Sayı 39|ARALIK 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber: Gülsen Kaş -  21 Temmuz 2008

Sağlık Haberleri, İstanbul

Yaz Zatürresine Dikkat!

Akciğerde iltihaplanma olarak görülen zatürre, önemsenmediğinde ölümcül olabiliyor… 

Zatürre; Öksürük, balgam çıkarma, ateş, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteren, akciğerlerde iltihaplanmaya neden olan bir solunum sistemi hastalığıdır. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Çocuk Allerjisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, zatürrenin sıcaklarda daha da arttığına dikkati çekerek, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden mutlaka bir uzmana danışılması gerekir dedi. Geciken müdahalenin hastalığın seyrini olumsuz yönde etkilediğini belirten Cengizlier, hastalık doğru ve zamanında tedavi edilmediğinde ölümcül olabilir dedi.  

Zatürre, yalnızca akciğerlerle ilgili olduğu düşünülse de etkileri nedeniyle tüm vücudu ilgilendiren, doğru ve zamanında tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen ciddi bir hastalıktır. 

Prof. Dr. Reha Cengizlier: Coğunlukla nefes yolu ile vücuda giren bir mikrop, girdiği ağız, boğaz, kulaklar ve sinüsler gibi bölgelerde hastalık yapabildiği gibi, direkt aşağıya inip bronşlara ulaşıp bronşit, akciğerin alveol denen daha derinliklerine ulaşarak zatürreye neden olabilir...  Bazen mikropların nefes yolu ile değil, komşuluk yolu veya kan yolu ile de solunum sistemine geçerek hastalık yapabileceğini belirten Cengizlier, örneğin tedavi edilmemiş bir bademcik iltihabından, mikroplar kan veya lenf denen akkan yolu ile de akciğerlere ulaşarak hastalığı oluşturabilir dedi.  

Hastalığa yol açan mikropların bakteri, virüs ve diğerleri gibi farklı yapılara sahip olduğunun altını çizen Cengizlier, bunlar içinde virüs denilen mikroplar; nezle, grip yapan etkenler gibi olup antibiyotikle tedaviye cevap vermezler. Bakteriler, cinslerine göre uygun antibiyotikle tedavi edilebilir. Diğerleri de özel mikroplar olup; cinsine özel antibiyotik ve benzerleri ile tedavi edilirler. Hastalığı hangi tür mikrobun yaptığına dair özel muayene bulguları, laboratuvar tetkikleri ile doğru tanı koyulup tedavi edilmelidir diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:  

Mikroplar akciğerlere ulaştığında; orada süratle üreyip çoğalmaya başlar. Vücudun bağışıklık sistemi de o mikropları akciğerden yok etmeye çalışır. Karşılıklı bir savaş başlar. İşte bu savaş sırasında akciğere koruyucu hücreler gelir, özel mikrop öldürücü kimyasal maddeler salgılar, bölgedeki salgı bezleri de bol balgam üretir, bölgede yoğun balgam birikimi olur. İşte bu savaşa bağlı, her bireyde farklı şiddette oluşan, ama genellikle yüksek düzeylere çıkan ateş, halsizlik, yorgunluk gelişir.  Oluşan balgamı atmak için de öksürük artar dedi...  

Bozuk gıdalar, erimiş ve tekrar donmuş dondurmalar, klima ve vantilatör gibi hava üfleyen cihazlar zatürreyi tetikliyor… 

Prof. Dr. Reha Cengizlier: Kış aylarında insanlar kapalı mekanlarda ve kalabalıkta daha fazla bulunduğu için mikrop bulaşma riski de daha fazla olmaktadır. Bu nedenle zatürre ve diğer solunum yolu hastalıkları sanki sadece kışın görülür gibi insanlarda yanlış bir kanı da vardır. Aslında tam tersine, yaz aylarında insanların koruyucu önlemleri azaltmasına bağlı olarak, yine sık sık solunum yolu enfeksiyonları ve tabii ki zatürre de görülür. Yaz zatürresinde insanların hastalığı birbirlerine bulaştırmasının yanında ek olarak başka kaynaklar da devreye girer dedi.  

Bu kaynaklar: 

  • Uzun süre kullanılmadan beklemiş klima ve benzeri cihazlar; “Lejyonella pnömonisi” denen özel ve ciddi bir zatürre bulaşmasına yol açabilir.

  • “Pnömokok” cinsi mikroplar, kışın olduğu gibi yazın da en sık zatürre etkenlerindendir.  Zatürre aşısı, bu etkenlere karşı büyük oranda koruyuculuk sağlar.

  • Sıcak etkisiyle bozuk gıdalar, erimiş geri dondurulmuş dondurmalar, kirli su ve içecekler de mikrop kaynağı olabilir.

  • Kış boyu kapalı kalıp havalanmadan direkt içine girilen otel, yazlık gibi mekanlarda hem mantar hem de diğer tür mikroplar oldukça yoğundur.

