İş Dünyasının Yeni İkizleri: Liderlik Farkındalık

Farkındalık da liderlik gibi popülaritesi tavan yapmış bir konu oldu. Peki nedir bu farkındalık?

farkindalik-liderlik

Liderlik için uygun ortam gerekli midir? Yoksa lider uygun ortamı kendisi mi yaratır? Ya da başka bir söylemle yaratmalı mıdır? Bazı insanlar bulundukları ortamlarda çok sessizken diğerleri çok daha aktif görünebilirler. Ortama entegre olma konusunda bize ipuçları veren bu durum konu eğer liderlikse durum farklılaşabilir. Nasıl insanlardır bu liderler?

Liderler sorunludurlar. Neden mi? Hep bir şeyleri kendilerine dert edinmişlerdir. Tarihteki liderlere biraz göz atarsak herkesin bir şeyleri dert edinmesine rağmen sadece liderler eyleme geçebilmişlerdir.

Sorgulayıcıdır lider. Kaderci kabullenmeci bir karakter bir lider için hiçbir zaman giyilmemesi gereken bir gömlek gibidir. Sabır konusunda da sorunludur liderler. Liderlerin hep doğru zamanda doğru şeyleri söyledikleri üzerine hikayeler dinler dururuz. Buna yüzde yüz katıldığımı söyleyemem. Lider zaten aykırı davranan, harekete geçen aykırı söz söyleyendir. Onların liderliği, söylenmeyecek zamanda söyledikleri cümlelerin fazlalığındandır.

Değişimden gelişimden yanadır. Peki bu değişimin farklı kişiliği farksızlığa dönüşebilir bu da lider bir ruh için çok tehlikeli bir problemdir. Değişim, yeni değerler yaratmayı istiyorsa evet ama mevcut değerlere köle olmaya hizmet ediyorsa hayır demeyi bilmelidir.

Farkındalık da liderlik gibi popülaritesi tavan yapmış bir konu oldu. Peki nedir bu farkındalık? Başkalarının oluşturduğu kalıbın dışına mı çıkmak acaba? Biraz düşündüğünüzde kısır döngü yakanızı bırakmıyor.

Kişisel gelişim kitapları ve son otuz yıldaki gelişimi incelediğinizde geçmişte kalan değerler yanlışlanıyor ve değerler çağın gereklerine göre yeniden şekillendiriliyor. Yeni değerlerden bazıları motivasyon gibi örneğin bundan yirmi yıl öncesinde işveren şaşkın bakışları arasındayken şimdi işverenin dudaklarından düşmez hale geldi. Bu gelişimler daha insancıl bir dünya için çok olumlu gelişmeler.

Önce herkes doğrular yarattı. Ya sonra ne mi oldu? Herkes aynılaştıkça farklılığa ihtiyaç duyuldu. Zamanla herkes farklılığı keşfedince bulunan yeni değerler herkes tarafından kabullenip özümsenince bu seferde yeni farkındalıklar aranmaya başlandı. Kimsede olmayanı arama çabası Thomas Hobbes’un (İngiliz filozof) İnsan insanın kurdudur cümlesinin hala ne kadar canlı olduğunu gözler önüne seriyor.

Herkes aynı doğruları kabullendiğinde birileri aslında o doğruların yanlışlığı üzerine kafa yoracak ve yeni farkındalıklar kaçınılmaz olacaktır. Karl Popper’in yanlışlanabilen bilginin daha güvenilir olması üzerine söylediklerinin iş hayatında tıkanan deliklerin açılmasında güzel bir pusula olması gerektiğine inanıyorum.

Liderlik ve Farkındalık aslında hep aynı bahçede oynayan anaokulunun mutlu görünen mutsuz çocukları gibiler.  Farkındalık yaratırsan lider olma yolunda bir adım atıyorsun demek değil midir sizce?