|
Yeni Dünyanın Çocukları
İndigo ve Kristal
Çocuklar
Mehmet Karaarslan
Aralık 2004 - Üçüncügöz Dergisi
Temel bir tanımlamayla başlarsak İndigo Çocuk, yeni ve olağandışı psikolojik
nitelikler ve genelde görülmemiş davranış kalıpları sergiler. İndigo
Çocuklar terimi bu çocukların çevresindeki aura renginden gelir. Aura
renklerini görebilen Nancy Ann Tappe, 1982’de ‘Yaşamımızı Renk Yoluyla
Anlama’ isimli bir kitap yayınladı. O bu kitapta bu çocukları İndigo
Çocuklar olarak isimlendiriyor ve onlar hakkında bilgi veriyordu. Daha sonra
Kryon isimli melek ABD’de yaşayan Lee Carroll’a kanallık yaparak önümüzdeki
yıllarda oluşacak yeni dünya ve insanlık potansiyelini anlatıyordu; yeni
düzeni kuracak “özel görevli” yeni çocuklardan bahsediyor ve bunları
“İndigo” olarak adlandırıyordu.
Nancy Ann Tappe, dört farklı indigo tipinden bahseder ve her birinin bir
amacı vardır:
1. İNSANCIL: Kitlelerle birlikte çalışacak olan insancıl indigolar
yarının doktorları, avukatları, öğretmenleri, tüccarları, işadamları ve
siyasetçileridir. Bu tip indigolara çoğunlukla hiperaktif tanısı konulur.
Sosyaldirler ve her zaman herkesle dostça konuşurlar. Sakardırlar ve bazen
frene basmayı unutup hızla duvara çarparlar. Onlar tek bir oyuncakla
oynamayı bilmezler. Her şeyi ortaya döker ve sonra oyuncakların çoğunu hiç
ellemeyebilirler. Onların gidip odalarını toplamalarını istiyorsanız, bunu
kendilerine defalarca hatırlatmanız gerekebilir, çünkü dikkatleri kolayca
başka şeylere kayabilir. Onlar odalarına gidip ortalığı toplamaya başlarlar,
ama bu bir kitap dikkatlerini çekinceye kadar sürer. Sonra o kitabı alıp
okumaya başlarlar, çünkü onlar birer kitap kurdudur.
2. KAVRAMCI: Kavramcı Indigo, insanlardan çok projelerle ilgilenir.
Onlar yarının mühendisleri, mimarları, tasarımcıları, astronotları,
pilotları ve subayları olacaklar. Onlar sakar değildir ve çocukken,
çoğunlukla, çok atletik olurlar. Onların yönetme sorunları vardır, ve en çok
yönetmeye çalıştıkları kişi, eğer oğlansalar, anneleridir. Kızlar babalarını
yönetmeye çalışırlar. Eğer bunda başarılı olurlarsa, bu büyük bir sorun
olabilir. Bu indigo tipi ergenlik çağında bağımlılıklara, özellikle de
uyuşturucu haplara eğilim gösterir. Ana-babasının onun davranışlarını
yakından izlemesi gerekir: ve o saklanmaya ya da “Odama girmeyin” gibi
laflar etmeye başladığında, annesinin onun odasını araştırması gerekir.
3. SANATÇI: Bu indigo, diğerlerinden çok daha duyarlıdır ve genelde
daha ufak tefektir. Onlar daha çok sanatla ilgilenirler, yaratıcıdırlar.
Onlar yarının öğretmenleri ve sanatçıları olacaklar. Her neyle
ilgilenirlerse ilgilensinler, onun yaratıcı yanında olacaklar. Eğer tıp
alanına girerlerse, cerrah ya da araştırmacı olabilirler. Güzel sanatlar
alanına girdiklerinde, yaratıcının yaratıcısı olurlar. Dört ila on yaşları
arasında, on-beş farklı yaratıcı sanatı ele alabilir, biriyle beş dakika
ilgilenip bırakabilirler. Bu yüzden, ressamların ve müzisyenlerin annelerine
hep, “Aletleri satın almayın, kiralayın,” derim. Sanatçı Indigo beş-altı
farklı müzik aleti de çalışabilir, sonra ergenlik çağına geldiğinde,
onlardan birini ya da bir başka sanat dalını seçip onun sanatçısı olabilir.
