Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Yazar: İdil S.Soyseçkin

Köşe Yazısı, Ankara

Ah Benim Binbir Yüzüm

Yazıya “keşke güzel birşeyler yazarak deseydim ilk merhabamı” diye başlamayı düşünmüştüm. Ama çok iyi biliyorum ki, bu can yakıcı olay yaşanmasaydı başka bir tanesi halihazırda yaşanıyor ve üzerine konuşulmayı bekliyor olacaktı. O nedenle “keşke daha güzel bir dünyada yaşıyor olsaydık” cümlesiyle merhaba diyorum. Çünkü eğer daha güzel bir dünyada yaşıyor olsaydık kimse düşüncelerinden ve bu düşünceleri korkmadan ifade etmesinden dolayı kalleşçe bir ölümle koparıl(a)mazdı sevdiklerinden.

Hrant Dink öldürüldü. Hem de ergenliğiyle hesaplaşmasını daha tamamlamamış bir çocuk tarafından. Beyaz bereli, eli silahlı, cepleri parasız bir delikanlı... Sırtından vurduğu adamın yere düşmesini bile görmeden arkasını dönüp gidecek kadar hesaplı. Bulunamayan örgüt bağlantısı ve psikolojik açıklamalarla –her fail-i meçhul gibi- meselenin özünden binlerce fersah öteye savrulmamız... Sanki zihnimizde kalan tek görüntü gözetleme kamerasıyla yakalanıp dondurulmuş beyaz bereli bir gencin yüzüyle, üzerine örtülmüş gazetelerin, nedense, kapatmaya yetmediği altı yamalı ayakkabılar...

Ama, dramatize edilmiş yüzlerce bilgi... Ogün Samast yolcu otobüsüne nasıl bindi? Merak etmeyin koridorda yürüyen bir çift bacak görüntüsü merakınızı hemencecik giderir. O çocuk nasıl bu kadar değişti? Farklı yıllarda çekilmiş, arada nasıl bir fark olduğunu anlayamadığım, yanyana getirilmiş iki resim, sorumuza cevap veriyor çok şükür ki. Ahh... Vah.. Vah... Hrant Dink... Bir de yetimhanede büyümüş.. Fondaki acıklı müzik içimi dışıma çıkarıyor.

Bütün gazetelerde, katil çarşaf çarşaf lanetleniyor. Logosunun altında Türkiye Türklerindir diye yazan bir gazete, tek çabası hakların kardeşliğini yeşertmek olan bu adama nasıl kıyıldığına akıl sır erdiremiyor. Türk düşmanı diye afişe edilen bu Türkiyeli Ermeni bir anda ulusal kahraman haline getiliyor yerildiği aynı gazetelerin sayfalarında. Medyanın yanar dönerliğine, insanları yerin dibine sokup göklere çıkarmadaki- değme sihirbazlara taş çıkartacak- el çabukluğuna, her haberin “Bir İstanbul Masalı” kıvamında sunuluşuna ve bam telimize dokunup halimize şükrettirmesine zerre kadar şaşırmıyorum elbette. Burası Türkiye. Burası medyanın birbir yüzlü, insanların belleksiz olduğu bir oyun parkı.

Yalnız şaşırmayışım, öflenmediğim anlamına gelmiyor. Kendimi de kesinlikle bu öfkenin dışında tutmuyorum. Hrant Dink, başka birçok yazar, düşünür, araştırmacı ve gazeteci gibi, düşüncelerini açıklamaktan 301. Madde’den yargılandığında cenazenin ardına düşen ya da başka şehirlerde “Hepimiz Ermeniyiz” diye haykıran insanların yarısı sokağa çıksaydı, o, vatanını birçoklarından daha çok seven adam hala düşündüklerini yazıp halkların kardeşliği için daha büyük bir umutla çabalıyor olurdu. Belki bizler de aynaya baktığımızda, neredeyse varlığını unuttuğumuz, utanç hissiyle kala-kalmazdık.

301. Madde’den yargılananlara devlet koruma vermeye başlamış. Çok yaşa! Orhan Pamuk’u havaalanında ilk karşılayan koruması olmuş. Ne şans! Her şey bir güvenlik sorunu zaten. Safları eli silahlı adamlarla sıklaştıralım, üstesiden gelemeyeceğimiz problem kalmaz alimallah. Yoksunluklarımız kalbinin tam ortasına yedi kurşunu. Kan kaybından ölüyoruz hepimiz.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

İdil Soyseçkin, 1980 Ankara doğumlu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde lisansını, aynı üniversitenin Medya ve Kültürel Çalışmalar Bölümü'nde yüksek lisansını tamamladı. Çeşitli sosyal çalışmalara katıldı. Kısa filmle uğraşıyor. Gündelik hayatın problemlerini, özellikle kadınları sarmalayan sorunları sokakta tiyatro yaparak ifade etmeye çalışan Kadın Tiyatrosu içerisinde. Detaylı bilgi


HABERLER

 

 

Küresel Isınma Oyunu


Enerji Sorunu Perspektifinden


Özgürlük Yalnızca Bir Sözcük Olunca


Sevgili Kardeşim Hrant


Yeni Nesil Gençlerin İçsel Sorunları


Dünyanın Kalbine Vize


Pedofili Vakaları Hakkında Detaylı Bir Çalışma


Kök Hücre Araştırmalarında Yeni Gelişmeler


Sağlık Bakanlığı Kuş Gribi Önlemlerini Arttırdı


Çekim Yasası


İnternet 1 Numara!


AB Proje Uygulama Merkezleri


Mikro Krediden Makro Krediye


Haydi Kızlar "Hangi" Okula?


Silvan'da Kadına Sosyal Gelişim Kursu


Bilgiye Açılan Yol


Vejetaryenlik (2.Bölüm)


Benzetmeler

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Özge Gündem

Türkiye'de Opera Kültürü


M.Cem Batu

Sevgiliye Mektuplar-1


Didem Çivici

Gümüş Gözyaşları


Rüya Yüksel

Bir Yıl Daha Bitti


Didem Çivici

Onca Yoksulluk Varken


Asu Sanem Kaya

Meleklerin Sözü Var


Fırat Erdoğan

Yazmaya Dair 


Levent Altaş

Kozmik Ritim


Asu Sanem Kaya

Denemeler


Burcu Özgeçen

Korku Yolu Sevgi Yolu 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00