|
Yazar:
Dr. Levent Altaş
Dijital
Magandalık
Bizim insanımız
sanki hep yaralı hep gocunan tarafta.
Hatta çoklukla işkilli
durumlarda nedense... Acaba
herkesin 'dokunmayın patlarım' gibisinden barut fıçısı misali olabildiğince
gerilmiş olmasının yan ürünleri mi bunlar?
Ya da o
dillerden düşmeyen Akdeniz sıcakkanlığından ötürü müdür, kim bilir?
Bir tek geçim sıkıntısı,
hayat pahalılığı gibi ekonomik sorunlar mıdır insanımızı
bu
surattan düşen bin parça durumlara getiren?
Her yerde
böyle; sokakta, okulda, işte, evde, maçta, çarşıda, pazarda, TV' de canlı
yayında, kimse kimseye bir tek kelime eğri söz söyleyemiyor tek bir kelime
serzeniş ya da eleştiride bulunamıyor, 'gözünün üzerinde kaşın var' demek
isteyecek 'göz.' diyor devamı gelemiyor...
Belki de
bu yüzdendir TV programlarında en çok bağıranın haklıymış sanıldığı ve daha
fazla
izlendiği, neredeyse baş tacı yapıldığı...
Şiddetin
ve şiddete eğilimin dünyanın her tarafında arttığının bizdeki
göstergeleri...
Geçtiğimiz
hafta bir seminerde yaptığı konuşmada Prof. Dr. Özkan Köksal, "Türkiye’de
yaşanan krizlerin getirdiği sosyoekonomik dengesizliğin toplumun ruh
sağlığını giderek bozduğunu ve patlama noktasına kadar getirdiğini"
söylerken, "bundan olumsuz etkilenen toplumun, ruhsal fay hattı kırılmak
üzere, ülkede şiddetli bir ruhsal deprem yaşanabilir" diyordu ve
ekliyordu: "Jeofizikçiler
Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu ve depremlere hazırlıklı olmamızı
söylüyor. Ben de psikiyatri uzmanı olarak şunu önemle belirtmek isterim.
Türkiye’de yaşanan krizlerin getirdiği sosyoekonomik dengesizlik toplumun
ruh sağlığı giderek bozmuş ve patlama noktasına kadar gelmiştir, buna
hazırlıklı olmalıyız, Devlet olarak, uzmanlar olarak önlemini hemen almak
durumundayız" diyerek dikkatleri çekiyordu...
Gerçekten
bu tespit ne kadar doğru...
Çevremize
bir göz atalım; tahammülsüzlük had safhada, ama ağızlara pelesenk olmuş bir
hoşgörü toplumu herkeste bir özlem ki sormayın gitsin...
Kimin
haddine sen misin konuşan en çabuk en etkili! Biçimde haddini bildiriyorlar
oracıkta insanın...
Fiili
olmasa bile sözle ya da yazıyla hakkından gelmeler de yazılı basına özgü bir
üslup, sokağa
uzandığında ise kurşun namlunun ucunda çok konuşursan!
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Dr. Levent Altaş,
1954 İstanbul doğumlu. 1971'de Fenerbahçe Lisesi'ni, 1979'da
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi-Fizik
Bölümü'nü bitirdi. Aynı bölümde 1981'de master, 1986'da
doktora çalışmalarını tamamladı. Türk Astronomi Derneği
üyesidir. Gitar ve kontrbas çalmak, şiir yazmak, Evren'de
yaşam ve UFO konuları çalışma ve ilgi alanı içindedir.
1979'dan 2005'e kadar Boğaziçi Üniversitesi Kandilli
Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün Güneş Fiziği Laboratuvarı'nda fizikçi olarak görev yapmıştır. 2005'te
aynı kurumdan emekliye ayrılmıştır, o tarihten bu yana
yazarlık yapmaktadır. Detaylı Bilgi
|