerektiğini söyledi. Oto, “O çocuklara biz el uzatmasak, onların bizden istediği bir şey yok. Kendi haklarına sahip çıkmalarını öğretmemiz gerek. Hatta bunun için çocuk belediyeleri kurulabilir” dedi.

 

EFT Duygusal Özgürleşme Tekniği

EFT bir enerji psikolojisi tekniğidir. Diğer bir ifade ile duygusal özgürleşme tekniğidir. Enerji meridyenlerini uyarma açısından akupunktur ve akupres ile olumlamalar açısından da NLP’nin  ortak bir sentezi diyebiliriz.

 

Haydi Kızlar "Hangi" Okula?

200 kişilik Hakkari Kız Meslek Lisesi'nde 500 öğrenci okuyor. Öğrencilerden Filiz "Evlerimiz uzak, geç kalıyoruz, servis istiyoruz"; Besna "Köyden gelen arkadaşlar zorlanıyor"; Fahriye "Tuvalet yetmiyor"; Kader "Sosyal aktivite diye bir şey yok" diyor.

 

Silvan'da Kadına Sosyal Gelişim Kursu

Diyarbakır'ın Silvan İlçesi Belediyesi Meya Sosyal Gelişim ve Danışmanlık Merkezi'nde kadınlara yönelik başlatılan eğitim kursları devam ediyor. 

 

AB Proje Uygulama Merkezleri

Avrupa Birliği tarafından belediyelerimize, sivil toplum kuruluşlarına ve kobilere yönelik çeşitli hibe kredileri verilmektedir. Son 3 yılda Türkiye için Bir milyar 50 milyon Euro gibi büyük bir kredi imkanı sağlanmıştır. Diğer yandan, nüfusu 50 bini geçen belediyelerde süreç danışmanlığı gündeme gelmiştir.

 

140 Milyon Çocuk Okula Gitmemiş

UNICEF raporunu açıkladı ama ona rağmen yağmadı yağmur. “140 milyon çocuk okula gitmemiş.”, “270 milyon çocuk sağlık hizmetlerine ulaşamıyor.” Geç kaldı su damlaları geç kalan önlemlerin parçasıymışçasına.. Geç kalınıyor, dünya nereye gidiyor.?

Devlet olmanın yapısı ve gereğince halkının sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmeli birileri. Ki özellikle çocukların.. Bugün bir devlet, ülke sınırları içerisinde köylere okul yaptıramıyor, öğretmen gönderemiyorsa “Ben varım…!” demesi boşadır. Yokuz aslında hiçbirimiz.. Çünkü çocuklarımızı yok sayıyoruz.

 

İşte Bir Öğrenci Servisi

Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde, yolları Dicle baraj gölü altında kalan 5 köyle 3 mezrada oturanların ulaşımını sağlayacak Feribotun iskele problemi var. Öğrenciler ölümle sonuçlanan kazaların meydana geldiği sallarla okula ulaşmaya çalışıyor.

 

Beyin Göçü

Birçok gencin hayallerini süsler yurtdışında okul okumak. Yurtdışı, her yönüyle olduğu gibi eğitim için de gençleri cezbediyor. Kimse gerçekleri bilmeden yolla çıkıyor ve sonunda büyük hayal kırıklığı yaşanıyor.

Son dönemlerde gittikçe artan beyin göçü, ülkenin eğitimsiz eğitiminin en büyük göstergesi. Gençler bu durumdan kurtulmak amacıyla yurt dışında okul okumak için çabalıyor. Gençler çoğunlukla, Türkiye’de bir şeylerin değişmeyeceğini ve geleceklerinin olmadığını söylüyorlar.

 

Üniversitelerim

Benim düşündüğüm gençlik profiliyle şuan gözlemlediğim davranışlar birbirine çok uzak. Yaşadığı toplumun sorunlarına duyarlı ve çözümsel bir yaklaşım sergileyen gençlik olmalı benim gençliğim. Üretmeli, çabalamalı, yardım etmeli, okumalı, yazmalı, çizmeli... Oysa tüketen, umursamayan, okumayan, yazmayan bir gençlikle karşı karşıyayız.