4. BOYUTLARARASI: Onlar diğer indigolardan daha iri yarıdır, ve
bir-iki yaşındayken onlara hiçbir şey anlatamazsınız. Onlar size, “Bunu
biliyorum. Bunu yapabilirim. Beni rahat bırakın,” diyeceklerdir. Onlar
dünyaya yeni felsefeleri getirecek olanlardır. Çok daha iri yarı
olduklarından ve diğer üç tip gibi uyumlu olmadıklarından, zorbalık da
yapabilirler.
İndigo Çocuklar
Dünya'ya bir dizi hücresel talimatla gelmektedir.
Bu talimatlar; kıskançlık, nefret, hatta hayatta kalmaya çalışma ya da
korunma talimatı değildir. Bu çocuklar büyüdüklerinde, birer yetişkin haline
geldiklerinde onların sözleri ve niyetleri insanlık için önemli olacaktır ve
şu soruları soracaklardır: "Dünya'nın sorunlarına nasıl çözüm bulabiliriz,
ve hep birlikte nasıl hoşgörülü bir aile olabiliriz? Sürekli savaşmış olan
kabileleri nasıl bir araya getirebiliriz?" Bu çocuklar binlerce yıldır
insanoğlunun aklına gelmemiş bu değişiklikleri kolaylaştıran liderler
olabilirler. İndigolar bir savaşçı ruhuna sahiptirler, çünkü onların ortak
amacı insanlığa artık hizmet etmeyen eski yaklaşımları ortadan kaldırmaktır.
Onlar burada dürüstlükten yoksun yönetim ve eğitim sistemlerini ve yasal
sistemleri ortadan kaldırmak üzere bulunmaktalar. Bunu başarabilmek için,
onların kızgın bir mizaca ve ateşli bir kararlılığa ihtiyaçları var.
Kendilerini farklı ve çoğunlukla dışlanmış hissederler. Okudukları
sınıflarda çevrelerine bakıp yalnız olduklarını düşünürler ve birçok
bakımdan da öyledirler. Adeta, sanki beyinleri daha hızlı çalışmaktadır ve
diğer çocuklarla birlikte aynı sınıfta olmak sonsuz bir sabır gerektirir.
Çoğunlukla, öğretmenlerinin o kadar ilerisindedirler ki söylenenleri
kavrayabilmek için kendi titreşimleriniyavaşlatmak zorunda kalırlar. Bu
onlar için zordur ve bu yüzden birçoğu öğretmen konuşurken gözlerini boşluğa
dikip bakar.
İndigolar
değişime eğilimlidirler
İnsanların değişime direnmeleri doğal bir şeydir. Ancak, indigolar buraya
değişime eğilimli olarak gelmişlerdir. Dolayısıyla, onlar ilk başta sorun
çocuklar ya da baş belaları olarak görülebilirler. Onlar sizin sahip
olduğunuz şeyleri değiştirmeye başlamaktalar. Bu bağlamda anne-babalara
büyük sorumluluklar düşüyor: Önyargılarınızı, eğilimlerinizi bu çocuklara
geçirmeye çalışmayın, çünkü onlar bunlara inanmayacak ve onları kabul
etmeyecektir. Çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırmanın bundan daha hızlı bir
yolu olamaz, çünkü onlar sizin kendilerine geçirmeye çalıştığınız
önyargıları görecek ve sizin bilgeliğinize saygı duymayacaklardır. Eğer bu
çocuklar sizden daha zeki iseler bundan korkmayın. Öğretmenler olarak sizin
için zor olabilir ama, onların sizin sınırlarınızı aşmalarını bekleyin ve
onları buna teşvik edin, ve bunu başarı ölçünüz olarak bilin. Bu çocukları
onlara ayrılmış o küçük kutuya uydurmaya çalışmayın. Bunun yerine, onların
ne kadar ileri gidebileceklerini görün. Kapıyı açın.Onlara meydan okuyun.
Onları öncelerinden daha iyi olmaya teşvik edin. Bunu bir oyun haline
getirin, çünkü onlar oyunlara bayılırlar. Sınırlar koyarken yaratıcı olun.
