Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber: Ferhan Gürbüz – Nisan 2008

Modern ve Tamamlayıcı Tıp

Yükselişe Geçen Homeopati

Bedenden yayılan frekansları değerlendirerek enerji alanını dengeleyen fenomenal metot Acmos’un Türkiye elçisi Widad Nash, “Paris SBJ”de* yapılan son çalışmalar, metoda eklenen yeni frekans ve sistemleri uygulayıcılarla paylaşmak için İstanbul’ a geldi.

Acmos eğitimi Paris’te merkezde Fransızca verilir. Sadece senede bir kez tüm dünyadan gelen terapistler için İngilizce seminer düzenleyen merkezin yurt dışı temsilciliğini yapan Widad Nash, bu bilgileri dünyanın kalp merkezi kabul edilen İstanbul’da bizlere getiriyor. Onunla yaptığım birçok röportaj hep Acmos üzerindeydi ancak bu kez daha geniş bakarak Avrupa’da, özellikle de Fransa’da Tamamlayıcı Tıp üzerine yeni çalışmalar var mı? Bunları merak ediyorum.  

Widad Nash: Benim katıldığım en önemli toplantı Monako Uluslararası Sağlık Kongresiydi. Daha önce 2005 yılında katılmıştım. Son kongrenin ana teması (Unconventional Medicine)  “Geleneksel Olmayan Tıp”tı. Bu toplantının hedefi sağlam ve sert bir tavır, onaylanan bir strateji ile medyanın bilgilendirilerek bu tip yöntemlerin daha iyi anlaşılmasını ve kabul edilmesini sağlamaktı. Tüm dünya çapında değer kazanmasından dolayı ana konu “Homeopati” oldu. Konuyla ilgili birçok bilimsel çalışmanın yayınlanmasına karşın özellikle tıp toplumu tarafından çok fazla eleştiri yapılmaktadır. 

Monako Uluslararası Sağlık Toplantıları

Monako Uluslararası Sağlık Toplantıları 1983 yılında Monako Prensesi Antoinette tarafından geleneksel olmayan ve alternatif tıp bilimlerini tartışıp geliştirmek için oluşturuldu. Bu toplantılar 23 ülkeden 100 den fazla bilim adamının katıldığı uluslararası araştırma grubu (GIRI) tarafından organize edildi. Bu konuyla ilgili yapılan tek uluslararası ve bağımsız bilimsel organizasyondur. GIRI’nin amacı eczacıları, biyologları, hekimleri, kimyacıları ve fizikçileri bir araya getirerek iletişim kurmaları, deneyimlerini paylaşmalarını sağlamak ve ortak araştırma projeleri geliştirmek. 

 

Prenses Antoinette her zaman gülümseyen ve neşe saçan bir kadındır.  Uluslararası Müzakerelerin 1983 yılından beri konuların sürekliliği ve gelişiminden ne kadar mutlu olduğunu ifade etti. 

Başlangıçta, Tamamlayıcı Tıbba bağlılığın ve tedavilerin uluslararası bir yapıda olmadığını açıkladı. Önceleri Tamamlayıcı Tıp alanıyla ilgili çalışmaları gözden geçirebilecek bir komite dahi yoktu. Prenses Antoinette, kendisinde yararlarını gördüğü Bütüncül Tıp dalının faydalarına oldukça güçlü bir şekilde inanıyor. Ayrıca bu alanın anlaşılmasının ve ciddi bir şekilde kabul görmesinin zor olduğunu da kabul ediyor. 

Bu farkındalık onu, Tamamlayıcı  Tıp ve çoğu görüşmeler sırasında sunulan terapiler üzerine yapılmış her türlü çalışmaya açık ve hoş görülü yaklaşan Uluslararası Monako Müzakerelerini kurması için motive etmiş. Bu toplantıların  gerekliliğini garanti edebilmek için açık görüşlülük ve hoşgörülü davranış alanlarında özellikle ün salmış uluslararası araştırmacılardan ve pratisyenlerden oluşan bir bilimsel komite oluşturmuş.

