|
Haber: Gülşen Kaş
Sağlık
Haberleri, İstanbul - KASIM 2007
EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön
Verin
Suçluluk duygunuzdan,
fobilerinizden, kaygılarınızdan ve travmalarınızdan kurtulmak ister misiniz?
Travma, duygusal sorunlar,
fobiler ve bunun gibi daha birçok sıkıntılı durum, kişinin geleceğini
istediği yönde inşa etmesine engel olmaktadır. EMDR ile, bütün bu
sıkıntılardan kurtulmak mümkün hale gelmektedir. Terapide gözden
kaçırılmaması gereken önemli bir noktada, kişinin bu durumundan gerçekten
kurtulmak isteyip istemediğidir. Seçim sizin. Bu rahatsızlık verici durumu
daha ne kadar deneyimlemek istiyorsanız o kadar deneyimleyebilir yada bu
durumu iyileştirmeyi seçebilirsiniz.
Röportaj:
Gülşen Kaş
EMDR
nedir?
Hande Kaş: Eye Movement Desensitization and
Reprocessing (EMDR) ilaç ve hipnoz kullanılmadan göz hareketleriyle
duyarsızlaştırma ve
yeniden işleme ile yapılan bir psikoterapi uygulamasıdır.
Göz hareketleri ile terapist, danışanın sorununu zihninde odaklamasını
sağlar ve sorununun derecesini belirli kriterler ile tanımlatır. Bu tanımdan
sonra, gözlerini sağa sola ve çapraz bir şekilde terapistin parmak ucunu
odaklayarak takip ettirir. Bu süreç, danışanın sorununu tam olarak etkisiz
hale getirene kadar devam eder. Bunu hisseden ve deneyimleyen danışanın
kendisidir.
EMDR
hangi amaçla kullanılıyor?
Hande Kaş: EMDR; kişinin geçmişinde yaşadığı
travma, duygusal sorunlar, (endişe, suçluluk duygusu, öfke, taciz, doğal
afetler, çocukluk dönemi üzüntüleri v.b…), bazı depresyon çeşitleri, fobi ve
yas gibi rahatsızlık veren durumlardan arınmak için kullanılan bir
yöntemdir. Bunlar dışında; performans sağlama, özgüven gibi geliştirilmesi
gereken duygusal durumların kazanılmasında da kullanılmaktadır. EMDR,
özellikle “travma” gibi durumlarda başarı ile kullanılmaktadır.
Terapiye başlamadan önce kişilerle ön görüşme yapıyor musunuz?
Hande Kaş:
Evet, bir ön görüşme yapıyorum. Bu görüşme
aynı zamanda danışanın kararlılığını ve bu süreçte neler yaşayacağını
bilmesi için gerekli bir süreçtir.
Terapi
uygulanacak kişilerin durumu (nasıl bir ruh hali içinde oldukları) önemli
mi?
Hande Kaş:
İstedikleri durum her neyse bunda kararlı
olmaları önemli.
Terapi
süreci nasıl işliyor?
Hande Kaş: EMDR herkes için farklılık
göstermektedir. Çünkü iyileşme sürecinin, kişinin içsel durumuna göre
yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu süreç danışanın terapiste, öncelikli
olarak ne istediğini anlatmasıyla başlar. Bu aşamadan sonra belirlenen ve
etkisiz hale gelinmesi istenen durum her neyse, danışanın olayı tekrar
yaşaması sağlanarak devam etmektedir. Her seferinde de yaşanan durumun
etkisi ölçülerek, terapiye devam edilmektedir. Danışan, durum etkisinin yok
olduğunu yada etkisiz hale geldiğini kendisi belirlemektedir.
Acı
veren anıyı, iyileşme sağlamak için yeniden yaşamak gerekli mi?
Hande Kaş: Evet bu gereklidir. Acı veren
anılardan, olaylardan ve duygusal durumlardan kaçıldığı sürece bu durumların
rahatsızlık verme süreçleri devam eder. Aynı zamanda kişi, bunlardan kaçmaya
devam ettiği sürece de katlanarak geri dönmesini sağlar. Terapist, EMDR ile
danışanını, bu acı veren durumla oldukça güvenli bir ortam sağlayarak karşı
karşıya getirir. Danışan, kaçmakta olduğu durumdan bu güvenli ortam
sayesinde yaşadığı sorunla yüzleşerek, üstesinden gelme cesareti
bulabilmektedir.
