|
Okuma Yazma Sistemi Değişti!
Fişle okuma yazma öğrenimi tarihe
karışıyor. Geçen yıl 100 pilot okulda uygulanan yeni ilköğretim
müfredatı bu yıl bütün okullarda okutulacak. Okuma yazma öğrenirken
artık fiş yok, önce sesler öğrenilecek.
Haber:
Meriç Tuncer
2005-2006 eğitim ve öğretim yılı 15 Eylül'de başladı. Bu sene
özellikle çocukları olan ebeveynler yeni bir sistemle karşılaştı.
Milli Eğitim Bakanlığı, Eylül 2005 itibarı ile okuma-yazma öğretim
sistemini değiştirdi. Daha önce kolay cümlelerin kelime ve hece
olarak fiş mantığıyla öğretmeye dayanan sistem, artık harf harf
öğretme şekline dönüşüyor. Okula yeni başlayan öğrenciler,
okuma-yazma öğrenirken önce cümlelerle değil seslerle tanışacak.
Çocuklar alfabede ilk 'a' yerine 'e' harfiyle karşılaşacak, en son
'j' harfini öğrenecek. Fiş sona erecek. Yazmada el yazısı tekniği
kullanılacak.
Bu metod zaten hali hazırda yurtdışında uygulanıyor. Sisteme alışık
olmayan ve fişi senelerdir benimseyen öğretmenlerimiz itiraz etse de
yeni sistemi benimsemeleri daha pozitifçe bir yaklaşım olur
kanısındayız.
Bu sistemi irdelemek yerine bunu zaman içerisinde tekrar incelemek
istiyoruz ancak bizim daha önem verdiğimiz bir konu, çocuğunuzun
okula hazır olup olmadığı.
İlköğretimde
Çocukların Öğrenme Sorunu
Okul öncesinde verilen
okuma-yazma eğitimi, ilköğretime yeni başlayan çocuklar arasında
uyum sorunu yaratıyor.
Son zamanlarda çalışan annelerin artması nedeni ile kreş ve yuvalar
çoğalıyor, velilerin yuvalardan beklentileri artıyor. Hatta
yuvalarda artık okul öncesi sınıflarda, çocuklara okuma yazma
öğreterek kep ile mezun eden okullar çoğaldı. Bu durumda 2 tip çocuk
ilköğretime başlıyor: Okul mantığına hazır; hatta okuma yazmayı da
öğrenip gelmiş çocuk tipi. Diğeri de annesinin, anneannesinin,
babaanesinin ya da bakıcısının kollarından ilk kez okula başlayan; o
güne kadar hemen her dedikleri yapılan; hatta dünyanın kendi
etrafında döndüğünü düşünürken birden kendini birçok çocuğun bir
arada olduğu yerde bulan; öğretmenin kuralları ile oynamak zorunda
kalan ve bununla bazen nasıl başa çıkacağını bilemeyen çocuk tipi.
İlköğretim 1. sınıf, çocuklara okuma yazma öğretilen bir eğitim
kurumu başlangıcı olurken, şimdi 2 tip çocuğun çatıştığı bir sınıf
olacağa benziyor. Neden mi? Bir düşünelim:
-
Okuma bilen çocuk, bilmeyen çocuğu ilk başta küçük görebilir ve
arkadaşlık etmek istemeyebilir. Bu durumda okumayı bilmeyen çocuk,
psikolojik olarak etkilenebilir.
-
Okuma bilen çocuk, ders programında olan aktivitelerin çoğunu
gördüğü için sıkılabilir ve ders sırasında sıkıntısını başka
şeyler yaparak geçirmeye çalışıp sınıfın dikkatini dağıtabilir.
-
Okul mantığını bugüne kadar hiç deneyimlememiş bir çocuk,
ailesinden ayrı bir kurumda, disiplin altında olma duygusunu çok
uzun süre yadırgayabilir ve sorunlar yaşayabilir. Tanımadığı bu
insana kendini benimsetmek için çabalayacak; ya çok uyumlu, ya da
tam tersine kendini yere atarak, sözleri dinlemeyerek dikkatleri
çekmeye çalışacak.
Her iki durumun da oldukça negatif durumlar var. Yuvaya giden
çocuğun öğrendiği birçok kavramın ve harfin, onun her zaman bir adım
öne geçirdiği aşikar ancak, çok fazla olmamak kaydıyla...
Bazı Tavsiyeler:
-
Çocuğunuzun sonuçta bir çocuk olduğunu unutmayın. 1. sınıf, onun
psikolojik gelişimine uygun müfredat programına göre yapıldığı
için belli başlı kavramları öğrense bile okuma yazmayı önceden
öğretmeyin, öğrenmesi için teşvik etmeyin veya zorlamayın.
-
Gittiği yuvada bu yapılıyorsa, bunun mutlaka öğrenilmesi gereken
bir şey değil de oyunla eğlenceli bir şekilde öğretildiğinden ve
karşılığında kazanan veya kaybeden çocuk olmadığından emin olun.
-
Yaşıtları ile beraberken; arkadaşları ile ilişkilerini, kendisinin
uyumunu, ona farkettirmeden, sıkmadan gözlemleyin. Gerektiğinde
öğretmeniyle işbirliği yapın.
-
Sınıfındaki çocuklar kendi çocuğunuzdan farklı olsa bile, yılın
uzun bir kısmını o çocuklarla geçireceğini, ona oyunlarla veya
diğer çocukların da beraber olacağı tarzda aktivitelerle
birbirlerine yakınlaşmasını sağlayın.
-
Direkt olmasa da öğrendiklerini evde tekrar etmek, bazı kavramları
öğrenme konusunda teşvik ve yardım etmek çocuğunuzun kendine güven
kazanmasını sağlayacaktır.
-
Her zaman yanında olduğunuzu, hareketlerinizle ve hatta teşvik
sözlerinizle kendisine hatırlatın.

Haber: Meriç Tuncer
Çocuk Gelişimi Editörü / İSTANBUL
Editör Hakkında Bilgi İçin Tıklayın |