Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber ve Röportaj: Ferhan Gürbüz

Istanbul - Mart 2008

Eric Pearl ve Şifanın Özü

2005 yılında ülkemize gelerek  kendi tanımıyla ışık, bilgi ve şifa tayfı olan “Tekrar Bağlantı” (Reconnective Healing) şifasını tanıtan Eric Pearl tekrar İstanbul’da. 6 - 9 Mart 2008 tarihlerinde İstanbul’a gelecek olan Eric Pearl şifa ile ilgili düşüncelerini İndigo dergisi ile paylaştı.

Eric Pearl ile Türkiye’ye ilk kez geldiğinde tanışmış ve ilk röportajımı yapmıştım. Daha sonra 2006 da yaptığım diğer röportajla birlikte onun şifa yolunda da ilerlemiş, “Tekrar Bağlantı” şifasının tüm seviyelerinin uygulayıcısı olmuştum. Bugün geldiğimiz noktada, 2008 de yeni bir şeyler var mı? Şifacılık yolculuğunda şimdi bilmemiz gereken ne?

Röportaj: Ferhan Gürbüz


Ferhan Gürbüz: Şifanın özü nedir?

Eric Pearl: Şifa aslında evrene bağlanmaktır. Şifanın özü evrenle bağlantı kurmaktır. Artık şifa tekniklerinizi dönüştürme zamanı geldi. Teknik çok iyidir, yardımcı olan bir şeydir. Ama şu anda daha fazlası var. Kendi tekniklerimizi de dönüştüreceğiz

Öğretmenler için bu çok popüler değil. Her öğretmen, usta değildir. Ustalık doğaldır. Öğretmenler derki “tekrar gel ve daha fazla öğren, gelecek sene gel ve tekrar öğren”. Ustalar ise size geri gelmelerini asla istemez. Ustalar “git ve keşfet” der.

Tekniklerin bir amacı vardır. Küçük bir çocuk bisiklete binmeyi öğrenirken yardımcı ek tekerleklere ihtiyacı vardır. Bu küçük tekerlekler olmasa belki düşüp kendine zarar verecektir.

Ancak çocuk zamanla yalnız bırakılırsa bisiklete binmeyi öğrenebilir. Küçük tekerleklerde geçici olarak ona yardımcı olması içindir. Siz ancak arkasında duruyor ve bir teknik gösteriyorsanız, o zaman egoyu devreye sokarsınız ve şifa da o anda orayı terk eder. Evrenin zekâsı devreye giriyor ve tanıyor.

Her şey değişiyor. Çoktandır bildiğimiz bir şey dün değişmiş, dün kabul ettiğimiz bir olgu bugün yine değişmiş oluyor. Bilimde, aslında sadece sürekli değişen bilgi parçalarıdır.  

Ferhan Gürbüz: Şimdi dünyada kaç kişi tekrar bağlantı şifasını kullanıyor? 

Eric Pearl: Bilmiyorum. 30 000 in üstünde insanı eğittiğimi söyleyebilirim. Ama sadece birkaç tanesi gözlerini açmaya cesaret ediyor, gözlerini açanlarında gözleri kamaşıyor.

Başka bir şekilde söylemem gerekirse pek çok insan bunu gördü.  Aslında bu çok güçlü ama bir o kadarda basit.  O kadar basit ki, insanlar bunu görmeleri için kendilerine izin vermiyorlar ve ona bir şey eklemeleri gerektiğini düşünüyorlar. Ona bir şey eklediklerinde yanılgıya düştüklerini fark etmiyorlar. Bu işe ekleme yapınca kendilerini kandırıyorlar. Kaç kişi diye sorduğun soruya şöyle cevap vereyim; Bu tekniği uygulayan kimse yok, çünkü böyle bir teknik yok. Çünkü “Reconnective Healing”de bir teknik yok. Tekniği olmayan bir işi yapmak, arkasına saklanacak bir şeyin olmaması, kullanma talimatı bekleyen insanlar için bu biraz kafa karıştırıcı. ”A, B ve C adımlarını yaptım ama sanırım çalışmıyor”, diyemezsin, “öğrenmem gereken başka aşamalar var” diyemezsin. Teknik sana tekniklerin arkasına saklanma izni verir. Karşındaki kişi, sen ve Tanrı arasında hiçbir şey yoktur.

Bu sadece sen, diğer insan ve Tanrıdır.  O anda üçünüz bir araya geliyorsunuz ve çok daha büyük BİR oluşturuyorsunuz. Şifanın gerçekleşmesi, şifayı almanızı veya almamanızı sağlayan şey ise, sevgi ve bolluk bilinçliliğidir.  Korku, sınırlama ve yokluk bilinçliliğinden mi geliyoruz?  Eğer korkudan geliyorsak bir takım seremoni ve tekniklerle kendimizi korumaya çalışırız. Eğer sevgiden geliyorsak anlarız ki aslında korkulacak bir şey yoktur. Çünkü korku bir illüzyondur. Yapmanız gereken tek şey diğer insan ve tanrı ile bir olmaktır. Tanrı veya evren,  BİR olduğunuzda şifalar kolayca gerçekleşiyor. Seminerlerime kaç kişi geldi? 30 000 üstünde. Kitabım 21 dile çevrildi. Kaç kişi ışıkla BİR oldu? Bunun cevabını bilmiyorum. Bekleyip görmemiz lazım.  

Ferhan Gürbüz: Yeni bir kitabın var mı? 

