|
Haber
ve Röportaj:
Gülşen Kaş
Sağlık Haberleri, İstanbul – Nisan 2008
Canlı Kemik Nakli
Yeditepe Üniversitesi
Hastanesi, kemiklerin kanlanmasının bozularak ölümü anlamına gelen Osteonekroz
tedavisinde yeni bir cerrahi tedavi tekniği geliştirerek dünya da bir ilke
imza attı.
Geliştirilen bu yeni teknikle, üç hastaya diz protezi gerektirmeden kendi
vücudundan alınan kemiklerle “damarlı kemik nakli” yapıldı. Dünyada ilk kez
yapılan bu teknik, yurtdışında da “bilimsel makale” olarak
yayınlanması için kabul edildi.
Üç hasta üzerinde
başarıyla uygulanan bu yeni tekniği, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tahsin
Beyzadeoğlu’na sorduk.
Röportaj:
Gülşen Kaş
Gülşen: Osteonekroz nedir? Daha çok kimlerde görülür?
Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu:
Osteonekroz, kan akımının çeşitli nedenlerle kesilmesi sonrasında ‘kemiğin
ölümü’ demektir. Osteonekroz, daha çok başka sağlık problemleri (böbrek,
kan, romatizma, karaciğer hastalığı gibi) olan insanlarda veya ekleme yakın
kırık-çıkık, travma geçirmişlerde görülür.
Toplumdaki
sıklığı nedir? Kimler risk altındadır?
Doç. Beyzadeoğlu:
Ülkemizde bir istatistik bulunmamakla beraber, Amerika Birleşik
Devletleri’nde her yıl yeni 20.000 osteonekroz hastasının teşhisinin
konulduğu bildirilmektedir. Kesin ve kısmi risk altında olanlar şeklinde 2
gruba ayrılabilir. Kesin risk altında olanlar: Ekleme yakın kırık-çıkık
geçirenler, derin su dalgıçlığı yapanlar, orak hücreli anemi hastaları,
radyoterapi ve kemoterapi görenler, atardamar hastalığı olanlar ve
metabolizma hastalığı olan Gaucher hastalarıdır. Muhtemel risk altındakiler
ise: Kortizon kullananlar, yüksek doz alkol alanlar, lipid metabolizma
bozukluğu olanlar, kan pıhtılaşma ve bağ dokusu hastalığı olanlar, sigara
içenler, karaciğer, böbrek ve pankreas hastaları ile Lupus hastalığı
olanlardır.
Osteonekrozun
kaç tipi var? En çok hangi eklemlerde görülür?
Doç. Beyzadeoğlu:Osteonekrozun
travmayla olan ve herhangi bir travma geçirilmeden ortaya çıkan olmak üzere
2 tipi vardır. Sıklıkla yük binen eklemlere yakın kemiklerde
görülmekle beraber, en sık kalça, diz, ayak bileği, omuz ve el bileğinde
görülür.
Osteonekroz, bir sebebe bağlı olmadan ortaya çıkabildiği gibi, bağışıklık
sistemi zayıf olan kişilerde de görülebiliyor…
Osteonekrozun
sebebi nedir?
Doç. Beyzadeoğlu:Osteonekrozun
sebebi tam olarak bilinmemekle beraber bir takım teoriler mevcuttur. Bizim
yaptığımız ve yayınladığımız bir deneysel çalışmada (1),
bağışıklık sistemi bozukluğu olanlarda kortizon kullanımının, olmayanlara
göre daha fazla osteonekroza yol açtığı ortaya çıkmıştır.
Hastalığın
belirtileri nelerdir?
Doç. Beyzadeoğlu:
Hastaların
çoğunda, klinik bulgu vermeden önce hastalık az ya da çok başlamıştır.
Bulgular yavaş yavaş çok nadiren aniden ortaya çıkar. En sık tutulan eklemde
ağrı ile kendini gösterir. (çıkar) Eğer hastalıklı eklem kalçaysa genellikle
ağrı kasık bölgesindedir. Hastalık ilerledikçe, eklem hareketlerinde
kısıtlılık ve eklem sertliği oluşabilir.
Osteonekroz
nasıl teşhis edilir?
