Sayı 39|ARALIK 2008            Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Aşkı Var

Şair: Yasin Sarı


Sıla Mektubu

Şair: Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber ve Röportaj: Gülşen Kaş

Saglik Haberleri, Istanbul - KASIM 2007

Tanrının Nefesi "Ozon"

Uzaydan ve özellikle güneşten gelen yoğun zararlı ışınları emerek, yeryüzüne inmesine engel olan atmosferin Stratosfer tabakasındaki ozon için eski tarihlerde Tanrının Nefesi (ozein)” adı verilmiştir.  

İlk kez 1785 yılında elektrik üreten çeşitli makinelerin çıkardığı ekşi kokusu sayesinde kimyager Martin Von Marum tarafından keşfedilen ozon, 1840 yılında Alman kimyacı Schönbein tarafından ilk kez, insanlar üzerinde kullanılmaya başlandı. Fizikçi Werner, 1857 yılına gelindiğinde ilk ozon üretecek makineyi buldu. 

Tıpta ozon kullanımı ise, ilk kez 1. dünya savaşında yaraların iyileştirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı. 1916 yılında Dr. Wolff yaptığı çalışmalarda ozon gazını mikrop kapmış yaraların üzerine verilmesi suretiyle, ağır yaraların hızlı ve hayret verici bir şekilde iyileştiğini bildirmiştir.  

NUC-ON Tıp merkezi doktorlarından Dr. Murat Baş, tanrının nefesi olarak ifade edilen Ozon’un, dünya’da pek çok ülkede kullanıldığını belirterek, son yıllarda ülkemizde de oldukça rağbet gördüğünü ve kanserden, diyabete, karaciğer rahatsızlıklarından selülite kadar pek çok rahatsızlıkta başarı ile kullanıldığını ifade etti..

Röportaj: Gülşen Kaş


Gülşen: Bize Ozon’un ne olduğunu anlatır mısınız? 

Dr. Murat BAŞ: İnsanoğlu ozonu atmosferde yoğunluğu azalmış OZON DELİĞİ ile tanırken onun tedavi edici muhteşem özelliğinden habersiz kalmıştır. Uzaydan ve özellikle güneşten gelen zararlı ışınları emerek, yeryüzüne inmelerine engel olarak canlıların yaşaması için bir şemsiye görevi yapan ozon için eski tarihlerde Yunanca “Tanrının Nefesi” ismi verilmiştir. Yaşamımız için çok önemli olan ozon için Kur-an da “İnsana Ruhumuzdan Üfledik” ayetinin biyolojik yorumunu kabul edenler belki de haklıdırlar. 

Ozon, iklimi etkilemekte ve yeryüzündeki canlıların korunmasında önemli rol oynamaktadır. Şimşek ve yıldırımların oluşturduğu fırtınalardan sonra taze hava kokusu diye içimize çektiğimiz hava da bulutların elektriklenmeleri esnasında meydana gelmiş olan bol miktarda ozon mevcuttur. Aynı zamanda oksijenin kimyasal bir akrabası olan ozon(O3), atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen molekülüne (02) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (0) diğer oksijen molekülleriyle (02) birleşmesi sonucu meydana gelir. 

 

Ozon, yeryüzü yakınlarında zehirli ve kirletici etki yaparken Stratosfer tabakasında ise, hayati önem taşıyor…

Ozon nerelerde kullanılıyor? 

1) Medikal Ozon şeklinde tıbbi tedavi de, tıbbi sterilizasyon ve dezenfeksiyonda, antiaging ve kozmetolojik tedavilerde,

2) Havanın, kötü kokuların,atıkların temizlenmesinde ve dezenfeksiyonunda,

3) Suların temizliğinde (içme suyu ve havuz-kaplıca dezenfeksiyonunda) ve suların uzun süreli korumalarında,

4) Gıda endüstrisinde sterilizasyon da, soğuk hava depolarında,

5) Cam, şişe (soda, bira v.s.) temizliğinde ve renk giderilmesinde,

6) Tarımda verimin arttırılmasında (suni gübre yerine) ve ilaçlama yerine,

7) Veterinerlik-hayvancılıkta tedavide, verimin arttırılmasında,

8) Toksinlerin(zehirlerin) giderilmesinde: Kimyasal ve petrol ürünlerinin zehirsizleştirilmesinde,

9) Tekstil sektöründe(boya ve kumaş canlılığının arttırılması, renk giderilmesi, kot beyazlatma vs) uygulanmaktadır.

