Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

 

Haber: Gülşen Kaş

Bilim Haberleri, İstanbul

Kuantum Düşünce Tekniği

"Sıradan düşünceler, insanın kendi kontrolünde olmayan, gelişigüzel, otomatik ve yararsız düşüncelerdir. İnsanın doğumundan başlayarak çevreden aldığı mesajları, oluşan sahte bir benliğin otomatik refleksleri biçiminde cereyan eder."

"Kişi, bu durumda seyirci gibi davranır. Oysa kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri arasındaki birebir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş inanç ve kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kuantum düşünce, kişinin, hayatında istediği amaçlara bir bir ulaşmasını sağlar. Öncelikle bizim, olmak istediğimiz kişi haline gelmemizi sağlar". Bu sözler R.Şanal Günseli’ye ait. Gerçekten de korku, endişe gibi düşünceler hayatımıza hiçbir yararı olmadığı gibi pek çok zararı var. Oysa ki Kuantum Düşünce Tekniği; yani “yaratıcı düşünce”, hayatımıza yalnızca olmasını istediğimiz şeyleri getirebilmemizi sağlar. Kuantum Düşünce Tekniği'nin kurucusu R.Şanal Günseli sorularımızı açıklıkla cevapladı.



Kuantum Düşünce Tekniği ile hayallerinize kavuşmak mümkün

Gülşen: Bize kuantum düşünce tekniğinin ne olduğunu anlatır mısınız? 

Şanal Günseli: Kuantum düşünce, kuantum alanını etkileyen düşünce biçimidir. Bu alanı etkilediğinizde, hayatın her alanını etkilemiş olursunuz. Kuantum düşünce, vesvese, kuruntu ve vehimden farklı olarak tepkisel, otomatik bir düşünme biçiminden farklı olarak hücresel düzeyde etkili olan derin inançlarımızın etkilediği düşüncelerdir. İşte kuantum düşünce, yaratıcı ve değiştirme gücüne sahip bu tür düşünceyi temsil eder. Kuantum Düşünce Tekniği de temel düzeydeki bu düşünceleri değiştirmek için uygulanan yöntemleri içerir.

Gülşen: Kuantum düşünce ile sıradan düşünce arasında ne gibi farklar vardır, örnek vermek gerekirse nasıl bir örnek verilebilir?

Şanal Günseli: Sıradan düşünce, düşük frekanslı düşüncedir. Korku vehim ve güvenlik ihtiyacından kaynaklanır. İnsanın kendi kontrolünde olmayan, gelişigüzel, otomatik ve yararsız düşüncelerdir. İnsanın doğumundan başlayarak çevreden aldığı mesajları, oluşan sahte bir benliğin otomatik refleksleri biçiminde cereyan eder. Kişi bu durumda seyirci gibi davranır. Sanki kendi kafasının içinde kendi kontrolü dışında düşünen bir başkası var. Bu yüzden kişi pasif durumdadır. Ne istediğinden çok, ne istemediğine odaklanır. Sorumluluğu yüklenmekten çok, hep bir başka şeyi suçlamaya yöneliktir.

Oysa kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri arasındaki bire bir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş inanç ve kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kişilere ve olaylara takılıp kalmaz. Sebep aramaz, şikayet etmez. "keşke" demez. Sadece geçmişi arındırıp geleceği yaratmakla ilgilenir. Kuantum düşünce, insanın sakin bir uyanıklık durumundayken ürettiği yaratıcı düşüncelerdir. 

Gülşen: Bu tekniğin pratikte hayatımıza katkıları nelerdir? 

Şanal Günseli: Pratik olarak kaliteli düşünceler ki bunlar yüksek frekanslı düşünce ile gerçekleşir. Şükür, sevinç, neşe gibi. Hayatımıza aynı biçimde “yüksek nitelikli şeyleri” sokar. Bolluk, bereket, sağlık ve afiyet şeklinde özetleyebileceğimiz bu sonuçlar keyifli bir çabayla kolayca hayatımıza girer. Aynı zamanda beden sağlıklı bir şekilde işler. Çünkü hastalık, düşük nitelikli düşüncelerin ürünüdür. 

Gülşen: Bir insanda kuantum düşünce tekniği nasıl geliştirilebilir?

