Sayı 40|OCAK 2009              Anasayfa  |  Kurumsal  |  Reklam  |  Blog  |  Arşiv  |  İndigo  |  Gündem  |  Röportajlar  |  Dünya  |  İnsan  |  Sağlık  |  Kültür Sanat  |  Çocuk  Eğitim  |  Çevre  |  Bilim

Facebook'ta Paylaş


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

Indigo Magazine International Edition

Coming Very Soon

click for more information

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 

 

Kâhin

Fehmi Özçelik


Bebek 

Özge Esirgen


Neden?

Nuran Nayır Giner


Bir İhtimal Şiiri

Ozan Deniz Sarıtop

 

 

 

 

 

Haber: S. Kuzey Yıldız

Kültür Sanat Haberleri, İstanbul - Ocak 2008

Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti

Simsiyah üniformaları ve ışıl ışıl topuklularıyla sahneye çıkan üç kadın… Yüzlerinde meydan okuyan bir ifade... İngiltere’nin manik-depresif iklimini bir kez daha ülkemize taşıyan porno-popun dişi gücü Client, geçtiğimiz haftalarda altıncı kez İstanbul’u salladı.

Client, ilk iki albümde Technique'dan tanıdığımız Kate Holmes (Client A) ve Dubstar üyesi Sarah Backwood'dan (Client B) oluşan bir ikiliydi. İkinci albüm turnesinde Client E lakaplı Emily Strange de onlara katıldı. Client E, bir süre sonra gruptan ayrıldı ve boşluğu Ash grubundan Charlotte Hatherley, yani Client C doldurdu. Onlar bize göre -ses kayıtlarına da geçen bir espri- Zeyna, Hera ve Afrodit'ten oluşan bir mit. Çıkardıkları ilk single olan“Price of Love” çok sevildi. Şarkı, Nip / Tuck dizisinin müzikleri arasında yer aldı. İkinci single “Rock'n Roll Machine”,  grubun adını kıtalar ardına taşıdı.  

Client kadınları, 2003'de çıkardıkları aynı adlı albümleri ve 2004'teki “City” ile birlikte Synth-pop ve Elektro-pop tarzlarındaki kalitelerini tüm dünyaya kanıtladı. Billboard gibi önemli dergiler, Client'tan övgüyle bahsetti. İkinci albümde The Libertines'in vokalisti Pete Doherty ve en büyük destekçilerinden Depeche Mode'dan Martin L.Gore da yer aldı. “Heartland” adlı üçüncü albümlerini 2007 ortasında çıkaran Client; dünya turnesi kapsamında Türkiye’ye 3 gün ayırdı. Önceki yıllarda Babylon, Roxy, Balans, Parkorman gibi mekânlarda da sahne alan grubun Ghetto İstanbul’daki son konserinin hazırlıkları heyecan vericiydi. Müşteri memnuniyetini her şeyden önde tutan grubun gecesine dair ayrıntılardan sonra, kuliste kahkahalarla yapılan bir söyleşiyi okuyacaksınız. 

Ghetto’ya vardığımızda Client’ın sarışın sesi Sarah, sahnede prova yapıyordu. Bize arada samimice gülümseyen Sarah’nın ardından Kate de ortaya çıktı. Ghetto’nun yardımsever (!) çalışanları bize uyduruk bir röportaj köşesi gösterdikten sonra, mekandaki ışık ve ses koşulları konusunda hiçbir yardım “göstermeyeceklerini” söylediler. Bitmek bilmeyen saç-makyaj hazırlıkları ve Maxim dergisinin fotoğraf çekimleri, hayal kırıklığımızın üstüne tüy dikmişti ve röportajdan vazgeçmiştik. Ghetto’nun güleç yüzleri (!) ve Client’ın gözleri önünde söylenerek toparlanmaya başladık. Ghetto, en küçük bir “Hey! Nereye?!” semptomu göstermezken, Kate Holmes ayağındaki topukluları bir çırpıda çıkarıp 4. kattaki kulise koştu. Kate, bize ellerinde bira şişeleri, Client’ın piyasada bulunmayan çok özel konser kayıtlarını da barındıran bir sürü CD, rozet ve etiketlerle döndü. Faltaşına dönen gözlerimizin önünde, kucağındakileri önümüze yığdı. Biz, sorunun onlardan değil yönetimden kaynaklandığını söylesek de, bizi kendisine hayran bırakan şu sözleri söyledi:

