|
S A
Ğ L
I K H A B E R L E R
İ |
|
Hayatınızı çekilmez hale getiren baş
ağrıları aslında çok basit bir nedenden, ‘burnunuzdan’ kaynaklanıyor
olabilir! Burun kaynaklı yani rinojenik baş ağrılarının yeterince
araştırılmaması nedeniyle birçok hastanın yıllarca boş yere ağrı
kesiciler içtiğini söyleyen KBB Uzmanı Dr. Emin Kaya, uyarıyor: Başınız
ağrıyorsa bir de burnunuzu kontrol ettirin, yıllardır boşuna migren hapı
içiyor olabilirsiniz!
Röportaj:
Gülşen Kaş
Kadın erkek hepimiz, 30–35 yaşımızdan
itibaren yüzümüzdeki ilk sarkma ve kırışıklık belirtilerini fark ederiz.
Kaşlar yavaş yavaş düşmeye başlar; alında ve boyunda çizgiler, boyun
altında gıdı, gözler ve ağız çevresinde kırışıklıklar belirir. Çare
nedir? Estetik ameliyat mı? Botoks gibi uygulamalar mı? Başka bir
alternatif var mıdır?
Haber: Hale Karaarslan
|
|
a s t r o l o j i s e
r v i s i |
İnsanoğlu çağlar boyunca duyularıyla
ifade edemediği şeyleri, sembol denilen, somut nesne veya işaretlerle
betimlemeye çalışmıştır. Geniş bir kullanım alanı olan semboller;
biçimsel ve sayısal olabildiği gibi, renkli, canlı, cansız nesnelerden,
kişi ve kişiliklerle, olaylarla ilgili olabilirler. Kullanım alanlarına
göre, dini, sanatsal, siyasi, bilimsel, askeri ve ezoterik gibi geniş
bir yelpaze oluştururlar.
Haber:
Ümit Çilingiroğlu
|
Hamilelik süreci insanlara farklı
deneyimler yaşatan, kazanımlarla dolu bir süreçtir. Planlı ya da plansız
olsun hamilelik öğrenildiği an itibariyle anne ve babayı duygular arası
bir yolculuğa çıkartır.
Yazar: Funda Mumcuoğlu
|
Hiç düşündünüz mü, bizler için bile
duygularımızı anlamlandırmak, tanımlamak ve ifade etmek bu kadar zor
iken çocuklarımız için kimbilir ne kadar karmaşık bir durum oluyordur.
Ki yetişkinlerin çok daha geniş bir kelime dağarcığı ve büyük bir hayat
tecrübesi olmasına rağmen.
Yazar: Tuğçe Lale
|
Bilmek,bulmak,olmak…bunlar üç
sır,birbirini takip eden birbiri içine giren üç sır. Bildim diyen
bulmaya yol bulamıyor, buldum diyen olmaya yol bulamıyor..Oldum diyen ne
buluyor ne de oluyor. Bilmediğini bilen bulma tekkesinin keçi yollarında
ilerliyor demektir. Bulduğunun sadece kendi yansıması olduğunu gören
olma semasına kanat açmış demektir.
Yazar:
Yasin Sarı |
İnsan ne garip çoklu denklem! X,y,z ve
daha fazlası! X ve y savaşlarda kahramanlık hikâyeleri yazarken z ve
daha fazlası bu kahramanlık hikâyelerine alternatifler yaratır, x ve
y’yi yeren, yerin dibine sokup çıkaran ekstra bilgiler verir. Bunun en
net örneğini sanatın bin bir alanında görürüz.
Yazar: Işıl Yılmaz
|
Yazar: Fehmi Özçelik

 |
|
Paris; ölümsüzlüğün sembolü gibi,
zamanın acımasız tarafına yüzünü dönmüş, yaşlanmayı beklemek yerine,
kafa tutar gibi geçirdiği asırlar. Sahibi olanlara, kendisinden
faydalanmaları için tüm nimetlerini sererken hissettirir aslında hiç de
sıradan olmadığını. Kimi zaman bir parfüm olur, kokusuyla yaşayanlarının
aklını başından alır, kimi zaman iki sevgilinin soluksuz öpücüğü olur,
kokusunun aşka,romantizme ve şehvete dönüştüğü, kimi zaman da karanlık
mahzenlerde bekletilen bir şarap olur.