Medikal  (tıbbi) Ozon - “Ozon terapi” nedir? 

Dr: Murat BAŞ: Aktif oksijen molekülü olan OZON GAZI kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi” denilmektedir.

• Medikal ozon % 5 ozon ve % 95 oksijen karışımından oluşmaktadır. Ozon çok yüksek oksidasyon(yakma) gücüne sahip olduğu için tıpta “aktif oksijen veya süperoksijen” olarak tanımlanır.

• Her normal sağlıklı hücre yaşam ve fonksiyonlarını sürdürebilmesi için oksijene bağımlı işleyen metabolik yollarla enerji (kalori)ye ihtiyacını karşılamak zorundadır. Enerji içinde yakıta ihtiyaç duyulur, bu yakıt canlılar için oksijen’dir. Aldığımız besinleri oksijenle yakarak, enerji ihtiyacımız karşılanır.

• Kanserden Diyabete, Hepatit den AIDS’e, Kronik Yorgunluktan Stress’e, Antiagingten Kozmetiğe kadar yüzlerce hastalıkta uygulanmaktadır. 

• Ozon, tıpta hastalıkların tedavisinde 150 yıldan fazla zamandır uygulanmaktadır. Dünyada Almanya, İngiltere, ABD, Japonya, Malezya, Brezilya gibi pek çok ülkede binlerce ozonterapi klinikleri yanında, sadece ozon terapi yapan özel hastaneler ve İtalya Siena Üniversitesinde kürsüsü mevcuttur.

• Ozonun vücuttaki etkisi, yoğunluğuna ve kullanıldığı doza bağlı olarak değişiklik gösterir.

• Ozonterapist, konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumu ve hastalığın cinsine göre uygulanacak tedavi protokollerini belirler.

• Ozon tedavisi ile birçok hastalığın iyileşmesine yardımcı olunabilir veya tamamen düzelir.

• Ozonterapinin bilimselliğini kanıtlayan binlerce bilimsel çalışma yapılmış ve etkili olduğu kesin tespit edilmiş bir tedavi yöntemidir. “Asla alternatif bir tıp yöntemi değildir.”  

• Ozonterapi ya da Alman’ların deyimiyle “Kan Temizleme” pek çok hastalıkta kullanıldığına dair çok sayıda kanıt mevcuttur.

• Ozon terapi ucuz, basit, pratik uygulama şansına sahiptir. Ozonlama, yaklaşık yüz yıldır bilinen bir teknoloji ile yapılmaktadır.

 

Ozon tedavisi güvenilir ve doğal bir tedavi yöntemidir. Doğru uygulandığında neredeyse hiç yan etkisi yoktur.

Yeteri kadar oksijen alamamamızın nedenleri nelerdir? 

Dr. Murat BAŞ: Yaşam biçimimiz, stres, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, sigara, alkol gibi alışkanlıklar, yaşlanma, tıkanan damarlar, soluduğumuz havanın kirliliği, şeker, akciğer ve kalp hastalıkları, damar sertliği gibi hastalıklar oluştuğunda veya olağan yaşamımızın biraz dışına çıktığımızda, hücrelere oksijenin yetersiz gitmesine neden oluruz. Oksijen eksikliğini arttıran bu türden nedenler, insanı ölüme kadar götüren olaylar zincirini etkileyebilir.  

Yeteri kadar oksijen alamadığımızda neler oluyor? 

Dr. Murat BAŞ: Sıklıkla baş ağrısı, kronik eklem ağrıları, unutkanlık, sık geçirilen enfeksiyon, iyileşmeyen yara, bitkinlik, yorgunluk, çalışma gücünün zayıflaması, yaşam sevincinin azalması, erken yaşlanma, hayati önem taşıyan organların yıpranması geliyor. 

