Cumhuriyetin İçindeki Gazi Paşa

Yönetmek ve yönetilmek; yani toplumlardaki iktidar gücünün yetkiler yoluyla insanların yaşamına temas etmesi insanlık tarihi kadar eski bir hikayedir. Monarşi, oligarşi, saltanat, sosyal demokrasi… Halen dünya üzerinde pek çok farklı sosyal idare düzeni mevcuttur. Cumhuriyet, “yöneticilerin halk tarafından seçilerek belirli süre için görevlendirildiği yönetim sistemi” olarak tanımlanır. Kelimeler kavramların vücudu olmakla birlikte, cisimlerinin ötesinde birer ruh da taşırlar. Peki cumhuriyet; Türkiye’de nedir? Türkiye için cumhuriyetin anlamı sadece bir yönetim şekli midir? 

gazi paşa mustafa kemal atatürk türkiye cumhuriyeti cumhuriyet cumhurbaşkanı başkomutan

Cumhuriyet, her şeye inat doğmaktır.

19.yüzyıl sonları insanoğlunun makineyi bulup kendi içine yerleştirmesi sonrası doğal kaynakların elde edilmesi, stratejik üstünlük sağlayıcı toprakların fethi, sömürgecilik yarışı gibi aç gözlülüğün ve vahşiliğin sınırlarının zorlandığı yıllardır. Bu bölüşme telaşı olanca vahşetiyle devam ederken Selanik’te sarı saçlı, mavi gözlü Mustafa adında bir çocuk dünyaya gelir. Cumhuriyet, her şeye inat doğmaktır. Mustafa’nın yeniye, daha iyiye, daha adile dönük ve dürüstlüğü önemseyen bir ruhu vardır.

hic-yayinlanmamis-fotograflarla-kurtulus-savasi-destani-kurtulus-savasi-destan-yayinlanmamis-fotograf-1086994

1. Dünya savaşı olanca vahşetiyle devam ederken 1700’lü yıllardan beri dünyadaki üretim rekabetini çok gerilerden takip eden Osmanlı Devleti kendi aciziyetiyle yüzleşir. Akıl, bilim ve silah Osmanlı Devletinin de aralarında bulunduğu İttifak Devletlerine savaşı kaybettikten sonra diğer ülkelerde olduğu gibi Osmanlı Devleti de taraf ülkelerce bölüşülür. Savaş süresince 7 farklı cephede savaşmış olan devlet topraklarının tamamına yakınını kaybederek Anadolu’da bir avuç toprağa hapsedilir. Anadolu cesur delikanlılarla ve mert kadınlarla doludur, direnmek niyetindedir halk. Teslim olursa önce köle olacağının, ardından da yok edileceğinin farkındadır.

Cumhuriyet, kendine namlular doğrultulmuşken dahi direnmekten bir an vazgeçmemektir.

1203

Millet, tarihinden ve kültüründen aldığı güç ile beklemektedir. Bir millet yeniden şahlanmak için bulduğu köşelerde örgütlenmekte ve egemenliğine yeniden kavuşmanın yollarını aramaktadır. Sonunda beklediği kahraman Anafartalar’ın muzaffer komutanı Gazi Paşa olarak gün yüzüne çıkar.

Cumhuriyet, ihtiyaç duyulduğunda elini taşın altına koyup halkına hizmet etmektir. 

Milli Mücadele örgütlenmeye başlamıştır; şairler, yazarlar, devlet görevlileri, muallimler gibi toplumun her kademesinden destek görmektedir artık. Eli kılıçlı seyfiye sınıfı (subaylar) Selçuklu ve Osmanlı devletinde olduğu gibi savaş gününde mücadele politikalarına öncülük eder. Osmanlı devletinin birçok üst rütbeli askeri mücadeleyi hızla benimser. Bununla birlikte girişilen bağımsızlık mücadelesinin Gazi Paşa önderliğinde gerçekleştirilmesi hemen hepsince arzulanır. Diğer paşa ve komutanlar Gazi Paşa’nın liderliğinde sürecek bir mücadeleden onur duyacaklarını söylerler.