Prenses aynı zamanda Monako otoritelerine bu toplantıyı maddi ve ihtiyaç duyulan materyelleri temin ederek destek sağlamalarından dolayı teşekkür ediyor. Bu komitenin dünyada bir eşi daha yok, çünkü bir ecza şirketinden değil, doğrudan Monako hükümetinden destek alıyorlar. 

Birçok önemli bilim adamı, doktor, araştırmacı ve prestijli profesörler takdim edilmişti.

Monako bakanlarından biri olan Dr. René-Philippe Halm  Tamamlayıcı Tıbbın tüm dünya genelinde yükselişe geçtiğini bildiren bir konuşma yaptı. Bu nedenle artık konuyla ilgili objektif bilgiler üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini düşünüyor. 

Homeopati üzerine birçok bilimsel araştırmanın yürütüldüğünü açıkladı ancak doktorlar ve bilim adamları halen bu konuda ciddi bir bilimsel araştırma yapılmadığını savunuyorlar.

Söylendiğine göre, bu toplantıların başlıca rollerinden bir tanesi de bilimsel yayınlar kadar önemli ve ciddi uluslararası dergilerde birçok bilimsel çalışmanın yayınlandığını göstermek. Yapılan deneyler bilimsel kesinlikle gerçekleştirmiştir ve bu nedenle kusursuzdur. Bay Halm asıl sorunun bu buluşların eksik bilgilendirilen bilimsel komitelere iletilme aşamasında yaşandığını söylüyor. 

“Bu toplantıya özellikle bilimsel uzmanları çağırmamızın nedeni de bu. Böylece sunulan istatistiklerin ve deneylerin onaylanmasını istiyorlar.” 

Kati ve bilimsel açıdan uygulanmış deneylere sahip cesur araştırmacıları bize takdim edeceğini söyledi ve Medyada bir blokaj olduğundan bahsetti. 

“Peki ama neden? Neden korkuyorlar? Bizim deneyler için yeterli mali yardımımız olmamasından dolayı mali olabilir mi? Çünkü ecza şirketlerinin fonları oldukça yüksek ayrıca insanların ucuz ve geleneksel olmayan yöntemlerden çok geleneksel tıptan yararlanmasını tercih ederler.” 

Konuşmasını bilimin her şeyi bilmediğini ve bu nedenle hoşgörülü ve açık fikirli olması gerektiğini söyleyerek bitirdi. İlk konu Modern tıbbın küresel eleştirisi ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO)  stratejisi ile ilgiliydi. Dr.Yingrong Du, WHO departmanını temsil etti. 

Dr. Yingrong konuşmasına geçen on yılda Modern Tıbbın hem yüksek hem de alçak gelir ülkelerinde  artış gösterdiğini söyleyerek başladı. Örneğin, fakir nüfusun yüzde 60 ile yüzde 80i öncelikle sağlık bakımları için modern tıbbı tercih ediyor. Ancak Kanada’nın yüzde 70i ve Almanya’nın yüzde 80 i ise modern tıbbı, alternatif ve koruyucu tıp kadar çok kullanmıştır. 

WHO’dan alınan istatistiklere göre öncelikli olarak modern tıp yöntemlerini kullanan nüfuslar verilmiştir. Bunları Monako kongresinde aldığım notlardan vermek istiyorum. 

Etiyopya  %80

Benin       %70

Raunda    %70

Tanzanya %60

Uganda     %60

Tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerini en az bir kez kullanmış gelişmiş ülkeler ise: 

Almanya %80

Kanada   %70

Fransa    %49

Avustralya %48

ABD  %42

Dr. Yingrong; Tamamlayıcı Tıbbın  popüler bir hale gelmesinden ve insanların çoğunun “Doğal” olanın genellikle “güvenli” anlamına geldiğini düşünmesinden dolayı bazen bu alanın yanlış kullanılabileceğini belirtiyor. 

Bu nedenle Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbbın ekonomik yönleri kadar, güvenli, yararlılık ve kalite faktörleri ile Modern Tıbbın korunması hem sağlık otoriteleri hem de halk tarafından önemli bir endişe haline getirmiştir. Bunu aşabilmek için WHO; uluslararası politikaları; söz konusu ülkelerdeki şartlara bağlı olarak, uluslararası sağlık bakım sistemlerine göre biçimlendirmek ve uygulamak adına bir strateji geliştirmiştir. 

