|
Haber:
Gülşen Kaş
Sağlık Haberleri, İstanbul - EKİM 2007
Grip
Aşısının
Tam
Zamanı
Toplumda en sık görülen viral
enfeksiyon olan grip, sonbahar aylarında kendini göstermeye başlıyor.
Bulaşma hızı çok fazla olan bu viral enfeksiyon, bazı hallerde ölümcül
sonuçlara yol açabiliyor.
Yeditepe Üniversitesi
Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, grip
virüsünün her yıl şekil değiştirdiğini belirterek, ”bu nedenle her yıl yeni
virüs çeşidine göre aşı üretiliyor dedi. Özellikle okula, ana okuluna giden
çocukların ve yaşlılarında mutlaka aşılanması gerektiğine
vurgu yapan Sönmezoğlu, aşı için en uygun zamanın eylül ve kasım ayları
arasında olduğunu ifade etti.
Toplumda en sık görülen
viral enfeksiyon olan grip, sonbahar aylarında kendini göstermeye başlıyor.
Bulaşma hızı çok fazla olan gribin, bazı hallerde ölümcül olduğunun altını
çizen. Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hastalık çok tehlikeli, ancak bu konuda
en önemli silahımız aşı ” diyor.
Sönmezoğlu, gribin
sağlıklı, genç aktif insanlarda kendini sınırlayan bir enfeksiyon olduğunu
belirterek griple ilgili şu bilgileri verdi:
“Grip bu kesimde çok
tehlikeli sonuçlar doğurmuyor. Ancak iş gücü kaybı, çocukların ve gençlerin
okula gidememesi aynı zamanda maddi kayıpların da olabildiğini söyledi.
Sönmezoğlu gribin1 hafta ila 10 gün içiresin de geçebildiğini, ancak risk
gruplarında basit bir enfeksiyon gibi başlayıp zatürreeye dönüşerek ölüme
yol açabildiğini de sözlerine ekledi.”
Röportaj:
Gülşen Kaş
Gülşen:
Grip nasıl bir hastalıktır? Hangi yollarla bulaşır?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Grip soğuk aylarda görülen viral üst solunum yolu hastalıklarının en ağır
seyirli olanıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğuna virüsler denilen
en küçük mikroorganizmalar neden olur. Bulaşma hasta kişilerin öksürme,
hapşırmasıyla etrafa saçtıkları solunum damlacıklarının hassas kişilerin
solunum yollarına girmesiyle olur.
Risk
grubunda olanlar mutlaka aşı yaptırmalı
Gülşen:
Kimler risk altındadır?
Doç. Dr. Meral
Sönmezoğlu: Hastalığın bulaşmasının kolay olduğu ve hastalığı ağır
geçiren kişiler risk altındadır. Bu kişilerde komplikasyon gelişmesi ve
ölümler de sık görülür. Risk grubu olanlar arasında tüm sağlık personeli, 65
yaş üzerindeki sağlıklı kişiler, hamileler, kronik kalp ve akciğer hastalığı
olanlar, diyabet, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlar, kanseri
olan veya kanser tedavisi gören hastalar, diğer bağışıklık sistemi
baskılayan hastalığı olan veya tedavi gören hastalarla, 6 aydan büyük yaşta
kronik aspirin tedavisi alan çocuklar sayılabilir.
Bu
nedenle aşı olması gereken kişiler:
-
6 aydan büyük, 5
yaşından küçük çocuklar
-
6 aydan büyük, 18
yaşından küçük olup uzun süreli aspirin kullanmak zorunda olan çocuklar,
-
Kış mevsiminde gebe
kalmayı planlayan kadınlar,
-
Kronik akciğer,
kalp-damar (tansiyon yüksekliği dışında), böbrek, karaciğer, diabet, kan
veya metabolik hastalığı olan yetişkin ve çocuklar,
-
Bağışıklık sistemi
baskılanmış kişiler,
-
Solunum bozukluğuna
yol açabilen her hangi bir hastalığı olanlar (nöbet geçiren, sinir-kas
hastalığı olan),
-
Bakım evlerinde
kalanlar,
-
Sağlık çalışanları,
-
Riskli kişilerle aynı
ortamda yaşayan sağlıklı kişiler olarak sıralanabilir.
Gülşen:
Soğuk algınlığı nedir? Soğuk algınlığı ve grip arasında ne gibi farklar
vardır?
Doç. Dr. Meral
Sönmezoğlu: Grip etkeni influenza virüslerinin de içinde olduğu bir grup
virüsün neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonuna soğuk algınlığı denir.
Etkenleri rhinovirus, coronavirus, adenovirus, parainfluenza, respiratory
syncytial virus, gibi virüslerdir. Çoğunlukla 1-3 günlük kuluçka süresinin
sonunda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğaz ağrısı ve hafif
öksürük belirtileri olur, ateş genellikle görülmez. Belirtiler genellikle
solunum yolları ile ilgilidir. Gribe oranla daha kısa sürelidir ve kişinin
iş veya okulunu aksatmasına neden olmaz. Gripte ise 48-72 saatlik kuluçka
süresi sonunda ani başlayan belirtiler olup 7-10 gün sürer. Belirtiler
sadece solunum yoluyla sınırlı değil, sistemiktir.
Gülşen:
Belirtileri nelerdir?
Doç. Dr. Meral
Sönmezoğlu: Grip ya da tıp dilindeki adıyla influenza yüksek ateş, baş
ağrısı, kas ağrıları, yorgunluk, boğaz ağrısı, kuru öksürük belirtileriyle
kişinin normal yaşamını aksatabilir, okul veya işten geri kalmasına yol
açabilir. Solunum yolları dışında tüm vücudu etkileyebilen belirtileri
vardır. Aynı zamanda uzun sürdüğü zaman kulak iltihabı, zatürre gibi
komplikasyonlara neden olup ölüme yol açabilir.
