Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber: Gülşen Kaş

BDönmesi Hayatı Zorlaştırıyor

Bdönmesi rahatsızlığı olarak bilinen "Vertigo" önlem alınmadığı taktirde  ileride ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor

Vertigo, çoğu zaman altında önemli nedenlerin aranmadığı ve zaman zaman kendiliğinden düzelen bir belirti gibi görülmektedir. Oysaki bu hastalık önemsenmediği taktirde ileride ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilmektedir. 

Hastalar sıklıkla vertigo’yu çevrelerinin de beraberinde döndüğü ile açıklamaktadırlar... Uzmanlar vertigo’nun genel olarak iç kulağa bağlı sorunlardan kaynaklanabileceğini, ancak diğer hastalıklarla da ilişkisi olup olmadığının araştırılması gerektiğini söylüyorlar. Op. Dr. Emin Kaya Vertigo ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı. 

Röportaj: Gülşen Kaş


Denge sistemimizi sağlayan mekanizma nedir? Nasıl çalışmaktadır?

Dengemizi sağlamakla görevli başlıca organa vestibüler sistem denir. Beyin ve iç kulakta olmak üzere iki ayrı bölümden oluşur. Periferik bölüm iç kulakta yer alan semisirküler kanal denen üç yarım halka, otolitik yapıklar ve ilişkili sinirlerden oluşur. İşitmeden sorumlu salyangoz ile komşuluk gösterir. Santral bölüm ise beyinde dengeden sorumlu 4 çekirdek ve diğer sistemler ile bağlantıyı sağlayan sinirlerden oluşur.  

İç kulağa kan yan dalı olmayan küçük bir damardan gelir. bu damar tıkanırsa beslediği bölümdeki hücrelerde hasar oluşur. Ayrıca iç kulakta labirent denen bölümde mekanik hareketi algılayan duyusal hücreler vardır. İç kulakta jelatinimsi bir sıvı içinde statoconia denen kristal kumu benzeri bir maddenin hareketi ile bu hareketin hangi düzlemde gerçekleştiğine bağlı olarak görevli hücreler tarafından algılanıp, sinirler ile beyindeki merkeze gönderilir. Bu algılanma mekanik hareketin elektrik sinyallerine dönüşümü şeklinde olur. 

Santral bölüme gelen veriler, göz kaslarının denetimini sağlayan birtakım sinirler, omur iliğindeki bazı hücrelerce beyincikteki denge merkezleri ile paylaşılır. Bu şekilde dengeyi sağlamak için gereken görsel ve motor düzeltmeler sağlanmış olur. Kaslar ve eklemler ona göre kendini ayarlar. Bu yüzden baş dönmesi ve denge bozukluğu şikayeti olan bir hastanın beyin, beyincik, omur iliği, iç kulak ve göz ile ilgili bölümlerin ilgili incelemeleri yapılmalı, öncelikle olayın santral mi yoksa periferik bir hadise mi olduğu açıklanmalıdır. 

Bu durumda nöroloji uzmanı, kulak burun boğaz uzmanı, göz hastalıkları ve dâhiliye uzmanları hastayı değerlendirebilir, aile hekimi uzmanları ve pratisyen hekimlerin de acil durumlarda hastayı doğru yönlendirmek üzere gerekli bilgi ve beceriye sahip olmalıdırlar… 

Baş dönmesi ve dengesizlik tehlikeli mi? Bu sorunla karşılaşan bir hastaya neler yapılır? 

Genelde periferik nedenler ile oluşan baş dönmelerine daha sık rastlanır. Santral nedenlerde genelde ek belirti ve bulgular vardır. Tabi ki santral nedenlerin tehlikesi daha büyüktür. Beyin ve beyincikte oluşan dolaşım bozukluklarında baş dönmesi, görme kaybı, çift görme, ağız etrafında uyuşma, ani düşme atakları, dengesizlik gibi durumlarla kendini belli edebilir. Nistagmus denen gözde ani kaymalar çok önemlidir. Ve tipi tanıya varmada ipuçları verebilir. 