Şanal Günseli: Kişi önce, gün içinde kullandığı dili inceler. Bunların içinde kendisini geliştirmeyen, ileri götürmeyen, mutlu etmeyenleri ayıklamaya başlar. Bunların yerine pozitif söylemleri koyar; "ben şanssız biriyim" yerine, "her şey beni destekliyor" gibi. Sonra hayallerini amaçlarına göre düzenler. Neyi istiyor ve arzu ediyorsa, sanki onlara şimdiden ulaşmış gibi net ve açık imgelemeler yapar. Nasıl biri olmak istiyorsa, onun gibi davranır. Başlangıçta bu konuda biraz zorlansa bile, sonra yeni düşünce ve tavırlar alışkanlık haline dönüşür. Bilinçaltının olağanüstü gücünü kullanmaya başlar. Sezgilere ve ilhamlara açar kendini. Bilinçaltının uyarılarına ve desteklerine kendini açar.

Gülşen: Kuantum fiziği ile bu teknik arasında nasıl bir bağ vardır?  

Şanal Günseli: Tabii ki bir bağ mevcut. Daha çok Kuantum Fiziğinin bize açtığı anlayış kapısından girmemizi sağlaması bakımından bir ilişkisi var. Ama bu teknik Kuantum Fiziğinin teorik olarak açıklamalarından oluşan bir şey değildir. Teorik bilgiler, her ne olursa olsun; dini, felsefi ya da bilimsel; temel düzeyde bir değişim sağlamaz. Hatta bu bilgiler eğer, egosal bilinç değişmemişse, insanı kendi öz varlığından uzaklaştıran bir güç haline gelir. Ayırıcı ve bölücü bir tavır için zemin oluşturmaya başlar. Örneğin derin bir tasavvuf bilgisine sahip biri, bu bilgiyi alır ve  egosal bilincinin kurban tavrı için malzeme yapar. Ya da bir fizikçi sevgi ve bağlılık korkusunu bilimsel bir buluşun teorik açıklamalarına yaslayabilir.

Gülşen: Yaptığınız çalışmalarda ve verdiğiniz eğitimlerde, insanlar hayatlarında ne gibi değişimler yarattılar? Bu kişiye bağlı olarak değişiklik gösteriyor mu? 

Şanal Günseli: Bu teknik sadece bir konuda değişim yaratmaz total bir değişim sağlar. Zaten gerçek değişim bütüncül bir bakış açısından doğan, total bir değişimdir. İnsanın derin düşüncelerini değiştirince hastalıkları iyileşeceği gibi, özel ilişkileri düzene girer ve hayatına daha çok bolluk akar. Örneğin uzun süre pek mutlu olmadığı bir işte düşük bir maaşla çalışan kişi, öz değeri arttığında daha iyi şartlarda iş imkanının hemen yanı başında durduğunu fark eder. Örneğin altmış yaşlarında bir kadının epeyi yüksek olan kan şekeri bu çalışmadan sonra norma düzeye düşmüştü. Eşiyle ayrılma durumuna gelen ve ondan sabah akşam kötü muamele gören genç bir kadın bana şaşırarak şunları anlatıyordu; “ Kocam sanki bana biat etmiş gibi. Gözümün içine bakıyor. Geçenlerde bana bin yüz ytl lik cep telefonu hediye aldı. Benim eski telefonum yüz ytl bedelindeydi. Şimdi bana daha önceleri kendisine niye böyle davrandığını anlamadığını söyledi.” “İşte bu hayatın en büyük sırrı!” dedim ona ve ilave ettim, “Sen hayattan ve insanlardan ne beklersen, insanlar sana onu verir.” Bir başkasının boyun fıtığı bu çalışmadan sonra düzeldi. Üstelik uzun bir süre boyunluk takmış ve fizik tedaviye gitmişti. 

Gülşen: Eğitim verdiğiniz kişilerde bu teknik kalıcı oluyor mu?  

Şanal Günseli: Kalıcı olur. Çünkü değişim çok derin düzeyde, hücresel bellek düzeyinde gerçekleşir. Karakteri yeniden inşa eder. Alışkanlığa dönüşür. Temel olarak karakter düzeyinde inşa edilen tutum ve davranışlar kalıcı etki yapar. Ayrıca kendi hayatında aktif ve yaratıcı olabildiğini gören insan yavaş yavaş kendisiyle ilgili büyük bir özgüven geliştirir. Bu süreç adım adım ilerleyen bir gelişme seyri takip eder. Her bir adım kişiye kendi gücünün sınırları konusunda yeni fikirler sunar. Sonunda sınırsız ve sonsuz bir gücü olduğunu fark eder.

