|
Haber
ve
Röportaj:
Ferhan Gürbüz

Istanbul - Mart
2008
Eric Pearl ve
Şifanın Özü
2005 yılında
ülkemize gelerek kendi tanımıyla ışık, bilgi ve şifa tayfı olan
“Tekrar Bağlantı”
(Reconnective
Healing)
şifasını tanıtan Eric Pearl tekrar İstanbul’da. 6
-
9 Mart 2008 tarihlerinde İstanbul’a gelecek olan Eric Pearl şifa ile ilgili
düşüncelerini İndigo dergisi ile paylaştı.
Eric Pearl
ile Türkiye’ye ilk kez geldiğinde tanışmış ve ilk röportajımı yapmıştım.
Daha sonra 2006 da yaptığım diğer röportajla birlikte onun şifa yolunda da
ilerlemiş, “Tekrar Bağlantı” şifasının tüm seviyelerinin uygulayıcısı
olmuştum. Bugün geldiğimiz noktada, 2008 de yeni bir şeyler var mı?
Şifacılık yolculuğunda şimdi bilmemiz gereken ne?
Röportaj:
Ferhan
Gürbüz
Ferhan Gürbüz:
Şifanın özü nedir?
Eric
Pearl: Şifa aslında
evrene bağlanmaktır. Şifanın özü evrenle bağlantı kurmaktır.
Artık şifa tekniklerinizi
dönüştürme zamanı geldi. Teknik çok iyidir, yardımcı olan bir şeydir. Ama şu
anda daha fazlası var. Kendi tekniklerimizi de dönüştüreceğiz
Öğretmenler için bu çok popüler değil.
Her öğretmen, usta değildir.
Ustalık doğaldır.
Öğretmenler derki “tekrar gel ve
daha fazla öğren, gelecek sene gel ve tekrar öğren”.
Ustalar ise size geri
gelmelerini asla istemez. Ustalar
“git ve keşfet” der.
Tekniklerin bir amacı vardır. Küçük bir çocuk bisiklete binmeyi öğrenirken
yardımcı ek tekerleklere ihtiyacı vardır. Bu küçük tekerlekler olmasa belki
düşüp kendine zarar verecektir.
Ancak
çocuk zamanla yalnız bırakılırsa bisiklete binmeyi öğrenebilir. Küçük
tekerleklerde geçici olarak ona yardımcı olması içindir. Siz ancak arkasında
duruyor ve bir teknik gösteriyorsanız, o zaman egoyu devreye sokarsınız ve
şifa da o anda orayı terk eder. Evrenin zekâsı devreye giriyor ve tanıyor.
Her şey
değişiyor. Çoktandır bildiğimiz bir şey dün değişmiş, dün kabul ettiğimiz
bir olgu bugün yine değişmiş oluyor. Bilimde, aslında sadece sürekli değişen
bilgi parçalarıdır.