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol, sigara kullanımı gibi durumlarda damar sertliği veya pıhtı atımı sonucu gelişen damar tıkanıklığına yatkınlık oluşmaktadır.  

Boyundaki omurgalarda kireçlenmeler veya daralmalar yaşlı hastalarda damarlara baskı yaparak belli pozisyonlarda baş dönmesi veya göz kararmasına neden olabilir. Bu hastalarda tanı için boyun doppler ultrasonografi, MR, MR anjiyografi gibi tanısal yöntemlere başvurulabilir. 

Multipl skleroz, beyin ve beyincik arasındaki köşede tümör gelişmesi, vaskülit veya nöropati gibi durumlarda benzer tablolar gelişebilir. Hastayı değerlendirirken genel durum ve bilinç ,kan basıncı, kan şekeri, kalp ritmi ve EKG bulguları, kansızlık düşünülüyorsa kan sayımı ve elektrolitler, EEG gibi ileri tetkikler yapılabilir. 

Bayılma nöbetleri vertigo ile karıştırılmamalıdır 

Presenkop denen bayılma nöbeti vertigo ile karıştırılmamalıdır. Hasta mutlaka sistemik dâhili muayeneden geçmelidir. Çok ilaç kullanan yaşlı hastalarda ilaç yan etkisine bağlı baş dönmesi , kulak çınlaması ve işitme kaybı tabloları gelişebileceği ve bazı vertigo tablolarını taklit edebileceği unutulmamalıdır. Alkol, uyuşturucu kullanımı, psikiyatrik tedavi gören hastaların durumu öğrenilmelidir. 

Baş dönmesinin şekli, süresi, nasıl oluştuğu, eşlik eden diğer rahatsızlıklar öğrenilmelidir. Örneğin işitme kaybı, kulakta çınlama ve dolgunluk hissi. Hastalık oluşmadan önce yaşanan bir kafa travması, viral enfeksiyon veya ateşli hastalık sorulmalıdır. Kulak, burun, boğaz muayenesi ile birlikte odyometrik( işitme testleri) incelemeler, kalorik test, elektronistagmografi, halpike manevrası değerli ipuçları verebilir.

Periferik baş dönmeleri arasında benign pozisyonel vertigo, meniere hastalığı, vestibüler  nörinit, labirentit gibi durumlar örnek verilebilir.

Hasta nasıl tedavi edilir? 

Tedaviye başlamadan önce dediğim gibi bir tanı veya bir klinik tablo yönünde ipuçları edinilmelidir ve hayatı tehlike arz eden durumları ekarte etmelidir. Bir kişiye iyi gelen tedavi protokolu herkese iyi gelecek diye bir kural yoktur. 

Ayrıca vestibüler sistemde oluşan bozukluklara karşı adaptasyon mekanizmaları olduğu bilinir. Bazı durumlarda klinik tablo tekrarlayan baş dönmesi ataklarını kapsar. İlk atağı geçiren bir hastayı bu tabloya dâhil etmek için ikinci veya üçüncü atağı beklemek lazım. 

Genel prensip olarak;

  1. Ölümcül ve hayatı tehdit eden durum ekarte edilmelidir.

  2. Dahili ve sistemik hastalık ekarte edilmelidir.

  3. Santral veya periferik vertigo ayrımı ve ona göre tedavi edilmelidir

  4. Periferik vertigo atak  tedavisi sonrası proflaktik tedavi ve vestibuler rehabilitasyon programı oluşturulmalıdır.

VESTİBULER REHABİLİTASYON PROGRAMI NEDİR VE NASIL UYGULANIR?

Eski dönemlerde deniz yolculuğu öncesi alışık olmayan yolcular bir süre salıncağa binerek deniz tutulmasına karşı kendilerini alıştırıyorlarmış. Akut vertigo atağı geçtikten sonra  uygun vakalarda bu adaptasyon sisteminin sağlanması için yapılan eğitim ve egzersiz programıdır.