Eric Pearl: Hayır, yeni kitabım yok. Eski kitabı üç kez daha okuyun. İlk kitapta çok bilgi var. Her zaman ilk kitap harikadır Sonra yayınevi derki “yeni bir kitap yaz ve tekrar para kazanalım”. Birinci kitapta yeterli bilgi var. Tekrar tekrar okuyun. Belki gelecek senenin sonunda yeni bir kitabım olabilir.”Tekrar Bağlantı”yı tekrar okuyun. 

Ferhan Gürbüz: “Tekrar Bağlantı” uygulayıcıları için buradan özel bir öneri vermek ister misin?

Eric Pearl: Eğer kendinizi kaybolmuş hissederseniz yapmanız gereken tek şey hissetmek ve farklı bir sezgi ile dinlemektir. Hisset, hisset- dinle, dinle, hisset! Bu sürekliliğin bir parçası olan tek  şeydir, bu gözlemle alakalıdır. Bu gözlemlenebilen bir şeydir. Gözlemleyen ve gözlemlenen olmakla alakalıdır. Kendimize artık “olma” iznini verip “ yapmayı” bırakmamız anlamına gelir. Gerçekten gözlemlerken bir noktaya ulaşırız ki sadece karşımızdakini değil, kendimizi de gözlemliyoruzdur. Bu dinlemek ve yapmak arasındaki farktır. Tekniği aşma konusundaki isteklilikle o iç görü geliyor. Çünkü teknikler bize bir şey yapmayı, aura alanını yumuşatmayı, dengelemeyi, delikleri kapatmayı öğretirler.  Şunu veya bunu yapmayı öğretir, öğretir, öğretir. Buradaki problem, yapmanız gerekeni bildiğimiz varsayımına dayanır. Ama aslında biz bilmiyoruz.  Bilmediğimizi söyleme konusunda istekli olmalıyız.  Böylece evren kendisini bize gösterir ve cevabı bilmek zorunda olmadan sadece şahit olabiliriz. Cevabı bildiğimizi söylediğimiz noktada öğrenmeyi keseriz.  “Bilmiyorum”, dersek daha fazla şeyi keşfedebiliriz. 

Ferhan Gürbüz: Dediğin gibi tüm dünyayı dolaşıyorsun. Dünyadaki ruhsal gelişme ne aşamada? 2012 için neler beklemeliyiz? Neler değişiyor dünya genelinde?

Eric Pearl: Bilinçte çok büyük sıçramaların yaşandığı bir dönemdeyiz. Şifa konusunda 1980’ler de bu konular konuşulmuyordu. Ama bugün insanlar çok ilgileniyor. Bu içinizdeki bir şeye ve bütün insanlığın içinde bir şeye, kalbine dokunan bir titreşim, her birimizde yansıyor.

Bu değişim öyle adım adım değil,  sıkıştırılmış bir zamanda çok hızlı bir evrim gerçekleşiyor. Önümüzdeki beş sene içinde bu güçlenerek yükselecek ve 2012 ye geldiğimizde bu zirve yapacak. 

Ferhan Gürbüz: Türkiye’nin ruhsal dünyadaki yeri nedir?

Eric Pearl: Buraya ilk geldiğimde, daha uçaktan indiğimde kendimi evimde hissettim. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Burası çok çok zaman önce yaşadığım bir yer sanki. Ben buraya aidim. Bilmiyorum. Dünyanın ve bilinçliliğin çok önemli bir kısmının çıkış noktası burası gibi geliyor bana. İnsanların kalplerinin güzelliği, buranın güzelliği, bu insanların oluşturdukları şeylerin güzelliği. Her şey buradan başladı. İnsanların yüzlerindeki gülümsemede ve yediğimiz yemeklerde bu beli oluyor. Misafirperverliğinizde bütün bu güzellikler görünüyor. Sanki hep buradaymışım gibi geliyor bana. Size elle tutulur bir şey söyleyemem, bütün dünyayı dolaştım pek çok güzel yerin tadını çıkarıyorum, fakat İstanbul’a aşığım. 

Ferhan Gürbüz: Birçok şifacı Türkiye’nin bir görevi ve sorumluğu olduğunu söylüyor. Senin bu konuda bir görüşün var mı?

Eric Pearl: Türkiye’nin bir temel çıkış noktası oluşturma sorumluluğu olduğuna inanmıyorum. Ben Türkiye’nin çok zaman önce zaten sorumluluğunu yaşamış ve yerine getirmiş olduğuna inanıyorum. Şimdi artık dünyanın geri kalanı Türkiye’ye dönüp bakmakla sorumlu, buradaki sevgi ve bilinç düzeyinin yansımasına bakmalılar. Türkiye yapması gerekeni zaten çok zaman önce yaptı. Şimdi, Türkiye’ye bakıp örnek alması için sorumluluk aslında dünyanın geri kalanında. Türkiye’nin artık bir şey yapmaya ihtiyacı yok, sadece “Var Olması” yeterli. Şimdi artık dünyanın geri kalanının burada olması ve kendilerini burada bulmalarının zamanı geldi. 

Ferhan Gürbüz: Mart ayındaki seminer hakkında bilgi verir misin?

Eric Pearl: Her şey aynı olacak seminerde. Ancak her zaman başka bir şey öğretiyorum. Seminerler aynı olmakla beraber hiçbir zaman aynı şeyi öğretmiyorum. 

Ferhan Gürbüz: Son olarak burada oluşunla ilgili bir şey eklemek ister misin?

Eric Pearl: Burası benim açıklayamadığım şekilde çok özel bir yer. Sadece burada olmak istiyorum ve cevabını da BİLMİYORUM!


Reconnective Healing Semineri için geniş bilgi: 0212- 287 70 83

www.TheReconnection.com

Ferhan Gürbüz, www.enerjibedendengesi.com

Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00