Ferhan Gürbüz:
Şimdi dünyada kaç kişi tekrar bağlantı şifasını kullanıyor?
Eric
Pearl: Bilmiyorum. 30 000
in üstünde insanı eğittiğimi söyleyebilirim. Ama sadece birkaç tanesi
gözlerini açmaya cesaret ediyor, gözlerini açanlarında gözleri kamaşıyor.
Başka bir
şekilde söylemem gerekirse pek çok insan bunu gördü. Aslında bu çok güçlü
ama bir o kadarda basit. O kadar basit ki, insanlar bunu görmeleri için
kendilerine izin vermiyorlar ve ona bir şey eklemeleri gerektiğini
düşünüyorlar. Ona bir şey eklediklerinde yanılgıya düştüklerini fark
etmiyorlar. Bu işe ekleme yapınca kendilerini kandırıyorlar. Kaç kişi diye
sorduğun soruya şöyle cevap vereyim; Bu tekniği uygulayan kimse yok, çünkü
böyle bir teknik yok. Çünkü “Reconnective Healing” de
bir teknik yok. Tekniği olmayan bir işi yapmak, arkasına saklanacak bir
şeyin olmaması, kullanma talimatı bekleyen insanlar için bu biraz kafa
karıştırıcı. ”A, B ve C adımlarını yaptım ama sanırım çalışmıyor”,
diyemezsin, “öğrenmem gereken başka aşamalar var” diyemezsin. Teknik sana
tekniklerin arkasına saklanma izni verir. Karşındaki kişi, sen ve Tanrı
arasında hiçbir şey yoktur.
Bu sadece
sen, diğer insan ve Tanrıdır. O anda üçünüz bir araya geliyorsunuz ve çok
daha büyük BİR oluşturuyorsunuz. Şifanın gerçekleşmesi, şifayı almanızı veya
almamanızı sağlayan şey ise, sevgi ve bolluk bilinçliliğidir. Korku,
sınırlama ve yokluk bilinçliliğinden mi geliyoruz? Eğer korkudan geliyorsak
bir takım seremoni ve tekniklerle kendimizi korumaya çalışırız. Eğer
sevgiden geliyorsak anlarız ki aslında korkulacak bir şey yoktur. Çünkü
korku bir illüzyondur. Yapmanız gereken tek şey diğer insan ve tanrı ile bir
olmaktır. Tanrı veya evren, BİR olduğunuzda şifalar kolayca gerçekleşiyor.
Seminerlerime kaç kişi geldi? 30 000 üstünde. Kitabım 21 dile çevrildi. Kaç
kişi ışıkla BİR oldu? Bunun cevabını bilmiyorum. Bekleyip görmemiz lazım.

Ferhan Gürbüz:
Yeni bir kitabın var
mı?
Eric
Pearl: Hayır, yeni
kitabım yok. Eski kitabı üç kez daha okuyun. İlk kitapta çok bilgi var.
Her zaman ilk kitap harikadır
Sonra yayınevi derki “yeni bir kitap yaz ve tekrar para kazanalım”. Birinci
kitapta yeterli bilgi var. Tekrar tekrar okuyun. Belki gelecek senenin
sonunda yeni bir kitabım olabilir.”Tekrar Bağlantı”yı tekrar okuyun.
Ferhan Gürbüz:
“Tekrar Bağlantı” uygulayıcıları
için buradan özel bir öneri vermek ister misin?
Eric
Pearl: Eğer kendinizi
kaybolmuş hissederseniz yapmanız gereken tek şey hissetmek ve farklı bir
sezgi ile dinlemektir.
Hisset, hisset- dinle, dinle,
hisset!
Bu sürekliliğin bir parçası olan
tek şeydir, bu gözlemle alakalıdır. Bu gözlemlenebilen bir şeydir.
Gözlemleyen ve gözlemlenen olmakla alakalıdır. Kendimize artık “olma” iznini
verip “ yapmayı” bırakmamız anlamına gelir. Gerçekten gözlemlerken bir
noktaya ulaşırız ki sadece karşımızdakini değil, kendimizi de
gözlemliyoruzdur. Bu dinlemek ve yapmak arasındaki farktır. Tekniği aşma
konusundaki isteklilikle o iç görü geliyor. Çünkü teknikler bize bir şey
yapmayı, aura alanını yumuşatmayı, dengelemeyi, delikleri kapatmayı
öğretirler. Şunu veya bunu yapmayı öğretir, öğretir, öğretir. Buradaki
problem, yapmanız gerekeni bildiğimiz varsayımına dayanır. Ama aslında biz
bilmiyoruz. Bilmediğimizi söyleme konusunda istekli olmalıyız. Böylece
evren kendisini bize gösterir ve cevabı bilmek zorunda olmadan sadece şahit
olabiliriz. Cevabı bildiğimizi söylediğimiz noktada öğrenmeyi keseriz.
“Bilmiyorum”, dersek daha fazla şeyi keşfedebiliriz.
Ferhan
Gürbüz: Dediğin gibi tüm
dünyayı dolaşıyorsun. Dünyadaki ruhsal gelişme ne aşamada? 2012 için neler
beklemeliyiz? Neler değişiyor dünya genelinde?
Eric
Pearl: Bilinçte çok büyük
sıçramaların yaşandığı bir dönemdeyiz. Şifa konusunda 1980’ler de bu konular
konuşulmuyordu. Ama bugün insanlar çok ilgileniyor. Bu içinizdeki bir şeye
ve bütün insanlığın içinde bir şeye, kalbine dokunan bir titreşim, her
birimizde yansıyor.
Bu değişim
öyle adım adım değil, sıkıştırılmış bir zamanda çok hızlı bir evrim
gerçekleşiyor. Önümüzdeki beş sene içinde bu güçlenerek yükselecek ve 2012
ye geldiğimizde bu zirve yapacak.
Ferhan Gürbüz:
Türkiye’nin ruhsal dünyadaki yeri
nedir?
Eric
Pearl: Buraya ilk
geldiğimde, daha uçaktan indiğimde kendimi evimde hissettim. Bunun ne anlama
geldiğini bilmiyorum. Burası çok çok zaman önce yaşadığım bir yer sanki. Ben
buraya aidim. Bilmiyorum. Dünyanın ve bilinçliliğin çok önemli bir kısmının
çıkış noktası burası gibi geliyor bana. İnsanların kalplerinin güzelliği,
buranın güzelliği, bu insanların oluşturdukları şeylerin güzelliği. Her şey
buradan başladı. İnsanların yüzlerindeki gülümsemede ve yediğimiz yemeklerde
bu beli oluyor. Misafirperverliğinizde bütün bu güzellikler görünüyor. Sanki
hep buradaymışım gibi geliyor bana. Size elle tutulur bir şey söyleyemem,
bütün dünyayı dolaştım pek çok güzel yerin tadını çıkarıyorum, fakat
İstanbul’a aşığım.

