Zor Dönemeç: Karmakarışık Eylül

10 Kasım’da açılacak Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gizli vasiyetine (Fısıltı gazetesine göre vasiyeti açılmadan önce okuyanlar varmış) ve kaldıran maddenin (Halife halledilmiştir. Hilafet hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan, Hilafet makamı mülgadır.) manasına güvenen birileri hem içte hem de dışta büyük tepkilere neden olabilir.

Değerli okuyucu, üst üste gelen rahatsızlıklar nedeniyle uzunca bir süre yazılarıma ara vermiştim. Gösterdiğiniz anlayışa teşekkür ederim. Kaldığımız yerden devam diyemeyeceğim, köprünün altından geçenler çok oldu. Öyle zorlu ve çok özel zamanlardan geçiyoruz ki, biriken sözler ve karmaşık gelecek yazmayı farz kıldı.

Gelişmeleri ve Eylül ayını üç ana bölümde toplamaya çalıştım; “Bitmeyecek Mücadele”, “Gökten Nur Yağıyor” ve “Şansın Böylesi.”

Karmakarışık Eylül

Bitmeyecek Mücadele

Son günlerde savaş davullarını çokça duyduk, duymaya da devam edeceğiz. Öncelikle belirtmeliyim ki üçüncü dünya savaşının çıkmasına daha çok var, korku baronları istediklerine ulaşamayacak. Ancak, Tarzan müşkül durumda. Ülkelerin özgürleştirilmesi adına çıkarılmak istenen kaos, klişe özgürlük anlayışından sıyrılmış bireylerin, hesaplanamayan bütünlüğüne tosladı. Şer odakları durmayacak. Ayın sekizinci günü tetiklenecek gerginlik, 15.09, 22.09 ve 29.09 tarihlerinde Ortadoğu’dan alevler yükselmesine neden olabilir. Halkının savaş istemediği, büyük birader ABD, Ortadoğu’yu karıştırmaya devam edecek. Şimdilik destek almadığı İngiltere yerine Kanada’yla ittifak kurmaya çalışacak. Avustralya’yı da bulaştırmak isteyecek. Rusya ve Çin olası Suriye müdahalesinin karşısında olsalar bile, İran’ı da aralarına alarak cevap hazırlığındalar. Öyle ya da böyle Amerika vurmadan durmayacak, bölge bir süre iyice ısınacak.

Dünya, neredeyse cadı çorbasına döndü. Birçok ülke borç batağında, ekonomik krizlerle boğuşmakta. Avrupa Birliği’ndeki Sırbistan, Bitmeyecek Mücadele Moldova gibi küçük ülkeler sırtlarını dayadıkları birlikten beslenerek kalkınmalarını tamamlamaya çalışırken, Yunanistan ve Portekiz’e benzeme yolundalar. Öncekilerden daha ağır kriz kapı ağzında ve büyük karışıklıkları tetikleyecek. Bu yükselirmiş gibi görünen piyasaların çökmesine, hisse senetlerinin büyük değer kaybetmesine neden olabilir. Bu birliğin başarısızlığını iyice ortaya çıkaracak. Doğudaki şeytan üçgeni (Afganistan, Pakistan, Hindistan) patlamaya hazır bomba. Pasifik ülkeleri, sel ve deprem afetlerinin kıskacında.

