|
Yazar: Nihal Demir
Feng Shui’yi
Doğru Anlamak
Çince’de
rüzgâr ve su anlamına gelen doğa’nın “chi” olarak bilinen yaşam enerjilerini
dengeleyerek hayatımız da olumlu enerjileri (sağlık, mutluluk, başarı ve
zenginliği) artırma, olumsuz enerjileri ise önleyecek şekilde yerleştirme ve
düzenleme sanatıdır.
Feng Shui Batılılaşmış
toplumlar tarafından malesef doğru algılanmamıştır. Feng Shui bir sihir ya
da bir mucize değildir. Bir din ya da tarikat da değildir. Mekânları çin
eşyaları ile doldurmak ya da iç mimari de değildir.
Feng
Shui, insan ve ilişkileri konu alan bu Doğu felsefesi’nin geçmişi çok
eskilere Konfiçyüsçuluk ve Taoculuğa dek dayanmaktadır. 3000 yıldan çok daha
uzun bir zamandır uygulanmaktadır. Kökeni binlerce yıl öncesine dayanan bu
yaşam bilimi; bilim adamlarının da kabul gördüğü gibi evrende radyo
dalgaları, ses titreşimleri, elektrik gibi göremediğimiz fakat çevremizde
dolaşan bir titreşime sahipdir. Ve bir enerji gücü ile birbirine bağlıdır.
Doğada her şey birbirleri ile etkileşim halindedir. Çevremiz bizi, biz de
çevremizi etkilemekteyiz. Feng Shui, enerjinin rahat ve ideal olarak
akmasını düzenlemektedir. Bir evin ya da iş yerinin yeri, her odada hangi
rengin kullanılacağını, eşyaların ve aksesuarların yerleştiriliş kurallarını
kullanarak ortamdaki pozitif ve negatif (ying ve yang) enerjileri ve olumlu
enerjiyi geliştirmenin yöntemlerini göstermektedir.
.png)
Feng
Shui’nin ilk uygulayıcıları, bir tür yorumcuydular. Keskin duyularına,
önsezilerine ve öğretmenlerinden kendilerine aktarılan bilgilere
güveniyorlardı. Tüm yapıların evleri ve köyleri nereye ve nasıl kurulmaları
gerektiğini belirliyorlardı. Başarılı bir şehir, Chi enerjisinin uyumlu ve
insan hayatını destekleyici bir şekilde aktığı bir yerdi.
Feng Shui uygulayıcıları,
chi’nin yararlı bir şekilde hareket etmesini sağlamak için inşaatın her
kademesini izlerler ve
yapıların
besleyici Chi akışını bozmadan inşa ederlerdi. Binalar kusursuz
yerleştirilmiş bir elmas gibi olurdu.
Feng Shui, coğrafî, dinî,
felsefî, matematiksel, estetiksel ve ideolojik fikirlerin bir karışımını
içeren bir ilimdir. Feng Shui prensibine göre; eğer çevremizde ölüm,
hoşgörüsüzlük, saygısızlık, duygusuzluk ve kayıtsızlık enerjileri hâkimse
biz de aynı çirkin enerjiler içinde bozulmaya yüz tutarız. Eğer çevremiz
güzellik, nezaket, uyum, iyilik, şefkat, sempati, müzik ve hayatın
tatlılığına ait diğer çeşitli enerjilerle hâkimse kendimizi bu olumlu
enerjilerle yüceltmiş olacağız.
.png)
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Nihal Demir:
"Sezgilerimi ve içsel sesimi seviyorum.
Her ne öğrenirsem öğreneyim onun aslında
benim içimde zaten var olduğunu biliyorum.
Şükretmeyi unutmuyorum. Kendimi tek bir
kalıbın içerisinde sınırlandıramıyorum. Kuzey, güney, doğu,
batı tek bir felsefe ile kalamadım."
Detaylı bilgi
|