|
Haber:
Gülşen Kaş
Sağlık
Haberleri, İstanbul
Üzüm
Çekirdeği Yaşlanmayı Önlüyor
Üzüm,
çoğumuzun sevdiği bir yaz meyvesidir. Pek çok insan üzüm yerken
çekirdeklerini çıkarır.
Peki, hiç
düşündünüz mü üzüm yerken attığımız üzüm çekirdeklerinin
faydaları olabileceğini? Ya da dünyanın en iyi üzümlerinin
Türkiye’de yetiştiğini?
Bilim
adamlarının yaptığı araştırmalara göre üzüm çekirdeğinin
vücudumuza pek çok yararı tespit edilmiştir.
Üzüm çekirdeği, bilim
adamlarının yaptığı çalışmalar sonucunda sağlığa pek çok yararı
tespit edilmiş, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkede
ilaç niyetine satılmaya başlamıştır.
Üzüm çekirdeğinin, ödemden,
ağrıya, yanmadan, damarların yenilenmesine kadar pek çok
hastalığın tedavisinde kullanıldığını belirten uzmanlar, üzüm
çekirdeğinin yaşlanma etkilerini de geciktirdiğini söylüyorlar.
Üzüm çekirdeği, bilim
adamlarının yaptıkları sağlığa faydalarıyla ilgili açıklamalarda
rağbet görmeye başlamış, son yıllarda adeta trend haline
gelmiştir. Ülkemizde de hızla yaygınlaşan üzüm çekirdeği,
özellikle kan damarlarını onarıcı yönüyle hayati önem taşıyor.
Vücudumuzun
her bölgesi kanla besleniyor. Kılcal damarlardan, geniş
atardamarlara kadar, kan damarları ağı bizim yaşam hattımızı
oluşturuyor. Eğer kan damarlarımız yaşlanır, hastalanır,
zayıflar, incelir ve kan sızdırırsa, sağlığımız tehlikede
demektir. Eğer oksijeni taşıyan kan, vücudumuzda sağlıklı bir
şekilde dolaşmıyorsa kalp kasımız hasar görebilir.
Kullanıldığında üzüm çekirdeğinin etkisi burada devreye giriyor,
zayıflamış kan damarlarını güçlendirirken, dolaşım
bozukluklarının da önüne geçerek, vücut kan akışının sağlıklı
bir şekilde yapılmasını sağlıyor.
Üzüm çekirdeğinin en önemli
özelliğinin, tamamen doğal olmasından kaynaklandığını belirten
uzmanlar, çekirdeğin, damar hastalıklarını tedavi ederek,
zayıflamış kan damarlarının yapısını güçlendirdiğine dikkat
çekiyorlar.
Üzüm çekirdeği bilinen en
güçlü antioksidandır... Yapılan bazı testlerde, E vitamininden
50 kat daha güçlü olduğu ortaya çıkmıştır. İlk kez Fransa'da
keşfedilen Üzüm çekirdeği 40 yıldır Avrupa'da, özellikle üzüm
bağlarının
çokluğu
ile bilinen Fransa'da etkili bir biçimde kullanılmaktadır.
Üzüm
Çekirdeğinin Keşfedilmesi
Üzüm çekirdeğinin yararları
ilk olarak 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi'nden tıp, Fransız
Kimyacı ve tıp profesörü Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş.
Çekirdek ilk kez hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakülte
dekanının eşine, dekan tarafından verilmiştir.
Jack Masquelier, üzüm çekirdeğini keşfedişini şöyle anlatıyor:
Dekanın eşi, şişmiş bacakları
sebebiyle o kadar güçlükle yürüyor ve o kadar yorgun
görünüyordu ki yüzünden, çektiği acılar belli oluyordu. Ne
yapabilirim, bu kadının acılarını nasıl dindirebilirim diye
düşündüm. Sonra dekanın eşine üzüm çekirdeği verdiğini gördüm.