Terapi
sürecinde kontrol var mıdır?
Hande Kaş: Terapiye devam etme veya durma kararı,
tamamen danışana aittir. Danışan aynı zamanda, terapiste yaşadığı deneyimin
ne kadarını söyleyip ne kadarını söylemeyeceğine de kendisi karar verir.
Terapist, sürecin nasıl işleyeceğini danışanına anlatarak ve gerçekten bunu
isteyip istemediğini sorarak olayı netleştirir. Buna rağmen danışan, terapi
esnasında, süreci durdurmak istediğini söylerse, tabii ki karar onundur ve
terapi sonlandırılır.
Peki
kişiler terapiden sonra nasıl bir ruh hali içinde oluyorlar?
Hande Kaş: Bazı kişiler yaşadığı durumla ilgili
yeni düşünceler, rahatsızlık verici yeni hisler ve duygular da yaşayabilir,
(herkes için geçerli değil) fakat kısa bir süre içerisinde bu hisler
kaybolmaktadır. Şu da unutulmamalıdır ki,
kişi
terapi sonunda durumun verdiği rahatsızlık bittiği için, çok mutlu bir
şekilde de ayrılmaktadır.
Danışan
durumun etkisiz hale geldiğini nasıl anlıyor?
Hande Kaş: Danışan, (yaşadığı yada kurtulmak
istediği şey her ne ise) durumun etkisiz hale geldiğini kendisi hissederek
deneyimliyor. Danışan, EMDR’ın uygulanabildiğine ve başarıya ulaştığına
(yaşadığı olumsuz durum etkisinin sıfır olduğuna) kendisi karar verir.
Bilinmesi gereken önemli bir noktada, EMDR, kişinin durumunu tamamen
unutmasını sağlamaz. EMDR, sadece bu durumun vermiş olduğu sıkıntıyı ortadan
kaldırmaya yardımcı olur.
Son olarak
durumun değişikliğine göre kaç seans yapılması gerekir?
Hande Kaş: Öncelikli olarak danışanın bunda
kararlı ve istekli olması önemli. Sorun her ne ise, çözümlenene kadar devam
edilir. Sorun bir seansta da çözülebilir, birden fazla seansta da.
EMDR’nin
ortaya çıkışı
Emdr; Francine Shaphiro
tarafından 1987 yılında keşfedilmiştir. Shaphiro, (california-palo alto’da
zihinsel araştırmalar enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacıdır) bir gün
parkta yürürken kendisini rahatsız eden bazı düşüncelerinin daha az rahatsız
ettiğini ve bu durumun-iyileşmenin, spontane (kontrol olmayan) göz
hareketlerinden kaynaklandığını farketti. Bu durumun insanlara yardımcı
olabileceğini düşünerek araştırmalarına başladı.
Francine Shapiro,
spontane gelişen göz hareketlerine, orijinal olarak göz hareketi
duyarsızlaştırma (emd) diyerek, öncelikli olarak travmatik yaşantıları olan
insanları tedavi etmeye başladı.. Shapiro, ilk çalışmalarına travmatik
anıları (tecavüz, sarkıntılık, uyku sorunları, savaş deneyimleri vb.) olan
yaşlılar ile 11 ile 53 yaşları arasında değişen 22 kişilik bir grup ile
başladı. Bu kişilerin hepside emd ile terapistin yönlendirmesiyle birlikte
bazı göz hareketleri yaptırılarak tedavi edildi. İnsanlar gözlerini
terapistin el hareketini izleyerek belirli bir süre hareket ettirdi. Bu
hareketler (hareket serilerinin aralarında terapistin danışanı izlemesini ve
dikkatini yönlendirmesini sağlayan) terapistle kısa diyaloglar kurarak) 15
ila 90 dakika süresince defalarca tekrarlandı. Sonuç ölçümlerinde, sadece
bir seanstan sonra insanların daha az kaygı hissettikleri, kendileriyle
ilgili daha olumlu düşüncelere sahip oldukları ve belirtilerde ise, iyileşme
bildirdiklerini göstermiş.
Daha fazla bilgi için
eposta gonderebilirsiniz:
h.hande@dikeyvizyon.com
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|