Bu çocuklara, yetişkin sorumluluk vermeden onlar yetişkinlermiş ya da
yaşıtlarınızmış gibi davranırlar. Onları büyüklük taslamadan ve küçümsemeden
dinleyin , saygı gösterin. Eğer onları sevdiğinizi söyler, ama saygısızca
davranırsanız , onlar size güvenmeyeceklerdir. Bir indigo çocuğu yüzünden ve
gözlerinden hemen tanıyabilirsiniz, onlar çok yaşlı, derin ve bilge bir
ifadeye sahiptirler.
İndigo
Üstatlar
buraya bir misyonla gelip şöyle diyor: “Biz bu gezegenin şu ya da bu yolla
Tanrısal Dişi’ye geçmesine yardım edeceğiz. Biz bunu dünyaya gelip bir sevgi
örneği oluşturarak yapacağız. Siz bize nasıl davranacağınızı öğreneceksiniz
ve bunu öğrenirken birbirinize de sevgiyle davranmayı öğreneceksiniz.”
Kristal
Çocuklar,
İndigo Çocuklar'dan sonra dünyaya gelmiş olan yeni kuşaktır, çoğunlukla
1995'te ve o yıldan sonra doğmuşlardır. Yoğun, uzun ve dikkatli bakan iri
gözleri vardır. Mıknatıs gibi çeken manyetik kişiliklere sahiptirler ve son
derece sevecendirler. Çoğunlukla geç konuşmaya başlarlar. Çok müzik
yönelimlidirler ve daha konuşmaya başlamadan önce şarkı söyleyebilirler.
İletişim kurmak için telepatiyi ve kendi yarattıkları işaret dilini
kullanırlar. Onlara otizm ya da Asperger sendromu tanısı koyulabilir. Sakin,
tatlı ve şefkatlidirler, bağışlayıcıdırlar. Son derece duyarlı ve
empatiktirler. Doğaya ve hayvanlara çok bağlılık duyarlar, şifacılık
yetenekleri sergilerler, kristaller ve kayalar ile çok ilgilenirler.
Sık sık meleklerden, rehber ruhlardan ve geçmiş yaşam anılarından söz
ederler. Son derece sanatçı ve yaratıcıdırlar. Vejetaryen yemeklerini ve
meyve sularını "normal yiyeceklere" tercih ederler. Şaşırtıcı bir denge
duygusuna sahip korkusuz araştırıcılar ve tırmanıcılar olabilirler. Bu
çocuklar, İndigolar gibi son derece psişik ve duyarlıdırlar, ama onlar gibi
savaşçı ruhlu ve öfkeli değil, mutlu, bağışlayıcı ve sakin
yaradılışlıdırlar. Kristal Çocuklar içsel ve dışsal olarak çok güzeldirler;
gözlerine bir kez baktığınızda, onlardaki Tanrısal sevgiyi ve bilgeliği
görebilirsiniz. Onların auraları parlak ve harelidir; adeta içlerinden ışık
saçarlar! Geçmiş yaşamlarından, uzak galaksilerden, barış ve sevgiyle ilgili
derin içgörülerinden söz ederler.
Kristal Çocukların iki asıl niteliği vardır. Birincisi, onlar sizin çoğu
zaman sihirli olarak göreceğiniz yeteneklerle son derece güçlüdürler. İkinci
olarak, onlar daha düşük titreşimsel enerjilere karşı olağanüstü
hassaslıkları ile son derece kolay incinirdirler/korunmasızdırlar. Kristal
Titreşimli Çocukların çok - boyutlu iletişim yeteneği vardır. Onlar, sadece
sizin düşüncelerinizi okumazlar, ayrıca daha önemlisi sizin kalbinizi de
okurlar. Dünya üzerinde onların sayıları arttığı zaman, onlar arasında anlık
iletişimler göreceksiniz. Onların kendi enerji anlayışları ve ışığı kendi
varlıkları içinde kırma yolları, onlara psikokinetik yetenekler sağlar.
Onlar, zihinleriyle eşyaları hareket ettirebilirler. Daha önemlisi maddeyi
düşünceleri ile aradan zaman geçmeden yeniden düzenleyebilirler. Bizim için,
bu oldukça eğlendiricidir, kendi eğlenceniz için büyük zihin güçleri olan
uzaylıların dünyanızı ele geçirmesi ile ilgili hikayeler yaratmanız çok uzun
zaman önce değildi. Siz şimdi bunun gerçek olduğunu keşfedeceksiniz, ancak
onlar gerçekte sizin kendi çocuklarınızdır.