Çünkü o artık Tanrıyla birlikte yaratıyordur. 

Gülşen: İnsanlar bu eğitimi almadan, kuantum düşünce tekniğini kullansa başarılı olabilirler mi?  

Şanal Günseli: Neyi uygulamış olmaları pek önemli değil. Yeter ki güç, yaratıcılık ve bolluk dolu bir hayatı yaşasınlar. Kendilerini mutla etsinler yeter. Kuantum Düşünce, aslında insanların çoğunun gerçekte böyle yaşamak istemediklerini fark etmekten doğan bir bilgiden de hareket eder. Bunu istiyor gözükebilirler. Bunu söyleyebilirler. Ama doğru değildir bu. Çünkü isteseler yaparlardı! Bu kadar açık ve basit. Tam tersine ters bir mantıkla ( Nasıl bir mantıksa bu!) Örneğin güven içinde olmayı başarısız olmakta bulabilirler. Zaten işin esası bu yanlış stratejiyi terinse çevirecek yöntemi bulmaktır. İşte Kuantum Düşünce bunu başararak kişiye tekrar hakkı olan mutluluğu elde etmesi için gereken imkanı verir.  

Gülşen: Kuantum düşünce tekniğine "bilinçli olarak" hayatı yaratma diye bilir miyiz?  

Şanal Günseli: Çok doğru. Çünkü herkes zaten hayatı her an yaratıyor. Neyi yaşıyorsa kişinin kendi yarattığından başka bir şey değildir o. Fakat bu konuda bilinçlenmeye başladığında artık istemediği şeyleri değil, istediği şeyleri yaratıyor. Bu biraz da bir oyuncunun rol yaptığını bilerek oynaması gibi bir şeydir. Siz bir role  büründüğünüzde bir süre sonra onu gerçek sanmaya başlarsanız bu kez bir oyuncu değil, bir deli olursunuz! Ve aslında, insanın Tanrısal bir varlık olma gerçeğinin dışında oynadığı bütün dramalar, bir rolden ibarettir. Asıl kendi karakteri Tanrı Gibi olmaktır! Bunu ben söylemiyorum. Tanrının kendisi kitabında söylüyor.

“Ben yeryüzünde bir Halife yaratacağım!”diyor. “Yani benim kudretimi paylaşacağım bir varlığı yaratacağım.” diyor Biz tarih kitaplarından halifenin sadece belli kişiler olduğunu sanırdık. Oysa şimdi biliyoruz ki, Hepimiz Halifeyiz. Tasarlayan, isteyen yaratan, onun sorumluluğunu alan ve yeniden yaratan bir varlık. Sadece bunu bilmek bile kırk gün kırk gece kutlamaya değer. Hatta hayatlat boyu. Peki biz ne yapıyoruz? Nasılsın diye soranla “ Eh yuvarlanıp gidiyoruz işte!” diyoruz. Yuvarlanan halifeler! Ne acı.  

Gülşen: Aynı zamanda NLP eğitmenisiniz, Kuantum düşünce tekniği ile NLP'yi bir arada kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız tekniğin etkisi artıyor mu? 

Şanal Günseli: Evet kullanıyorum. NLP benim tekniğimi çok güçlendirdi. Çok katkısı oldu. Zaten NLP de başka birçok teknikten beslenmiş bir disiplindir. Hipnoz, Gestalt terapi gibi.

Aynı şekilde Kuantum Düşünce de NLP ve Hipnoz’dan ve Aile Diziminden yararlanır. Fakat ana fikir olarak tamamen orijinal bir omurgaya sahiptir. Kuantum Fiziğinin temel prensiplerinin hayata uygulanma biçimidir.

NLP yi içine alır, fakat onu aşar ve onu kapsar. 

Gülşen: Sizce, kuantum fiziğini ve düşünce tekniğini bu kadar ilgi çekici hale getiren nedir?