Ferhan Gürbüz:
Birçok şifacı Türkiye’nin bir görevi
ve sorumluğu olduğunu söylüyor. Senin bu konuda bir görüşün var mı?
Eric
Pearl: Türkiye’nin bir
temel çıkış noktası oluşturma sorumluluğu olduğuna inanmıyorum. Ben
Türkiye’nin çok zaman önce zaten sorumluluğunu yaşamış ve yerine getirmiş
olduğuna inanıyorum. Şimdi artık dünyanın geri kalanı Türkiye’ye dönüp
bakmakla sorumlu, buradaki sevgi ve bilinç düzeyinin yansımasına bakmalılar.
Türkiye yapması gerekeni zaten çok zaman önce yaptı. Şimdi, Türkiye’ye bakıp
örnek alması için sorumluluk aslında dünyanın geri kalanında. Türkiye’nin
artık bir şey yapmaya ihtiyacı yok, sadece “Var Olması” yeterli. Şimdi artık
dünyanın geri kalanının burada olması ve kendilerini burada bulmalarının
zamanı geldi.

Ferhan Gürbüz:
Mart ayındaki seminer hakkında bilgi
verir misin?
Eric
Pearl: Her şey aynı
olacak seminerde. Ancak her zaman başka bir şey öğretiyorum. Seminerler aynı
olmakla beraber hiçbir zaman aynı şeyi öğretmiyorum.
Ferhan Gürbüz:
Son olarak burada oluşunla ilgili
bir şey eklemek ister misin?
Eric
Pearl: Burası benim
açıklayamadığım şekilde çok özel bir yer. Sadece burada olmak istiyorum ve
cevabını da BİLMİYORUM!
Reconnective Healing Semineri için geniş bilgi: 0212- 287 70 83
www.TheReconnection.com
Ferhan Gürbüz,
www.enerjibedendengesi.com |