Bu egzersizler hastanın durumu ve hastalığın şiddet ve evresine göre ayarlanan çeşitli programlardır.  Hekim tarafından uygulanan manevra ve tedaviler ve hastanın kendi uyguladığı egzersiz programları vardır.

 MEDIKAL SÖZLÜK

 Vertigo:

 Baş dönmesi

 Periferik bölüm:

 İç kulakta yer alan semisirküler kanal denen üç yarım halka

 Santral bölüm:

 Beyinde dengeden sorumlu 4 çekirdek ve diğer sistemler ile bağlantıyı sağlayan sinirler

 Nistagmus:

 Gözde ani kaymalar

 Statoconia:

 Kristal kumu benzeri bir madde

 Multipl skleroz:

 Beyin ve sinir sistemine oluşan ve sinir sistemine hasar veren plaklar ile seyreden hastalık

 Vaskülit:

 Damarları tutan hastalık

 Nöropati:

 Sinir sistemi çalışmasında oluşan bozukluklar

 Presenkop:

 Bayılma nöbeti

Op.Dr. Emin Kaya, 1972 Tahran doğumlu.Orta okulu İran’da, Liseyi Ankara’da bitirip İzmir Ege Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Kulak Burun Boğaz Uzmanı oldu. Türk Tabibler Birliği, Türk  Kulak Burun Boğaz , Baş ve Boyun Cerrahisi, ve Türk Fasiyal Estetik Cerrahisi derneği üyesidir. Medikal Park Bahçelievler’de görevini sürdürmektedir.

Medical Park Bahçelievler 

E5 Yolu, Bahçelievler Metro Durağı üstü Bahçelievler - İstanbul 

Tel: (0212) 444 44 84


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF  İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun içinde çok önemli. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

“Hippie”ler Yeniden Doğuyor


Heykellerin Üstadı


Suların Çekilmesiyle Gelecek Kıyamet


Nazca Çizgilerinin Sırrı


Kadının Adı


'Engel'lenemeyen Çocuklar


Pembe Hayatın Kaldırım Serçesi


Gençlik ve Ergenlik Şeytanları


Yeni Dünya Düzeni ve Terörizm


BDönmesi Hayatı Zorlaştırıyor


Anti-Yaşlanmanın Vitaminleri


Beyin Sağlığı İçin Öneriler 


Kelaynaklar Göç Yolunda


Yüzylların Uyuyan  ilçesi: Lice


Her Şeyin Teorisi Bir Mi?


Atatürk’ten Öğrendiğim Bir Şey Var


Hala, Her Yerde, Dönüyorsun...


Dijital Magandalık 


Gömürgen’de 14 Gönüllüyüz! 


"The Secret" Hatalarına Çok Yönlü Bir Bakış


Alfred Adler, İnsan Çabalarının Temeli; Yetersizlik Duyguları


Tanıdık Yabancı

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Melda Güngül

Özgürlük İllüzyonu


Hale Karaarslan

Özgür İnsan Olmak


Can Duman

Doğru Kalemin Yazdığı Yanlış Yazılar 


Hale Karaarslan 

Sevgide Yok Olmak 


Meliha Başal

Küçük Sevinçlerimizi Kaybettik


Didem Çivici

Hu


Tuğçe Karaarslan

Dört Gün


Rüya Yüksel

Evren Boşlukları Sevmez


Eray Çetinkaya

Bu Ego’yu Sevsek Mi? 


Asu Sanem Kaya

Tanrı; Bir de Yaşamdır, Yaşam; Bir de Tanrıdır


Didem Çivici

Mor Yağmur 


Nilgün Doğan

Düşlerimdeki Yaşam - III


Burcu Akar

İçimizdeki Bizden Sesler


Didem Çivici 

Özlem


Gürhan Faik Yeğit

Biraz da Tabiatı Sevmeyi Öğrenelim

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00