Rölantide Yaşamak

İnsanın tutku ve heveslerinin azaldığı, zamanın yavaşladığı, bir şeylere geç kalacak olsa dahi genelde çevresinde görmediği şeyleri görmesine imkan tanıyan dingin ilerleyiştir. Rölanti…

rölanti rölantide yaşamak gün batımı gün doğumu kısır döngü

Uzun bir caddede yavaş adımlarla yürüyordu özne. Karşıdan gelen kalabalık bazen yanından geçiyordu, bazen içinden; mutsuz değildi, mutlu olmak gibi bir arzusu da yoktu, ki istese mutluluğu içinin hangi köşesinde bulacağını çok iyi biliyordu. Önce sakin ve memnun insanların oturduğu bankların yanından geçti -yere sabitlediği bastonu ile dünyayı durduran bir amca ve dostları-, sonra hayallerini giyinmiş cansız mankenlere ışıltılı vitrinler önünde imrenen genç kızların yanından. Attığı her adımda yeryüzünde yavaşça süzülen ve havadan süzülen tekdüzeliğin rüzgarla harmanlanıp hafifçe saçlarını kımıldattığı bir kadın mıydı? Yoksa anıları yüzünden üzerinde yürüdüğü her kaldırım taşından daha fazla yük taşıdığı hisseden bir adam mı? Meçhul. Bilinen tek gerçek, caddede akmayı unutan zaman kadar hissediliyordu dünyasında: rölanti…

Rölanti, taşıtların en düşük yakıtla çalışma ayarıdır. Aracın her an hızlanmaya hazır olmasına rağmen hızlandırılmadığı, ancak stop da etmediği haldir. İnsanın hayatını askıya alıp yavaşlattığı sakin dönemi en güzel ifade edebilecek sözcüklerden biridir rölanti. İnsanın tutku ve heveslerinin azaldığı, zamanın yavaşladığı, bir şeylere geç kalacak olsa dahi genelde çevresinde görmediği şeyleri görmesine imkan tanıyan dingin ilerleyiştir.

Rölanti, bir durma veya karşı durma biçimi değildir. Yavaşlayan ve hayatındaki yeniliklerin hızını azaltan insan yaşamla ve zamanla mücadele içine girmek zorunda değildir. Ancak insanın adımlarını atması ve yürümesi ilerlediği anlamına da gelmez her zaman. Hızla değişen dünyada hatıra ve deneyimlerini sürekli geliştirip yenileyen insan yürürken, bazen ruhu ona eşlik etmek yerine geride kalır. Dünde, önceki günde.. Yahut bulunduğu zamanı daha iyi doldurmakla meşguldür. Rölantide yaşayan insanın bedeni yürürken ruhu geride bıraktıklarını toplamaktadır çoğu kez.

Rölantide yaşamak, mevcut an’a ait olmaktır. Yaşamın sürekliliği doğanın en etkin iyileşme ve yenilenme şekli olduğu kadar, insanın en acı verici esareti ve tutsaklığının bekçisi olabilmektedir. Zaman dinamizmin yüksek olduğu koşullarda daha hızlı akmakta olduğu için insan geçmiş ve geleceğin esiri olup en kıymetli hazinesi olan şimdi’yi göz ardı edebilmektedir. İnsanın ait olduğu yer ”şimdi”dir. Hızını düşüren insan bulduğu dinginlikte varlığını doyumsayıp kendini rölantiye ait hisseder.

siyer kanadı kırık rölanti rölantide yaşamakRölantide yaşamak huzur verir. İnsanı yavaşlatan unsurlar çevre koşullarından kaynaklanmadığı zamanlarda bilinçli olarak yaşamının hızını düşüren insanlar kavuştukları yeni bakış açılarından emsalsiz keyif alır. Yürür, izler, düşünür. Fark etmediği pek çok detayın bir anda tüm teslimiyetleri ile önüne serildiğini görür. Ancak bu huzur ve sükun halinin hissedilmesi için insanın söz konusu dönemde rölantide yaşamayı kendi seçmesi gerekir; ve üzücüdür ki çoğu zaman böyle olmaz. İnsan işinden çıkarıldığında rölantide yaşamaya başlar, sevgilisinden ayrıldığında, şehrini değiştirdiğinde, kaybettiğinde.. Hayal kırıklıkları rölantide yaşamanın en eski ve en vefalı dostlarıdır. Rölantide yaşayan insanın sakinliğinin kaynağı aranırken başlangıç noktasında kırılan bir şeyler bulmak mümkündür ve kuvvetle muhtemeldir. Rölantide yaşamanın, insanın hayatında sürekli yaşam biçimi hale gelmemesi gerektiği kadar kuvvetli bir muhtemellik..

Sakin ve durgun bir şekilde hayata devam etmek güzeldir. Ancak yaşam beraberinde her an kendini yeniliyor olmanın getirdiği süreklilik haliyle –ki yaşamın en ayırt edici ve etkili gücü budur: kendini sürekli yeniler- hayat insanın yoluna devam etmesini er geç ister. Rölantide yaşamanın insana hissettirdiği sakinlik ve güven insan doğasının ne kadar ihtiyacı ve parçası ise heyecanlar, arzular, maceralar ve alınması gereken riskler de hayatın o kadar parçasıdır ve içindendir.

Kimileri için ise rölantide yaşamak zayıflık demektir. Zira insan olgunlaşmaya başlamasından itibaren yaşarken kısa sürede şunu deneyimler: kaygının ve korkunun tedavisi hareket halinde olmaktır ve bu tedaviyi bir kez öğrenen insanın hayatı asla eskisi gibi olmaz. Hızın insana duyarsızlık ve nüfuz edilemezlik kazandırdığını veya hissettiği duygulara ilgisiz kalma gücü verdiğini fark eden insan kendi halinde ve sakin yaşamayı savunmasızlık olarak görmeye başlar. Sığındığı hızın uyuşturucu etkisinin vahim ve muhakkak sonucunun ise dünyanın müziğinden, lezzetinden, ritminden, dünyanın ruhunun güzelliğinden -birçok kıymetli ayrıcalıktan- kendisini mahrum etmesi olduğunu göremeyecek kadar şefkate muhtaçtır.

rölanti rölantide park bahçe

...Düşünerek yürüyordu özne. Birbirinin ardı sıra sakince attığı adımlar yeri ürpertircesine zarif ve kendinden emindi. Yanından geçerken gördüğü ağaçtan yavaşça düşen yaprağa tebessümle baktı. Son dönemde artarak şiddetlenen tartışmalardan sonra birlikteliği için iyice çaba göstermez olmuştu önce. Kafası karışıktı; boşa almıştı hayatını, ”bir yere çarpınca nasılsa durur” diyordu. Düşündüğü gibi de olmuştu sonra, yolları ayrılmıştı. Yaprağı eline alıp sol avucunun ortasına koyarak sağ eliyle ince damarlarına dokundu. Sonra çantasından çıkardığı kitabın içinde son iki sayfanın arasına dik bir şekilde koydu. Şaşırdı kendisine: sevdiği yaprakları gençliğinin keyifli dönemlerinde sıkça kitabının sonuna yerleştirdiğini ve birkaç yıldır nedense bunu hiç yapmadığını düşündü. Yürümeye devam etti.