“Bize, sizin kim olduğunuz hakkında herhangi bir bilgi vermediler. Bu mekânda biz de sizin kadar rahatsızız. Sizi Maxim’den sandık. Bu problem değil. Bizi seven herkes için vaktimiz var. Lütfen fotoğraf çekiminin bitmesini bekleyin. Sizi dördüncü kattaki kulisimize davet ediyoruz.” 

Ghetto ve Client arasındaki nezaket farkı bu kadar bariz olunca, bize de beklemek düştü. Aradan 4 saat kadar geçmişti ve biz nihayet kuliste Client’laydık! Ve Client'ın özel konuk listesine girip konseri izledik. Tabi konser sonrası kulise tekrar davet edilmek oldukça onur vericiydi. İşte soru-cevap kısmı...

 

Röportaj: S. Kuzey Yıldız


Orwell’in Kızları sahnede

Neden böyle giyiniyorsunuz? 

Kate: Böyle giyinmeyi seviyoruz. Çünkü biz buyuz, çalışan kadınlarız. Etrafımızda üniforma giyen kadınlar yok. Daha “straight” görünmek için bunu yapıyoruz. Ben Client A’yım bu arada. Fakat beni üniformam olmadan tanıyamazsınız. Çünkü günlük yaşantımda rahat kıyafetler giyerim. Fakat böyle olduğunda daha çekici olduğunu düşünüyorum. Tıpkı bankada çalışan bir kadın ya da bir sekreter gibi. Aslında bu çok komünist bir tutum. Sürekli aynı şeyleri giyinmek. Orwell tarzı, bilirsiniz.   

Sarah: Aslında çok sıradan kıyafetler. “Çalışan / İşçi” fikrine göre oynamayı seviyoruz. George Orwell, Aldaus Huxley’in betimlediği gibi. Client A ve Client B, yani biz, stilistlere göre giyinen kızları görmekten çok sıkıldık. Çünkü biz birer “çalışanız”. Müzik endüstrisinde çalışıyoruz. Giydiğimiz üniformalardan sıktığımız parfümlere kadar, kullandığımız şeylerin hepsi ulaşılabilir markalardan. H&M, Top Shop, Zara, Marks & Spencer gibi yerlerden bir şeyleri üzerimize geçirip sahneye çıkıyoruz. Çünkü biz çalışan kızlarız. 

“Cinsellik satmıyoruz” 

Üniformalarla sahnenin patronu gibi görünüyorsunuz.  Bu diğer girlband'lere bir atıf mı yoksa ataerkilliğe karşı bir duruş mu?  

Charlotte: Her ikisi de olabilir aslında. İlk olarak ortada bir sürü çirkin ve tekdüze girlband var. Ve biz bunlara takıntılı olarak yaşamak istemiyoruz. Cinselliği ön plana çıkaran gruplardan biri olmak yerine, kendimiz olmak daha önemli.

Kate: Elbette erkeklerden nefret etmiyoruz. Ama erkekler “sıkı” görünüp aterkilliklerini ön plana çıkarabiliyorlarsa, aynı şeyi kadınlar da yapabilir. Biz bu “straight” hali, üniforma giyerek sağlıyoruz. Ve Charlotte’un da dediği gibi bu tekdüze ve cinsellik satan gruplardan nefret ediyoruz.   

Bu tutumunuzun sizi gelecekte efsaneleştireceğine mi inanıyorsunuz?

Kate: Bu çok iddialı bir laf tabi, ama herkes gibi bizim de bir iddiamız var. Spice Girls’ün Mel C’si gibi olacağımı mı söylemeye çalışıyorsunuz? (Gülüyor) 

Charlotte: Yanlış cevap! Dışarı! ( Gülüyor ) 

 

“Resmi giyinmemiz seksi bulundu” 

Tarzınızı “porno-pop” olarak tanımlıyorsunuz. Porno-pop nedir, neleri barındırır?  

