Konforlu Hayat

Bu konforlu yaşam çılgınlığı devam ederse –ki büyük ihtimalle devam edecek- rahatımız için yapılan bu yenilikler uzun vadede insanoğlunun kas ve iskelet sistemini bile etkileyecektir.

coach potato konforlu yaşam kas ve iskelet sistemi teknoloji rahatlıkİnsan doğası gereği hep rahatı aradı. Sahip olduğumuz her şey hep daha keyifli ve rahat bir yaşam için yapıldı. Rahata ulaşma isteği en temel dürtülerimizden biri. Ama son zamanlarda bu istek de hayatlarımızda bir hastalık haline gelmeye başladı. Lezzetli yemekler, yumuşak minderler, konforlu evler, rahat arabalar… Bütün bunlara sahip olabilmenin de bir maliyeti oldu doğal olarak. İnsanoğlu bugün geldiği noktada bedenen konforlu fakat ruhen konforsuz bir hayat yaşıyor. Konforlu yaşam arzusu her bedeni işgal etmiş durumda. Artık spor yaparken bile dışarıda değil spor salonlarında koşmayı tercih ediyoruz. Çünkü böylesi daha rahat…

Gelişen bilimle birlikte insan ömrü de uzadı. Bundan elli yıl önce altmış olan ortalama insan ömrü şu anda seksenlere dayanmış durumda. Teknoloji ve bilimin sarıp sarmaladığı yapay hayatlar sayesinde canımıza can katıp uzun yıllar yaşamaya başladık. Artık bedenlerimize eskiye oranla çok daha fazla önem veriyoruz. Binlerce çeşit vücut kremi, binlerce farklı diyet türü, bedenimizle ilgili envai çeşit yapay konfor sağlayıcılar… Gelişmiş ülkelerin vatandaşları bugün bütün bu yeniliklere ulaşabiliyorlar. Her şey çok güzel. Peki, problem nerede? Yaşamımızı kolaylaştıran bunca yeniliğe rağmen neden hayatlarımız huzursuz ve sıkıntılar içinde geçiyor? Sahip olabileceğimiz hemen her şeye neredeyse sahip olduğumuz halde doyumsuzluk okyanusunun git gide daha derinlerine iniyor, sonsuz elemlerimize her geçen gün yenilerini ekliyoruz.

Hayatlarımız eskiye oranla çok daha güvenli gibi görünse de bu gelişmişlik beraberinde farklı sorunları da getirebiliyor. Ortalama yaşam süresinin artmasıyla beraber intihar oranlarındaki artış da kayda değer. Bununla birlikte uyuşturucu madde kullanımındaki artış da rahata düşkünlüğün tavan yapmış hali. İnsanlar eskiden idealleri için yaşar ve bu uğurda ölürlerdi. Şimdiyse rahatları için yaşayıp ölümsüz olmanın peşindeler. Gerçekten inandığımız şeyler uğrunda fedakârlık yaptığımızda bazen yorgunluktan bedenlerimiz yıpranabilir. Ama bir bedeni önemli bir amaç uğruna feda ettiğimizde aslında onu en iyi şekilde kullanmış oluruz. Fakat bugün gelinen noktada en büyük idealimiz rahata ulaşmak oldu. Eskiden bir öğrenci uykusuz kalıp gerekirse sabaha kadar ders çalışıp ertesi günkü sınava hazırlanırken, günümüzde öğrenci uykusunu alıp vücudunun kendisini yenilemesini, uykusuz kalıp ders çalışmaya tercih ediyor. Yani bedenin ihtiyaçlarını her şeyin üzerinde tutup bunu hiçbir şeyle tolere etmeyebiliyor. Günümüz insanı hiç olmadığı kadar rahatına düşkün oldu.

Konforlu hayatımızda bu gidişin sonu nedir?

Konforlu hayatımızda bu gidişin sonu nedir?Bu konforlu yaşam çılgınlığı devam ederse –ki büyük ihtimalle devam edecek, rahatımız için yapılan bu yenilikler uzun vadede insanoğlunun kas ve iskelet sistemini bile etkileyecektir. Mobilya teknolojisi ya da evlerimizdeki puf minderlerden bahsetmiyorum. Gün gelecek Avatarfilmindekine benzer şekilde herkesin kullanabileceği yapay bedenlerimiz olacak. İçine girdiğimiz kabinlerde o bedenleri yöneteceğiz. Hatta o kabinler beynimizin fonksiyonlarının düzgün çalışabilmesi için vücudumuza besinler yükleyecek. Böylece o kabinlerden çıkmamıza da hiç gerek kalmayacak. Herkes kendi yaşam kabiniyle tanımlanacak ve beyin kaslarımızın dışında bir kas grubunu kullanmamıza gerek kalmayacak. Konforun maksimum seviyede olduğu bu durumun bir tık ilerisinde ise herkes ayrı bir dünya olacak. Şimdilik koltuktan ısıtmalı arabalarımıza binmeye devam edelim. Ama çok da alışmayalım çünkü daha rahatı gelecek…