Hamileyim Anne’yim Var mı Bana Yan Bakan

Bazı zihniyetlerin, annelik gibi kutsal bir sürecin başlangıcı olan hamileliğin utanılacak bir durum olduğunu söylemesi, annelerin garibine gitti. 

Sizi doğurana kadar içinde taşıyan, koruyan, saklayan, büyüten, besleyen varlığın, bu süreç içinde utanç kaynağı olduğunu düşünen bir zihniyete sahipseniz, size söyleyeceğim tek sözüm şudur: Lütfen doğmayın!

hamile

Hiç kimse ile anneliğin kutsallığını tartışmaya niyetim yok çünkü, bu konu tartışmaya açık bir konu değildir. Annelik üzerine destanlar yazıldı, yazılıyor ve yazılacak. Biz kadınlar bebeklerimizi kucağımıza alana kadarki süreçte, yani hamilelik boyunca evrenin en kutsal sürecini, en güzel, en gururlu, en zorlu ama en mutlu sürecini yaşarız. Bedenimizin içinde başka bir bedeni besler, büyütür, taşır ve belki de hiç bir erkeğin katlanamayacağı oranda bir acıyla bedenimizden ayırır ve onu ruhumuza katarız. Bebeklerimiz bizim bedenimize eşlik etmeye başladığı andan itibaren, onların varlıklarından dolayı daima mutluluk duyarız.  En kıymetli şeylerin kolay elde edilemeyeceğini çok iyi bildiğimiz için hamilelik ve doğum sürecinde çektiğimiz ağrılar ve sancılar da bize vız gelir. Ara sıra şımarıklık yaptığımız olur mu? Hadi itiraf edelim, olur olur=) Eh o kadar da olsun lütfen=)

Ah ahhh, siz erkekler bu duygunun eksikliğinin ne büyük bir kayıp olduğunu bir bilseniz=) Neyse, belki şans bir gün size de güler=)

Erkeklerin tamamının anlamasının mümkün olmadığı bir süreçten bahsediyoruz. En basiti şunu düşünün; içinizdeki değerli varlık büyüdükçe vücudunuzun içindeki organlara yer kalmıyor ve git gide sıkışıyorlar=) Tüm hormonlarınız alt üst olup resmen sizi ele geçirirken, ağrılar, kanamalar, rahatsızlıklar, sancılar yaşanıyor. Bedeninizin tüm ritmi ‘haydi şimdi coşma vaktindeyiz’ der gibi ayaklanıp horon çekiyor=) Hele doğum sırasında yaşananlar!

İnsan vücudu en fazla 45 del (birim) acıya dayanabilir. Fakat doğum yaparken anne 57 del kadar acı çekiyor. Bu aynı anda 20 kemiğin kırılmasına bedeldir. Of ki ne of =) Şimdi kalkıp da hiç kimse bize, bu kutsallığı yaşamayı göze alan kadınların bu süreçleri için ‘terbiyesizlik’ diyemez. Diyemez, diyemez, diyemez…dedirtmeyiz.

[quote]Biz analar bu süreci yaşarlarken bizden değil, kendi dürtüleri üzerinde hakimiyet kuramayan zihniyetin ‘dürtü terbiyesizliğinden’ hesap sorulmalı=) Bu arada ben bu cümleyi çok sevdim =)) Dürtü terbiyesizliği. ” Vay sizi gidi dürtü terbiyesizleri vay.”[/quote]

Şahsen şimdi elimde sihirli bir dernek olsaydı, bu zihniyetteki herkesin hamileliği yaşamasını sağlardım=) Bu arada fazla üzerimize gelmeyin, biz anaların sınırları henüz çizilememiştir=)

Eşi doğum yaparken eşine destek vermek için doğuma giren erkeklerin çoğunluğunun bir kadının hamilelik sürecini, doğumun ve anne olmanın kutsallığını çok daha iyi anladığını biliyor muydunuz? Veeee…

Şimdilerde bazı zihniyetlerin annelik gibi kutsal bir sürecin başlangıcı olan hamileliğin utanılacak bir durum olduğunu söylemesi, her iki cinsteki insanoğlunu doğuran annelerin biraz garibine gitti. Neden mi? Koyu harfler ile yazılmış cümleyi tekrar okuyunuz. İşte bu yüzden. Sizi doğurana kadar içinde koruyan, saklayan, büyüten varlığın, bu süreç içinde utanç kaynağı olduğunu düşünüyorsanız, size söyleyeceğim tek sözüm şudur: Lütfen doğmayın!

Şimdi, anne olmuş ya da olmak üzere olan kadınlarımızın, hamilelik sürecinde ne tür duygular yaşadığına bir göz atalım.