Küresel ısınma nedeniyle farklılaşan iklimler, yenilenebilir enerjilere öncelik verilmesine, kıtlık önlemlerine, su ve tarım politikalarının değiştirilmesine neden olacak. Kalitesi ve kandititesi artan kasırgalar, mal ve can güvenliğini tehdit ederken, eriyen kuzey buzulları su sıcaklığında değişimlere ve kıyılarda yükselmelere neden olacak. Flora ve faunada tür kayıpları artıyor. Güneş’imizde büyük patlamalarla, yaklaşık her 11 yılda bir gerçekleşen, kutup değişimi (manyetik alanın ters dönmesi) başladı. Patlamalarla oluşacak manyetik fırtınalar ve parçacık yağmurları dünyayı etkileyecek. Dünya’mızın manyetik alanında incelmelere neden olarak, tüm iletişim sistemlerinde kopuklular, karışıklıklar yaşatacak. Manyetik radyasyon, tüm canlılarda hissedilir değişimlerle kendini gösterecek. Göç yollarını şaşıran havyanlar ve insani davranış kalıplarında farklılaşmalar, zaman yanılgıları, yersiz agresiflikler, ani tepkiler, elektronik aletlerin bozulmasının neden olacağı kazalar,  yaşanabilir.

653982main_cosmicray_showerBu arada çok iyi şeylerde olmakta, ABD çok tepki toplayan ve ispat edilemese de büyük zararlara yol açan HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program, Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı) projesini sonlandırdı. İklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilen imkânlar sağlayan proje silahı geri tepmiş durumda. Halktan saklanan gerçekse, tektonik tabakaların harekete geçmesiyle, Amerika’nın en büyük kabusu SanFransisko fay hattının da canlandığı. Büyük birader boş durur mu? Yeni projeleri DARPA’yla (The Defense Advanced esearch Projects Apency, İleri araştırma projeleri) karşımızdalar. ABD savunma bakanlığına bağlı çalışan kuruluş insansı robotlar üzerinde çalışmakta. İleri bilgisayar programlarıyla yürütülen proje, tıp ve ecza alanında yeni buluşların kapısını açarken, insan genomunun kopyalanması ve ömrün uzatılması için büyük keşifler arifesinde. Spekülatif bilimse çalışmalarla uğraşan bir grupta, insanoğluna süper güçler kazandırma peşinde. Yeni kuşak teknolojiler ve hayal gücü motivasyonlarıyla, sıra dışı olgular gerçekleştirilebilirler.

Gelelim yurdumuza; Dünya bu kadar karışıkken bizden sakinlik beklemek safdillik olur. İçten ve dıştan sıkıştırılmış durumdayız. Diplomatik nezaket kurallarının yok sayıldığı, zorba ve suçlayıcı tavırlarla sürdürülen siyaset, muhalefeti olduğu kadar, uluslar arası ilişkilerimizi de çıkmaza sokmak üzere. Perişan dış politika ile ne batıya nede doğuya yaranmak mümkün görünmüyor. 942271_137500006439084_1476433653_n-580x386

Sonuna kadar şişirilmiş ve hala üflenen balon, tahammül sırlarını aştı, patlamak üzere. Toplum; aileden sağlığa, ahlaktan ibadete, sağlıktan öğretime ve ekonomiye yaşamın her alanında sorunlarla boğuşmakta. Hükümet yeni anayasa çalışmalarında uzlaşı sağlayamayacak. Devlet yapısını bozacak özerklik talepleri ve kürt açılımı hakkında yok hükmünde kararlar almaya devam edecek. Tel süzgece dönen Suriye sınırımızda sızan mülteci ve teröristler şehirlerde tehlikeli oyunlara girişebilirler. PKK da, bunu fırsat bilerek eylemlerini arttırabilir. Terör örgütü bir haraç çetesine dönüşecek, aşiretler arası sıkıntılar büyüyecek. Stokçu ve kaçakçı ağları büyürken, uyuşturucu trafiği artacak. Büyük bir silah ticareti skandalı patlak verecek.

