Gri mevsimin insanları güneşin sıcağını niçin sevemiyor?

Yazının başlığındaki gri mevsiminin insanları; yaşamın güzelliğini göremeyen, acılar içinde, türlü sorunlarla dolu yaşayan, dramın insanlarıdır. Seslenişim onlaradır, duyarlar mı bilinmez… Başınızı güneşe çevirin; ruhunuzla birlikte bedeniniz, yaşamınız, günleriniz aydınlansın!

Gri mevsimin insanları güneşin sıcağını niçin sevemiyor?

İyi ve kötünün ötesindeki…

İyi ve kötünün Bir’e hizmet ettiğini bilen bilinçler, bir kristalin farklı yüzleri gibi yaşadıkları hayatın, aslında sadece güzele, hayra hizmet ettiğini anladıkları gün yaşamlarında müthiş çarpıcı bir dönüşüm yaşarlar. Bu dönüşüm beraberinde teslimiyeti de getirir. Teslimiyet, pasifize olmuş bir teslimiyet değildir elbet. Olan her şeyin en güzel, en muhteşem, en hayırlı olduğuna teslimiyettir.

Günlük yaşamın dualitesi ikiliğin oyunları

İnsan, güzel, çirkin, iyi kötü, olumlu olumsuz pek çok şey yaşar. Yaşarken de öylesine girer ki rolüne, isyan eder, kin duyar, aşık olur sonra nefret eder, pek çok duygu hallerine girerek, kendini dualitenin tuzaklarına kaptırır. Pek çoğu kurban bilincine girer, dramı oynar. Oysa ne güçlü ruhlar vardır, kişilikleriyle ruhları uyum içinde, yaşamı bir sanat olarak yaşayan…

Onlara bakıp gıpta edilir de, ataleti bırakmak gelmez insanın aklına.

Yaşam; kendi seçimlerinle, ruhun tekamül kurgularıyla rol verdiği bir oyundur. Sahne, oyuncular, roller an ve an değişebilir. Oyun, kendi ruhsal gelişimi içindir. Ta ki bir gün oyunun içindeki kendini, oyunu ve tüm oyuncuları rollerinin de ötesinde görene kadar…

O güne kadar yine tüm olana ve büyük senaryoya hizmet eder. Olan her şey, olduğu haliyle zaten muhteşemdir. Bunu gözlemler. İçine sindirip hazmeder. Artık başka bir gözle bakar olaylara, kişilere. Kendini gözler, insanları gözler, olayları gözler…

Kurulan pembe hayaller niçin gerçekleşmiyordur acaba?

Travmalar neden?

Peki ya ikiyüzlü yaşamlar?

Terk etmeler, yalanlar, ihanetler…

Değişim insanın programında olmalı!

İnsan, kendisi dışında her yerde aradığı kendisine bir türlü varmayı bilemez. Oysa her ne oluyorsa dışarıda, aslında kendinde olan da o’dur!

Her şey, yine kendisi içindir. Mucize, her şeydedir…

Değişim dediğimiz şey yeni bir şeydir. Yeni olan!

değişen değişim

Yeni o’lan; sanattır. Yaşamdaki pek çok yaratım gibi, tanrısaldır. Özden gelendir. Özünü bulmak için insan çok uzaklara bakar, hep uzaklardan, bilinmeyenden medet umar. Yani kendisi dışında sanır her şeyi. Ne büyük yanılsama. Hiç ummadığınız bir şeyin gerçekleşmesi bile insanın ve yine yaşamın kendine süprizidir. Oyun içinde oyun vardır…

dram

İnsan; dünyada olup bitenlerle ilgili, yaşamındaki acı, kayıp, hastalık vb. travmalarla ilgili isyan, suçlama doludur, kurban rolünde ağlar durur. Dünyanın değişmesini, yaşamının değişmesini ister de kendisini değiştirmeyi akıl edemez. Bir bilse kendini değiştirince dünyasının değişeceğini…

Ahh bir bilinçlense insan! Kendini değiştirince dünyasının değişeceğini bir anlasa…

Hep başkalarını suçlamayı bıraksa, başkalarından medet ummasa, kendini aciz sanmasa, kudret kuşağını kendisi kuşansa, ataletten vazgeçse, okusa bolca, çalışsa, öğrense yaşamın ne denli değerli ve her insanın kendini yansıtan biricik, özel, kendine has olduğunu idrak etse. Muhteşem olduğunun bilinciyle yaşasa…

değişim

Yaşam değişmez miydi o zaman? İnsan değişmez miydi? Değişirdi. Hem de taa kökünden değişim başlardı.

Yaşamın gizemi üzerine düşünüyorsa insan, sırlar içinde sırlar olduğunun da farkına varır. İşte o zaman değişimi başlatanın da yaşatanın da kendi özü, kendisi olduğunu anlar. Mucizenin kendisi olduğunu, kendisinin her şey ve hiçbir şey olduğunu da…

Kişisel Gelişimin Derinliği

İndigo Dergisi’nde Yazı İşleri Müdürü ve Yayıncı olarak görev yapıyor. İndigo Dergisi’ni kendisi ve yazarlar için bir okul olarak görüyor. Yaşama ve insana dair pek çok şey öğrenerek, yürekleri sonsuz güzellikle çarpan bir sevgi ailesinin içinde her gün biraz daha maskelerinden arınarak, özünü, kendi olanı buluyor. İki harika çocuğunun öğretmenliğinde ve eşinin her konuda kendisini destekleyen sevgisi eşliğinde öğrenmeye devam ediyor. İstanbul ve Marmaris'te yaşıyor.