Feyza Nur Saydam’ın şüpheli ölümü: #feyzayaneoldu

17 yaşındaki gencecik bir insan yazdı bunları ve dün yazdığı gibi 7. kattan düşerek (!) öldü. Feyza Nur Saydam, Twitter hesabından “Bana bir gün ulaşılamazsa kaçmamışımdır kaybedilmişimdir, ben bir yerden aşağı atlamam Allah korkum var benim ama biri atmıştır, uyuşturucu kullanmam zorla verilmiştir. Bir gün hashtaglerden biri olursam bulunacak kılıfların hiçbirini yapmam hakkımı arayın.” demişti. 

feyza nur saydam

Feyza Nur Saydam, 17 yaşındaydı. Ailesiyle birlikte Gaziantep Şehit Kamil ilçesinde yaşıyordu. Dün akşam saatlerinde 7. kattaki evlerinin balkonundan düştüğü ihbarı geldi.

Demirören Haber Ajansı (DHA) “7’nci kat balkonundan atlayan liseli Feyzanur, hayatını kaybetti.” başlığıyla geçti Feyza Nur Saydam’ın ölümünü.

İhlas Haber Ajansı (İHA) ise “17 yaşındaki genç kızın şüpheli ölümü” başlığıyla verdi haberi.

Daha önce, ölmeden önce bir kadının “Ölmek istemiyorum.” diye haykırışını duymuştuk. Tam da ölmeden az önce! Avazı çıktığı kadar bağırmıştı Emine Bulut ama çocuğunun gözü önünde katledilmesinin önüne de sonraki kadın ölümlerine de engel olamadı o çığlık.

Şimdi daha 17’sinde Feyza Nur, atılarak öldürülen Duygu Delen’in ardından bu şekilde haykırmış Twitter’dan bize:

“Bana bir gün ulaşılamazsa kaçmamışımdır kaybedilmişimdir, ben bir yerden aşağı atlamam Allah korkum var benim ama biri atmıştır, uyuşturucu kullanmam zorla verilmiştir. Bir gün hashtaglerden biri olursam bulunacak kılıfların hiçbirini yapmam hakkımı arayın.”

Tam 4,5 ay önce yazıldı bu sözler ve bugün o gencecik, daha reşit olmayan o çocuk maalesef aramızda yok!

Bugün Feyza Nur, yitip giden bir canın, yitip gidişin ardından bile savaşmak zorunda olduğunu en çıplak haliyle vurdu yüzümüze.

Ne oldu neden artık aramızda değil Feyza Nur?

Gerçekten kaza sonucu mu öldü yoksa birisi O’nu kopardı mı bu hayattan? Geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı ve o soruşturma sonuçlanana kadar biz Feyza Nur’un son isteğini yerine getirip soracağız #feyzayaneoldu diye.

Bir ölüm var kadın için bir de ölümden sonra kalanın yitip giden için savaşı ya da ölenin ölmeden önce kendisi için ölümden sonrası için verdiği savaş…

Yitip giden kadınların sesini duyurmaya çalışırken, O da korktu aslında tüm kadınların korktuğu gibi. Korktu bir gün bu hayattan çekip alırlarsa, yapanın yanına kâr kalmasından. Korktu ilk duyulan söze inanılıp ölen nasılsa konuşamaz diye istedikleri gibi atıp tutmalarından. Çünkü hepimiz o kadar alışığız ki, yitip gidenin ardından söylenen sözlere. Kaç kez duyduk şu sözleri:

İntihar etti.

Kaza sonucu düştü.

Aşırı doz uyuşturucudan öldü.

İlişkimiz vardı, ayrılmak istedi.

İlişkimiz vardı, beni aldattı.

İlişkimiz vardı, kıskandım. Çok seviyordum O’nu ama kıskandım işte.

İlişkimiz vardı. Ben evliydim. Karıma söylemekle tehdit etti.

Biz sadece takılıyorduk zaten kaç kişiyle görüşüyordu. Kim bilir hangisi zarar verdi.

Psikolojik problemleri vardı.

Çok düzgün biri olsaydı orada ne işi vardı?

Bizim geleneğimize göreneğimize terstir böyle şeyler.

Biz namusuz için yaşarız. Namussuzluk yaptı.

Erkeklik gururuma laf etti, gözüm döndü.

Liste uzar gider. Maktul değişir katil değişir ama savunma sanki karbon kağıdı konmuş gibi hep aynıdır. Çünkü katil hep bilir söylediği o iki duygusuz sözün, giydiği takım elbisenin kendini özgürlüğe yaklaştırdığını. Peki sadece katil ya da katil adayları mı bilir? Maktul olma ihtimali olan da bilir. Çünkü sistem öyle işler ki ölürsünüz yetmezmiş gibi bir de suçlu olursunuz.

Geride bıraktıklarınız sizi yitirmenin acısıyla baş etmek yetmiyormuş gibi bir de hafiyeliğe, avukatlığa soyunur. Hatıranızın da isminizin de aklanması için uğraşır dururlar. Katil bazen bulunur ve yukarıdaki bahanelerden birini bulur ya da kaza denir kapatılır gider.

Tüm bunların bilindiği bir sistemde 17 yaşında karnınızda kelebekler uçuşması gerekirken siz de sosyal medya hesabınıza “Ben kaybolmam, kaybederler” diye yazmak zorunda hissedersiniz.

Bugün Feyza Nur yok. Dediği gibi bugün Feyza Nur hashtaglerde. Dün Feyza Nur’un sorduğu soruları bugün biz Feyza Nur için soruyoruz: #feyzayaneoldu

Bir günde 3 kadın öldürüldü: Aylin Sözer, Selda Taş, Vesile Dönmez

Elif Aver; 1987 yılında İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden 2010 yılında mezun oldu. Özel sektörde mesleğini yapmakta, ayrıca TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yönetim kurulu üyesi. Yazmak, çizmek ve okumak çocukluğundan beri en büyük tutkusu. Ondan sebep söz yitene kalem bitene kadar yazanlardan.