|
Haber: Erdal Didar
Kültür Sanat
Haberleri, İstanbul
Arka Sokak
Modacıları
Burası Nişantaşı'ndaki mağazalara
benzemez. Burada modayı kendiniz yaratıyorsunuz. Kendinize özgü
bir stil yaratıyorsunuz. İnsanlar kıyafetlerinize bakıp sizi
hangi modacının giydirdiğini soruyor. Oysa bu moda size ait,
başkasına değil.
Sokakta
gördüğümüz, çoğumuzun imrenerek baktığı ve en kısa zamanda
almamız gerektiğini düşündüğümüz kıyafetler, aslında hemen
yanıbaşımızdaki sokağın sonunda ya da başında. Ama her nedense
bizim gözümüz hep büyük, şaşalı alışveriş merkezlerinde. Genelde
çoğumuz sadece markaya para ödediğimizin farkındayız. Bu
röportaj, işte bize modanın aslında arka sokaklarda olduğunu ve
o kadar da pahalı olmadığını gosteriyor. İşte göze çarpan iki
mağzada yapılan arka sokak modası röportajı. “Roll” ve “Black5”
bu mağazalardan ikisi.
Roll nasıl
ortaya çıktı bize biraz anlatır mısınız? İnsanları farklı
giydirmek, farklı bir moda yaratmak ne zaman ortaya çıktı?
Burak:
Roll, İzmit’te alternatif bir giyim oluşturmak
için ortaya çıktı. Şu anda İstanbul’da Kadıköy ve Taksim olmak
üzere iki mağazası bulunuyor. Küçüklüğümüzden beri hep
standart olan ve birbirinin taklidi olan kıyafetler giymek
zorunda
bırakıldık. Gençlik yıllarımda kendi tarzımı yaratmaya
başladım. Şimdi burada, insanların kendi modalarını
yaratmalarına yardım ediyorum. Yani standardın dışında olmakla
ortaya çıkan bir oluşum bu.
Sokak
modası diye adlandırılan moda neyi ifade ediyor sizce:
Burak:
Farklı
olarak her insanın kendi modasını ifade ediyor bence. Biraz da
bireysel giyim.
Ayşen:
Aslında
bence biraz da "geçmişe dönüş" olabilir. Yani 80’lere dönüş.
Bu tarz
alternatif giyim mağazaları, büyük modacıları ve büyük
mağazaları kızdırıyor mudur sizce?
Burak:
Bu tarz yerler aslında onlara ilham kaynağı oluyor. Yeni
koleksiyonlarına bakarsanız hep bizim tasarladıklarımızdan izler
taşıyor. Yeni koleksiyonlarını sokak modasına dönük olarak
yapmaya başladılar.
Ayşen:
Açıkçası bizim tarzımızı çalmaya başladılar.
Siz kendinizi
modacı olarak görüyormusunuz?
Ayşen:
Hayır. Aslında insanları giydirmek biraz da
tasarımla ilgili bence. Kendimi biraz daha tasarımcı olarak
görebilirim. Biz burada, insanların kendilerine
güvenmelerini sağlıyoruz. İnsanlar karar vermekte genelde
zorlanıyorlar. Bizim işimiz onlara burada gerçekleri söylemek ve
kendilerini rahat hisetmelerini sağlamak. Bu yüzden bizler
modacı olamayız.
İnsanların bu
tarz yerleri seçmelerinin sebebi nedir sizce?
Burak:
İnsanlar genelde hep aynı şeyleri giymekten bir
süre sonra bıkarlar ve alternatif giyim ararlar. İşte burada biz
devreye gireriz. Mağazaların büyüsü, fiyatların biraz daha cazip
olması da tabiki etkiler. Ama genelde burada kendilerini rahat
hisediyolar.

Herkes sizin
Roll dergisiyle bir bağlantınız olduğunu sanıyor. Böyle bir şey
var mı peki?
Burak:
Sadece
isim benzerliği aslında. Bu iki taraf için de rahatsızlık
vermiyor. Sonuçta iki taraf ta genelde insanlara alternatif
birşey sunuyor.
Aslında
Roll’un çok ilginç tasarımları var. Bize biraz bunlardan
bahseder misiniz?