Yazar: Işıl Yılmaz
|
Parsifal için farklı tanımlamalar
getirmek mümkün; Wagner’in son operası, Kral Arthur’la birlikte,
kutsal kaseyi arayan şövalye ya da en aşina olduğumuz tanımıyla
Çizmeli Kedi karakterinin ismi. Ama benim için bir tanımı daha var
artık “Sebze Lokantası”. Ruhumun
eşiyle birlikte Beyoğlu’nun arka sokaklarını keşfe çıktığımız gün
rastladığımız; sağlıklı ve lezzetli menüsü, güleryüzlü çalışanları,
beni çekinmeden mutfağına davet eden, eli yüzü hamur içinde sahibi
ve bana kendileri hakkında bilgi veren eşiyle, sımsıcacık bir mekan,
Parsifal…
Yazar:
Buse Doğan
|
Gerçeğim, gerçeksin, gerçek! Gerçeği
nasıl tanımlarsınız? Peki tanımlamazsak eğer gerçeklik kendisini nasıl
tanımlar? Tanımlayan mı gerçektir yoksa tanımlanan mı? Tanım olmadığında
gerçek yine de var mı? Gerçek şu ki: Gerçeği çok şımartıyorsunuz! Bu
yazı gerçeğin azarlanmasıdır. Şımarık yapısından kurtarılma çabasıdır.
Gerçeği kurtarın! Gerçekler bizi kurtarmaz. Biz gerçekleri kurtarırız.
Yazar:
Türker Ercan |
Paradokslar silsilesinin içerisinde,
zorlu adımlarla yol almaya çalışırken bilinmezliğe doğru, acının dişli
çarklarında öğütülmeden ilerlemek, ne kadar muhtemeldir? Hayat bile
acıya verdiği değere paha biçemezken, nasıl olur da insan, onu
değersizlik parmaklıklarının ardına hapsetmeye çalışır, tutarsızca?
Yazar:
Firdevs Burçak
|
Bir ülkenin sahip olduğu köklü ve büyük
kuruluşların gerçekleştirdiği en büyük yatırım, kültür sanata yaptığı
yatırımdır. 2006 yılında gerçekleştirilen heykelin büyük ustası Rodin
sergisinden sonra sanata çağ açan sürrealizmin oncusu Salvador Dali’nin
270’e yakın eseri Türk sanatseverleriyle buluşuyor.
Haber: Mehmet Karaarslan |
Alman doktor ve anatomi bilimcisi
Gunter Von Hagens’ın, 1970′li yıllarda ölü insanların bedenlerinin
çürümesini çeşitli amaçlarla engellemek için geliştirilen plastizasyon
yöntemi ile Belçika’da kadavralardan oluşan bir sanat sergisi açtı.
Haber: Nihal Demir |
Tüm öğretileri dışarıda bıraktığında
‘sen’ var… Tüm yollar kapandığında orda olursun. Hiçbir yerde ve her
yerde, zamansızlıkta olma hissi kaplar seni. Kocaman bembeyaz bir
bulutun içerisinde eriyip kaybolursun, zaman ve sen kaybolur, karşıdaki
sen olur. Var olan her şeyin bir ve bütün olduğu o anda sadece sevgi
sözcükleri kulağına salınır… O en derinden geliveren: ‘‘Size sevgi
verdim emek veresiniz diye…’’
Yazar: Burcu Özgeçen
|
Yere oturun – mümkünse lotus
pozisyonunda – veya sizin için rahat olan bir pozisyonda..Sırtınız dik
olsun. bir sandalyeye dayanarak oturabilirsiniz. Zihninizi
sakinleştirin. Düşüncelerinizi sessizleştirin. Bedeninizi gevşetin.
Yüzünüzü. çenenizi. gevşetin. Omuzlarınızı. boynunuzu. .kollarınızı
gevşetin. ellerinizi . huzuru hissedin.
Yazar: Hülya Balıkavlayan Yüce
|
Aynı sürüye dâhil bir grup yunusun
yaralı bir başka yunusu kurtarmak için gösterdiği caba bilim insanlarını
hayrete düşürdü. Ne yazık ki yunusların bir saat boyunca kameralara
kaydedilen çabası başarılı olamadı.
Haber: Mehmet Karaarslan
|
|