Funda Mumcuoğlu
Funda Mumcuoğlu

Hamile olduğum günleri hatırlayınca gururla, mutlulukla, heyecanla doluyorum. Yolda yürürken her bana bakanın gözleri parlardı, çünkü hamile olduğumu sezerlerdi. Mutluluk içimdeki aynadan dışarı yansırdı. Bizi görenler biliyorlardı ki bir meleği taşıyordum içimde ve içimdeki nur gözlerimden dışarı taşardı. Doktorumuz açık havada yürüyüşlerin yararını anlattığında yürümekten çok haz almayan ben, aşkla düşerdim yollara. Oğlumla birlikte nefes alırken bu yürüyüşlerin, yürüyüş boyunca dinlediğimiz müziklerin ve onunla anne karnındayken yapmaya başladığımız sohbetlerin her biri, onu bu dünyaya daha kolayca ve güvenle hazırlıyordu. Aşkın, en yalın halini; O’ nun emanetini onurla taşıdım daima. Funda Mumcuoğlu

[quote]Türk milleti öyle analara sahiptir ki her devrin büyük adamlarını böyle analar yetiştirmiştir. -Mustafa Kemal Atatürk[/quote]

Demet Ertürk Sanem
Demet Ertürk Sanem

‘Anneler hisseder derler ya’ onu rüyamda görmüştüm. Varlığını hissettiğim an yaptığım teste inanamamıştım, sonra ikinci test, sonra üçüncü… Her test yaptığımda sevincimden ağlıyordum. Anne olacaktım. Hissettiğiniz anda endişeleriniz başlıyor. Nasıl bir anne olacağım, hayırlı bir evlat yetiştirebilecek miyim? Sonra onu ultrason da gördüğümde her şey değişti. ‘benden süper bir anne olacak’ diyordum=)  Şu an onu hala sevinçle, mutlulukla, gerine gerine ve gururla karnımda taşıyorum ve çok yakında onu kucağıma alacağım günleri mutlulukla bekliyorum. – Demet Ertürk Sanem

[quote]Annelik, bütün kılıkları ve değişikleri ile bir bilim değil sanattır. -Mellinda M.Marshall[/quote]

Özge Belen
Özge Belen

Evet yahu hamilelik çok güzeldir. Hamile kadın kesinlikle cesur bir kadındır. En güzel yanı da; benim olması. Hatta eşim ve benim hamileliğimizin olmasıdır=) Bebeğimi bedenimin içinde büyütüp gururla taşırken, önce bizim de ruhlarımız büyüdü. Sanki o minicik şey, içime içimize ayna tuttu. Onu hep gurur ve mutlulukla taşıdım. Hepimiz büyümeye ve değişmeye devam ederken, bizi aile yapan ortak kümeyi yeniden ve boyanacak kocaman bir resim defteri olarak deneyimlemenin başlangıcıdır hamilelik. Ve Denizhan ile ‘bir’ olmayı öğrendik. – Özge Belen

[quote]Cennet anaların ayakları altındadır (Hz. Muhammed)[/quote]

Cihan Şekerci
Cihan Şekerci

Bence bir kadının hayatındaki en özel, en farklı dönemdir hamilelik ve kendimi çok şanslı hissediyorum. Hamileliğimde kendimi yeni baştan tanıdım, yeni baştan inşa ettim. İçimdeki mucizeyi, yepyeni bir hayatı etiyle tırnağıyla içimde büyütmenin gururunu ve heyecanını dolu dolu yaşadım. Hem fiziksel hem de duygusal pek çok şey yaşadım, öğrendim, büyüdüm ve hiç unutmadım. Mucizeler hiç unutulur mu? – Cihan Şekerci

[quote]Geceleri kalkmayı kabul ettin.” Doğru. Beşiğin yanına uykuda gezer gibi gidiyor, o küçücük, o mükemmel oğlumu alıyorum ve o küçük emen balık gibi bana yapışırken içim sevecenlikle doluyor. -Sara Davidson[/quote]

Deniz Ermiş
Deniz Ermiş

Hamilelik, tanışacağım misafir için kalbimin kıpır kıpır attığı, her adımda iki kez düşünüp iki kez keyif aldığım heyecanlı bir yolculuktu. Kanımı, canımı, fikrimi paylaştığım, mutluluğumu ikiye katladığım, güzel anılar biriktirdiğim kırk hafta… Hiçbir tarife benzemeyen, gönül gözüyle görülen 280 gün… Heyecanla, mutlulukla, huzurla büyüttüğüm bebeğimi en güzel şekilde ağırlayan karnımı hep gururla taşıdım. Daha dünyaya gelmeden önce kızımı havayla, denizle, ağaçlarla hep onun aracılığıyla tanıştırdım. Babasının sesini, nefesini ilk kez oradan duydu.  Mucizeleri taşımak kolay değildir ama bir kadın için annelik mucizesi daima onur ve gururla taşınır. –Deniz Ermiş

[quote]Annelerde kırık parçaları yapıştıran sihirli bir tutkal vardır. – Pam Brown[/quote]

İlkay Arseven
İlkay Arseven

Hayatimin en önemli anlarından biri  hamile olduğumu öğrendiğim andı. Hamilelik, bir kadının yaşayabileceği en  güzel mucizedir. İlk duyduğumda karnım kasıldı, çok heyecanlandım, duygulandım, ağlamak istedim ama tüm hissettiklerim boğazımda düğümlendi. O an elimin karnıma gittiğini fark ettim. Dünyanın en şanslı insanı olduğumu ve bundan daha güzel bir duygu olamayacağını anladım. İçimden ona sessizce “hoşgeldin bebeğim, canımın içine” dedim. Bu güzel haberi aklıma gelecek herkesle paylaştım=) Bütün gece hiç uyumadığımı hatırlıyorum. Elim karnımda bebeğimle saatlerce konuştum ve dua ettim. Artık  içimde bir kalp daha atıyordu. Biz kadınlar anne olarak hayata hayat katıyoruz ve emin olun bunu büyük bir cesaret ve gururla taşıyoruz. – İlkay Arseven