Burak:
Roll, Türkiye’de tek Türkçe tişört basımı yapan yerdir. Bütün
ürünler genelde kendi imalatıdır. Bazı örenkler verirsek;
“Murat-124”, “Dünyayı Kurtaran Adam” ve “Tekel Şırası” gibi
tişörtler en çok rağbet gören kıyafetlerden bazıları. Zaten
giyim dışında da etnik giyim ve nostaljik aksesuarlar bulunuyor.
İkinci el satmıyoruz ama eski nostalji gözlüklerimiz var,
bunları satıyoruz.

Bu güzel sohbetten sonra ikinci
adrese doğru yola çıkıyorum. İşte diğer adres "Black-5" ve
oradaki güzel anlar.
İnsanları ne
zamandır giydiriyorsunuz? Bu fikir sende nasıl ortaya çıktı?
Tuna:
Mağaza olarak yaklaşık 2,5 ay oldu ama tabi
bunun
öncesi de var. Önceleri arkadaş çevremi giydiriyordum. Bu iş,
bit pazarında elbise almayla başlayan bi serüven aslında. Oradan
en uygun ve farklı şeyleri alıp kendimi ve arkadaşlarımı
giydiriyordum.
Modelik yaptığım zamanlarda aklıma geldi aslında.
Sonradan bu dükkanı açtım işte.
Peki genelde
hitap etiğin kişiler kimler? Mağazanızın genelde sosyetenin
ünlülerine de hitap ettiği söyleniyor. Söylentiler doğru mu?
Tuna:
Belirli bir sınır yok. Ama genelde lise çağında
ki gençler ve orta yaştaki insanlar daha çok geliyor. Bir
dansçılık geçmişim var, bu en büyük etken aslında. O dönemlerde
Türkiye’nin
en ünlü dansçıları ve kareografçılarıyla tanıştım. Bu da bana
büyük
avantajlar sağladı burayı açınca. İşte bu kişiler
şimdilerde benim en büyük destekçilerim ve müşterilerim.
İçlerinde çok saygın insanlar var.
İnsanların bu
tarz yerleri seçmelerinin nedeni nedir sizce?
Tuna:
Biz,
dışarıdaki ya da televizyonda görülen birçok insanı
giydiriyoruz. Bu kıyafetleri görenler, bunları büyük modacıların
yaptığını sanıyor. Oysa böyle bir şey yok. Bu tarz yerleri
seçmelerinin en büyük nedeni fiyat ve farklılık bence.
Sedat:
Biz,
insanları çok farklı kalıplara sokabiliyoruz. Buraya gelen bir
kişi çok ciddi kıyafetlerle de çıkabilir, çok renkli
kıyafetlerle de... Bir insanı baştan sona
giydirmemiz çok ucuz aslında. Bizim baştan
sona giydirdiğimiz insan o parayla ancak
büyük
mağazalarda
sadece
bir tişört alabilir.
Sokak
modası nedir sizce?
Tuna:
Sokak modası insanların kendilerini daha rahat
ifade etikleri şekilde ortaya çıkan bir akımdır bence.
Sedat:
Sokak modası herkesin kendine özgü moda
oluşturmasıdır bence. İnsanların çoğu, artık modacılara değil de
kendilerine güvenmek ve kendilerine gerçeği söyleyecek yerlerde
giyinmek istiyor ve sokak modası burada başlıyor. Son söz olarak
şunu söylemek isterim: “Rahat olan gelsin”.
Eğer
siz de
kendinize özgü bir moda yaratmak istiyorsanız, standartların
dışına çıkmak ve kendinizi rahat hisetmek istiyorsanız, işte
size alternatifler. Bu arada bu röportajda bana yardım eden;
Roll mağazasından Ayşen, Burak ve Buğra’ya Black-5’teki Tuna ve
Sedat’a teşekkür ederim.
Roll: Turnacıbaşı Sokak
No: 23-25/1 Galatasaray/Taksim, İstanbul
Black-5: Billurcu
Sokak Saint Pulcheri Fransız Lisesi Karşısı Taksim, İstanbul
Fotoğraflar:
Erdal Didar
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Erdal Didar, 1984, Şanlıurfa doğumlu.
Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler bölümünde eğitim
görüyor. Uzun dönem yerel televizyon, gazete ve radyolarda
çalıştı. Profesyonel olarak kamera ve fotoğraf makinesi
kullanıyor. Heykel, resim, senaryo, film çekimi, felsefe ve
müzik üzerine eğitim aldı. Halen Greenpeace ve Tarih Vakfı'nda
gönüllü olarak çalışıyor. Detaylı Bilgi
|