|
Haber: Gülşen Kaş
Bilim Haberleri, İstanbul
Kuantum
Düşünce Tekniği
"Sıradan
düşünceler, insanın kendi kontrolünde olmayan, gelişigüzel, otomatik ve
yararsız düşüncelerdir. İnsanın doğumundan başlayarak çevreden aldığı
mesajları, oluşan sahte bir benliğin otomatik refleksleri biçiminde cereyan
eder."
"Kişi, bu durumda seyirci gibi davranır.
Oysa kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri
arasındaki birebir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş
inanç ve kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kuantum düşünce, kişinin,
hayatında istediği amaçlara bir bir ulaşmasını sağlar. Öncelikle bizim,
olmak istediğimiz kişi haline gelmemizi sağlar". Bu sözler R.Şanal
Günseli’ye ait. Gerçekten de korku, endişe gibi düşünceler hayatımıza hiçbir
yararı olmadığı gibi pek çok zararı var. Oysa ki Kuantum Düşünce Tekniği;
yani “yaratıcı düşünce”, hayatımıza yalnızca olmasını
istediğimiz şeyleri getirebilmemizi sağlar. Kuantum Düşünce Tekniği'nin
kurucusu R.Şanal Günseli sorularımızı açıklıkla cevapladı.
Kuantum Düşünce
Tekniği ile hayallerinize kavuşmak mümkün
Gülşen: Bize kuantum düşünce tekniğinin ne
olduğunu anlatır mısınız?
Şanal Günseli:
Kuantum düşünce, kuantum alanını etkileyen düşünce biçimidir. Bu alanı
etkilediğinizde, hayatın her alanını etkilemiş olursunuz. Kuantum düşünce,
vesvese, kuruntu ve vehimden farklı olarak tepkisel, otomatik bir düşünme
biçiminden farklı olarak hücresel düzeyde etkili olan derin inançlarımızın
etkilediği düşüncelerdir. İşte kuantum düşünce, yaratıcı ve değiştirme
gücüne sahip bu tür düşünceyi temsil eder. Kuantum Düşünce Tekniği de temel
düzeydeki bu düşünceleri değiştirmek için uygulanan yöntemleri içerir.
Gülşen:
Kuantum düşünce ile sıradan düşünce arasında ne gibi farklar vardır, örnek
vermek gerekirse nasıl bir örnek verilebilir?
Şanal Günseli:
Sıradan düşünce, düşük frekanslı düşüncedir. Korku vehim ve güvenlik
ihtiyacından kaynaklanır. İnsanın kendi kontrolünde olmayan, gelişigüzel,
otomatik ve yararsız düşüncelerdir. İnsanın doğumundan başlayarak çevreden
aldığı mesajları, oluşan sahte bir benliğin otomatik refleksleri biçiminde
cereyan eder. Kişi bu durumda seyirci gibi davranır. Sanki kendi kafasının
içinde kendi kontrolü dışında düşünen bir başkası var. Bu yüzden kişi pasif
durumdadır. Ne istediğinden çok, ne istemediğine odaklanır. Sorumluluğu
yüklenmekten çok, hep bir başka şeyi suçlamaya yöneliktir.
Oysa
kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri arasındaki
bire bir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş inanç ve
kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kişilere ve olaylara takılıp
kalmaz. Sebep aramaz, şikayet etmez. "keşke" demez. Sadece geçmişi arındırıp
geleceği yaratmakla ilgilenir. Kuantum düşünce, insanın sakin bir uyanıklık
durumundayken ürettiği yaratıcı düşüncelerdir.
Gülşen:
Bu tekniğin pratikte hayatımıza katkıları nelerdir?
Şanal Günseli:
Pratik olarak kaliteli düşünceler ki bunlar yüksek frekanslı düşünce ile
gerçekleşir. Şükür, sevinç, neşe gibi. Hayatımıza aynı biçimde “yüksek
nitelikli şeyleri” sokar. Bolluk, bereket, sağlık ve afiyet şeklinde
özetleyebileceğimiz bu sonuçlar keyifli bir çabayla kolayca hayatımıza
girer. Aynı zamanda beden sağlıklı bir şekilde işler. Çünkü hastalık, düşük
nitelikli düşüncelerin ürünüdür.