  • Sıcak nedeniyle tüketilen çok miktardaki soğuk yiyecek ve içecekler, boğazdaki normal bakteri florasının bozulmasına yol açarak fırsatçı mikropların ortama hakim olmasına yol açar.  Bunlar da hastalık oluşturabilir.

  • Klima, vantilatör gibi hava üfleyen cihazların karşısında oturmak, direkt hastalık etkeninin alınmasın veya vücuttaki fırsatçı mikropların çoğalıp ortama yayılmasına neden olabilir.

  • Otomobildeki klimalar da dış ortamdan alınan mikropların solunum sistemine aktarılmasında önemli rol oynar.

  • Karşılaşılan mikroplar, erişkinlerde çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından hastalık yapamadan önce önlenir. Ancakbağışıklık sistemi henüz yeterince gelişmemiş olan bebeklerde ve küçük çocuklarda daha sık hastalanmaya neden olurlar.

Basit soğuk algınlıkları tedavi edilmediğinde “akciğerde ciddi hasarlara” neden olabilir.

Yaz zatürresinin ihmal edilmemesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Reha Cengizlier,  yazın ciddi bir solunum sistemi hastalığı olabileceği akla gelmez hatta önemsenmez. Basit bir üşütmedir, nasıl olsa geçer düşüncesiyle ihmal edilir diyerek, bu gibi durumlarda yapılması gerekenleri şöyle anlattı:  

Özellikle bu gibi durumlara “ateş de eşlik ediyorsa halsizlik, yorgunluk, alışılmadık zamanlarda çocuğun uyumak istemesi gibi belirtiler, ebeveynler için uyarıcı olmalıdır”.  

Bu belirtilere sahip kişilerin hemen en yakın bir doktora ulaşarak muayene olması, gereken röntgen ve diğer laboratuvar tetkikleri ile tanı konulduktan sonra gecikmeden doğru tedaviye başlanılması çok önemlidir. Yapılan en önemli yanlışlardan birisi de evde rastgele yapılan tedavilerdir. Öksürüğü başlayan çocuğa hemen rastgele bir antibiyotik başlama eğilimi vardır, oysa bazen hiç antibiyotiksiz de tedavi olabilir. Yanlış verilen ilaçların hastalığı tedavi edemediğini ama görüntüyü değiştirdiğini de söyleyen Cengizlier, bu da bazen hastalığın fark ettirmeden çok daha şiddetli bir hale dönmesine yol açabilir diyerek sözlerine devam etti... 

Unutmamak gerekir ki; “basit bir soğuk algınlığı” veya “rüzgar da kaldı, hafif ateşi çıktı” gibi oyalayıcı yaklaşımlarla tedavide gecikme, hastalığın daha da şiddetlenmesine yol açacaktır.

Astımlı çocuklarda öksürük sık rastlanan bir bulgudur. Yaz aylarında da karşılaşılan allerjenlere bağlı olarak öksürük ve hatta nefes darlığı şikayetleri artabilir. Bu çocuklar enfeksiyonlara daha yatkın ve daha sık zatürre olabilirler veya basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile bu durumda olan çocuklarda astım krizine yol açabilir. Her iki olayında birbirini olumsuz etkileyeceğine değinen Prof. Dr. Reha Cengizlier, bu durum daha da kötüleşmeye yol açabilir, hele bir de ateşi varsa, daha da dikkat edilir; astım atağında ateş olmaz ancak, ateş varsa mutlaka bir enfeksiyon eklenmiş olduğu düşünülmelidir dedi. Nasıl olsa hep öksürüyor diyerek ihmal edilmemesi gerektiğini de belirten. Cengizlier, çünkü hem astım, hem enfeksiyonun her ikisi de erken tedaviden en iyi yararı görür diyerek sözlerini bitirdi.


Biyografi  Prof.Dr.Reha Cengizlier

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Çocuk Allerjisi Bilim Dalı Başkanı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden, 1983 yılında mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1989 da uzmanlık, 1993 yıllında da yandal uzmanlık unvanını aldı. 1983 -1985:  yıllarında Korgan Merkez Sağlık Ocağı Korgan – Ordu grup başkanlığı yaptı. 1985 -1993:  yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Asistan olarak çalıştı. 1993-1994’te T.C.Merkez Bankası Sağlık Merkezi Pediatri- Alerji Uzmanı olarak görev aldı. 1994 -2006 yılları arasında SSK Ankara Çocuk Hastalıkları Eğitim Hastanesi Allerji Departmanı Pediatrik Alerji Uzmanı, Doçent Dr. olarak görevine devam etti. 15 Mart 2006 -1 Ekim 2006 yıllarında Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Alerji Bölüm Başkanı yaptı. 15 Ekim 2006’dan beri Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Pediatri Anabilim Dalı Çocuk Allerjisi Bilim Dalı Başkanı olarak görevini sürdürüyor.  


Tel: 0216 578 40 00

e-mail: rcengizlier@yeditepe.edu.tr 


2008 © indigodergisi.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF  İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun içinde çok önemli. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 ARALIK 2008 TSİ 08:11