|
Yazar:
Hale Karaarslan
İstanbul, Ah İstanbul
Sırla dolu,
tanımlanamayan, anlaşılamayan efsanevi şehir. İçimi kaynağından tutuşturan
aşk şehri! Gizemli, mağrur güzelliğinde tüm çirkinliği kaybeden, bazen
hüzünlü bir bakış, bazen içten bir gülümseme… Tepeleri, kıvrımları,
yollarıyla uzanmış yatan ve sevgiliyi bekleyen, aşka susamış kadınsın sen.
Ruhun, benim ruhum, ayrı değiliz asla. Gizlerini çözmenin, tadını almanın
hazzını lütfet bana. İste beni ki geleyim kollarına.
Kötülükler engel olamamış
güzelliğini görmeye. Bilir misin seni çok, çok uzun zamandır bekledim. Bana
aşkınla ilham verdin, sokaklarınla kucaklaştım, tutkuyla dans ettim
kollarında. Sırlarımı fısıldadım arka sokaklarına. Ormanların senin
derinliklerin, gizemin… Konuşuyorsun benimle rüzgârlarda
salınan
ağaçların, uçuşan yaprakların sevgi sözcükleri söylüyor usulca kulağıma.
Dinle beni, rüzgârınla sevgimi al götür en koyuluklarına. Üsküdar, Galata
köprüsüne, Beykoz’a, köprü altlarına... Sevgim yıkasın içindeki tüm karanlık
yerleri, arka sokakları. İnsanların gülsün, kahkahalar koşsun en ücra
sokaklarından, bodrum katlarından, karanlık evlerinden. Aşkımın ırmağı aksın
her yerine. Sevgim temizlesin, coşku dolu bir çağlayan misali güzelim seni.
Arın, arın ey İstanbul, bir dostum sevsin seni. Facia sana ulaşamasın
sevgilim, aşkla bezedim her yerini.
Kız
Kulesine uzatıyorum bacaklarımı, ulaşıyor tüm bedenimden aşk akarak. Aşk
şarkıları söylüyorum sana bakarak. Seni seyretmeye doyamıyorum, kıyamıyorum
dokunmaya ey sevgili…
Vapurların, teknelerinle
o güzelim boğazını süsleyişin, güzelliklerin, içten gülümseyişin, kendini
sunuşun nasıl anlatılsa, tarifsiz güzelsin, aşkın kendisisin sevgili.
Parklarında koşup oynayan
bir erkek çocuğu, salıncakta sallanan güzeller güzeli bir kızım bazen. Yaşam
tüm enerjisini akıtıyor buraya. Yaşayan bir efsane, kubbeleri, kuleleri,
boğazın o eşsiz güzelliği. İçime akan hayat, içimden taşan aşkın ılık
nefesi... Adalar, Emirgan senin benzersiz siluetin. Güzelden de güzelsin
bugün. Şair aşk şiirleri yazıyor aşkına. En güzel çay bahçelerin,
simitlerin, balık ekmeğin…
Ortaköy’den karşıya tatlı
bir bakış, martıların çığlık atış, denize hızlı bir dalış, her dinden, her
dilden yaşayış.
“Taksim,
Beyoğluna tramvayla sevgi dolu bir uzanış, Cihangir’de bir kahve, bekleyiş,
arkalara doğru sanatsalbir yürüyüş…
Bebek sırtlarından aşağılara bir göz kırpış,
dudaklarımdan süzülen gülümseyiş, Tarabya’da eşsiz bir kucaklayış. Özlemim
hiç bitmeyecek sana ah İstanbul. Sen benim icimde yaşasan da her an, sonsuz
isteğim kavuşmak, kollarına atılmak her gün, her an. Uzağımda değil, her
anın sonsuzluğunda içimde yeşermektesin.
Akşamın kızıl güzelliği, sabahının puslu
serinliği, camilerin, saraylarının içten ışıltısı, güneşin doğuşu, ayın
batışı, her şey seninle anlamlı güzeller güzeli İstanbul…”
Fotoğraf
(1) (3):
Mehmet Karaarslan
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Hale Karaarslan,
1964 doğumlu, Marmaris'te yaşıyor. İndigo Türkiye grubu
yöneticisi. EMF Dengeleme Tekniği uygulayıcısı. Profesyonel
olarak resimle ilgileniyor. İndigo Dergisi'nde Yazı İşleri
Müdürü ve Yayın Danışmanı olarak görev yapıyor.
Detaylı bilgi
|