Şanal Günseli: Çünkü bize sınırsız bir dünya sunuyor. Büyülü bir dünyanın kapısını aralıyor. Bizi bir seyirci ve figüran olmaktan, oyuncu olma seviyesine yükseltiyor. Şeylerin hiç de göründüğü gibi olmadığını gösteriyor bize. Aslında Kuantum Fiziği Aydınlanma çağının fiziğidir.

Yeni bir perspektif sunuyor, yeni bir bakış açısı.  

Gülşen: Ve son olarak, "Kuantum Düşünce Tekniği" adında bir kitap yazdınız, kitabınızda bu tekniklerle ilgili bilgiler yer alıyor mu? Bize kısaca kitabınızdan bahseder mi siniz? 

Şanal Günseli: Şimdi yeni bir kitap hazırlıyorum. Bu konuda en son teknikleri ve bilgileri içeren bir kitap olacak adı, “ Kuntum Değişim”. Bu kitaplarda Kuantum Düşünce Tekniği içerikleri ve Kuantum Fiziği ile ilgili bilgiler mevcut. Ve bir çok yaşanmış örnek var. Evrensel zekanın kuralları ve  kader konusunda bilgiler var. Ayrıca “ Hayatlarımızın En Yüce Amacı”ve “Kuantum ve Kur’an”  isimli iki kitabımı daha baskıya hazırlıyorum.

 

R. ŞANAL GÜNSELİ

1952 Sakarya doğumlu. Yıllarca süren araştırmaları sonucunda “Kuantum Düşünce Tekniği” sistemini oluşturmuştur. Kuantum Düşünce Tekniğinin kurucusu ve Türkiye’deki tek uygulayıcısıdır. Bu konuda yazılmış bir kitabı da bulunan  R.Şanal aynı zamanda Nlp Uzmanı  olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Debra Wylde’dan , NLP Practitioner, NLP  Master Practitioner, Dr. Wyatt Woodsmall’dan Trainer ve Master Trainer eğitimi aldı.Uluslararası INLPTA’nın Türkiye’deki sayılı “NLP MASTER TRAINER” eğitmenlerindendir.

Refet Kayserilioğlun’dan Hipnoz eğitimi aldı. Aydın Arıtan’ın Holografik Evren tasarımı seminerlerine katıldı. Beklan Alga’nın Tiyatro Atölyesi çalışmalarına katıldı. Sevgi Dünyası dergisinde 1976’dan bu yana yazılar yazdı. Spiritüalizm çalışmaları yaptı.

“Kuantum Düşüne Tekniği”, “ Eşruhumun Eşzamanı”, “ Kendinize Konuşmalar” isimli kitapları vardır. “Kuantum NLP” ve “Kuantum Öğrenme” isimli eserleri hazırlık aşamasındadır.

www.kuantumdusunce.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Gülşen Kaş 1975 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden özgür olmak. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Ses Dehâ

Cem Adrian


Pinochet ve Saddam’ın Sonları


140 Milyon Çocuk Okula Gitmemiş


Reklamcılar ve Topluma Etkileri


Kuantum Düşünce Tekniği


Tarih Dostları Darphane’de Buluştu


Nobelli Orhan Pamuk


Tercihimiz Ne Kadar Ahlâkî?


Loreena McKennitt’in Taşıdığı Oryantalizm


Tüp Bebek Yöntemi


Vejetaryenlik


Tamaro'dan Yeni Kitap


RealAge ile Sağlıklı Gençleşin


Şeker Hastalığına Son


Tek Göz Evde 24 Kişi


İşte Bir Öğrenci Servisi


Enerji & Tıp


Dua Araştırmaları


Emekliler Çalışıyor


Özgür Seçimler ve Umutlar (astroloji)

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Çağlar Demirdoğan

Bir Kente Ait Olmak


Hümeyra Tümay

Nefesimiz, Hayatımız & Biz


Melda Güngül

Çalışmak ya da Çalışmamak


Didem Çivici

Yazı'nın Dualitesi


Didem Çivici

Sadece... Ben...


Asu Sanem Kaya

Rüyacı; Duvarların Ötesinde


Fırat Erdoğan

Kalmak Geçmişe Mecbur Yaşamaktır 


Rüya Yüksel

Kendini Sevebilmek


Didem Çivici

Kristalize Yaşam ve Yeni Bir Yolculuk 


Funda Umut Pakkal

"Kristal Çocuk" Annesi Olmak

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00