Ozon tıbbi tedavide nasıl kullanılıyor? Nasıl etki ediyor?  

Dr. Murat BAŞ: Doku ve hücrelerin oksijenlenmesini arttırır. Alyuvarların (kandaki kırmızı oksijen taşıyan hücrelerin) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. 

• Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijen havuzunda yüzmesini sağlayarak OKSİJEN EKSİKLİĞİNİ giderir.

• Bağışıklık sistemini uyararak, güçlendirir. Beyaz kan hücreleri yani savunma hücreleri olup, enfeksiyonlara karşı koruyan oluşumunu artırır, fonksiyonlarını düzenler. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon ve kansere direnci artırır. Bağışıklık sistemini düzenleyici özelliği ile bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisinde iyileştiricidir. İlave olarak İmmünmodülatör (bağışıklık sistemi düzenleyicisi) etkisi ile alerji ve astım gibi hastalıkların tedavi edilmesine yardımcı olur.

Dezenfeksiyon ve antimikrobik özelliği ile bakteri, virüs ve mantarları öldürür.  Klordan 3125 kat daha güçlü, doğal ve atık bırakmayan dezenfektandır.

Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını artırır. Damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak “kan dolaşımını düzenler” damar duvarına olan etkisi ile de “tansiyonun normalleşmesini” sağlar.

Hızlı çoğalan hücrelerin (Tümör, mikrop gibi) çoğalmasını engeller. Kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engeller. Kanser hücreleri üzerindeki etkisini tümör hücrelerinin zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemi üzerinden etki ederek çoğalmasını ve yayılmasını engeller.

Tedavilere duyarlılığı artırır, tedavilerin yan etkilerini önler. Kemoterapi ve Radyoterapi gibi klasik kanser tedavilerinin etkisini dokulardaki oksijen miktarını arttırarak güçlendirir (Kemoradyo duyarlaştırıcı etki). Kemoterapi ve Radyoterapinin yan etkilerini asgariye indirir. Kemoterapi ve radyoterapiden önce başlanan ozonterapinin yan etkilerini en aza indirdiği saptanmıştır.

Yasam enerjisini artırır. Hücre içi solunumunu hızlandırarak, hücrenin fonksiyonları için gerekli enerji olan ATP’nin üretimini arttırır. Daha enerjik ve fonksiyonel bir vücut oluşturur.

• Detoks etkisi sağlar: Karaciğer hücrelerini aktive ederek, böbrek süzmesini ve cildin detoks edici özelliğini arttırarak, vücudumuzdaki kimyasal maddelerin (Kronik kurşun, cıva gibi ağır metal zehirlenmeleri, böcek öldürücüler, ilaç atıkları, asidik maddeler, tarım ilacı kalıntılarının atılmasını hızlandırarak) temizlenmesine yardımcı olur.

Ağrı kesici etki gösterir. Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak AĞRI KESİCİ özellik gösterir.

 

Yara ve yanık tedavisinde Ozonterapi

Ozon terapi hangi hastalıklarda kullanılıyor?  

Dr. Murat BAŞ: * Mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan(mikrop temizleyici) özelliğinden, 

* Dolaşımını düzenleyerek,kılcal damarları geliştirerek ve kanın kıvamını azaltarak, yaralı  dokunun oksijenlenmesini, kanlanmasını ve beslenmesini arttırarak, iyileşmesini hızlandırıcı etkisinden.

Ozonun kullanıldığı yara ve yanıklar:

• Diabet yaralarında,

• Enfekte olmuş iyileşmeyen yaralarda,

• Uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan bası yaraların (dekubitus ülserleri) da,

• Dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaralarda,

• Çeşitli nedenlere bağlı cilt enfeksiyonları, alerjileri, egzamalarında,

• Ameliyat öncesinde ve ameliyat sonrasında zor iyileşen yaralar da veya

• Yara izlerinde başarıyla kullanılmaktadır.