Dekanın eşi 48 saat içinde
iyileşmişti. O zaman ben Üzüm çekirdeğinde özel bir şeyler
olabileceğini düşündüm.
Doktor Masquelier ve ekibi
üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini kanıtlayan dokuz
deney yapmışlar. Üzüm çekirdeğini, göz kamaşması, gece körlüğü,
maküler dejenerasyon gibi göz sorunları, arterit, saman nezlesi,
alerji ve burun kanamalarını tedavisinde de kullanılmışlardır.
Dr. Masquelier "düzenli
olarak üzüm çekirdeği alırsak, damar duvarlarımızın
güçleneceğini söylüyor"
Üzüm
çekirdeğine ihtiyacınız olup olmadığını nasıl anlarsınız?
• Sabah,
dişlerinizi fırçaladığınızda diş etleriniz kanıyorsa
• Göz
korneasında kan lekesi varsa
• Geceleri
kendinizi yorgun hissediyorsanız
•
Baldırlarınızda şişlikler ve ödem varsa,
Sizde damar
zayıflığı var demektir ve bu durumda üzüm çekirdeğini
kullanmanız gerekir.
"1995
yılında İtalya'da yapılan bir araştırmada, 150 miligramlık üzüm
çekirdeğinin ağrıyı, yanmayı, karıncalanma hissini ve
atardamarların şişme derecesini azalttığı ve kullanılan
ilaçlardan, daha hızlı ve üzün süreli etkili olduğu saptanmıştr.
1985 yılında ise, Fransa'da 28 gün boyunca 100’e yakın hasta
üzerinde yapılan deneylerde, 300 miligramlık üzüm çekirdeğinin,
ağrıyı, karıncalanma hissini geceleri giren bacak kramplarını ve
şişkinliğini yüzde 50’den daha fazla azalttığı görülmüştür.
Üzüm çekirdeği, gözler üzerinde
de etkili oluyor. Gece görüşünde önemli olan parlak ısıların
neden olduğu göz kamaşmasını geçirmeye de yardımcı oluyor.
Fransa'da
yapılan bir başka araştırmada 100 deneğe 5 hafta boyunca günde
200 miligram üzüm çekirdeği verilmiş. Bu deneme, parlak ısılara
maruz kalan gözleri görme keskinliğine yeniden kavuşmayı
artırdığını ortaya koymuş. Ve yapılan testlerde üzüm
çekirdeğinin, uzun süre bilgisayar karşısında çalışmanın neden
olduğu göz gerilimini geçirdiği ve miyop kişilerde retinanın
işlevini ve duyarlılığını düzelttiği görülmüş.
Ayrıca, üzüm çekirdeğinin
tansiyonu ve etkilerini düzenlemeye yardımcı olduğu
belirtiliyor. Araştırmalara göre, yüksek tansiyonlu kişilerin,
genellikle çok geçirgen olan, zayıf kılcal damarlara sahip
olduğu tespit edilmiş, bu kişilerde kılcal damarlarının kanaması
ve göz retinasındaki kan damarlarının yırtılma olasılığının daha
fazla olduğu ortaya çıkmıştır.
Üzüm
çekirdeğinin Anti-Aging etkisi
Üzüm çekirdeği anti aging
etkisi ile de .dikkat çekiyor. Damarları koruduğu ve yenilediği
için yaşlanma etkilerini geciktirerek, cildin daha genç
görünmesini sağlıyor.
Üzüm Çekirdeği Ekstresi,
içerdiği Proantosiyanidin maddesiyle, bilinen en güçlü antioksidant
olma özelliğini koruyor. Üzüm çekirdeğinin antioksidant etkisi,
E vitamininden 50 kat, C vitamininden ise 20 kat daha fazla.
olduğu belirtiliyor.
Antioksidanların Vücudumuza Etkileri
Vücut hücreleri tarafından
üretilebildiği gibi, dışardan da (gıdalar, vitaminler)
alınabilen kimyasal maddelerdir. Gıdalarla alınabilen en önemli
antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir.