Seçim savaşları kızışacak. Hükümet partisinde post savaşları başlayacak. Cemaat ve diğer gruplar arasındaki gerilim artacak. Bunlar yetmezmiş gibi spor karşılaşmalarında ve tribünlerde şiddette dikkat edilmezse can alıcı olaylar yaşanabilir.

eso1229a-580x435Paramız, Dolar karşısında değer kaybetmeye devam edecek. Vadesi gelen dış borçların ödenmesine, satışlar yetmeyecek. Halkın alım gücünü düşürürken, dolar üzerinden borçlulara karalar bağlatacak. Sürmekte olan projelere yeni krediler bulmakta zorlanılacak. Borsada birçok şirket hisseleri düşerken, demir, çelik ve kimya hisseleri kazandıracak. Spekülatörler ve yabancılar yatırımlarını çekecek. Kaynağı belirsiz para çıkışları artacak, cari açık iyice büyüyecek. Dönem zenginleri bile zorluklarla karşılaşacak. Bazı şirketler kepenk kapama aşamasında, işten çıkarmalar artacak, işsiz ordusu büyüyecek. Kayıt dışı ucuz işçi artacak. Sendikalar hareketlenecek. Zam yağmurları başlarken, her türlü alışveriş el yakacak. Yetersiz kontrol, fırsatçıların işine gelecek, hijyenik olmayan ve sağlıksız koşullarda hazırlanmış gıda ürünleri can yakacak. Dinler ve dini kurallar, şeriat sorgulanırken, halifelik skandalı patlak verecek. 3 Mart 1924’te TBMM’de kabul edilen yasayla kaldırılan halifelik yeniden hortlatılmaya çalışılmakta…

[quote]10 Kasım’da açılacak Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gizli vasiyetine (Fısıltı gazetesine göre vasiyeti açılmadan önce okuyanlar varmış) ve kaldıran maddenin (Halife halledilmiştir. Hilafet hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan, Hilafet makamı mülgadır.) manasına güvenen birileri hem içte hem de dışta büyük tepkilere neden olabilir. [/quote]

Ortaya çıkan tablo iç açıcı değil, yakın gelecek, top yekun birçok sıkıntı ve üzüntülere işaret ediyor. Yaşam şartlarının ağırlığı, basiretsiz ve baskıcı yönetim ve olası Suriye savaşına müdahil olacak olmamız, halkı iyice geriyor. Karşıt toplantı ve forumlar, ortak paydada birleşilebileceğini gösteriyor. Müdahalelerle kopma noktasına geldiğinde, halkı durdurmak zor olabilir. Bu ikinci dalganın aktörleri olarak, gencinden yaşlısına kadınlar rol alacak. “Cennet annelerin ayağı altındadır” diye boş yere söylenmemiş. Gelecek; kadınların, dişil veçhenin eliyle şekillenecek.

Gökten Nur Yağıyor

Uzun zamandır, içsel olarak bir şeyler olduğunu hissediliyor ama adı konamıyor. Neler oluyor, ne değişiyor? Bilinmeyeni merak etmek insanın doğasında var. Hele birileri çıkıp bunu yönlendirmeye çalışıyorsa, duygu ve düşüncelerdeki yoğunlaşma artıyor. Acaba bir şeyleri kaçırıyor muyum? 29.07.2013’te astrolojik olarak gezegenlerin konumu, bir heksagram (hexagram, altı köşeli yıldız) görünümündeydi. Yıldızın her köşesinde bir gezegen parlıyordu, uyumlu açılarla birbirine bağlanmışlardı. Astrolojik olarak bu yıldız, bir büyük sekstil, iki büyük üçgen, üç karşıtlık, üç mistik dikdörtgen ve uçurtma dediğimiz kalıpları içinde barındırmaktaydı. Aynı tutulmalar gibi dünyasal ve evrensel enerjileri büyüten görünüm, Mayıs ayında oluşmaya başlamıştı. Etkisini Kasım ayına kadar sürdürecek ve büyük dizilişle şahikasına varacak. Kimilerinin Davut Yıldız’ı diye isimlendirdikleri bu şekil, kadim zamanlardan beri kullanılır. Bu kutsal geometrik (Sacred Geometric) şekil, Hindistan’dan Mısır’a, Şamanizm’den Yahudiliğe, Selçuklu, Osmanlı bayraklarından günümüz Amerikan dolarına, birçok yerde karşımıza çıkar. Şekil iç içe geçmiş iki üçgenle oluşur ve eril ve dişil güçlerin, eş birlikteliğini, suyla toprağın ve ateşle havanın uyumunu vurgular. O, dünyasal dualite düzeninin sembolüdür. Güzelle çirkinin, iyiyle kötünün dengesidir. İbranice adıyla “Davut Kalkanı” ya da Davut’un oğlu “Süleyman’ın Mührü” ortaçağdan bu yana, Museviliğin kimlik sembolü olarak kullanılmakta olup, koruyucu ve savunucu işlevi olduğuna inanılmaktadır. Ruhaniler, mistikler ve astrologlar bu sembole, bir takım özellikler yüklerler ve gelecekle ilgili öngörülerde bulunurlar.