 

Dolaşım bozuklukları ve damar tıkanıklıklarında

Ozon tedavisinin 40 yıldır en çok kullanıldığı alanlardan birisidir. Dolaşım bozukluklarındaki ozon tedavisinin başarısı, yapılmış bir çok sayıda tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır.  

Dr. Murat BAŞ: Dolaşım bozukluklarında ozonterapinin şu etkisinden faydalanırız:

• Damarların cidarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlayarak, damar içi basıncı azaltır  ve bu özelliği ile Hipertansiyonun tedavisinde yer alır.

• Dokuların yeniden oksijenlenmesini, kılcal damarların yeniden oluşmasını ve dokunun kanlanmasını,

• Kanın pıhtılaşmasının dolayısıyla da kıvamını azalmasına, daha akışkan hale gelmesini ve aynı zamanda damarlardaki tıkacın erimesini  sağlayarak “Damar Tıkanıklıkları”nın tedavisinde kullanılır.

• Damar sertleşmesine neden olan cidardaki yağ tabakasının yıkılmasını sağlar.

 

Kanserde Ozonterapi 

Nobel ödülü sahibi bilim adamı Dr. Otto Warburg, kendisine Nobel ödülü kazandıran çalışmalarında:

• Kanserin temel nedeninin oksijensiz yaşam (tümör hücresinin oksijensiz yaşama-anaerobik- yeteneğinde olduğu, normal hücreler oksijene gereksinim duyan-aerobik- yaşam) olduğu,

• Vücuttaki ‘onkojen’ler(yani tümör yapan genler)in; stres, kirlilik, radyasyon yanında oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanserin başlayabildiği,

• Oksijen eksikliğinin, kanserin yayılmasını kolaylaştırdığı,kanser hücrelerinin, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediği, yeterli oksijen sağlandığında ise tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü,

• Ozonun, direkt tümör hücrelerini öldürücü etkisi (oksidasyon-yakıcı-etkisi) yanında tamamlayıcı olarak bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğu tespit edilmiştir.

• Kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici ve kemoterapi-radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini artırarak tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanıldığı saptanmıştır.

• Kanser tedavisinde direkt tümör öldürücü etkisinin yanında, tamamlayıcı olarak -  bağışıklık sistemini güçlendirici - Kemoterapi ve Radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini arttırmakta ve KT ve RT’nin olumsuz etkilerini en aza indirmede yardımcı olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır.

 

Enfeksiyon, virüs hastalıkları ve hepatit’te  

• Hepatitin bütün tiplerin de ozonterapi, hem antimikrobik etkisiyle direkt hepatit virüsü dış çeperini-zarfını tahrip   ederek, hemde bağışıklık sistemi üzerindeki etkisiyle İNTERFERON salgılanmasını uyararak, “altın standartlarda bir tedavi olduğunu kanıtlamıştır.

• Hepatit A diğerlerine göre problemsiz ve tamamen iyileşebilirken, virüsün diğer şekli, hepatit B, sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedavi metotlarına ilave olarak, ozon tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Ozon tedavisi hepatit C hastalığında da uygulanır.

• AIDS, zona, uçuk, kuş gribi, SARS gibi viral hastalıklarda virüsün harap edilmesinde, ozon bağışıklık sistemini güçlendirir, aynı zamanda virüse direkt teması ile etkili olur.

• Kızamık sonrası görülen SSPE gibi yavaş virüs enfeksiyonlarında ve

• Beynin tüm virüs enfeksiyonlarında (Ensefalit),

• Grip ve sık geçirilen üst solunum yolu ve bronşit gibi akciğerin virütik hastalıklarında,

 

Karaciğer hastalıklarında 

• Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarında yardımcı olarak karbonhidrat, yağ ve protein seviyelerini düzenler. Böylece kandaki yağ ve şeker seviyesini normalleştirir.

• Karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak, karaciğer yetersizliği ve Siroz’da destekleyici olarak kullanılır.

• Karaciğer iltihaplarının, ilaç ve kimyasalların karaciğer üzerindeki tahribatının en az seviyede olmasını sağlar.