Kristal Titreşimliler çevrelerindekilerin kalplerindeki korkuyu kolayca
hissederler. Onlar korkuyu hissettiklerinde ve bilinçsiz olarak
güçlendirilmiş duygular olarak onu geri yansıttıklarında meydan okuma gelir.
Bu, daha düşük titreşimli insanların garip reaksiyonlarına neden olur. Bu
nedenle, bu Kristal Titreşimliler korkuyu dilemeden hafifçe yürürler. Bu
korku geri yansıtıldığında, o tüm insanlığa zararlı olan reaksiyonlara neden
olabilir. Bu nedenle, ilk gelen Kristal Çocuklar sığınaklarda gizlenirler.
Onlar düşük profilleri kabul ederler ve genellikle yeteneklerini toplum
içinde göstermezler. İlk bakışta bu onların uysal ve kibar/ılıman
görünmelerine neden olur. Bunu onların güçsüz oldukları şeklinde yanlış
yorumlamamak gerekir. İlk gelen Kristal Çocukların ebeveynleri onları
gizlemeye ve güvende tutmaya çalışacaklar. Bu, insanlar korku için
gereksinimlerini salıverdikleri zaman değişecektir. Kristal Titreşimli
Çocukların fiziksel varlıklarında daha fazla ışık taşımalarına izin veren
kristalin bir yapıları vardır. İlgileri olmayan şeyleri geri yansıtmalarına
neden olan bu kristalin yapıdır. Güçlü oldukları için, onlar sadece ilgileri
olmayan enerjileri geri yansıtmazlar, ayrıca o enerjiyi güçlendirirler. En
az 150 yıl içinde bu nitelikler sıradan olacak, ancak bunları fiziksel
formlarında ilk taşıyanlar hatırı sayılır meydan okumalar
deneyimleyebilirler.
Kristal Titreşimli Çocuklar daha önce hiç görülmemiş sihirli niteliklere
sahiptirler. Her şeye
sevgiyle bakan, ve tüm düşüncelerimizi okuyabilen, hissettiğimiz her duyguyu
hissedebilen; perdenin ötesini görebilen ve yalanlara, aldatmacaya
kapılmadan konuşabilen varlıklardır. Kristal Çocukların doğal, ruhsal
yetenekleri de yanlış anlaşılır -özellikle, telepati yetenekleri, çünkü bu
yetenek çoğunlukla onların diğer çocuklardan daha geç konuşmalarına neden
olur. Kristal Çocukların birçoğu geç konuşmaya başlar ve onların ancak üç ya
da dört yaşında konuşmaya başlamaları seyrek görülen bir şey değildir. Ama,
ana babaları bu sessiz çocuklarla iletişim kurmakta hiç zorlanmazlar. Ana
babaları onlarla zihinsel olarak iletişime girerler; ve Kristaller söylemek
istedikleri şeyi karşı tarafa iletmek için telepatiyi, kendilerinin
oluşturdukları bir işaret dilini ve (şarkı da dahil) sesleri kullanırlar.
Sorun, tıp ve eğitim uzmanlarının, Kristallerin "anormal" konuşma
kalıplarına sahip olduklarına hükmettiklerinde ortaya çıkar. Kristal
Çocukların sayılarının giderek artması ve koyulan otizm tanılarının da artıp
rekor sayıya ulaşması bir rastlantı değildir! Otizmin tanısal kriterleri çok
açıktır: Otistik kişi diğer insanlardan kopuk bir halde kendi dünyasında
yaşar. Otistik kişi diğeriyle iletişim kurmaya ilgi duymadığı için konuşmaz.
Kristal Çocuklar ise bunun tam tersidir. Onlar geçmiş tüm kuşaklar arasında
insanlara en bağlı, konuşkan, ilgili ve sokulgan olanlardır. Onlar ayrıca
felsefidirler ve ruhsal olarak yeteneklidirler ve görülmemiş bir sevecenlik
ve duyarlılık düzeyi sergilerler. Her ne zaman birisine bir şey yaptırtmaya
kalkışsak, o bireye kendi irademizi dayatıyor oluruz. Bu nadiren işe yarar,
ve hemen her zaman güç mücadeleleri yaratır. Bu özellikle, indigo çocuklar
gibi son derece sezgisel bireylerle kurulan ilişkilerde geçerlidir.
