Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber ve Röportaj: Gülşen Kaş

Sağlık Haberleri, İstanbul – Mayıs 2008 

Canlı Kemik Nakli 

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlarınca geliştirilen fibula tekniği, osteonekrozlu hastalara umut oldu. 

Üç hasta üzerinde başarı ile uygulanan tekniği Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu, bir ağacı fide olarak ekmekle, ağacı canlı olarak nakil etmeye benzeterek hastalar, beklemesine gerek kalmadan canlı kemikle yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirecek dedi. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu ile röportajımıza devam ediyoruz...

Röportaj: Gülşen Kaş


“Canlı kemik nakli protez ihtiyacını ortadan kaldırıyor” 

Gülşen: Diz protezi ameliyatı ile fibula tekniği arasında ne fark var? 

Doç. Beyzadeoğlu: Diz protezi hastanın kendi eklemini korumayan bir ameliyattır ve protezin ömrünün sonunda yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Oysa damarlı kemik nakli, hastanın kendi eklemini korur ve başarılı olması durumunda protez ihtiyacını ortadan kaldırır. Osteonekroz da problem kemiğin kanlanmamasıdır. Damarlı kemik bu bölgeye kanlı ve canlı kemiği getirdiği için, hastalığın en mantıklı çözümlerinden biridir. Bunun yanında damarlı kemik nakli, protezden çok daha zor ve uzun süren bir ameliyattır. 

Gülşen: Fibula nakli tekniği kimlere uygulanabilir? 

Doç. Beyzadeoğlu: Genç, aktif, eklem yüzeyi henüz tahrip olmamış, yaşam beklentisi uzun olan, protez ameliyatı olmak istemeyen, bu ameliyatın yapılmasına engel olacak derecede ağır hastalığı bulunmayan, kalça ve dizlerinde yaygın osteonekrozu bulunan hastalara yapılabilir. Ancak kemiğin daha küçük alanını tutmuş olan osteonekrozlularda diğer basit cerrahi yöntemlerin uygulanmasını tercih ediyoruz. Şu da unutulmamalıdır ki, damarlı kemik ameliyatı sadece osteonekroz da değil, çok büyük uzun kemik kaybına yol açan travmalarda, kemiğin başka yöntemlerle tedavi edilemeyen iltihabında, kemik tümörü cerrahisinde ve omurga ameliyatlarında da uygulanabilmektedir.

Gülşen: Osteonekroz tedavisinde ameliyat son çare mi?  

Doç. Beyzadeoğlu: Çok erken evrelerde yakalanan ve kemiğin küçük bölümünü tutmuş olan osteonekrozlar da ameliyat dışı tedaviler yeterli olabilir. Ancak ilerlemiş evrelerde ve geniş alanı kapsayan hastalık durumunda cerrahi tedavi tek seçenektir. 

Gülşen: Peki ameliyat yapılamayacak hasta var mı? 

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: Hiçbiri kesin kural olmamakla beraber, 50 yaş üstü, aşırı şişman, ağır hastalığı bulunan ve ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda yapılamayabilir. Eklem yüzünün bozulduğu, çökme ve deformasyonun oluştuğu durumlarda ise uygulanmamalıdır. 

Gülşen: Hastaların ameliyat öncesi yapması gereken bir şey var mı? 

Doç. Beyzadeoğlu: Ameliyat öncesi hastaların çok ayrıntılı muayene ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca eşlik eden başka hastalıkları varsa, ilgili branş hekimlerinin yakın takibinde olmaları, ameliyatı yapacak cerrahi ekibin de bu meslektaşlarıyla ayrıntılı konsültasyonda bulunması gerekmektedir. Yani bu ameliyat bir ekip işidir. 

Gülşen: Ameliyat sonrası hastalarda ağrı oluyor mu? Ağrı varsa nedeni ne olabilir ve ağrıyı gidermek için ne yapılması gerekir

Doç. Beyzadeoğlu: Yapılan cerrahiye bağlı ilk 24-48 saatte ağrı olmaktadır, ancak modern, gelişmiş ağrıyı önleyici yöntemlerle bu en az düzeye indirilebilmektedir. Anesteziyoloji ekibi bu konuda bize çok yardımcı oluyor.

 

“Sigara ve Alkol” hastalığın gelişimini tetikliyor... 

Gülşen: Hastalar ameliyattan sonra ne zaman taburcu ediliyorlar ve ne kadar süre sonra yürüyebiliyorlar? 

Doç. Beyzadeoğlu: Toplam 4-5 gün hastanede yattıktan sonra taburcu ediyoruz. Ameliyatın ertesi günü ayağa kaldırıp, ameliyatlı bacaklarının üzerine basmadan (koltuk altı değneği yardımıyla) yürütüyoruz. 

Gülşen: Fibuladan alınan canlı kemiğin eksikliği, ameliyat sonrasında kişilerde bir rahatsızlık oluşturuyor mu? 

Doç. Beyzadeoğlu: Bununla ilgili pek çok araştırma mevcut. Bazı hastalarda ayakbileği ağrısı olabiliyor. Ancak damarlı kemiğin kazandırdıkları yanında son derece ihmal edilebilecek yan etkiler bunlar. 