Doç. Beyzadeoğlu:Maalesef
normal grafi erken evrede hiçbir bilgi vermemektedir. En erken teşhis MR
(manyetik rezonans) ve sintigrafi ile konulabilir. Bu tetkiklerin yapılması
için hastayı muayene eden doktorun muayene bulgularına göre şüphelenmesi
gereklidir.
Osteonekrozun
(kemik ölümü) tedavisinde “damarlı kemik” naklinin yeri
Osteonekrozun tedavisi nasıl yapılır?
Doç. Beyzadeoğlu:
Hastalığın
olduğu ekleme, hastanın yaşına, aktivite düzeyine ve hastalığın aşamasına
göre tedavisi değişmekle beraber, özet olarak kullanılan ortak tedavi
yöntemlerini cerrahi ve cerrahi dışı olmak üzere 2’ye ayırabiliriz. Cerrahi
dışı yöntemler, ekleme binen yükün kısıtlanması (koltuk altı değneği), kan
sulandırıcı ilaçlarla, kemik erimesinde kullanılan bazı ilaçların kullanımı
olarak özetlenebilir. Ancak hiçbir ilacın etkinliği bilimsel olarak
kanıtlanmamıştır.
Cerrahi
yöntemler ise, kemik iliği basıncını düşürmeye yönelik müdahaleler, ölü
kemiğin temizlenip greft dediğimiz kemiklerle boşlukların doldurulması ve
kemiğin açı dizilimin dolayısıyla da yük binme alanının değiştirilmesine
yönelik osteotomi denilen ameliyatlar olarak özetlenebilir. Eklem tahribatı
(kıkırdağın çökmesi ve eklem yüzünün bozulması) olduktan sonraysa protez
cerrahisi yapılmaktadır.
Daha önce
osteonekroz hastalarına diz protezi uygulanıyordu. Siz fibula nakli tekniği
adın da yeni bir teknik geliştirdiniz, bu teknikten bahseder misiniz?
Doç. Beyzadeoğlu:
Aslında bu tekniği biz geliştirmedik. Kalça osteonekrozu
tedavisinde uygulanan bir tekniği, dünyada ilk kez diz osteonekrozun’da
uyguladık. Dizdeki osteonekroz da daha önce yapılmamıştı. Yukarıda
bahsettiğim yöntemler kullanılıyordu, ancak bunların da başarıları
sınırlıydı.
Ameliyatın
prensibi şudur: Eklem
çevresindeki ölü kemiğin tamamen temizlenmesi ve daha sonra buraya hastanın
kendisinden alınan taze kemikle bazı kemik kaynamasını geliştirici biyolojik
maddelerin karıştırılıp oluşan boşluğa doldurulması zaten yukarıda
bahsettiğim ameliyatlardan bir tanesidir. Buna ek olarak, fibula (kamış)
kemiğinin atar ve toplardamarlarıyla beraber alınarak, bu bölgeye
yerleştirilmesi ve damarlarının bölgedeki damarlara mikrocerrahi teknikle
dikilmesini içermektedir.
*Steroid
kullanımının femur başı avasküler nekrozu patogenezindeki yeri: Deneysel
hayvan modeli. Halil Bekler, Ahmet Muhtar Uygun, Alper Gökçe, Tahsin
Beyzadeoğlu. Acta Orthop Traumatol Turc. 2007;41(1):58-63.
2008 ©
indigodergisi.com
Devam edecek…
|
Biyografi:
Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu
Yeditepe
Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. 2000
yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim
Dalın’da uzmanlık eğitimin aldı.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde doktora yaparak Doçent unvanını
aldı. Halen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde Ortopedi ve
Travmatoloji Anabilim Dalı’nda Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
olarak görevini sürdürüyor.
Dernek/Kulüp Üyelikleri
:
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği , Türk Ortopedi ve
Travmatoloji derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Konseyi,
TOTBİD Ayak ve ayakbileği cerrahisi şubesi yönetim kurulu üyesi,
Türk El ve Üst Ekstremite Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi
Derneği, AAOS ( American Academy of Orthopaedic Surgeons), EFORT (European
Feteration of National Associations of Orthopaedics and Travmatology),
TTB, İTO
Doç. Dr.
Tahsin Beyzadeoğlu
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Ortopedi ve
Travmatoloji Anabilim Dalı
İletişim:
0216) 578 40 46
e-posta:
tbeyzade@superonline.com
 |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|