Cumhuriyet, mücadele esnasında dava arkadaşlarınla işbirliği yapmaktır.

mustafa-kemal-kazim-karabekirOsmanlı sarayı egemenliğini kaybettiği ve işgalci güçlerin baskısıyla politika belirlediği için Gazi Paşa hakkında yakalama ve idam kararı çıkarır. Erzurum’da Gazi Paşa istifa eder. Artık bir sivil vatandaştır. Gazi Paşa, 7-8 Temmuz gecesi Rauf Orbay ile bir masa başında otururken kapısına bir bölük asker ile Kazım Karabekir gelir. Hakkında yakalanma kararı olan Paşa kaçmaya yeltenmez. Kazım Karabekir hakkında yakalama kararı olan Gazi Paşa’ya asker selamı verip,”Emrindeyim Paşam” der ve ekler; “Seni koruması için bir bölük asker getirdim.” Cumhuriyet, kaçmamaktır. Bununla birlikte Erzurum ve Sivas kongreleri yapılır. Gazi Paşa artık asker olmadığı için kendine ve milletine saygısından ötürü bir takım elbise ile kongrelerde konuşur. Bu kongrelerin fotoğrafları tarih kitaplarını süslerken ardında bir bilinmeyen detay barındırır. Gazi Paşa’nın giydiği o takım elbise kiralıktır ve Paşa elbiseyi kiralamak için parayı Kazım Karabekir’den borç almıştır.

Haliyle Cumhuriyet, milletine duyduğu saygıyı şık bir şekilde gösterebilmek için 1 ay önce seni idama götürebilecekken selam durmuş arkadaşından borç alabilmektir.

Günler geçer, aylar ve yıllar onları takip eder. Genç bir Cumhuriyet kurulmuştur artık. Gazi Paşa bir Cumhurbaşkanıdır. Sene 1926 yılıdır. İzmir’de Naim Palas otelindedir Gazi Paşa. Bir balık eşliğinde cam kenarındadır, oturarak dışarıyı izler. Garson gelir, masanın perdesini çekiştirir dışarıdaki izleyenleri görünce. Garsonun niyeti Gazi Paşa’nın elinde içki bardağıyla görülmemesidir. Paşa durumu fark edip garsonu durdurur. “Dokunma genç!” der. “Bizim milletimizden gizleyeceğimiz hiçbir şeyimiz yoktur”. Ve ekler; “Merak ederler, önce birikir bakar, anlarlar, sonra dağılır, işlerine dönerler.”

Cumhuriyet, yaptıklarını milletinden saklamaya gerek duymamaktır. Halkına ve kendine güvenerek dürüstçe yaşayabilmektir Cumhuriyet.

atatürk halkçılık laiklik devlet cumhuriyet

Sene 1930’lara gelir. Gazi Paşa devlet teşebbüsü açılışındadır. İnönü ve diğer idari kadrolar yanındadır. Konuşmacı şevkle ve minnetle; “Ulu önderimiz, Yüce liderimiz, Başkomutanımız…” şeklinde uzun ifadelerle Paşa’nın orada bulunduğunu vurgulamaktadır.

İnönü ve diğer silah arkadaşları güçlü liderlik algısı konusunda Paşa’dan fazla savunucudurlar ve hatta sonraki süreçte benzer yaklaşımları yüzünden İnönü’den istifasını isteyip görevden alır Gazi Paşa.

ATATÜRKGazi Paşa, konuşmacıyı çağırır. Uzun hitap kelimelerini ve abartılı üslubunu yakışıksız bulduğunu, üstelik ‘Ulu Önder’ gibi ifadelere gerek olmadığını kendisine söyler. Konuşmacı gidince Paşa dostlarıyla yeniden bu konuda konuşur. Bu tip etkinliklerde kendisinin yalnızca ‘Gazi’ sıfatı ile çağrılmasını isteyecektir. Soyadı kanunu ile kendisine Atatürk soyadı verilinceye kadar uygulamayı bu şekilde devam ettirir.

Cumhuriyet, gösterişi sevmemek; insan kalmaktan onur duymak ve mütevazi yaşamaktır.

Sonuç olarak; cumhuriyet bir yönetim biçimidir. Ancak Türkiye için cumhuriyet bir yönetim biçiminden fazlasıdır. Türkiye’nin cumhuriyetine dünyadaki emsallerine ek olarak bir Mustafa Kemal ruhu ilave edilmiştir ve bunu ayrıştırıp cumhuriyetin içinden çıkarmak imkansızdır. Türkiye’deki cumhuriyetin içinden Mustafa Kemal’i çıkardığınızda cumhuriyet kurur, ruhunu kaybeder. Yaşlanır ve işlevini yitirir. Gazi Paşa cumhuriyete dürüstlük, samimiyet, tevazu, daha iyiye/adile yöneliş, cesaret gibi insani özelliklerini katmıştır ve karakteriyle cumhuriyete hala hayat vermektedir. Siyasiler bütünleşmiş bu iki unsura zarar verip ışıltılarını kaybettirmedikleri sürece bu özgün bütünleşme Türkiye’yi aydınlatarak yaşanılır bir ülke kalmasını sağlamaya devam edecektir. Türkiye’nin dağılmış bir imparatorluk noktasından üreten, düşünen, dinamik ve nefes alan; yani yaşayan bir ülke haline gelebilmiş olması ve ilerleyişini mevcut toplumsal/coğrafi koşullar içinde hala sürdürebilmesi bunun en somut kanıtıdır.