Sayı 58 | Temmuz 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

Haber: Uzay Gökerman

Nükleer Enerji Nasıl Üretiliyor? 

Nükleer Santrallerin nasıl çalıştığını kısaca öğrenmeye çalışalım. Nükleer Yakıt Çevrimi için öncelikle yakıtın çıkarılması gerekiyor. Santrallerde zenginleştirilmiş Uranyum kullanılmaktadır.  

Uranyum: Doğada bir çok noktada, yeraltında olduğu gibi sularda da çözülmüş halde serbestçe bulunmaktadır. Uranyumun doğada bulunduğu şekliyle santrallerde kullanılması mümkün değildir. Bunun için bir dizi işlemden geçirilmesi gerekmektedir.

Fisyon: Bir nötronun, uranyum elementinin atom çekirdeğine çarparak yutulması ve sonucunda bu yeni atomun kararsız hale gelerek daha küçük iki veya daha fazla farklı çekirdeğe bölünmesi tepkimesine fisyon deniliyor.   

Fisyon sonucunda ortaya çıkan nötronların, ortamda bulunan diğer fisyona uygun atomların çekirdekleri tarafından peş peşe yutarak, onları da aynı reaksiyonun içine sokması ve bunun sürekli tekrarlanması da zincirleme reaksiyon deniliyor. Bu işlem sırasında büyük bir enerji açığa çıkıyor ve bu sürece nükleer fisyon adı veriliyor.  

 

 

Dönüştürme ve Zenginleştirme 

Uranyumdan elde edilen maden filizi, daha sonra özel bir değirmende öğütülerek toz hale dönüştürülür. Bu toz daha sonra kimyasal işlemden geçirilerek saflaştırılır ve rengi ve biçimi nedeniyle “Sarı Pasta” diye adlandırılan katı bir forma çevrilir. Yüzde 60 ila 70'i uranyum olan Sarı Pasta, radyoaktiftir.  

Nükleer yakıt üretmedeki temel amaca, U 235 atomlarının miktarını artırmaktır, bu işleme “uranyum zenginleştirme” deniyor. Bunun için, uranyumun önce 230 santigrat dereceye kadar ısıtılarak gaz haline, yani uranyum heksafloride dönüştürülmesi gerekiyor. 

Yıkıcı etkilere yol açabilen reaktif bir gaz olduğundan, uranyum heksafloridin çok dikkatli kullanılması da şart. İçinde tutulacağı dönüştürme tesisinin boruları ve pompalarının da alüminyum ve nikel alaşımından özel olarak inşa edilmesi gerek. Bu gaz, ayrıca istenmeyen kimyasal reaksiyona yol açmamak için petrol ve yağ benzeri sıvılardan da uzak tutulmalıdır. 

Bir ülke uranyum zenginleştirmeye karar verdiğinde bunun için asgari üç yıllık bir süreye ihtiyaç duyuyor.

 

Nükleer santrallerin çalışma sistemi

Nükleer fisyon sırasında ısı açığa çıkar, bu ısı, suyu ısıtarak türbinleri çalıştıracak buhara dönüştürür. Tipik bir nükleer reaktör yaklaşık 2, 5 cm çapında silindirciklerden zenginleştirilmiş uranyum yani yakıt pelletleri kullanır. Bu pelletler, uzun yakıt çubukları içine yerleştirilir. Bu çubuklar toplu halde basınçlı reaktör çemberinde saklanır. Pek çok enerji santralinde, bu çubuk demetleri soğuk kalmaları için su altında tutulur. Diğer bir soğutma yöntemi de karbondioksit ya da sıvı metal içinde saklamaktır.  

Santralde işleyebilmesi için uranyum filizinin süperkritik kütle halinde olması gerekir. Bunun için, uranyumun, devamlı zincirleme reaksiyona imkan verecek ölçüde zenginleştirilmiş olması gerekiyor. Bu işlemler için reaktör çemberi için kontrol çubukları yerleştirilir. Bu çubuklar, genellikle kadmiyum olmak üzere reaktör içindeki nötronları emen bir maddeden yapılır.

Çubuklara az nötron girişi olursa, zincirleme reaksiyonun sayısı da az olur, bu da fisyon sürecini yavaşlatır. Dünyada 400'den fazla nükleer enerji santrali bulunuyor. Bu santrallerde, dünyanın enerji ihtiyacının yüzde 17'si karşılanıyor. Nükleer reaktörler, denizcilikte ve denizaltılara enerji sağlamak için kullanılıyor. 

 

Yeniden işleme 

Yeniden işleme nükleer atıkları, içerdikleri kullanılabilir yakıtı çıkarmak için kimyasal işlemden geçirmektir. Kullanılmış yakıt çubuklarının dış metal kaplaması, sıcak nitrik asitte eritilmeleri öncesinde çıkarılır. Bu sayede reaktörde yeniden kullanılacak uranyum (%96), yüksek oranda radyoaktif atık (%3) ve plütonyum (%1) üretilir. Tüm nükleer santrallerde plütonyum üretilir, ancak askeri olanlarda daha fazla üretilmektedir. Yeterli plütonyum üretilmesini sağlayacak bir yeniden işlem santrali ve bir reaktör, sıradan görünüşlü bir binanın içinde olabilir. Bu durum, nükleer silah üretmek isteyen bir ülke için plütonyum üretmeyi denemeyi de cazip kılıyor.   

Atık Deoplama 

11 milyar kilowatt saat (Atatürk Barajı kadar) enerji sağlayan büyüklükte bir santral yılda ortalama 60 metreküp radyoaktif atık üretiyor. Bu teknolojiyi kullanan ülkeler atıkları 70 dereceye varan yüksek ısıları nedeniyle önce santral yakınlarında bulunan soğuk su havuzlarında “dinlendiriyor.” Bu dinlendirme 5 yıl sürüyor. Ardından ara depolama safhası başlıyor. Soğuyan radyoaktif maddeler toprak altına gömülmeden önce ışıma oranının düşmesi için genellikle toprak üzerinde bulunan “ara depolarda” yaklaşık 30 yıl daha bekletiliyor. Bu depolar 60 santimetrelik beton ve çelikten oluşan duvarlarıyla her türlü deprem, sel ve yangına karşı dayanacak şekilde inşa ediliyor. Son depolama safhasında ise yaklaşık 35 yıldan beri bekletilen atıklar toprak altına gömülüyor. Bunun için eski ve kurumuş maden ocakları kullanılıyor. Bu yer altı depolarının derinlikleri ise 200-900 metre arasında değişiyor.


Kaynaklar

BBC Turkish

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu

 

 

Sinop Nükleer Santrali

Nükleer Enerji Kazaları

Nükleer Enerji Daha Ucuz Mu?

Çernobil Faciasının 20.Yıldönümü

Nükleer Silahsızlanma Dosyası

HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Blog | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik