|
Haber:
Erdal Didar
Beyin Göçü
Birçok gencin hayallerini süsler
yurtdışında okul okumak. Yurtdışı, her yönüyle olduğu gibi eğitim için de
gençleri cezbediyor. Kimse gerçekleri bilmeden yolla çıkıyor ve sonunda
büyük hayal kırıklığı yaşanıyor.
Türkiye’nin yıllardır süren eğitim çilesi
her yıl çözüm yerine git gide daha da karmaşıklaşıyor. Bir türlü yenilikler
yapılamıyor ya da yapılanlar bir şey değiştirmiyor. Köklü ve kesin bir çözüm
yapılmadığı sürece bu kısır döngü devam edecek. Son dönemlerde gittikçe
artan beyin göçü, ülkenin eğitimsiz eğitiminin en büyük göstergesi. Gençler
bu durumdan kurtulmak amacıyla
yurt
dışında okul okumak için çabalıyor. Gençler çoğunlukla, Türkiye’de bir
şeylerin değişmeyeceğini ve geleceklerinin olmadığını söylüyorlar.
Yaptığımız röportajlar bunu açık bir
şekilde ortaya koyuyor. Yurtdışında eğitim almanın aslında o kadar da kolay
olmadığını ve çok büyük zorluklarla karşı karşıya kalacaklarını bilmeden
çıktıkları bu zorlu yolculukta, birçoğu hayal kırklığı yaşayıp geri dönüyor.
Okul masraflarının neredeyse bir servete mal olacağı, ev giderlerinin
ihtiyaç masraflarının Türkiye’dekinin birkaç katı olduğunu anlamak o kadar
da zor değil aslında.
Gençler
bu zorluklar içinde hazır cevap bulmuşlar “Ne olacak ki çalışırız”, ama
Avrupa’da yeni yürürlüğe giren iş yasaları neredeyse çalışanları yok
sayıyor. Orada eğitim gören gençler, okul masraflarını çıkarmak için
çalışırken bir anda kendilerini bir bunalımın içinde buluyorlar. Okul
masrafı, ev kirası, kişisel masraflar derken liste uzayıp gidiyor ve çalışıp
kazandığınız para size artık yetmiyor. Bir oda kirasının ülkemizde bir ev
kirasına denk düştüğünü çoğu insan bilmiyor. Domatesin, elmanın taneyle
alındığını... Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Bunun en açık örneği,
yurtdışında okumuş gençlerle yaptığımız röportajlarda görülebilir.
Erdal: Neden
yurtdışında okumayı seçtiniz?
Özgür
Gürbüz:
Turkiye de egitmimi
bitirdikten sonra yurtdisinda daha iyi bir egitim almak istedim .
ingilterede hem okul okuyup hemde calisiyordum ama cok zor sartlarda.
Erdal: Yurtdışında
okurken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Özgür
Gürbüz:
Öncelikle maddi durum
cok zorladi beni hem calisip hem okul okumak dahada zor zaten butun sosyal
hayatiniz bir anda yok oluyor. Ev kiralamk zaten cok pahali genelde oda
kiralamak zorunda kaliyorduk buda ozel hayati yok sayiyordu bir noktada.
Calismak gercekten cok zor aldiginiz para hayatinizi devam etirmek icin zor
yetiyo yeni cikan yaslarla zaten cogu haklarini elinizden aliniyor . Turkiye
de egitimj iyi olsaydi kesinlikle yutrdisnda okumak istemezdim hatta yasamak
bile istemem.
Erdal:
Neden yurtdışında okumak istiyorsunuz?
Osman Akıl:
Turkiye'nin
egitim olayi ortada bir gelecek vad etmiyor benim icin. Sinav denilen olaysa
tam anlamiyla bir sacmalik biz yaris havyanlari degiliz neden bizi bu yarisa
sokuyolar. Istemedigimiz seylere zorlaniyoruz hayatimizi git gide daha zor
duruma sokuyolar bunlardan dolayi orda okumak istiyorum.
Erdal:
Peki yurtdışında okumanın zorluklarını biliyor
musunuz? Hayatın ne kadar pahalı olduğunu?
Osman
Akıl:
Genelde okulun cok pahali oldugu
soyleniyor ama ayni zamanda calisma imkani varmis. Arkadaslarim oyle
yapiyolarmis cok pahali oldugunu soyluyolar hatta haytinin cok zor gectigini
soyluyolar ama bunlarin hepsi bu ulkeden kurtulmaya deger bence.
Erdal:
Neden yurtdışında okumayı seçtiniz?
Aslıhan Tümer:
Aslinda ben
yurtdisinda sadece yuksek lisans egitmi aldim. Yurtdisini secbebin sebebine
gelince farkli kulturleri tanimak farkli yasamlari gozlemlemek icindi.
Erdal: Bu dönemlerde
zorluklarla karşılaştınız mı?
Aslıhan Tümer:
Aslinda hic karsilasmadim ne maddi olarak nede baska
sekilde ogrencilerin orda calismasi cok daha kolay rahat bir sekilde is
bulabiliyorlar.
Kimisine
gore zor kimisine gore kolay kendi ulkesinde okul okumaktansa baska
ulkelerde her zorlugu cekmeye razi oluyor insanlar. En uygun sekilde okumak
gelecegini guven altina almak tek istegi. Rahat ve huzurlu bir yasam surmek
guzel bir egitim almak isteyen gencler hersekilde buyuk zorluklar
yasiyorlar. Ister kendi ulkelerinde ister baska ulkelerde . Bu durumda
genelde kaybedenler hep ulkeler oluyor. Erezyona ugrayan bir genclik. Beyin
gocu ve degismeyen sistemler.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Erdal Didar, 1984, Şanlıurfa doğumlu.
Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler bölümünde eğitim
görüyor. Uzun dönem yerel televizyon, gazete ve radyolarda
çalıştı. Profesyonel olarak kamera ve fotoğraf makinesi
kullanıyor. Heykel, resim, senaryo, film çekimi, felsefe ve
müzik üzerine eğitim aldı. Halen Greenpeace ve Tarih Vakfı'nda
gönüllü olarak çalışıyor. Detaylı Bilgi
|