Gülşen: Bir insanda kuantum düşünce tekniği
nasıl geliştirilebilir?
Şanal Günseli:
Kişi
önce, gün içinde kullandığı dili inceler. Bunların içinde kendisini
geliştirmeyen, ileri götürmeyen, mutlu etmeyenleri ayıklamaya başlar.
Bunların yerine pozitif söylemleri koyar; "ben şanssız biriyim" yerine, "her
şey beni destekliyor" gibi. Sonra hayallerini amaçlarına göre düzenler. Neyi
istiyor ve arzu ediyorsa, sanki onlara şimdiden ulaşmış gibi net ve açık
imgelemeler yapar. Nasıl biri olmak istiyorsa, onun gibi davranır.
Başlangıçta bu konuda biraz zorlansa bile, sonra yeni düşünce ve tavırlar
alışkanlık haline dönüşür. Bilinçaltının olağanüstü gücünü kullanmaya
başlar. Sezgilere ve ilhamlara açar kendini. Bilinçaltının uyarılarına ve
desteklerine kendini açar.
Gülşen: Kuantum fiziği ile bu teknik arasında
nasıl bir bağ vardır?
Şanal Günseli:
Tabii ki bir bağ mevcut. Daha çok Kuantum Fiziğinin bize açtığı anlayış
kapısından girmemizi sağlaması bakımından bir ilişkisi var. Ama bu teknik
Kuantum Fiziğinin teorik olarak açıklamalarından oluşan bir şey değildir.
Teorik bilgiler, her ne olursa olsun; dini, felsefi ya da bilimsel; temel
düzeyde bir değişim sağlamaz. Hatta bu bilgiler eğer, egosal bilinç
değişmemişse, insanı kendi öz varlığından uzaklaştıran bir güç haline gelir.
Ayırıcı ve bölücü bir tavır için zemin oluşturmaya başlar. Örneğin derin bir
tasavvuf bilgisine sahip biri, bu bilgiyi alır ve egosal bilincinin kurban
tavrı için malzeme yapar. Ya da bir fizikçi sevgi ve bağlılık korkusunu
bilimsel bir buluşun teorik açıklamalarına yaslayabilir.
Gülşen: Yaptığınız çalışmalarda ve verdiğiniz
eğitimlerde, insanlar hayatlarında ne gibi değişimler yarattılar? Bu kişiye
bağlı olarak değişiklik gösteriyor mu?
Şanal
Günseli:
Bu
teknik sadece bir konuda değişim yaratmaz total bir değişim sağlar. Zaten
gerçek değişim bütüncül bir bakış açısından doğan, total bir değişimdir.
İnsanın derin düşüncelerini değiştirince hastalıkları iyileşeceği gibi, özel
ilişkileri düzene girer ve hayatına daha çok bolluk akar. Örneğin uzun süre
pek mutlu olmadığı bir işte düşük bir maaşla çalışan kişi, öz değeri
arttığında daha iyi şartlarda iş imkanının hemen yanı başında durduğunu fark
eder. Örneğin altmış yaşlarında bir kadının epeyi yüksek olan kan şekeri bu
çalışmadan sonra norma düzeye düşmüştü. Eşiyle ayrılma durumuna gelen ve
ondan sabah akşam kötü muamele gören genç bir kadın bana şaşırarak şunları
anlatıyordu; “ Kocam sanki bana biat etmiş gibi. Gözümün içine bakıyor.
Geçenlerde bana bin yüz ytl lik cep telefonu hediye aldı. Benim eski
telefonum yüz ytl bedelindeydi. Şimdi bana daha önceleri kendisine niye
böyle davrandığını anlamadığını söyledi.” “İşte bu hayatın en büyük sırrı!”
dedim ona ve ilave ettim, “Sen hayattan ve insanlardan ne beklersen,
insanlar sana onu verir.” Bir başkasının boyun fıtığı bu çalışmadan sonra
düzeldi. Üstelik uzun bir süre boyunluk takmış ve fizik tedaviye gitmişti.
