Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber: Gülşen Kaş

Sağlık Haberleri, İstanbul

Çocukluk Çağı Sinüzitleri

Sinüzit orta kulak iltihabından dolayı işitme kaybına neden olabilir.

Sinüzit hastalığı çocuklarda da sık görülen önemli bir sağlık sorunudur. Ancak bu durum çoğu kez gözden kaçırılarak ihmal edilmektedir. Bu sebepten dolayı anne ve babalar, çocuğun tedavisine geç başladıkları için, hem maddi anlamda hem de duygusal anlamda çok fazla yıpranmaktadırlar. Buna ek olarak ebeveynlerin, çocuğu sağlık merkezlerine götürürken kaçırdıkları iş günleri, stres ve iş verimliliğinin düşmesi de bu durumu iyice olumsuz hale getirmektedir.

Sinüzite çok dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Emin Kaya, "Sinüzit, enfeksiyon sinüs sebebiyle de ortaya çıkan; gözde şişlikler, çift görme, şiddetli bulantı, kusma ve baş ağrısı, genel durum bozukluğu da sinüzitin göz veya beyne sıçramasına bağlı oluşan belirtiler olabileceği gibi, orta kulak iltihabından dolayı işitme kaybına da sebep olabilmektedir" dedi.

Röportaj: Gülşen Kaş


Sinüs hastalıkları nelerdir ve niçin önem arz eder?

Kafatasın da burun ve göz komşuluğunda yer alan bu boşluklar, aslında solunum sisteminin bir parçası veya uzantısı olarak kabul edilebilir. Beyin ve göz gibi hayatı organlarla olan yakın komşulukları, bu bölgede oluşan hastalıkların erken tanısı ve eksiksiz tedavisini gerektirir.

Bu bölgede virüs, bakteri, mantar ve hatta parazitlerin yol açtığı çeşitli enfeksiyonlar, iyi veya kötü huylu tümöral hastalıklar oluşabilir. Alerjik hastalıklar ve bazı kimyasalların etkisi ile oluşan rahatsızlıklar söz konusu olabilir.

Sinüzit, çocuklarda orta kulak iltihabından sonra ikinci en çok antibiyotik kullanım sebebidir.

Uzman bir klinisyen olarak mesleki pratiğimden edindiğim bilgilerin, özellikle genç anne babalar için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Yeni doğan bebeğini kucağına alan genç annenin omzuna büyük bir sorumluluk biniyor. Bir anda çocuğun sağlık sorunları ile ilgilenmesi gerekirken, bir yandan çevreden gelen doğru veya yanlış önerileri değerlendirip, o çok değer verdiği bebeğe uygulanıp uygulanmayacağına karar vermeleri gerekiyor. İşte pratik, doğru ve güncel bilgilere ulaşmak bunun için önemli.

Tabi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı meslektaşlarıma bu konuda asıl pay düşüyor. Ben kendi branşım açısından bazı bilgiler vermeye çalışacağım.

Çocukluk çağı sinüzitlerinin sebepleri erişkinlerden farklılık gösterebileceği için tedavi yöntemleri de farklılık göstermektedir. Sinüzit, çocuklarda orta kulak iltihabından sonra ikinci en çok antibiyotik kullanım sebebidir. Bu iki hastalık bazen birlikte ve birbirleri ile ilişkili olabilirler. Sadece Amerika’da erişkinlerde kronik sinüzit için toplam yıllık harcama 4.3 milyar dolar olarak hesaplanmıştır.

Çocuklarda ilaç ve doktor için harcanan paraya ek olarak, çocuğun sağlık kuruluşuna götürülmesi gerektiğinden dolayı kaçırılan iş günleri, çocuğun hastalığı yüzünden geçirilen uykusuz geceler ve olayın stresi de iş verimliliğini olumsuz yönde etkiler.

Çocuklardaki sinüzitleri erişkinlerden farklı kılan nedir?

Yeni doğanda sinüsler tam gelişmemiştir. Burun ve sinüslerin gelişimi yaş ilerledikçe kafatasının büyümesi ile tamamlanır. Viral enfeksiyonların sıklığı, sigara, hava kirliliği gibi faktörlere daha duyarlı olmaları, geniz eti varlığında yetersiz burun solunumu ve sinüs havalanmasının az olması, bağışıklık sisteminin daha gelişim aşamasında olması gibi birçok sebep bu farklılığı oluşturur. Yeri gelmişken hatırlatmakta yarar var bizi hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemimizin iki bölümü var. “Hücresel ve salgısal bölüm”. Yeni doğan ve emzirme döneminde anneden gelen salgısal bağışıklık koruma görevini üslenir ve yaklaşık 10 yaşına kadar bağışıklık sistemi olgunlaşmaya devam eder. Epidemiyolojik çalışmalar bu yaştan sonra sinüzit sıklığının çocuklarda azaldığını gösterir. Kullanılacak olan ilaçlar ve gerekiyorsa cerrahi yaklaşımlar da çocuklarda farklılık gösterir. Günümüzde sık ismini duyduğumuz ve mide asidinin yemek borusundan geriye doğru kaçışını tanımlayan gastro-özefagial reflü de hastalığın gelişmesinde önemli rol üstlenebilir. Ayrıca kistik fibrozis ve immotil silya gibi bazı hastalıkların varlığında, sinüzit oranı çocuklarda belirgin artış göstermektedir.

