Halk Müziğinin Genç Sesi: Zeynep İlhan

Anadolu… Halısı, kilimi, acısı, tatlısı, örfü, geleneği, dağı, ovası… Ama ki türküleri… Ağıtların halaylara, zeybeklerin gelin karşılamalarına karıştığı kına kokulu coğrafyada nesiller boyu taşınan hazine. Sevgileri, sevgisizlikleri, vefayı, vefasızlıkları, kalabalıkları ve yalnızlıkları anlatan ve haykıran hıçkırıkların nağmeleri. Kimin söylediği, hangi yaban elde yakıldığı bilinmeyen türküler.

Zeynep İlhan türkü türk halk müziği sanatçısı

Bir konuğumuz var bu ay. Zeynep İlhan. Genç ve şelale coşkunluğunda türkü dolu bir yürek. Toroslar’ın serinliği, Yörük Çadırları’nın direnişi ile direniyor türkü yolunda. Türküleri ve türkülerle seyrettiği yolculuğunu konuştuk. TRT serüveninden öğrenci Zeynep’e kadar pek çok konuda samimiyeti ile konuk oldu bize. Kulak verelim… Türkü severlerin genç gözbebeklerinden Zeynep İlhan, türküleri konuşsun, Zeynepçe…

[divider]

Röportaj. Zeynep İlhan

Konserler, televizyon ve radyo programları, TRT ve nicesi ile türkü severlerce tanınan bir Zeynep İlhan var. Fakat Zeynep’e göre kimdir Zeynep İlhan?

[quote]

Sular Hep Aktı Geçti,

Kurudu Vakti Geçti,

Nice Han Nice Sultan,

Tahtı Bıraktı Geçti,

Dünya Bir Penceredir,

Her Gelen Baktı Geçti…

~ Yunus Emre

[/quote]

Bu pencereye bakan ve geçecek olan sadece biri Zeynep… En önemlisi de bunun bilincinde olan, bu yüzden önce insan olmaya çalışan, dünyada sadece insanlığa değer veren biri. Öğrenci, müzisyen, mühendis, solist, evlat ne derseniz deyin; bu deryada sadece bir damla herkes gibi, yedi milyar insandan sadece biri…

Zeynep İlhan türkü türk halk müziği sanatçısıPeki bu bir damlanın türkü denizine karışması, yani ki türkülerle tanışması nasıl oldu?

Zeynep İlhan: Belki de denizde doğdum kimbilir. Müzikle ilgilenen çoğu insan gibi aileden geliyor olsa gerek. Ailemdeki herkes çok iyi bir dinleyicidir, hemen hemen hepsi  de güzel türkü söyler. Ama biri var ki bana türküleri asıl o sevdirdi; babaannem! Türkü denince aklıma hemen o gelir, türküler de onun gibi uzun ömürlü ve içten. Eskiden köy düğünlerinin en vazgeçilmez ismiymiş, delbek çalar türkü söylermiş, 93 yaşında hala türkü söyler hatta yeri gelince kalkar oynar, çocukluğum onunla geçti. Türkü sevdası ondan geçti diyebilirim. Tabii babamın ve annemin de etkisi çok büyük, hep destek verdiler. Onların destekleri bana şevk verdi.

Türkülerle büyümek ve sonra sahneler. Tabii en önemli adım TRT. Nasıl gelişti bu serüven?

Zeynep İlhan: Çok iyi hatırlıyorum bir elimde kalem bir elimde kağıt türkü sözü yazmaya çalışırdım hızlı hızlı. Arkadaşlarım oyun oynarlardı belki sokakta ben bunu yapardım. TRT 4 vardı o zamanlar, kendimi bildim bileli TRT dinlerim, izlerim. Yani TRT aşkı çok uzun yıllar önce başlamıştı bende. 2008 yılında yine TRT’nin açmış olduğu ulusal bir ses yarışmasında 3.lük aldım böylece aşkımız resmileşti. 🙂 Daha sonra her şey kendiliğinden gelişti. TRT bünyesinde ve dışında birçok program, konser, etkinlik… Herkesin hayatında önemli dönüm noktaları vardır, benim de bu yarışma oldu. İyi ki de katılmışım diyorum, çok şey kattı bana.

Evet, ben de bir türkü sever olarak ‘iyi ki’ diyorum. Zira seni tanıdık. Tabii bir de öğrenci Zeynep var. Gıda Mühendisliği ve Müzik… Geleceğe dair fikirlerin, planların, düşüncelerin nedir?

Zeynep İlhan: Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim. Mesleğimi seviyorum, sevebildiğim bir mesleğim olduğu için de dünyanın en şanslı insanlarındanım diye düşünüyorum. Ama müzik bu sevgimin önüne geçebiliyor zaman zaman. Çünkü bir hocam demişti; “Müzik, zehir gibidir kanına girmeye görsün… “ Sanırım ben de zehirlendim, artık geri dönüşü yok…

Bu zehir kanıma girdiğinden beri şunu düşünürüm, ben bu işi sadece kendim için yapmalıyım, mutlu olduğum için, hiçbir ticari kaygım olmadan başka şeyler düşünmeden. Kendim için türkü söylemeliyim yani. Bu kültüre o zaman gerçek anlamda katkım olur diye düşünüyorum.