Gülşen: Kaç
çeşit virüs var ve bunların hangileri daha tehlikeli?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Gribe yol açan influenza A, B ve C virüsleridir. A ve B ağır enfeksiyonlara
yol açıp salgınlar oluştururken, C hafif geçen tipidir. Ave B influenza
virüslerinin antijenik yapılarına göre alt tipleri vardır (H1N1 gibi).
Gülşen:
Grip herkes için tehlikeli olabilir. Özellikle yaşlılarda ve çocuklarda daha
tehlikeli olduğu söyleniyor.
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Grip virüsü solunum yolunu döşeyen epitelde hasar yapıp koruyucu engelleri
yok ettiği için bağışıklık sistemi iyi çalışmayan hastalar gibi yaşlılarda
ve çocuklarda da hastalığın daha ağır geçmesine ve üzerine başka mikroplarla
ikincil enfeksiyonlara neden olmaktadır. Bu gruplarda ölümler de daha
sıktır. Ölümlerin % 70 kadarı 65 yaş üzeri yaşlılarda görülmektedir.
Gülşen:
Anne sütü içen çocuklarda sütün koruyuculuğu var mı? Anne sütü içen
çocukların gribal enfeksiyona yakalanma olasılığı ne kadar?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Grip virüsü üzerindeki antijen denilen ve bağışıklığı sağlayan antikor
üretimini uyaran bölgesi hızlı değişikliğe uğradığı için anne sütünde var
olan antikorlar değişen virüse karşı koruyuculuk sağlamaz, ancak anne sütü
alan çocukların bağışıklık düzeyi almayan çocuklara oranla daha iyi olduğu
için hastalığı daha hafif geçirebilir. Hastalığa yakalanma olasılığı her
duyarlı kişide hemen hemen aynıdır.
Gülşen:
Aşıyla sağlıklı bir korunma sağlanabiliyor mu?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Aşının etkinlik araştırmalarında % 70-80 koruyuculuk sağladığı tespit
edilmiş. Ancak aşı içinde 2 A ve 1 B virüsü antijeni bulunduğu ve her
mevsimde 10 kadar virüs dolaştığı düşünülürse %100 koruma olamayacağı
açıktır.
Gülşen:
Aşı dışında ne gibi önlemler alınabilir?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
En etkin korunmanın her yıl yapılan aşılanma ile olacağının altı çizilerek
diğer önlemler olarak, salgın zamanında risk gruplarına antiviral ilaçların
verilmesi, hastalığa yakalananlara ilk 48 saat içinde ilaç başlanması, sık
el yıkanması, solunum hijyenine özen gösterilmesi sayılabilir. Bunların
dışında hastalığa yakalananlara solunum izolasyonu uygulanması (evde veya
hastanede), hapşırma ve öksürükle etrafa virüs saçmalarına engel olunması,
etkili önlemlerdir.
Gülşen: Aşı
olmamış ve gribe yakalanmış insanlara nasıl bir tedavi yöntemi
uygulanabilir?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Hastalığın başlamasından sonra iki gün içinde antiviral ilaç başlanırsa
hastalığın şiddeti ve süresi azalır. Ancak herkese değil, hastalığı ağır
geçiren risk gruplarına verilmelidir.
Gülşen:
Gribal enfeksiyon geçirmiş ve iyileşmiş insanlara daha sonra tekrar etmemesi
için aşı yapılabilir mi?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Evet yapılabilir. Çünkü tek tür grip virüsü yoktur. Bir mevsimde bir kaç kez
grip geçirmenin nedeni budur.
Gülşen:
Gribal enfeksiyonlara karşı beslenmeye de dikkat etmek gerekiyor. Öneriler?
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu:
Sadece gribe karşı korunmak için değil, her türlü hastalığa karşı dirençli
olmak ve sağlıklı yaşamak için dengeli ve yeterli beslenmek gerekir. Ancak
belirli besinleri tüketmekle gribe karşı korunma sağlanabildiğini gösteren
bir çalışma yoktur. Bol portakal, limon yemek veya C vitamini almak gibi.
|
Biyografi: Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu
Uzmanlık Alanı : Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
Mezun
olduğu Fakülte ve Yılı : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 1984
Uzmanlık Yılı ve Yeri : Haseki Hastanesi 1989-1994
Mesleki
Ödüller : XXX-Ulusal Hematoloji Kongresi İlaç Endüstrisi
Özel
Ödülü
Kariyer
Özeti : SB. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü 9 yıl
Marmara
Üniversitesi Hastanesi Kan Merkezi 7 yıl
Danimarka Kopenhang Bispebjerg Hospıtal Mikrobiyoloji
Departmanında 9 ay İngiltere Londra, St Bartholomew’s Hospital AIDS
Klinikte 2 ay İngiltere Londra, Colindale, PHLS Labaratuvarında 1 ay
Mesleki
Yayınlar : 93,
Yabancı
Yayın Sayısı : 6
Türkçe
Yayın Sayısı : 17
Uluslararası bildiri sayısı : 19
Ulusal
bildiri sayısı : 30
Dernek/Kulüp Üyelikleri : International Society of Blood Transfusion,
Türkiye Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği, Klimik, Viral
Hepatitle Savaşım Derneği, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Adres : Devlet Yolu Ankara Cad. 102/104
Kozyatağı / İstanbul
Tel : (216) 578 40 00
Faks : (216) 469 37 96
E-Mail : infohastane@yeditepe.edu.tr |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|