Sinüslerin fonksiyonları nelerdir?

Kısaca bahsedecek olursak burun içi basıncın düzenlenmesi, koku alma, havayı nemlendirme ve ısıtma, kafatası ağırlığının azaltılması, şok absorbsiyonu, ses rezonansı, gözyaşı veya tükürük kıvamında olan mukus salgılanması ve filtre işlevi sinüs fonksiyonlarının başlıcalarıdır.

Sinüslerin bazıları yeni doğanda bulunurken; bazıları gelişimini büyümeyle birlikte sürdürüp yaklaşık14- 20 yaş civarında tamamlanır. Sağlıklı sinüs fonksiyonları için şu koşullar gerekir:

1- Sinüs salgılarının normal olması

2- Siliya denen ve sinüsleri temizleyen hücre fonksiyonlarının tam olması

3- Sinüs ağzının açık olması

Bunlardan herhangi birisinin bozulması bir sinüs hastalığı gelişmesine yol açabilir.

 

Sinüs hastalıkları tanısında ne gibi yöntemler kullanılır?

İyi bir gözlem ve anamnez, iyi yapılmış bir fizik muayene ve son dönemlerde sık kullanılan endoskopik muayene teknikleri tanıda çok yardımcıdır. Gerektiğinde mikrobiyolojik ve radyolojik tetkikler yapılır. Burada vurgulamak istediğim bir konuyu yeri gelmişken aktarayım. Düz röntgen tetkiki, bulguları gerçek hastalık ile tutarlılık göstermediğinden ve yanılma payının yüksek olduğundan dolayı klinik değeri azdır. Ayrıca bu filmler gerekli netlikte olamayabiliyor. Hastanın şikâyeti ve muayene bulguları ile bağlantılı en faydalı radyolojik tetkik, paranasal sinüs bilgisayarlı tomografisidir. Biraz pahalı bir tetkik gibi görünse de, yetersiz tanı araçları ile gereksiz ve yanlış uygulanan tedavilerin maliyeti kesinlikle daha fazladır.

Çocuklarda Sinüzitin belirtileri nelerdir?

Çocuklarda sinüzit genelde viral üst solunum yolları enfeksiyonu takiben burun ve sinüs mukozasının şişip sinüsleri buruna bağlayan yolların kapanması ile başlar. 5–6 gün sonra daha koyu renk ve kıvamda salgılar burun ve sinüste birikmeye başlar ve bunlar bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortam sağlar. Burnu tıkanan, hafif ateş, halsizlik ve huzursuzluğu olan çocukta bakterilerin etkisiyle oluşan yapışkan sarı-yeşil akıntının burun ve genizinden boğazına doğru akmasıyla öksürmeye başlar, bazen öğürtü ve kusma meydana gelir. Öksürük, akşam daha sıktır. Bazen bu enfeksiyon bronşlara doğru ilerler. Bu risk astım bronşiyale olan çocuklarda daha sıktır.

Bazen baş ağrısı, kötü ağız ve nefes kokusu, horlama, uzayan nezle hali, bazen boğaz ağrısı ve ses kısıklığı sinüzit seyri sırasında ortaya çıkan bazı belirtilerdir.

Bazen enfeksiyon sinüse komşu yapıları etkiler. Bu durumda ortaya çıkan gözde şişlikler, çift görme, şiddetli bulantı, kusma ve baş ağrısı, genel durum bozukluğu sinüzitin göz veya beyne sıçramasına bağlı oluşan belirtiler olabilir. Acil tanı ve tedavi gerektirir. Hemen hekime başvurulmalıdır. Sinüzitin gözde abse oluşturması nedeni ile acil cerrahi uygulanan bir olgu.

Sinüzit nasıl tedavi edilir? 

Sinüslerin sağlıklı işlevini bozan etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Enfeksiyonlar uygun antibiyotikler ile uygun dozda ve yeterli sürede tedavi edilmelidir. Uygun antibiyotik seçimi için her ne kadar standart tedavi protokolleri belirlenmiş ise de hekimin tecrübesine bağlı olarak esnek olmalıdır. Bakteriyel sinüzitin tedavisinde öncelikle en az 10 gün antibiyotik kullanılmalıdır. Hastanın durumuna göre bu tedavi bazen 3–4 hafta sürebilir. Sabırlı olup ilaçlara gerektiği sürece devam etmek gerekir. Antibiyotiklere ek olarak serum fizyolojik burun damlaları çocuklarda çok önemlidir. Hem burun tıkanıklığını gidermede hem de mikrop ve alerjenlerin temizlenmesinde katkı sağlarlar. Sinüs drenajı ve havalanması sağlanmalıdır. Bunun için yardımcı başka ilaçlar da eklenebilir. Bazen geniz eti dolaylı yoldan burun ve sinüs havalanmasını bozan etkenlere cerrahi müdahale yapılır. Sinüs lavaji gibi yöntemler çocuklarda riskli olup uygulanması uygun değildir. Son yıllarda çok popüler olan endoskopik sinüs cerrahisi ise çocuklarda minimum boyutta uygulanmalıdır. Ancak göz veya kafa içine yayılma gibi bazı durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmazdır.

