Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: Funda Umut Pakkal

Müsadenizle Bir Çocuk Olabilir Miyim?

İnsan bazı şeylerin kıymetini üzerinden yıllar geçtikçe biliyor. Küçükken, sokaklarda korkusuzca, bağıra bağıra, sevinçle, coşkuyla oynadığımız günlerde sanki bizim çocuklarımız da aynı şekilde oynayabilecekmiş gibi düşünmüştük ya. Halbuki çocuklarımız bırakın sokakta birlikte oynamayı 3-5 tanesi bir araya geldiğinde sıkıntıdan patlıyor, kavga ediyor ya da ebeveynlerinin dizlerinin dibinden ayrılmıyorlar.

Çok mu zaman geçti çocukluğumuzun üzerinden, biz birkaç kuşak birden mi atladık fark etmeden.

“Çocuğum oynasana kardeşle”,

“Bak arkadaşının oyuncağı yeni galiba gidip beraber oynayın”,

“Aay! Oynasanız ya biraz, hadi ama ayağımın altından çekil bakayım” sözlerini çok fazla duyar oldum. Biz ise böyle miydik? Birbirini tanımayan, kız- erkek, büyük-küçük fark etmez, oyun açlığı ile hemen bir oyun oynamaya girişirdik imkan dahilinde.  

Anlaşmışız gibi zamanın kısıtlı olduğunu bilir gibi.  

Hatta oyun uydururduk zaman zaman.  

Hoş zaman geçirmek amaç. 

Çocuğuz ya çocukluğumuzu yapacağız.  

Her boş anı değerlendirip sürekli oyun oynadığımız halde oyun açlığı içersindeydik her birimiz. Şimdiki çocuklardan sıklıkla duyduğumuz “Bıktım, sıkıldım” sözleri çıkmazdı ağzımızdan hiç. 

Okulda da oyunlarımız olurdu hep. En zevklisi boş derste oynanandı tabii. Öğretmen geç geldiğinde bile hemencecik “Adam asmaca, Amiral battı, Artist bulmaca, isim şehir, X-O…” oynanılırdı. Çabuk çabuk ama kocaman bir zevkle. 

Az oyuncak vardı, ama hayallerimiz çoktu. Kısıtlı mekan vardı ama oynanacak oyun çoktu. Herkes aynı zenginlikte değildi, sokakta kapıcı, ev sahibi, esnafın çocuğu hep beraber ‘cinsiyet, yaş, ekonomik ve sosyal gelir nedir?’ bilmeden- belki de umursamadan coşkuyla kayıtsızlıkla oynardık. Hepimiz, potansiyel oyun arkadaşıydık çünkü. 

Küçük bir çocukken, oyun oynarken zaman daha hızlı akar; sokağa çıkmamla annemin beni çağırması bir olurdu sanki. Annemin “Gel artık hava karardı, baban bile geldi az önce” dediğini duyduğumuzda uzaylı görmüş gibi kalıverirdik. “Ne zaman akşam oldu?, “Babam bize görünmeden nasıl önümüzden geçti?”. O sırada hem müthiş bir açlık hem de tuvaletimizin gelmesiyle bir sıkışıklık duyar “İyi akşamlar” bağırmaları eşliğinde eve giderdik. Akşam yemekten hemen sonra ‘Küt ‘diye ceset gibi uyurduk, düşümüzde oyunlar oynayarak. 

Mutluyduk, hep mutlu olacağımızı sanarak. Oyun saatlerimizin gelmesini beklerken sabırsızdık, bir o kadar da büyümek isterdik. Büyümek için çaba sarf ederdik. Kandillerde büyümek için dua ederdik, kızlar memelerine fincan koyar erkekler babalarının traş bıçağı ile göğüslerini traş ederdi. Büyüyünce her şey çok güzel olacak, çok mutlu olacağız düşüncesiyle… 

Büyüdük artık… 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Funda Umut Pakkal 1970 İstanbul doğumlu. Eğitim danışmanlığı ve öğretmenlik yapıyor. Çocuk Psikolojisi uzmanı. Ayrıca gönüllü seminer ve eğitimler veriyor. İstanbul Üniversitesi Felsefe mezunu. Yüksek lisansını Maltepe Üniversitesi'nde Psikoloji, Felsefe, İnsan Bilimleri bölümünde psikoloji üzerine tamamladı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Beyin Dili Nöroterapi


Dünya Dışı Yaşam


Mutlak İktidar


Demokrasi Üzerine Bir Derleme


"Gündemimiz Çok Sığ"


Su Kıtlığı Mücadelesine Çağrı


Eğitime Gönüllü Desteği


Medyanın Şekil Verdiği Çocuk


Twixt


Bir İnsan Yaratıyoruz


Sürü ve Yetkeci Çobanlar


Çok Bilinmeyenli Dönemeçler


Eşcinsellere Eşit Hak ve Özgürlükler


Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye


“Hiperaktif Oğlum”

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Zuhal Keresteci

Bugün ve Sanki


Hale Karaarslan

Sevgi En Derinlerimde


Burcu Akar

Gerçek Kimliğimiz Tanrısallık-2


Gürhan Faik Yeğit

Kılavuzluk ve Eğitmenlik


Can Duman

Rüzgârın Hoyratlığında Mağrur Bir Yaprak Gibi Olabilmek


Buse Doğan

Sensizliğin Erguvan Hali


Didem Çivici

Martı


Rüya Yüksel

Günahlarımla Sevaplarımla Aldım Başımı Gidiyorum


Vokan Burnaz

Kristal Elma


Didem Çivici

Unicorn'a Atıf


Volkan Burnaz

Ayrılış

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00