 

Mide ve bağırsak hastalıklarında Ozonterapi  

• Gastrit ve ülserin tedavisinde,

• İltihaplı bağırsak hastalıklarında ( Ülseratif Kolit, proktit ve diğer Kolit çeşitleri ile (spastik kolon gibi) ozon tedavisinin çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. 

Böbrek ve ürolojik hastalıklarda Ozonterapi  

• Tüm böbrek ve mesane iltihaplanmalarında, idrar yolu enfeksiyonlarında ve prostat rahatsızlıklarında,

• Özellikle “Ozon Sauna” ter bezlerini uyarak terlemeyi artırma yoluyla ve yağ dokusu içinde depolanan toksinleri etkisiz hale getirerek, deri, akciğer, böbrek ve bağırsak yolu ile atılmasını sağlayarak, kimyasal maddelerin atılmasını hızlandırarak böbreğe yardımcı olur.

• Diyalize giren hastalarda, böbreklerin 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini saunada terleme yolu ile 15 dakikada yerine getirir. Bu nedenle diyalize giren ağır böbrek hastalarına ev tipi ozon saunasını önerilmektedir. 

 

Kas, sinir, kemik, eklem hastalıkları ve romatizmal durumlarda 

Kas hastalıklarında ve travmalarda (kaza ve spor yaralanmaları gibi); iyileşmeyi hızlandırmakta, dolaşımı düzenlemekte, sinirlerin harabiyetini önlemekte ve tamir edilmesini kolaylaştırmaktadır. Kasların daha güçlü hale gelmesini sağladığından kronik kas ve sinir hastalıklarında da kullanılır.   

Genel olarak ozon tedavisinin fizik tedavi veya diğer tedaviler ile beraber tamamlayıcı amaçla kullanılması tavsiye edilmektedir. 

• Eklem iltihapları, kireçlenmeleri, eklem harabiyeti ve kemik erimesi gibi pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlığı da yapabilen hastalıklarda da ozon kullanılmaktadır.

• Kemik deformasyonu gelişmemiş eklem kireçlenmesi-eklem faresi-gonartrozlar da, diğer ozonterapi yöntemlerine ilave olarak eklem içine yapılan ozon enjeksiyonları ile hem eklem içinde hava yastığı oluşturarak, hem de eklem şişkinliğini azaltarak ağrıyı giderdiği, ayrıca, kıkırdak dokusunun yeniden tamir edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

• Romatoid artrit gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda bağışıklık sistemini düzenlendiğinden, diğer tedaviler ile birlikte kullanıldığında hızlı iyileşmeler gözlenmektedir.

• Ayrıca yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Nörolojik hastalıklarda                 

Ozon tedavisi,sinir hastalılarında beyin oksijenlenmesini arttırarak ve damar düzenleyicisi olarak kullanılabilmektedir:

• Başağrısı ve Migren tipi gerilim ağrılarında,

• Multiple Skleroz da,

• Alzheimer hastalığında ve Demans(bunama),

• Parkinson gibi nörolojik hastalıklar da,

• Polinöropati,myotoni,muskuler distrofi,ALS gibi kas-sinir

   hastalıklarında,

• Spastik çocuklarda, serebral palsi’de, SSPE gibi beyin

  ensefalitlerinde,

• Beyin kanaması, vertebrobaziller yetmezlik gibi beyin kanlanması veya oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur.

 

Ağrı tedavisinde  

Nöron ve kaslarda iyileşmenin yanı sıra, santral sinir sisteminde analjezik (ağrı kesici) etki yaparak ağrıların azalmasına yol açmaktadır.

Ozon gazının direkt uygulanması ile şiddetli ağrılarda sinir blokajı da yapılabilmektedir. 

Ağrı oluşturan maddelerin etkisini azaltarak ağrı tedavisini kolaylaştırır.