Gülşen:
Eğitim verdiğiniz kişilerde bu teknik kalıcı oluyor mu?
Şanal Günseli:
Kalıcı olur. Çünkü değişim çok derin düzeyde, hücresel bellek düzeyinde
gerçekleşir. Karakteri yeniden inşa eder. Alışkanlığa dönüşür. Temel olarak
karakter düzeyinde inşa edilen tutum ve davranışlar kalıcı etki yapar.
Ayrıca kendi hayatında aktif ve yaratıcı olabildiğini gören insan yavaş
yavaş kendisiyle ilgili büyük bir özgüven geliştirir. Bu süreç adım adım
ilerleyen bir gelişme seyri takip eder. Her bir adım kişiye kendi gücünün
sınırları konusunda yeni fikirler sunar. Sonunda sınırsız ve sonsuz bir gücü
olduğunu fark eder.
Çünkü o artık Tanrıyla birlikte
yaratıyordur.
Gülşen: İnsanlar bu eğitimi almadan, kuantum
düşünce tekniğini kullansa başarılı olabilirler mi?
Şanal Günseli:
Neyi
uygulamış olmaları pek önemli değil. Yeter ki güç, yaratıcılık ve bolluk
dolu bir hayatı yaşasınlar. Kendilerini mutla etsinler yeter. Kuantum
Düşünce, aslında insanların çoğunun gerçekte böyle yaşamak istemediklerini
fark etmekten doğan bir bilgiden de hareket eder. Bunu istiyor
gözükebilirler. Bunu söyleyebilirler. Ama doğru değildir bu. Çünkü isteseler
yaparlardı! Bu kadar açık ve basit. Tam tersine ters bir mantıkla ( Nasıl
bir mantıksa bu!) Örneğin güven içinde olmayı başarısız olmakta
bulabilirler. Zaten işin esası bu yanlış stratejiyi terinse çevirecek
yöntemi bulmaktır. İşte Kuantum Düşünce bunu başararak kişiye tekrar hakkı
olan mutluluğu elde etmesi için gereken imkanı verir.
Gülşen: Kuantum düşünce tekniğine "bilinçli
olarak" hayatı yaratma diye bilir miyiz?
Şanal Günseli:
Çok
doğru. Çünkü herkes zaten hayatı her an yaratıyor. Neyi yaşıyorsa kişinin
kendi yarattığından başka bir şey değildir o. Fakat bu konuda bilinçlenmeye
başladığında artık istemediği şeyleri değil, istediği şeyleri yaratıyor. Bu
biraz da bir oyuncunun rol yaptığını bilerek oynaması gibi bir şeydir. Siz
bir role büründüğünüzde bir süre sonra onu gerçek sanmaya başlarsanız bu
kez bir oyuncu değil, bir deli olursunuz! Ve aslında, insanın Tanrısal bir
varlık olma gerçeğinin dışında oynadığı bütün dramalar, bir rolden
ibarettir. Asıl kendi karakteri Tanrı Gibi olmaktır! Bunu ben söylemiyorum.
Tanrının kendisi kitabında söylüyor.
“Ben yeryüzünde bir Halife
yaratacağım!”diyor. “Yani benim kudretimi paylaşacağım bir varlığı
yaratacağım.” diyor Biz tarih kitaplarından halifenin sadece belli kişiler
olduğunu sanırdık. Oysa şimdi biliyoruz ki, Hepimiz Halifeyiz. Tasarlayan,
isteyen yaratan, onun sorumluluğunu alan ve yeniden yaratan bir varlık.
Sadece bunu bilmek bile kırk gün kırk gece kutlamaya değer. Hatta hayatlat
boyu. Peki biz ne yapıyoruz? Nasılsın diye soranla “ Eh yuvarlanıp gidiyoruz
işte!” diyoruz. Yuvarlanan halifeler! Ne acı.