Gülşen: Hastalara ameliyat sonrasında bir egzersiz programı uygulanıyor mu?

Doç. Beyzadeoğlu: Hastalar yaklaşık 2 ay, ameliyat olmuş sahaya yük vermeden yürüyorlar. Bu sırada eklem hareket açıklığını koruyucu fizik tedavi ve rehabilitasyon görmeleri gerekiyor. İkinci aydan sonra da egzersiz programı 6. aya kadar devam ediyor.

Gülşen: Hastaların ameliyattan sonra nelere dikkat etmesi gerekir? 

Doç. Beyzadeoğlu: Sigara ve alkol kullanmamaları, varsa diğer hastalıklarının kontrollerini düzenli yaptırmaları ve rehabilitasyon programına uyum göstermeleri gerekiyor. 

Gülşen: Hastaların vücutlarının, bu tekniği reddetme ihtimali var mı? Varsa nedeni nedir? Bu durumda nasıl bir yol izlemek gerekir? 

Doç. Beyzadeoğlu:  Kalça osteonekrozunda damarlı kemik naklinin 10 yıllık sürede başarı oranı %85 olarak bildiren bilimsel makaleler mevcuttur. Kemik hastanın kendisinin kemiği olduğundan ve damarıyla nakledilip, hastalıklı bölgeye besleyici kan getirdiğinden reddedilme ihtimali bildirilmemiştir.

Gülşen: Diz protezi ameliyatı olan kişiler 15-20 sene sonra tekrar ameliyat geçirmek zorunda kalabiliyorlar. Fibula tekniğin de böyle bir şey olma ihtimali var mı?

Doç. Beyzadeoğlu:  Kalçada son derece (%85) başarılı olan bu tekniğin dizdeki geç dönem sonuçlarını vermek için henüz erken. Zira bizim (her geçen gün sayıları artmakla beraber) 3 hastamızın 4 dizine bu tekniği uyguladık. İki yıllık takiplerinde hastaların sonuçları beklediğimizin üstünde iyi oldu. Kalçadaki başarı oranının dizde de olmasını beklemek mantıklı görünüyor. Yani her 100 hastadan 85’i protezden kurtulurken, 15’ine tekrar protez gerekli olabilir. Damarlı kemik nakli başarısızlığı halinde, protez ameliyatı yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. 

Gülşen: Tekniğin başarısını neye bağlıyorsunuz?  

Doç. Beyzadeoğlu: Eklemi korumasına, kişinin kendi kemiğinin kullanılmasına ve hastalığın altta yatan nedeni olan kanla beslenmemeyi ortadan kaldırmasına bağlıyorum. 

Gülşen: Bu tip bir rahatsızlığa yakalanmamak için ne yapılması gerekir? 

Doç. Beyzadeoğlu:  Travmadan korunmalı, sigara ve alkol kullanmamalılar. Eklem ağrısı şikayetleri için Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlarına gitmeyi ihmal etmemelidirler. Ancak sistemik başka hastalıkları var ve bir takım ilaçları bu hastalıkları yüzünden kullanmak zorunda kalırlarsa, kanıtlanmış bir korunma yöntemi yok. 

Gülşen: Dünyada bir ilke imza attınız, makaleniz yurtdışında bilimsel dergilerde yayınlanacak. Makalenizin yayınlanmasının ülkemize bir getirisi olabilir mi? Nasıl tepkiler bekliyorsunuz? 

Doç. Beyzadeoğlu: Açıkçası, vaka sayımızı kısa sürede arttırabilir ve hastalarımızı iyi takip edersek, bu yöntemin diz osteonekrozunun tedavi seçeneklerinden biri olarak dünya çapındaki klasik eğitim kitaplarında yerini almasını umuyorum. 

Gülşen: Eklemek istedikleriniz? 

Doç. Beyzadeoğlu:  Biz osteonekrozlu hastalara ulaşmak ve özellikle diz osteonekrozunda bahsedilen tedavi yönteminin olduğunu duyurmak istiyoruz. Kendi meslektaşlarımıza zaten kongre ve toplantılarda bahsederek, uygun hastaları bize sevk etmelerini veya kendilerinin de bu yöntemle tedavi etmelerini öneriyoruz. Siz basın aracılığıyla da özellikle bu tedaviden haberi olmayan osteonekroz hastalarına ulaşmak en büyük amacımız. İlginiz ve güzel sorularınız için de teşekkür ederiz. 


2008 © indigodergisi.com

 

Biyografi: Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1994 yılında mezun oldu. 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalın’da uzmanlık eğitimin aldı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde doktora yaparak Doçent unvanını aldı. Halen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak görevini sürdürüyor.

Dernek/Kulüp Üyelikleri : Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği , Türk Ortopedi ve Travmatoloji derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Konseyi, TOTBİD Ayak ve ayakbileği cerrahisi şubesi yönetim kurulu üyesi, Türk El ve Üst Ekstremite Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, AAOS ( American Academy of Orthopaedic Surgeons), EFORT (European Feteration of National Associations of Orthopaedics and Travmatology), TTB, İTO 

Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

İletişim: 0216 578 40 46

E-posta: tbeyzade@superonline.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF  İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun içinde çok önemli. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00