[quote]Analar bir eliyle beşiği diğer elleriyle dünyayı sallarlar. – Napoléon Bonaparte[/quote]

Yasemin Çelik
Yasemin Çelik

Bir bebek ana rahminden önce ana yüreğine düşermiş. Düştüğü andan evvel başlarmış analık. Benimki de öyle oldu. Onu hissettiğim an ‘işte minik kuzum geliyor’ dedim. Sevgimin tohumu, aşkımın ıspatı, bizim… Elbette hamilelik de kolay değil annelik de. Hazır değilim gibi düşünseniz de onu öyle bir gurur, onur ve mutlulukla taşıyorsunuz ki tüm ağrılar, sancılar her şey size vız geliyor. Bir bedenin içinde başka bir beden taşımak her varlığın harcı değil. Bu mücizenin biz kadınlara verilmesinin elbet bir sebebi var. Sabırla, aşkla, sevgiyle, gururla Yaradan’ın bizlere verdiği kutsal emanetleri taşıyabildiğimiz için biz kadınlarla gurur duyuyorum. – Yasemin Çelik

[quote]Anneler her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar. – Ostrovski[/quote]

Şennur Güler
Şennur Güler

Hamile olduğumu öğrendiğimde içimdeki heyecanın bana söylettiği sözler şöyleydi:   “Heyyy dünya ben hamileyim, içimde bir mucize var!’ Mide bulantılarını sever mi insan? Eğer içinizdeki mucizenin ‘anne’ deme şekli buysa, evet çok sever=) Bebeğimi gururla taşırken yaşadığım bu mutluluğu salına salına tüm dünyaya duyurmak istedim. Hatta bu kutsal mutluluğu yaşayamayacak olan erkekler için üzüldüm bile diyebilirim. Kıpırtıları için heyecanla vakit saydım. Ve ilk kıpırtısında sanki kollarını açmış beni kucaklamak ister gibi bana doğru koştuğunu hissettim. Bir baba, eşinin doğum yapmasıyla baba oluyor. Bir anne ise, hamileliğini öğrendiği ilk anda anne oluyor. Bu minik devasal mucizeyi taşırken mutlu ve gururluydum ve büyütürken de bu gururu büyük bir mutlulukla taşıyorum.

[quote]Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur. _ Mustafa kemal Atatürk[/quote]

Serpil Çavuşoğlu
Serpil Çavuşoğlu

Ahh ah çok terbiyesizim değil mi=) İçimde taşıdığım kutsallığın verdiği mutluluğu, nasıl da dışıma taşırmışım=) Bu kutsal varlığın adı ‘Cansın’. Her hamile kadın, içinde taşıdığı can’dan dolayı gurur ve mutluluk duyar, ben gibi.  Bizler, öncesinin ve sonrasının zorluğunu göze alarak bu yola çıkarız. Bu bir cesaret işidir. Şimdiiii!

Tüm dürtü terbiyesizlerini terbiyeye davet ediyorum. Eğer “yok olmaz” diyorsanız tüm analar toplanıp:  Yumurta sarısını porselen bir kaseye koyulup, limon suyu çekirdekleri süzüp, size ilave edebiliriz=)))

Hoşça kalın olur mu? =)

Önceki yazıBir Ben Var Benden İçeri: Bilinçaltı
Sonraki yazıMelek Ulagay Taylan ile Vicdan Üzerine Bir Söyleşi
1973 İstanbul doğumluyum. 'İlgi alanlarım şunlar ya da bunlar' diyemem. Her şey ilgi alanıma girebiliyor. Orta okul zamanlarımda tuttuğum günlük sayesinde, kalemin sırdaşlığını keşfettim. Sırdaşlık dediğim şey, zamanla kelimelerin dansına döndüğünde 'yazmalıyım' dedim ve iki senedir yazıyorum. Sosyal Sorumluluk Projelerine karşı olan hassaslığım, günün birinde beni İndigo Dergisi ile buluşturdu. Kutsal amaçlar üzerine gerçekten azimle mücadele veren; dernek, vakıf, kurum ya da kuruluşların çalışmalarına aktif olarak katılmaktan mutluluk duyuyorum. Engelli bireylerin aileleri ve toplum içindeki uyuşmazlıklarını çocukluk yaşlarımdan itibaren derin bir yara olarak görmüşümdür. On dört yaşındaki oğlum Cansın'da, engellerini azimle aşmaya çalışan bir delikanlıdır. Beni en çok mutlu eden şey; konuşamayan yüreklerin sesi olabilmektir. Yazdım, yazıyorum ve yazacağım. Yaptım, yapıyorum ve yapacağım.