Hayvanlar gibi, onlar da sizin onları yönetme arzunuzun altında yatan
korkuyu hissedebilirler. Onlar sizin "kazanma" girişimlerinize baş
kaldırırlar, çünkü korkunuz onları korkutur. Onlar sizin dingin ve güvenli
olmanızı isterler. Siz çocuklarınızı zorladığınızda, onlar güvensiz hale
gelir ve korkarlar.
Yaşayan canlı bir varlık olan Dünya da kristalin şekle dönüşmek üzeredir.
Gezegenin manyetik ızgara ayarlamaları hemen hemen bitmek üzeredir. Kryon'un
Dünya üzerindeki manyetik ızgaraların hazırlanması ile ilgili çalışması bir
kaç ay içinde tamamlanacak. Bu Dünya'nın daha yüksek frekansta titreşmesini
kolaylaştıracak ve tüm insanların kendi gerçek güçlerini fiziksel
formlarında tutmalarına yardım edecek. İlave olarak Kristal Çocukların
yerlerini almalarına izin verecek. Bu kozmik olay enerjiyi set edecek ve
Kristal Titreşimli Çocukların insan tekamülünde bir sonraki basamağı
almaları için kapıyı açacak.
Son zamanlarda içinden geçmiş olduğumuz enerjideki değişimler nedeni ile,
çoğumuz alışkın olmadığımız bu niteliklerden bazılarını geliştirmeye
başladı. Bu değişimler, her birimizin içindeki Kristal Çocuğun uyanışından
kaynaklanmaktadır. Titreşimlerimizi Kristal Çocukların titreşimine
yükselttiğimizde biyolojik bedenimizde taşıyacağımız yüksek gücü
taşıyabilmemiz için biyolojimizi değiştirmemiz gerekecek. Amerikalı bir
medyum olan Steve Rother’a kanallık yapan “Grup”, bu kristalleşme sürecinin
iki yolu olduğunu söylüyor: Bunlardan biri “OverLight” denilen bir süreçtir.
Bu süreçte burada kalıp mevcut biyolojimizi yüksek titreşimlere uyumlamamızı
sağlayacak. Geriye kalanlarımız ise bir dahaki sefere Kristal Çocuklar
olarak enkarne olacaklar. Kristal Çocuklar, DNA’larının on-iki ipliği de tam
birleşmiş olarak doğmaktalar.
Şu anda bu dünyada bulunan çocukları zor zamanlar beklemektedir, çünkü
Kristal Titreşimli Çocuklara yer açmak için epey değişim gerekli olacaktır,
bu değişimleri de İndigo’lar sağlayacaklardır. İndigolar, Kristal Çocukların
gelebilmeleri için yolu açanlardır.
|
Derleme
Kaynakları:
-
Lee Carroll &
Jan Tober (2003). "İndigo Çocuklar -Yeni Çocuklar Geldiler-" İstanbul: Akaşa
Yayınları
-
Doreen Virtue, Ph.D. (2004).
"Kristal Çocuklar" İstanbul: Akaşa Yayınları
-
Steve Rother & GRUP (2003).
"Yuvaya Hoşgeldiniz" İstanbul: Akaşa Yayınları
-
Lee Carroll & KRYON (2002).
"2000: Eşiği Geçmek" İstanbul: Akaşa Yayınları
-
Alıntı Kaynak:
Üçüncügöz Dergisi 13. Sayı
|
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mehmet
Karaarslan, 1983 Marmaris doğumlu. İstanbul Bilgi
Üniversitesi TV Gazetecilik bölümü mezunu. İstanbul'da
yaşıyor.
İndigo Dergisi'nin
kurucusu ve yayın yönetmeni. Dünyanın
olumlu yönde değişimi için, dördüncü kuvvet olarak
nitelendirilen medyayı araç olarak kullanıyor. Sosyal
sorumluluk odaklı çalışıyor.
Detaylı Bilgi
|