Gülşen: Aynı zamanda NLP eğitmenisiniz, Kuantum
düşünce tekniği ile NLP'yi bir arada kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız
tekniğin etkisi artıyor mu?
Şanal
Günseli:
Evet
kullanıyorum. NLP benim tekniğimi çok güçlendirdi. Çok katkısı oldu. Zaten
NLP de başka birçok teknikten beslenmiş bir disiplindir. Hipnoz, Gestalt
terapi gibi.
Aynı şekilde Kuantum Düşünce de NLP ve
Hipnoz’dan ve Aile Diziminden yararlanır. Fakat ana fikir olarak tamamen
orijinal bir omurgaya sahiptir. Kuantum Fiziğinin temel prensiplerinin
hayata uygulanma biçimidir.
NLP yi içine alır, fakat onu aşar ve onu
kapsar.
Gülşen: Sizce, kuantum fiziğini ve düşünce
tekniğini bu kadar ilgi çekici hale getiren nedir?
Şanal Günseli:
Çünkü bize sınırsız bir dünya sunuyor. Büyülü bir dünyanın kapısını
aralıyor. Bizi bir seyirci ve figüran olmaktan, oyuncu olma seviyesine
yükseltiyor. Şeylerin hiç de göründüğü gibi olmadığını gösteriyor bize.
Aslında Kuantum Fiziği Aydınlanma çağının fiziğidir.
Yeni bir perspektif sunuyor, yeni bir
bakış açısı.
Gülşen: Ve son olarak, "Kuantum Düşünce Tekniği"
adında bir kitap yazdınız, kitabınızda bu tekniklerle ilgili bilgiler yer
alıyor mu? Bize kısaca kitabınızdan bahseder mi siniz?
Şanal Günseli:
Şimdi yeni bir kitap hazırlıyorum. Bu konuda en son teknikleri ve bilgileri
içeren bir kitap olacak adı, “ Kuntum Değişim”. Bu kitaplarda Kuantum
Düşünce Tekniği içerikleri ve Kuantum Fiziği ile ilgili bilgiler mevcut. Ve
bir çok yaşanmış örnek var. Evrensel zekanın kuralları ve kader konusunda
bilgiler var. Ayrıca “ Hayatlarımızın En Yüce Amacı”ve “Kuantum ve Kur’an”
isimli iki kitabımı daha baskıya hazırlıyorum.
|
R.
ŞANAL GÜNSELİ
1952 Sakarya doğumlu. Yıllarca süren
araştırmaları sonucunda “Kuantum Düşünce Tekniği” sistemini
oluşturmuştur. Kuantum Düşünce Tekniğinin kurucusu ve Türkiye’deki tek
uygulayıcısıdır. Bu konuda yazılmış bir kitabı da bulunan R.Şanal aynı
zamanda Nlp Uzmanı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Debra Wylde’dan , NLP Practitioner,
NLP Master Practitioner, Dr. Wyatt Woodsmall’dan Trainer ve Master
Trainer eğitimi aldı.Uluslararası INLPTA’nın Türkiye’deki sayılı “NLP
MASTER TRAINER” eğitmenlerindendir.
Refet Kayserilioğlun’dan Hipnoz
eğitimi aldı. Aydın Arıtan’ın Holografik Evren tasarımı seminerlerine
katıldı. Beklan Alga’nın Tiyatro Atölyesi çalışmalarına katıldı. Sevgi
Dünyası dergisinde 1976’dan bu yana yazılar yazdı. Spiritüalizm
çalışmaları yaptı.
“Kuantum Düşüne Tekniği”, “ Eşruhumun
Eşzamanı”, “ Kendinize Konuşmalar” isimli kitapları vardır. “Kuantum
NLP” ve “Kuantum Öğrenme” isimli eserleri hazırlık aşamasındadır.
www.kuantumdusunce.com |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. Detaylı Bilgi
|