Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber ve Röportaj: Gülşen Kaş

Sağlık Haberleri, İstanbul – Nisan 2008

Canlı Kemik Nakli

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, kemiklerin kanlanmasının bozularak ölümü anlamına gelen Osteonekroz tedavisinde yeni bir cerrahi tedavi tekniği geliştirerek dünya da bir ilke imza attı.

Geliştirilen bu yeni teknikle, üç hastaya diz protezi gerektirmeden kendi vücudundan alınan kemiklerle “damarlı kemik nakli” yapıldı. Dünyada ilk kez yapılan bu teknik, yurtdışında da “bilimsel makale” olarak yayınlanması için kabul edildi.

Üç hasta üzerinde başarıyla uygulanan bu yeni tekniği, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu’na sorduk.

Röportaj: Gülşen Kaş


 Gülşen: Osteonekroz nedir? Daha çok kimlerde görülür? 

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Osteonekroz, kan akımının çeşitli nedenlerle kesilmesi sonrasında ‘kemiğin ölümü’ demektir. Osteonekroz, daha çok başka sağlık problemleri (böbrek, kan, romatizma, karaciğer hastalığı gibi) olan insanlarda veya ekleme yakın kırık-çıkık, travma geçirmişlerde görülür. 

Toplumdaki sıklığı nedir? Kimler risk altındadır? 

Doç. Beyzadeoğlu: Ülkemizde bir istatistik bulunmamakla beraber, Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yeni 20.000 osteonekroz hastasının teşhisinin konulduğu bildirilmektedir. Kesin ve kısmi risk altında olanlar şeklinde 2 gruba ayrılabilir. Kesin risk altında olanlar: Ekleme yakın kırık-çıkık geçirenler, derin su dalgıçlığı yapanlar, orak hücreli anemi hastaları, radyoterapi ve kemoterapi görenler, atardamar hastalığı olanlar ve metabolizma hastalığı olan Gaucher hastalarıdır. Muhtemel risk altındakiler ise: Kortizon kullananlar, yüksek doz alkol alanlar, lipid metabolizma bozukluğu olanlar, kan pıhtılaşma ve bağ dokusu hastalığı olanlar, sigara içenler, karaciğer, böbrek ve pankreas hastaları ile Lupus hastalığı olanlardır. 

Osteonekrozun kaç tipi var? En çok hangi eklemlerde görülür? 

Doç. Beyzadeoğlu:Osteonekrozun travmayla olan ve herhangi bir travma geçirilmeden ortaya çıkan olmak üzere 2 tipi vardır. Sıklıkla yük binen eklemlere yakın kemiklerde görülmekle beraber, en sık kalça, diz, ayak bileği, omuz ve el bileğinde görülür.

 

Osteonekroz, bir sebebe bağlı olmadan ortaya çıkabildiği gibi, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde de görülebiliyor…

Osteonekrozun sebebi nedir? 

Doç. Beyzadeoğlu:Osteonekrozun sebebi tam olarak bilinmemekle beraber bir takım teoriler mevcuttur. Bizim yaptığımız ve yayınladığımız bir deneysel çalışmada (1), bağışıklık sistemi bozukluğu olanlarda kortizon kullanımının, olmayanlara göre daha fazla osteonekroza yol açtığı ortaya çıkmıştır. 

Hastalığın belirtileri nelerdir? 

Doç. Beyzadeoğlu: Hastaların çoğunda, klinik bulgu vermeden önce hastalık az ya da çok başlamıştır. Bulgular yavaş yavaş çok nadiren aniden ortaya çıkar. En sık tutulan eklemde ağrı ile kendini gösterir. (çıkar) Eğer hastalıklı eklem kalçaysa genellikle ağrı kasık bölgesindedir. Hastalık ilerledikçe, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve eklem sertliği oluşabilir. 

Osteonekroz nasıl teşhis edilir? 