Soluduğumuz
havadaki oksijen, (yanlış beslenme, sigara, alkol…) serbest
radikallere dönüşüyor ve toksin (zehir) etkisi göstererek
vücudumuzda bazı zararlı maddelerin oluşmasına sebep oluyor.
Örnek olarak, demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan
sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine yol açıyor.
Antioksidanların etkisi burada devreye girerek, vücudumuzu
serbest radikallere karşı koruyor ve toksinin zararlı etkilerini
engelliyor.
Bilim
adamlarının yaptığı bir diğer araştırmaya göre, vücudun
antioksidan üretimi 25 yaşından sonra yavaşlıyor. Bu
yavaşlamanın sonucunda antioksidan eksikliğinin yol açtığı
deformasyonların yok edilmesi için bilim adamları, bilinen en
güçlü antioksidanın organik olarak yetiştirilmiş üzüm çekirdeği
ekstresi olduğunu söylüyorlar.
Üzüm çekirdeği, düzenli
kullanıldığında bağ dokularını güçlendiriyor, cilt sarkmalarını
engelliyor, cildi elastikiyetine kavuşturarak yumuşak ve düzgün
olmasını sağlıyor.
Üzüm
çekirdeğini ne kadar kullanmalıyız?
Günlük olarak 150 ile 300
miligram kullanılabilir. Damar sağlığını korumak için ise, günde
5-10 gram yeterli olarak görülmektedir.
Üzüm çekirdeğini kimler
kullanmalı:
• Kan
damarlarının güçlenmesine ihtiyaç duyan kişiler
• Cildinde
kırışıklıkları yoğun olan kişiler
• Cildi cansız
ve solgun olanlar
• Cinsel
yaşantısında kendisini yetersiz hissedenler
• Kalple
ilgili sorunları olanlar
• Ani kalp
krizi riski olanlar
• Görme
gücünde yaşlanmayla ilgili bozulma olanlar
• Şişlikler ve
ödem sorunları olanlar
• Yüksek
tansiyonu olanlar
• Kolayca
kanama ve morarma eğilimi gösterenler
• Daha önce
kanamaya bağlı felç geçirenler
• Şeker
hastalığı olanlar
• Varis ve
hemoroit gibi soruları olanlar
Yukarıda üzümün, bahsedilen
faydalarından bir çoğunun çekirdeğin damarları onarıcı
özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini
ayakta tutan en önemli ana mekanizmalardan biridir. Damarların
bozuk olması vücudumuzda birçok hastalığa neden olabilmektedir..
Böylece üzüm çekirdeği damarları onararak, başka hastalıklarında
iyileşmesinde çok önemli bir etkiye sahip oluyor.
Türkiye
dünyanın en iyi üzümlerini yetiştiriyor
Anadolu,
bağcılığın ve şarabın ana vatanı olarak bilinir. Anadolu'da
şarap yapımı için en uygun üzüm çeşitlerinin başında Doğu ve
Güneydoğu Anadolu'da yetişen Boğazkere ve Öküzgözü üzümleri
geliyor. Bu iki üzümden, dünyanın en iyi kırmızı şaraplarından
biri elde ediliyor. Batı Anadolu'da beyaz şarap yapılan Emir
üzümü de dünyanın en iyi şaraplık üzümlerinden biri olarak
gösteriliyor.
Türkiye'de bir de Kara adıyla anılan bir üzüm çeşidi var. Bu
üzüm çeşidi ülkemizin değişik yörelerinde farklı adlarla
biliniyor. Kara adıyla anılan bu üzümden çok başarılı kırmızı
şaraplar üretiliyor. Kalecik Karası üzümü, bağcılığa ve şaraba
merak saran kişi ve kuruluşların yeni gözdesi olma yolunda hızla
ilerliyor.
NOT: Üzüm
çekirdeğinin bilinen bir yan etkisi gözlenmemiştir.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. Detaylı Bilgi
|