Devam edecek…

Biyografi Dr. Murat BAŞ, 1988, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünde Radyasyon Onkolojisi ihtisasını tamamladı. 1994 Haziran ayına kadar Dicle üniversitesinde Yardımcı Doçent olarak, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi merkezinin kuruluş çalışmasında bulundu. 1994-1995 arasında Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesinde Başhekim yardımcısı olarak kuruluş çalışmalarında bulundu. ABD'nin Teksas eyaleti Houston kentindeki M.D.Anderson Cancer Center’da 11 ay çalıştı. Türkiye'ye döndükten sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi başkanı ve kurucusu olarak görev yaptı. Ayrıca Türk Onkoloji Vakfı Trabzon Şubesi Başkanlığı ve Türk Kanser Savaş Araştırma Kurumu yönetim kurulu üyesi olarak faaliyetlere katıldı. 1998-2003 yılları arasında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi anabililim dalı başkanı olarak görev yaptı. Yüzüncü l Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde başhekim yardımcılığı, satın alma komisyonu başkanlığı, acil ünitesi ve kütüphane sorumluluğu görevlerinde bulundu. Bursa'da NUC-ON Sağlık Hizmetleri adında  Nükleer Tıp-Onkoloji ve Ozonterapi alanında faaliyet gösteren bir şirket kurdu. 2 yıldır faaliyet gösteren bu şirkette Türkiye’de ilk defa uygulanan yeni bir konsept geliştirdi. Devlet hastaneleri ile işbirliği yaparak “Radyoterapi ve Nükleer Tıp Hizmet Alım Projeleri”ni tüm ülkede kabul ettirmeyi başardı. İlk uygulama Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesinde 2004 yılında gerçekleştirildi. Ardından Mersin Devlet Hastanesi Radyoterapi ve Nükleer Tıp Hizmet Alım ihalelerini kazanarak faaliyete başladı. Yine ülkemizde henüz yeni olan “Ultrapreventif Tıp” projesinin ilk adımları Dr. Murat Baş tarafından atıldı. Bu çerçevede Türkiye'nin en büyük Ozonterapi Kliniği ile yaklaşık 2000 hastaya Ozonterapi uygulandı. Dr. Baş'in, Onkoloji, iyleşmeyen yaralar ve antiaging amacıyla kullandığı Ozonterapiye ilişkin kitap çalışmasi bitmek üzere.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF  İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun içinde çok önemli. Detaylı Bilgi


 

HABERLER

Dördüncü Dünyaya İtilen İnsanlık


“Türkiye’de Yapılacak En İyi İş Komisyonculuktur!”


Brüksel Notları


Beyin Dalgalarının Gizemi


Dişi Enerji Yeniden Doğuyor


Fotoğraf Karelerindeki Çocuk!

Beni Affet!


Oyun ve Çocuklar


Tanrının Nefesi "Ozon"


EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön


Galata’da Sanat Var!


Korkaklar Aşksız Gömülür


Üçüncü Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler


Uluslararası Hegel Kongresi


Umulmayan, İmkansız Değildir


Tasavvuf ve Aşk


Sana Verdiği "Tek Şey" Her An Gidecekmiş Hissidir


Aydınlanma ve Ateş Böcekleri!


Dünyanın En Eski Aşk Şiiri


İstanbul, Ah İstanbul


Düşlerimdeki Yaşam Bolum 4


Mutluluk


Ateş Et Korkak, Yalnızca Bir İnsan Vuracaksın


Teklif


Dönüşüm

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Meliha Başal

Artistlik Yarışmasının Şarkıları


Adnan Çelik

Aşk ve Yalnızlık


Merve Şen

Bulutlar Beyazdır


Tuğçe Karaarslan

Öz


Boran Savran 

Şiir Yazmak Yaşamak Demektir


Didem Çivici

“Tanrı Yağmurdadır” 


Buse Doğan

Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç


Hale Kararslan

Uçup Gidiyorum


Tuğba Yaman

Hasret


Volkan Burnaz

Ayın Karanlık Yüzü


Eray Çetinkaya

Seni Unuttukça Seveceğim


Burcu Özgeçen

İnsan Olmak


Didem Çivici 

Kapı

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 ARALIK 2008 TSİ 08:11