WHO’nun üç yıllık Geleneksel ve Tamamlayıcı/Alternatif tıp çalışmasından sonra uluslararası politika ve düzende başarı sağlamıştır. Bitkisel Tıp (Fitoterapi) , Tamamlayıcı Tıpta  dünya çapında en yaygın olarak kullanılandır. Bitkisel ilaçların yönetmeliği güvenliğini, etkinliğini ve kalitelerini garantileyen en önemli ölçütlerden biridir. Dr. Yingrong aynı zamanda akupunkturun %78 oranında geniş çapta kullanıldığı ve bu oranın % 38’inin yasal olarak takip edildiğini eklemiştir.  

Modern Tıbbın 21. yüzyılda çok uzun bir yol aldığı için her şeyin kontrol etmesi gerektiğini ve WHO’nun tüm bilimsel verileri topladığını da bildirmiştir. Bir diğer önemli konu olan zararlı hiperaktivite düzensizliği yaşayan çocuklarda homeopatik tedavi uygulamasını Dr. Fraus Boltzman  açıkladı.. Dr. Boltzman ebeveynlerin çocukları için gerekli olan tıbbi tedaviyi nasıl reddettiklerinden ve alternatif tedavi yöntemlerine yönelmelinden bahsetti. Söylediğine göre homeopati ile çok iyi sonuçlar alınabiliyordu, bizimle vakaların tüm bilgilerini ve kontrollü deneylerini paylaştı.  

Montpellier Fakültesi’den Profesör Mathilde Bastide, homeopati deneylerindeki yenilenen sonuçların, bunun çok kişisel bir çalışma olmasından ve aynı semptomlar için farklı homeopatilerin kullanılabilmesinden dolayı oluşan zorluklarından bahsetti.

Fransa, Toulouse’ da ki kadın hastalıkları federasyonu tarafından gerçekleştirilmiş orijinal bir çalışmada istenmeyen süt akımı esnasında oluşan doğum sonrası göğüs ağrıları söz konusuydu. Yapılan açıklamalara göre süt salgılanmasını azaltmak için Pariodel tarzı ilaçlar kullanılmıştı ancak ABD gibi bazı ülkelerde bu tip ilaçların ciddi yan etkilerinden dolayı kullanımına son verilmiştir. Homeopati APİS MELLİCA 9CH ve BRYONA 9 CH birleştirilmiş ve inflamatuar karşıtı oluşumu ve ağrı kesici etkilerinden dolayı tercih edilmiştir. 

Fransız Etik Danışma Komitesi’nin bir üyesi olan Profesör Atlan Honarory günümüz biyolojisinin yaşamsal değil mekanik olduğunu belirten bir konuşma yaptı.

Söylediğine göre sözcükler dizisi ifadede lisan engelleri çıkarmaktadır. Konuşmasının sonunda, dinleyicilerden bir tanesinin, “Eğer gelecek vaat eden bir öğrenciniz size insanları gerçekten iyileştirmek istediğini söylerse, ona hangi tür yöntemi önerirdiniz? Modern tıbbı mı, yoksa Tamamlayıcı Tıb mı? sorusu üzerine şu yanıtı verdi.

“Bir bilim adamı olarak sosyal olarak kabul edilmiş olduğu için Modern Tıp demeliyim. Ancak Şamanlar da tedavi edebiliyor ve nasıl iyileştirebildiklerine dair hiçbir teori yok..” 

Konuşmanın kararlarından bir tanesi, Tamamlayıcı Tıp yöntemlerinin bilimsel onaylanmasının önündeki en büyük engelin finansman olduğu şeklindeydi.. Ecza şirketleri kendi araştırmalarını finanse ediyor ancak doğal ve homeopati tedavilerinin çok daha ucuz olmasından dolayı onlara cephe alıyorlar. İşte bu nedenle sorun ekonomiktir.

Bir diğer karar ise Modern Tıbbın çok uzun yıllardır geçerli olmasına rağmen homeopatinin de bir bilim olarak 200 yıldır geçerli olmasıdır. Zamana karşı direnmiştir. Türkiye’de homeopatinin kullanımı halen çok yaygın değildir.