Sarah: Bu, pop müzik. İlk albüm biraz neşeli bir albümdü. Fakat ilk albümümüzde seks konusunda eksik bir yanımız vardı. Seksüel deneyimlerle ilgili... Üçüncü albümün şarkı sözleri, diğer ikisine göre daha duygusal ve biraz daha karanlık. Aslında bu giyim tarzımızla da alakalı. Çünkü o zamana kadar çıkan tüm girlband'ler genellikle kendilerini “sunan” , bikinili kızlardan oluşuyordu. Biz o gruplara karşı bir alternatif olduk ve insanlar bizi daha seksi buldu. Elinde eldiven olan ve resmi giyinen biri, sanıyorum insanlara daha seksi geldi. Ve tarzımız porno-pop oldu.  

Kate: Depeche Mode da bunu böyle tanımlıyor aslında.  Bu üzerimize yapışan bir şey oldu.

 

“Türk dinleyicisinin verdiği tepkiye şaşırdık” 

Türkiye'ye pek çok kez konser vermeye geldiniz. Bu ülkenin kültürü ve müziği hakkında pek çok şey öğrenmiş olmalısınız. Türk kültürü gelecekte müziğinize katkıda bulunabilir mi? 

Kate: Türkiye kesinlikle sanata çok açık ve biz burayı sıkça ziyaret ediyoruz. Türkiye zaten Batı kültürüne, müziğine yakın bir ülke. Bu sebeple başka konserler için de buraya geleceğiz. Heyecan verici biçimde çok genç bir potansiyeliniz var.  

Sarah: İstanbul çok heyecan verici bir şehir. Onu seviyorum. Tamamen enerji dolu. Türk dinleyicisinden beklemediğimiz bir geribildirim aldık. 

Kate: Ben de çok şaşırdım. Çünkü Türk dinleyicisinin yaptığımız elektro müziğe verdiği cevap, bu müziğe zaten aşina olan Alman dinleyicilerinkine eşdeğerdi. Türkiye’de inanılmaz bir elektro müzik deneyimi yaşadık ve yaşattık. 

  

Üç Kadın fantezisi 

Client A ve Client B'den sonra Client C de geldi. Üçüncü kişiye neden ihtiyaç duydunuz? 

Kate: Sahnede üç kadın fikrini, iki kadın olmasından daha heyecan verici buluyoruz. Üç kadının bir arada oluşu, bir erkek dramına dönüşüyor. Erkeklerin her zaman için hayallerinin temelini oluşturan erişilmez kadın üçlüsü. Bu fikri erkeklere yaşatıyor olmak bize inanılmaz bir eğlence yaratıyor. Tüm bu olanların yanında sürekli erkekler erkekler erkekler, makyaj makyaj makyaj hakkında konuşuyoruz. İnan bize çok eğlenceliydi.  

Peki grubunuzda Client D'ye de yer var mı? 

 (Tam o sırada Sarah şiddetli şekilde öksürür.) 

Aman Allah’ım! 

(Kahkahalar) 

Sarah: Hayır! Hastalandım! 

Charlotte: O hasta! (Sesini Kıymetli’ye benzeterek…) 

Kate: Kraftwerk grubunun bateristi, bir konserde arkamızda çalmıştı ve o zaman da çok eğlenmiştik. Üç kız ve bir erkek... Çok güçlü bir sahneydi. İnanılmaz radikaldi. Çünkü genelde erkekler ön planda olurlar ve kadınlar onlara eşlik ederler. Buradaki durumsa tam tersiydi. Ama 3 kişi olarak sahneye yeterince hâkimiz.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

S.Kuzey Yıldız, 1985 İstanbul doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı Bölümü’nde eğitimine devam ediyor. 2000 yılında birey odaklı yazılarına başladı. Üç yüzün üzerinde deneme yazısı bulunuyor. Yazılarında bireysellikten sıyrılıp, soyutlamaya ve topluma dayalı empatisini geliştirmeye odaklanıyor. Kısa film yapımı, edebiyat, roller-blade, senaryo yazımı ile ilgileniyor. Detaylı Bilgi


 


 


 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 OCAK 2009 TSİ 00:00