Her burun ve geniz akıntısı olan çocuğun mutlak suret ile tedavi edilmesi şart değildir. Özellikle uzun süre serum fizyolojik kullanmanın bu yönde çok olumlu etkisi vardır.

Çocukları sinüzitten nasıl korumalıyız? 

Öncelikle viral üst solunum yolu enfeksiyonlarından çocukları korumak gerekir. Yuva ve kreşe giden çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırmak çok önemlidir. Grip aşısı ve bulaşıcı bazı bakterilerin aşıları korunmada faydalıdır. Özellikle yüzme ve havuza giden çocuklarda yüzme sonrası sıcak bir duş almak, saçları kurutmak ve ıslak mayoları değiştirmek önemlidir. Eğer havuz klor ile dezenfekte oluyorsa, klor gazının burun ve sinüsü temizleyen hücrelere özellikle duyarlı kişilerde olumsuz etkileri olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Çocukların sigara dumanına maruz bırakılmaması, küflü ve rutubetli ev ortamlarının daha hijyenik ve hava alan malzemeler kullanılarak tadilatı sağlanmalıdır. Kaloriferli evlerde hem iyi bir havalanma hem de buhar, buğu gibi nemlendiriciler kullanılabilir. Saman nezlesi ve polen alerjisi olan çocuklarda ilkbahar döneminde sinüzit sıklığında artış olmamaktadır. Oysaki sonbahar ve kış aylarında viral enfeksiyonların artışı ile sinüzit sıklığındaki artış arasında direkt bir ilişki vardır.

Op.Dr. Emin Kaya, 1972 Tahran doğumlu.Orta okulu İran’da, Liseyi Ankara’da bitirip İzmir Ege Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Kulak Burun Boğaz Uzmanı oldu. Türk Tabibler Birliği, Türk  Kulak Burun Boğaz , Baş ve Boyun Cerrahisi, ve Türk Fasiyal Estetik Cerrahisi derneği üyesidir. Halen Şişli’de bulunan Osmanoğlu Hastanesinde görev yapmaktadır.

OSMANOĞLU HASTANESİ

Adres : Abide-i Hürriyet Cad. No:226/1

Şişli 80220 /İstanbul 

Telefon : 0212-296 20 60 (20 hat)

Faks : 0212-230 26 18

www.osmanogluklinigi.com.tr


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden özgür olmak. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yükselen Yeni Tür; Homo Violents


Her Şeyin Teorisi


İklim Dostu Bir Yaşam


Şifacı Doktor İnci Erkin


Kanser Tedavisinde Akıllı Moleküller


Balinaların Nesli Tehlikede!


İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek


Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları


Selçuk Erdem: İyi Çocuklar Değiliz Biz!


Okumanın Dinamiği


Nükleer Yayılma


Tiyatro Sporu ve Mahşer-i Cümbüş


Psikiyatrik Suistimalin Bilinmeyen Tarihi


Çocukluk Çağı Sinüzitleri


Barış Kadıköy'deydi 


Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları


Tarım ve Hayvancılıkta AB'ye Uyum?


Haydi Türkiye Günde Bir Yumurta


Ayrıştırma


AKM Yıkılsın Mı?

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman 

Aydın Olgusu


İdil Soyseçkin

Mayıs Karnesi


Nilay Altın

Sihirli Dokunuşlar 


Burcu Akar

Anne Karnında Başlayan Öğrenilmiş Korkular -I-


Can Duman

Olmak Ya Da Olmamak


Didem Çivici

Her Şey Güzel


Arbil Çelen

Tamam O Zaman


Engin Sezen

Anne Babaların Yapageldikleri Hatalar


Melda Güngül

Ne Yapmalıyım?


Özge Esirgen

Dünya’da Büyümek 


Rüya Yüksel

Sevgiliye Mektup


Özge Gündem

AKM Yıkılırsa Sevgilimi Nerede Bekleyeceğim?


Volkan Burnaz

Burası Ne Kadar Bizsiz


Buse Doğan

Nasıl yani, anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir?


Didem Çivici

Salıncak


Eray Çetinkaya

Zaman Yaşamı Yiyor


Fırat Erdoğan

Kapatılan Köy Enstitüleri ve Açık Olan Okullarımız 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00