Doç. Beyzadeoğlu:Maalesef normal grafi erken evrede hiçbir bilgi vermemektedir. En erken teşhis MR (manyetik rezonans) ve sintigrafi ile konulabilir. Bu tetkiklerin yapılması için hastayı muayene eden doktorun muayene bulgularına göre şüphelenmesi gereklidir.

 

Osteonekrozun (kemik ölümü) tedavisinde “damarlı kemik” naklinin yeri 

Osteonekrozun tedavisi nasıl yapılır? 

Doç. Beyzadeoğlu: Hastalığın olduğu ekleme, hastanın yaşına, aktivite düzeyine ve hastalığın aşamasına göre tedavisi değişmekle beraber, özet olarak kullanılan ortak tedavi yöntemlerini cerrahi ve cerrahi dışı olmak üzere 2’ye ayırabiliriz. Cerrahi dışı yöntemler, ekleme binen yükün kısıtlanması (koltuk altı değneği), kan sulandırıcı ilaçlarla, kemik erimesinde kullanılan bazı ilaçların kullanımı olarak özetlenebilir. Ancak hiçbir ilacın etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.  

Cerrahi yöntemler ise, kemik iliği basıncını düşürmeye yönelik müdahaleler, ölü kemiğin temizlenip greft dediğimiz kemiklerle boşlukların doldurulması ve kemiğin açı dizilimin dolayısıyla da yük binme alanının değiştirilmesine yönelik osteotomi denilen ameliyatlar olarak özetlenebilir. Eklem tahribatı (kıkırdağın çökmesi ve eklem yüzünün bozulması) olduktan sonraysa protez cerrahisi yapılmaktadır. 

Daha önce osteonekroz hastalarına diz protezi uygulanıyordu. Siz fibula nakli tekniği adın da yeni bir teknik geliştirdiniz, bu teknikten bahseder misiniz? 

Doç. Beyzadeoğlu: Aslında bu tekniği biz geliştirmedik. Kalça osteonekrozu tedavisinde uygulanan bir tekniği, dünyada ilk kez diz osteonekrozun’da uyguladık. Dizdeki osteonekroz da daha önce yapılmamıştı. Yukarıda bahsettiğim yöntemler kullanılıyordu, ancak bunların da başarıları sınırlıydı.  

Ameliyatın prensibi şudur: Eklem çevresindeki ölü kemiğin tamamen temizlenmesi ve daha sonra buraya hastanın kendisinden alınan taze kemikle bazı kemik kaynamasını geliştirici biyolojik maddelerin karıştırılıp oluşan boşluğa doldurulması zaten yukarıda bahsettiğim ameliyatlardan bir tanesidir. Buna ek olarak, fibula (kamış) kemiğinin atar ve toplardamarlarıyla beraber alınarak, bu bölgeye yerleştirilmesi ve damarlarının bölgedeki damarlara mikrocerrahi teknikle dikilmesini içermektedir. 


*Steroid kullanımının femur başı avasküler nekrozu patogenezindeki yeri: Deneysel hayvan modeli. Halil Bekler, Ahmet Muhtar Uygun, Alper Gökçe, Tahsin Beyzadeoğlu. Acta Orthop Traumatol Turc. 2007;41(1):58-63. 


2008 © indigodergisi.com

 

Devam edecek…

Biyografi:  Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalın’da uzmanlık eğitimin aldı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde doktora yaparak Doçent unvanını aldı. Halen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak görevini sürdürüyor.

Dernek/Kulüp Üyelikleri : Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği , Türk Ortopedi ve Travmatoloji derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Konseyi, TOTBİD Ayak ve ayakbileği cerrahisi şubesi yönetim kurulu üyesi, Türk El ve Üst Ekstremite Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, AAOS ( American Academy of Orthopaedic Surgeons), EFORT (European Feteration of National Associations of Orthopaedics and Travmatology), TTB, İTO 

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

İletişim: 0216) 578 40 46

e-posta: tbeyzade@superonline.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF  İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun içinde çok önemli. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00