Ontoloji ve Kuantum: Mevcut diyalektik

Klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki fark ne kadar büyük ise, Aristo mantığı ile diyalektik mantık arasındaki fark da o kadar büyüktür.

Fiziğin nihai noktada kuantum ile fark ettiğini, antik dönem filozofları ve eski bilgeler zaten söylemekteydi. Peki Ontoloji nasıl yok oldu?Diyalektik mantık nedir?

Diyalektik mantık, kavramsal ve mantıksal yöntem. Birçok farklı anlamlarda değerlendirilen diyalektik kavramında türetilen mantık biçimi. Buna göre ilk olarak, bir kavramdan diğerine aradaki çelişkileri yok ederek ilerleme yöntemine verilen isim. karşıtlıklar içinde ilerleyerek ve bu karşıtlıkları geçersizleştirerek sonuca varmaya çalışan mantıksal düşünme yolu.

Ontoloji nedir?

Ontoloji veya varlık felsefesi, temel sorunu varlık olan felsefi disiplindir. Varlık veya varoluş kuramları ile bunların temel kategorilerinin araştırılmasıdır. Ontoloji temel olarak, “varlık” ve “varoluş” ayrımına; “Varlık vardır” ve “Varlık yoktur” fikirleri üzerinden felsefi yorum getirir.

Metafiziksel yaklaşımlar

“Varlık nedir?” sorusuna verilen cevaplar, genelde metafiziksel yaklaşımlarla doludur. Sorgulanan, ele alınan sorular genel geçer sorular değildir. Platon ve Aristo’dan beri sorgulanan “varlık” sorusu gitgide daha karmaşık bir hal almış ve giderek belirsizleşmiştir.

Aristo’ya göre Ontoloji, varlığın mahiyetinde varlığın bilimidir. Ontoloji hangi varlık kategorilerinin daha temel olduğunu belirlemekle uğraşır ve bu kategorilerdekilerden hangilerinin var olduğunun söylenebileceğini sorar.

Ontololoji’nin değeri nasıl yok oldu?

Fiziğin nihai noktada kuantum ile fark ettiğini, antik dönem filozofları ve eski bilgeler zaten söylemekteydi. Ontoloji çok eskilerden beri insanların nazarındaki önemini yitirdi. Yitirilen önem onun asıl değerini yok etmedi. Zaman döndü dolaştı ve başladığı noktaya tekrar ulaştı. İnsanoğlu da uzun zamandır yitirdiği önemine Ontoloji’nin değerini fark ederek tekrar yaklaştı. Çünkü: İlk soruyu ve ilk sorunu hakkıyla kavrayamadan ve asıl çözüme dönüp bakmadan yüzyıllar ve bin yıllar boyunca hep oyalandı. Nihayet artık eski bilgeler azda olsa anlaşılmaya başlandı. A! Bunu bilge adamlar çok uzun zamanlar önce söylemişlerdi! Peki, insanoğlu çok uzun zamandan beri filozofları neden dinlemedi? Düşünmeye karşı olan o inatçı mı inatçı ve kaçakçı mı kaçakçı olan kurnaz insan zihni yine işi bir şekilde kıvırmayı başardı.

İşe sadece mantığı değiştirerek bakalım. Mantığın değişimi gerçekliği de değiştirir. Mevcut gerçeklik, kullanılan mevcut mantığın gerçekliğidir. Zihin algılar ve bunu kullandığı mantık türüne göre ayarlar. Böylece sonuç değişir. Mevcut zihinsel mantıkta ise sebep ve sonuç hep tek ve değişmezdir. Oysa her şey değişir ve gelişir. Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir.

3. Dereceye Kadar ‘Varlığın’ Diyalektik Mantık ile Analizi

 1. Derece

Tez: ‘Vardır’

Antitez: ‘Yoktur’

Açıklama: Birisi seçilir. Vardır: Yokluk diye bir şey olamaz. Yoktur: Varlık diye bir şey olamaz. (Dualite Yok!)

2. Derece

Sentezin Tezi: ‘Vardır’ ve ‘Yoktur’

Sentezin Antitezi: ‘Vardır’ veya ‘Yoktur’

Açıklama: İki zıt halde de Dualite geçerlidir. Ya ikisi birdir, ya da ayrı ayrıdır. (Dualite kabul ediliyor!)

 3. Derece

Sentezin Tezi: ‘Varlık’ ve ‘Yokluk’ vardır.

Sentezin Antitezi: ‘Varlık’ ve ‘Yokluk’ yoktur.

Açıklama: Dualite ye iki zıt hüküm. (Dualite Feshediliyor!)

Sonuç:

Monolite Tezi: ‘Varlığın’ ve ‘Yokluğun’, ‘Varlığı’ ve ‘Yokluğu’ aynıdır!

Fiziğin nihai noktada kuantum ile fark ettiğini, antik dönem filozofları ve eski bilgeler zaten söylemekteydi. Peki Ontoloji nasıl yok oldu?

Dualite; Monoliteyi (Bir ve Birliği) gizleyen, ‘Varlığın’ sır örtüsüdür.

Dualite, ‘Varlığın’ hakikatini örten perdedir. İnsan bu perdeye muhtaçtır. Muhtaç olunan bu perde insan zihninin mevcut bilinç noktasının yanmaması içindir. Güneşe gözlüksüz bakılmadığı gibi bazı gerçeklere de bilinçte henüz
olgunlaşamamış varlıklar perdesiz bakamaz.

En azından bilincin mevcut evrimi içerisinde yaşanan bu et kemik bedenler hayatında, ilerlemesi gereken bilincin ilk yapacağı iş mevcut varlık sorgulaması olmalıdır. Varlığını şaşmaz bir şekilde inkâr etmeyen ama şaşılacak şekilde de varlığının delilini araştırmayan insanoğlu adı verilen bu türün en şaşılası zaafı bu olsa gerek. Şu da bir gerçek ki zaafların kontrolünden kurtulmadan bilincin özgürlüğü yasaktır.

Yemek için yaşayan değil, yaşamak için yemek yiyen bilinç varlıklarını kutlarım. Yaşamak için bilen değil, bilmek için yaşayan bilinç varlıklarının ise önünde saygıyla eğilirim.

Yemek için yaşayan değil, yaşamak için yemek yiyen bilinç varlıklarını kutlarım. Yaşamak için bilen değil, bilmek için yaşayan bilinç varlıklarının ise önünde saygıyla eğilirim. Onlar bilirler ki her şey sadece derslerdir ve sonsuz varlık okyanusunda her şey eğitim ve her şey öğretimdir. Her varlık planı ise okuldur. Varlık kendisini bilendir. Bildikçe kendisine gelendir. O nedenle de kendisini bilen rabbini bilir!

Felsefe piramitimizi nasıl kurabiliriz?