Homeopatinin popüler olmasının nedeni ulaşılabilir ve hesaplı olmasıdır. Ayrıca ilaçların yan etkilerinden dolayı duyulan endişe de homeopatinin kullanımında artış göstermesine neden olmuştur.

Homeopati ana konu olduğu için ben burada homeopatinin temel prensiplerini açıklayacağım. Homeopati Dr. Samuel Hahnemann’ın on dokuzuncu yüzyılda yapmış olduğu buluşlara dayanmaktadır.  O , geçerli tıbbı uygulamaların yarardan çok zararı olduğuna inanıyordu. Hastalığın semptomlarını bastırmak yerine vücudu doğal iyileşme sürecini başlatması için cesaretlendirmek ve harekete geçirmek gerektiğini düşünüyordu. Yani, hastalığı, hasta tarafından sergilenen şeyin bir benzeriyle tedavi etmek .”Benzer benzeri iyileştirir”

 

Dr Hahnemann homeopatinin üç prensibini oluşturdu:

1- Aşırı dozdaki bir ilaç o hastalığın semptomlarını arttırmasına karşın, az miktarda alınacak ilaç hastalığı tedavi edecektir.

2- Aşırı inceltmeyle birlikte ilacın tedavi edici özelliği gelişir, zehirli ve istenmeyen yan etkileri kaybolur.

3- Homeopatik ilaçlar kişinin yaradılışlarına ve tepkilerine bağlı olarak tamamen incelenmesinden sonra tavsiye edilir.

Homeopati modern bilimin keşiflerini reddetmez, sadece ticari suistimallere karşı çıkar. Tartışmaya açık bu konu ve GIRI’nin büyük araştırmaları; bir ilacın inceltildiği takdirde nasıl daha etkili olabileceği üzerine yoğunlaşıyor. Çünkü birçok homeopati karışımı sulandırılıyor, böylece orijinal maddenin en ufak bir molekülünün bile kalıntı bırakması mümkün olmuyor. Son dönemde yapılan araştırmalar suyun geride iz bırakmama yeteneği üzerine yoğunlaşmaktadır. 

Toplantıda tanıştığım birçok ilginç insandan biri olan Alman Tıp doktoru bana geçtiğimiz yıl sadece iki kez antibiyotik önerdiğini ve geri kalan yılın homeopti ile geçtiğini söyledi. Bir diğeri ise Macaristan’da yaşayan Amerikalı ilginç bir hanımdı ve uyguladığı tedavilerin odak noktası; çocuklara küçük yaştan itibaren kendi vücutları, egzersizleri ve düzenli beslenmeleri konusunda eğitim vermekti. Yöntemini her yaştaki çocuklar için İÇ HAZİNELER olarak adlandırıyor.  

Kongreyi oldukça ilginç buldum. Tamamlayıcı Tıp üzerine önemli araştırmaların yapıldığını duymak ve medyanın bunun önemi ve etkileri konusunda bilgilendirilmesi beni çok mutlu etti. Bundan yaklaşık 35 sene önce oluşturulmuş Acmos metodunun homeopati , fitoterapi ve daha bir çok elementi içinde barındırdığı ve tüm maddeleri bir dalga boyu olarak transfer edilebilme özeliği toplum tarafından herhalde daha gelecek senelerde keşfedilecek. Ancak bilim onu kavrayanlar için her zaman ulaşılır olmuştur. Ben de İstanbul’da tüm bu bilgileri sizlerle paylaşmaktan çok mutluyum.


Bu kongre ile ilgili olarak www.entretiens-internationaux.mc sitesini ziyaret edebilirsiniz.


* Paris SBJ - Center de Recherche Technique et Scientifique

* Acmos - Analysis of Compatibility of Matter on the Organism and its Synergy

* GIRI  “Groupe İnternational de Recherche sur L’İnfinitésimal) www.giriweb.com


www.enerjibedendengesi.com

 

Sağlığa Yeni Bir Yaklaşım: Beden Zekâsı  Subat, 2006

 

2008 © indigodergisi.com


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00