|
Yazar: Hale Karaarslan
Aydınlanma ve
Ateş Böcekleri!
Aydınlanma yolunda her
birimiz kendi yolumuzu bulmaya çalışıyoruz kendimizce. Bu konunun uzmanı da
yok… Yani bu konuda en büyük üstatlar bile yargılandığına göre, buna kim
karar verecektir? En iyisi hangisidir aydınlanmak için? Gene insanın özgür
iradesi seçimi yapacaktır ve insan kendini en iyi gösteren aynaya
bakacaktır. Ta ki olan olana dek… Kendimi diğerlerinden ayrı gördüğüm
anda ayrılık yaratırım ve realitem bu olur. Bu arada da ego devrededir. Her
birimizin egosu çelik gibi.
Neden din ya da diğer
öğretiler birbirlerine savaş açmak zorundalar? Her birinin içindeki
güzellikleri görebilmeli, birleştirici olabilmeliyiz insanlar, dinler
arasında. Bunu neden yaşayamıyoruz? Oysa kabul veremediğimiz her şeyde
direnç yaratırız! Bugün bir öğreti, şiir, aşk olur. Yarın insan olur. İnsan
önce kendi üzerinde çalışmalıdır, insanı anlamalıdır. İnsanı anlayan
Tanrı’yı da anlar!
Ve ayrılık sadece bir
fikirdir. Özünde birlik vardır. Başkalarını suçlayıp, eleştirdiğimizde
aslında kendi gerçeklerimizi saklarız. İçimizdeki Tanrı ve Tanrıçanın hiçbir
zaman inkar edilmediği ve bizim bir başkasının içindeki Tanrı ve Tanrıçayı
hiçbir zaman inkar etmediğimiz bir dünya düşleyelim ve yaratalım.
Çok güzel bir sözü gene
paylaşmadan duramayacağım.
“Diğer kişiler sizin
sevginizin aynalarıdır. Realitede başkaları yoktur, sadece diğer
şekillerdeki Benlik vardır.”
Gerçek sevgi
kabullenicidir. Peki, ne kadar kabullenebiliyoruz, bir bakalım derinimize?
Birisinin sevgiyle verdiği mesaj, diğer kişiler için açık ya da güzel
olmayabilir. Bu sorun olmamalıdır, sadece o mesaj bizim için değildir. Ama
bir başkasını aydınlatabilir. Aydınlanmanın yolunda sevgi ve bağışlama bizim
içindir.
Bu yükseliş yolunun
kendisi, gidilecek sonsuzluktaki son nokta kadar önemlidir ve bu yolda
giderken;
Kendimize ne kadar iyi
davranabiliyoruz, sevebiliyor muyuz? Ki, diğer insanlara iyi davranıp,
sevebilelim.
Her eylemimizde sevgiyi
yaşayabiliyor muyuz, davranabiliyor muyuz?
Birbirimize sevgiden,
aşktan bahsedebiliyor muyuz korkusuzca?
Hayallerimiz var mı?
Tutkumuzda, yaşam amacımızda mıyız?
Seviliyor muyuz?
Bunları yaşamımıza
geçirebiliyorsak, Tanrısal bilinçte yaşıyoruz demektir. Kendi fikrini
dayatmak insanı her zaman iter. Başkaları ne diyor? Onları anlayabiliyor
muyuz? Bizi engeller görünen birilerine karşı, en sevdiğimiz kişiye karşı
gösterdiğimiz sabrı gösterebiliyor muyuz gerçekten? Hepimiz aynı fikirde
nasıl olabiliriz ki? O zaman kendimizi nasıl bulabiliriz?
Bu çok sıkıcı olmaz mıydı
asıl? Gerçekten kim olduğumuzu bulabilmemiz için, herkesle ve ruhuyla
iletişime geçebilmemiz, ruhu aşkta, sevgide, doğada, meditasyonlarımızda,
dualarımızda, güzelliklerde görebildiğimizde gelişme gösterip, tekâmül
edebiliriz. Her ders bir tekâmüldür çünkü. “Güzelliği hissetmek gerçeği
bilmektir. Gerçeği bilmek âşık olmaktır.”
Güzel bir söz, güzel bir
şiir, güzel bir duygu, bilgi her zaman paylaşılmalı. Paylaşılmalı ki
birlikte büyüyelim bu sevgi yolunda.
Kendi yaşam öyküsünü
yazabilecek kaç tane insan var gerçek anlamda? Kendi gücünü başkalarına
yüklemeyen? Çok az! Neden biliyor musunuz? Hepimiz kabul edilmek istiyoruz.
Bir yerlere, kendimize, birbirimizin kalplerine… Ya sevmezlerse bizi! Ya
söylediğimiz bir şeyden dolayı yargılanırsak! İşte olan bu! Kendimizi tam
anlamıyla ifade edemememizin nedenleri gene kendimiziz... Kendi
kabulsüzlüklerimiz, hoşgörüsüzlüklerimiz.
Hepimiz kendini farklı
gözlerle görmek isteyen aynı ruhuz aslında. Bütünü kabul edebilen, kendini
bütünde görebilen gözlere ne mutlu!
Evet, ben diyorum;
ışığız! Ateşböceği olma yolundayız! Ve çok mutluyum…
“Yürekteki tek bir nokta
dünyayı kurtarmak için genişleyip yayılabilir.”
Bu sözlerim biz’e
kabul ederseniz!
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Hale Karaarslan,
1964 doğumlu, Marmaris'te yaşıyor. İndigo Türkiye grubu
yöneticisi. EMF Dengeleme Tekniği uygulayıcısı. Profesyonel
olarak resimle ilgileniyor. İndigo Dergisi'nde Yazı İşleri
Müdürü ve Yayın Danışmanı olarak görev yapıyor.
Detaylı bilgi
|