Zeynep İlhan türkü türk halk müziği sanatçısıOkulda öğrenci Zeynep nasıldır?

Zeynep İlhan: Ne siz sorun ne ben söyleyeyim J Öğrenci işte… Sınavlara son gün çalışan, genellikle tembel ama her şeye rağmen öğrenci olmayı seven ve nimetlerinden yararlanan bir öğrenci. Şaka bir yana öğrencilik hayatım hep orta seviyede geçmiştir ne çok çalışkan ne de çok tembel. Geri gelmeyecek günler işte… Sadece iyi değerlendirmeye  ve keyfini çıkarmaya çalışıyorum.

Biz yine müziğe, türkülere dönelim. Müziğin, türkülerin sosyal yaşamımız, kültürümüz içerisindeki yeri nedir? Ne olmalıdır?

Zeynep İlhan: Müzik, yaşamımızın her döneminde var aslında. Olmalı da! Türkülerimizin kültürümüzdeki yeri üzerine ise  binlerce kitap yazılabilir ama büyük üstad Aşık Veysel en güzel sözü söylemiş hepsinin yerine; “Türküz türkü çağırırız”. Çünkü türküler bizi anlatır, bizim acılarımızı, sevinçlerimizi, ölümlerimizi, sevgilerimizi, savaşlarımızı, bizim zaferlerimizi… Hepsi ayrı ayrı birer öykü, birer dünya, dopdolu, samimi, gerçek, hayatın ta kendisi… Bu yüzden yabancı birinin bizimle aynı duyguları yaşaması belki çok zordur türkü dinlerken. Bu toprakların kokusunu almamış birinin, bağlamayı, kavalı, sipsiyi, curayı, tulumu,  Aşık Veysel’i, Mahzuni’yi , Daimi ‘yi, Hayri Dev’i, Erzurumlu Emrah’ı anlamasını, bizim gibi ağlayıp bizim gibi gülmesini  bekleyemeyiz. İşte biz bu yüzden türkü sözleriz, dinleriz, işte bu yüzden türkülerimiz olmazsa biz de olmayız…

Bu topraklarda yaşamış ve söylemiş bunca ismi sayarken sormadan edemeyeceğim. Örnek aldığın, sanatsal ya da duruş anlamında izini sürdüğün üstadlar var mı?

Zeynep İlhan türkü türk halk müziği sanatçısıZeynep İlhan: Kendime örnek aldığım kişilerin işlerindeki başarılarından çok karakterleri etkiler beni. Sanatçı kimliklerinden önce insan olmalarına önem veririm. Örnek aldığım kişiler bu güne kadar hem işlerinde birçok başarıya imza atmış hem de karakter olarak düzgün kişilerdir. Mesela bana desteklerini esirgemeyen TRT Türk halk müziği sanatçılarından Makbule Kaya, Hayrı Damar ve Ömer Hayri Uzun  dışında beğenerek ve özenerek dinlediğim Neşet Ertaş, Musa Eroğlu, Nazlı Öksüz, İsmail Altunsaray, Özay Gönlüm, Hayri Dev  ve  şu anda aklıma gelmeyen daha birçok isim sayabilirim.

Yıllar sonra bir başka genç yüreğin sözlerinde, senin de önder sanatçı olarak bu söyleşilerde yerini alacağına inanıyorum. Teşekkürler Zeynep, ailemize konuk olduğun için. Türküleri konuşmak, türküleri seninle konuşmak keyifliydi.

Zeynep İlhan: Beni konuk ettiğiniz ve sıcaklığınızla ailenizle buluşturduğunuz için ben teşekkür ederim. Türküleri konuşmak ve İndigo Dergisi’ne konuk olmak benim için de çok özel. Okurları, yazarları ile İndigo Dergisi Ailesi’ne selamlar. Denizlere karıştık yine damlalarca… Sana da çok teşekkürler Arslan. Yüreğinin türküsü susmasın…

 

Önceki yazıEl İnsan olarak dillenmiş Kuran
Sonraki yazıBaş Pehlivan Koca Yusuf
16 Haziran 1985 Eskişehir doğumlu. Ege Üniversitesi Deri Mühendisliği Bölümü mezunu. Universitat Politecnica de Catalunya (Barcelona)'da 6 aylık bir macerası oldu. Okuduklarından ziyade, yaşadıklarını yazıyor. Yazdıklarını yaşıyor... Acizliğin en büyük güç olduğunu bilmeye ve yürümeye çalışıyor. İzmir, İstanbul, Konya, Barcelona, Sevilla, Madrid, Valencia, Bursa, Hatay ve Van uğradığı şehirlerden... Çok akıllı sayılmaz. Ama deli de değil henüz. Tamamlanmaya çalışıyor. İngilizce ve biraz İspanyolca biliyor. Yunus Emre'nin, "Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası." diye kulağına fısıldadığı çok oluyor. Göksel Baktagir, Hüsnü Arkan, Erkan Oğur hayranı. Kendince gitar, bağlama çalıyor ve tabii gitar ve bağlama da onu icra ediyor. Üniversite yıllarında çeşitli müzik grupları ile çalıştı. Halk dansları tutkunu.