|
Haber
ve
Röportaj:
Ferhan Gürbüz
- Mart 2008
Ra Sheeba
ile
DNA’mız Değişiyor
Sevgililer,
Görkeminizi biliyor musunuz? Enginliğinizi biliyor musunuz? Üçüncü
boyuttayken tabii ki bilmiyorsunuz. Biz size tanrısal varlığınızı ve bizim
için ruhsal olarak ne ifade ettiğinizi hatırlatmak için buradayız. Siz,
evrenin yaratıcılarısınız. -
Pen Gough -
Son
birkaç yıl içinde tüm dünyada binlerce, Türkiye’de de üç büyük kentte
yüzlerce insanın DNA ‘sı aktive oldu. 2007'de
Avustralya-Wangaratta’dan ülkemize gelerek DNA aktivasyonları ve Ra Sheeba
bilgilerine özel kanallık yapan Merilyn Bretherick, dünyaya açılacak yeni
enerji çalışmaları için 7-21 Şubat tarihlerinde yine Türkiye’deydi.
Ra Sheeba
gittikçe daha çok insan tarafından tanınmakta.Ra ve İsis enerjisinin dişi ve
eril enerjilerini içimizde dengeleyen Ra Sheeba, eski Mısır’da Akhenaton’a
verilmiş ancak o zamanlar dünyanın ortak titreşimi yeterli olmadığından bu
enerji gezegenimize çapalanamamıştı.
Ra Sheeba
doğrudan DNA üzerinde çalışıyor ve uygulama yapmasak bile sürekli olarak
titreşimimizi yükseltiyor. Semboller aracılığı ile yapılan çalışmalar dişi
ve erkek enerjilerle çalışarak kutupluluklarımızda denge oluşturmamızı
sağlıyor. Ra Sheeba enerjisi ile ejderlerle yapılan özel çalışmalar var. Ra
Sheeba kendini kitapçığında şöyle ifade eder:
“İnsanlığın
toplam titreşimi, istenen seviyeye ulaştı, bilgi ve enerji girdapları
süzülmeye başladı. Bu seviyeye son olarak Mısır’da “Gözetleyiciler” in
titreşimi bu seviyeye ulaştığında erişilmişti. Esas oyuncular hazırdı ve
insanlara bunu aktaracak olan Pharaoh’tu. Firavun öldükten sonra hepsi
kayboldu. Şimdi esas oyuncular tekrar “oyun tahtasında”, bu enerjiye
sahip çıkmak için yerlerini aldılar. Bu sefer birçokları tarafından
sahip çıkılacak ve yükseliş statüsünde çok değerli bir katkısı olacak.
Bu sefer suistimal edilmeyecek! Birçok kişi sahip çıktığında ve bütünlük
gösterdiğinde, daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir enerji akmaya
başlayacak. Bu “Ra” enerjisinin “Sheeba” enerjisi ile ilk defa
birleşmesidir.”
Ra Sheeba
bilgilerine kanallık yapan Merilyn Bretherick ise DNA aktivasyonlarını
pratik olarak şöyle açıklıyor:
Röportaj:
Ferhan
Gürbüz
Ferhan Gürbüz:
DNA’mızın neden değişmesi gerekiyor?
Merilyn
Bretherick: Nedeni şu:
Orijinal halimizde DNA’mızın on iki sarmalı var ve Tanrı bizi on iki
sarmalla yaratmıştır. Ama insanlar bugün bu sarmalların sadece üç tanesini
kullanabiliyorlar. Beşinci, altıncı ve yedinci boyuta ulaşabilmek için
DNA’larımızın tekrar aktive olması gerekiyor.
Ferhan Gürbüz:
2007 de sizinle birlikte üç usta
gelip İstanbul’da DNA aktivasyonu yaptı. Bu yoğunluğu neye bağlıyorsunuz.
Meriyln:
Benim yaptığım çalışma, özellikle DNA’nın dragon (ejder) DNA’sı bölümü ile
ilgili çalışıyor. DNA’nın diğer sarmalları var, dediğim gibi on iki tane.
Dolayısıyla bu sarmalların da 2012 yılına dek aktive edilmesi gerekiyor. Bu
buluşma bu nedenle olmuştur. Galaktik Konfederasyon tarafından düşünülmüş
bir eşzamanlılıktır. Bu şekilde programlanmıştır. Üçünün İstanbul’da olması
bu konfederasyon tarafından organize edilmiştir.
Düşünün
ki, birçok kişi aynı anda bu çalışmayı yapıyor ve hayal edin, İstanbul’un
insanları pırıl pırıl parlıyor.
Ferhan
Gürbüz: Neden İstanbul?
Merilyn:
Çünkü İstanbul dünyanın
kalp merkezi olan yerlerden biri. Aynı zamanda Türkiye iki farklı uç
arasında bir köprü niteliği de taşıyor.
Ferhan Gürbüz: DNA’sı aktive
olmuş bir kişi neler hisseder?
Merilyn:
DNA’sı aktive olmuş bir kişi de en belirleyici özellikler, her şeye duyulan
derin sevgiyi hissetmesi, hakikatin yolunu izlemesi ve kutsal olana teslim
olmasıdır. Bu, herkeste farklı yaşanacaktır. Ama olacak şeylerden biri şudur
ki, o kişi gençleşecektir.
Ferhan Gürbüz:
Bu aktivasyon programlarının
diğerlerinden farkı, içinde ejderlerin olması. Ejderlerin DNA aktivasyonu
ile bir ilgisi var mı?
Merilyn:
Onlar Konfederasyona
davet edildikleri zaman birçok insanın ejder DNA’ sı vardı ve ejderlerin bu
DNA sarmallarını aktive edebilme becerisi var.
DNA
aktivasyonları başlayalı aslında bir hayli zaman oldu ve bu süreç devam
edecek. Çünkü aslında 2012 yılına kadar sadece dört yılımız kaldı.
Sonrasında geri dönüp bakabiliriz ve “Yok, o kadar da çok şey değişmedi
bende” diyebiliriz. Ama aslında merkabamızın ya da ışık bedenimiz nasıl
değiştiğini göremiyor ve bilemiyoruz. Daha yapacak çok çalışmamız var.
Çünkü
aslında geldiğimiz en son noktada hala bir yerden bir yere ışınlanarak
gidemiyoruz. Dolayısıyla yapılacak çok işimiz var. O zamana kadar da
gençleşmiş ve hafiflemiş olacağız.
Ferhan Gürbüz:
Türkiye’ye tekrar ne zaman
geleceksiniz?
Merilyn:
Bilmiyorum. Ejderim Pen Gough beni ne zaman tekrar Türkiye’ye gönderirse.
Beş ay önce buradaydım ve en az bir sene gelmem diye düşünmüştüm. Ancak çok
kısa sürede tekrar Türkiye’ye geldim. Avustralya’dan buraya gelmek
aktarmalarla 24 saat sürüyor, ama ben yinede her sefer buraya gelmekten çok
mutluyum. En yakın zamanda tekrar görüşmek üzere.
Ferhan Gürbüz:
Güle güle Merilyn, bizde seni
bekliyoruz.
***
Eğer
kendizini daha hafif hissederseniz – telaşlanmayın.
Eğer kendinizi genişlemiş hissederseniz – telaşlanmayın.
Eğer kendizini daha duygusal ve duyarlı hissederseniz- telaşlanmayın.
Eğer kendizini daha sevecen hisederseniz – tadını çıkartın!
Beni İsis, Nil’in Kraliçesi, Osiris’in sevgilisi,
Hepinizin içindeki Tanrıça.
http://geocities.com/rasheebaofficialsite |