 

Düşler Atölyesi'nde Hedef 80 Bin Çocuk

Nokia, Eğitim Gönüllüleri ve Uluslararası Gençlik Vakfı (IYF) işbirliğiyle 3 yıldır başarıyla yürütülen Düşler Atölyesi projesi tüm hızıyla devam ediyor.

İlk üç yılda 30 bin çocuğun faydalandığı Düşler Atölyesi'nin ikinci 3 yıllık dönemi, 23 Kasım günü düzenlenen basın toplantısı ve "Benim Portrem" temalı sergiyle tanıtıldı.  İlk 3 yılını başarılı bir şekilde tamamlayan Düşler Atölyesi projesiyle, Türkiye genelinde aşamalı olarak faaliyete geçen 11 Eğitim Parkı'nda, maddi olanakları kısıtlı 30.000 çocuğa, 800 gönüllünün yardımlarıyla eğitim desteği sağlandı.

 

Gençlik Çalışmaları Birimi

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Toplum Gönüllüleri Vakfı arasında Kasım 2005 tarihinde imzalanan bir protokol ile çalışmaya başlayan Gençlik Çalışmaları Birimi, Türkiye'de gençlik politikaları oluşturulması süreçlerine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

 

Okullarda Satranç Dersi

İlköğretim okullarında, beden eğitimi dersi kapsamında satranç öğretimi yapılacağı açıklandı. Peki satranç okullarda neden olmalı? Satrancın kişisel gelişimdeki faydalarını araştırdık.

Satranç Federasyonu'nun konuya ilişkin başvurusunu değerlendiren Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim okullarında, ''Çocukların zihinsel ve psikolojik gelişimine hız kazandırmak, barışçı, birbirini seven, çağdaş, kötü alışkanlıklardan uzak, hızlı öğrenme yeteneğine sahip bireyler olmalarını sağlamak'' amacıyla satranç eğitimi verilmesini kararlaştırdı.

 

Gençliğimizin Fırsatlarından Haberdar Mıyız?

Herkese merhaba. Adım Serpil. Yaklaşık 2 ayı aşkın süredir İspanya’nın Murcia bölgesi’nin Lorca kentinde Avrupa Gönüllü Hizmeti yapmaktayım. Projem göçmenler ve gençler hakkında ve 1 yıl süreli. Burada farklı ülkelerden gönüllülerle kalıyorum. Şu anda İtalyan ve Norveçli arkadaşlarım var ama bu ay içinde Almanya ve Fransa’dan iki gönüllü daha gelecek. Hepimiz aynı süreçten geçtik ve aynı fırsattan yararlanıyoruz: "Avrupa Birliği Gençlik Programları".

 

Yeni Öğretim Yılında Öğrencilerimize Sahip Çıkalım

Üniversitelerin artan maddi ve manevi sorunları, artık istenilen düzeyde bilim yapma şansımızın giderek azaldığını gösteriyor.

Üniversitelere olan talebin azalması kontenjanlarının büyük oranda boş kalması düşündürücü bulunuyor. En azından ben öyle görüyorum. Bununla beraber biz öğretim üyelerinin her şeye rağmen üniversitelerimize ve öğrencilerimize sahip çıkabileceğimizi ve yol alabileceğimizi de düşünüyorum. Öğrencilerimizi eleştirmek yerine onları eleştirel ve yaratıcı düşünceye taşıyabiliriz.

 

Eski Sayılardan


Üniversite: Girmek Mi, Çıkmak Mı Daha Zor?

Kars Kadın Eğitim Vakfı Neden Olmasın?

Müzik ve Teknoloji

Hayat Okumakla Güzel

Özel Öğrenme Güçlüğü Disleksi

Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı

Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde

Kardeşini Seç

Güneşe Yolculuk

Öğretmeye Cüret Eden Kişi, Öğrenmeyi Asla Bırakmamalıdır

Bir Zamanlar Normaldik

Yabancılaşma

Tayland'da Öğrencilere İnternet Yasağı

"Kazanma Gücü" ile Kadın Erkek Eşitliği

“Benim bilmeyi istediğim şeyi bana öğrettiğine emin misin?”

Bu Çocuklar Bizim!

Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Eğitim

Gençler Gelecekten Korkuyor Mu?

Doğuda Öğrenci Olmak

Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş