Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Eray Çetinkaya Kasım 2007 

Seni Unuttukça Seveceğim

Bir Pazar sabahının erken vakitlerinde niyetim dertlerimi irdelemek değil, içimde ötelemekti aslında. Sabahın en karanlık gün ışımında, dünden kalma bir yalnızlık olgusuyla yine ben kadar yalnız sahillere, uçsuz bucaksız dalgaların tüm gayretiyle sensizliğimi kazıdığını görüyordu gözlerim. Yanımda olmanı istediğim en derin anlardan birinde yine aynı çılgın tesadüfle yoktun işte. Hiç olmadığın kadar beni yalnızlığımla baş başa bırakıyordun. Yarım kalan kabahat benmişim gibi vicdanımla yüz yüze gelip, canımı kamçılıyordum delicesine..

Hangi bahanedir bilmem seni haklı kılan bende.

Ellerim, varlığından kalan son umut parçasını tutmak isterken kesildi ve yokluğun aktı yüreğimden içeri bir kez daha. Bilsen ki seni zamana direnmeden ne deli sevdim ben. Şimdi yokluğunu bana haykıran bu sahile esir ettin ya beni, ona bu yangınım. Durmanı istediğim en şımarık hallerinle aklıma kazılı yaptıkların. Pazar sabahlarının vazgeçilmez ikilisiydik sen ve ben, bu koca kumsalın ince altın sarısı kumlarında. Hani şarkımızı söylerdi ya dalgalar tüm durgunluğuyla, o ne unutulmaz bir andı. Bana koşup sarılma bahanenmiş gibi öyle tatlı bir yalandı ki, hiç bitmesini istemediğim.

Hangi cesarettir bilmem, sensiz bu sahile getiren beni.

 Özlemiş olsam gerek, yokluğundan sıkılmış olsam gerek. Öyle tatlı bir bahane gibi duruyordu ki yokluğunun duvardaki resmi, seni varmışsın gibi yaşamamak elimde değildi. Sen, anlamsızca yaşanılan günlerimin, en tatlı düş kırıklığında saklı, mavi duygularımın gri dokunuşlarınla güzellik bulan hayallerimin pıhtısıydın aslında. İçime akıyor göz yaşlarım sensizliğimde. Bir koca yılı devirdi yokluğun. Bu aslında eski hayatımdan eksilen ilk yıldönümümdü. Yokluğunda içimde çırpınan biri var sanki. Sana bensizliği anlatmak isteyen ama sensizliği yaşatan biri var. Kımıltısız bulutların gün akımıyla öyle güzel sindiriyor ki zaman yokluğunu içime. Ve hep aynı tesadüfler biçiyor güne serptiğim umut tohumlarını.  

Hangi duygudur bilmem, hasretine alıştıran beni.

Sensizlikten tünemiş yüreğimi nasıl gözlerine bakmadan kurtaracağım bu çılgın prangadan. Hiç yakışmayan bir sevda biçimi aslında beni parçalara bölen. Nefretimle sevebildiğim tek şeysin. Aşkın öyle tatlı bir pelerindi ki ruhumu saran. Yokluğunda nasıl üşüdüğümü sana anlatamam. Şimdi cennetten bana bensiz  bakışın zoruma gidiyor. Biliyorum dokunamasam da yanımdasın ama hiç kızmadığım kadar kızgınım, bu sancılı ömrü bana bırakıp gidişine.

Hangileri boşver şimdi.

 Nasılsa bir yalanın binbir bahanesi kadar haklıydı gidişin. Hiçbir şey  değil zoruma giden aslında. Ama son bir kez gözlerine bakabilme ihtimalimin olabilme ihtimali kalmayışı bitiriyor beni. Bu yüzden sana kızmıyorum ve de kin kusmuyorum yokluğunda. Ne kaderime küsüyorum ne de halime gülüyorum. Çünkü kazanacak düşlerim var benim, daha güzelliğini ruhuma bandıramadığım sevda lokmalarım var. Kiralık duyguları olan, satılık fahişeler kalıbında, onca sene beni aldatmışlığın ve şuursuzca sana aşık olmuşluğumu semirmişliğin var bu yitik şehrin bitik kalabalığında.

Hangilerini al artık lütfen hayatımdan.

Bırak yalnızlığım bana kalsın. Pişman olmadan sevebildiğim tek şey çünkü o kaldı geride. Vardan az yoktan çok bir aşkı daha kaldıramaz bu harabe yüreğim. Sonbahar poyrazı estirme artık düşlerime.    Sana söz, seni unuttukça seveceğim.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Eray Çetinkaya, Istanbul doğumlu. Yüzme, fitness, karate, thaibox  ve kickbox sporlariyla ugrasiyor. Muzikle ilgileniyor, org ve gitar çalıyor. Gelirini otistik çocuklar sığınma evine bağışlamayı düşündüğü bir şiir kitabı ve deneme yazıları var. Detaylı Bilgi


 

HABERLER

Dördüncü Dünyaya İtilen İnsanlık


“Türkiye’de Yapılacak En İyi İş Komisyonculuktur!”


Brüksel Notları


Beyin Dalgalarının Gizemi


Dişi Enerji Yeniden Doğuyor


Fotoğraf Karelerindeki Çocuk!

Beni Affet!


Oyun ve Çocuklar


Tanrının Nefesi "Ozon"


EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön


Galata’da Sanat Var!


Korkaklar Aşksız Gömülür


Üçüncü Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler


Uluslararası Hegel Kongresi


Umulmayan, İmkansız Değildir


Tasavvuf ve Aşk


Sana Verdiği "Tek Şey" Her An Gidecekmiş Hissidir


Aydınlanma ve Ateş Böcekleri!


Dünyanın En Eski Aşk Şiiri


İstanbul, Ah İstanbul


Düşlerimdeki Yaşam Bolum 4


Mutluluk


Ateş Et Korkak, Yalnızca Bir İnsan Vuracaksın


Teklif


Dönüşüm

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Meliha Başal

Artistlik Yarışmasının Şarkıları


Adnan Çelik

Aşk ve Yalnızlık


Merve Şen

Bulutlar Beyazdır


Tuğçe Karaarslan

Öz


Boran Savran 

Şiir Yazmak Yaşamak Demektir


Didem Çivici

“Tanrı Yağmurdadır” 


Buse Doğan

Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç


Hale Kararslan

Uçup Gidiyorum


Tuğba Yaman

Hasret


Volkan Burnaz

Ayın Karanlık Yüzü


Eray Çetinkaya

Seni Unuttukça Seveceğim


Burcu Özgeçen

İnsan Olmak


Didem Çivici 

Kapı

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00