Biliniz ki, gökyüzü konumları hiçbir burca, hiçbir kişiye özel değildir. 29 Temmuz gökyüzü, tüm dünya düzeni ve tüm canlılar için işaretler taşımaktaydı, tıpkı 8.Kasım.2003 günü olduğu gibi, Haziran 2017 ve Eylül 2025te olacağı gibi. Kasım 2003 için yazılan star-of-david-july-29 çizilenleri hatırlayın, geçmiş yazıları, söylenenleri bir tarayın, bugünkülerin çok benzerlerini bulacaksınız. 10 yılda, dünyada ve sizde neler değişti, yaşamınızda neleri değiştirebildiniz? Gökyüzünden nur yağıyor ve birçokları mucize bekliyor. Mucizeler her an gerçekleşmekte, onlar sadece bir görünümle, birilerine özel oluşmuyor. Dualitede düzeni sağlamak kolay değildir. Şüphesiz ki böylesi özel gökyüzü konumunda doğmuş&doğacak kişiler ve çok özel yaşam formları vardır ancak bu demek değildir ki hepsi süper güçlerle donanmıştır. Ayrıca doğum haritasında 120lik açısı olanların, hayatları boyunca birçok kez bu açıyı özel olarak yaşayacakları, Davut Yıldızı enerjisini deneyimleyecekleri rahatlıkla söylenebilir. Kişilerin doğum haritasıyla, yaşadığı veya yaşayacağı günün potansiyelleri çakıştırıldığında bu ender görülen işaretin oluştuğu ve o kişi için yaşamsal değişim vaktinin geldiği öngürülebilir.

22.07.2013 saat16.24te, Güneş Yengeç burcunun son anında 29.59da, gökyüzü haritasına bakıldığında, yoğun enerjilerle dolu olduğu, büyük bir su üçgeniyle birlikte tepede kraliyet yıldızının parladığı görülür. O gün Londra’da dört bebek dünyaya geldi, içlerinden sadece biri İngiliz kraliyet ailesindendi. Dört bebekte aynı gökyüzü altında doğdu, birinin şansı diğerlerine göre daha iyidir diyemeyiz ama yaşam hepsine şans getirecektir, hepside hayatlarının bir dönemini kral gibi geçireceklerdir diyebiliriz. Gökyüzü soylu soysuz, zengin fakir ayırt etmez, rahmeti herkesin üstüne yağdırır ve herkes nasibi kadarını sahiplenip yaşar. 29 Temmuz’un galaktik  kozmik enerjileri de böyledir. Kasım ayı sonuna kadar etkisini hissettirecek, değişim ve dönüşümün gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Evrensel uyum ve ahengin, tüm dünyaya hâkim olacağının işaretini taşıyan gökyüzü, ruhaniyetin ön plana çıkacağını, bilinç açılımlarının artacağını, insanoğlunun sevgi, özgürlük, sadakat, dürüstlük, anlayış ve dengeyi bulabileceğini söylüyor. Açılımlar; insanlarda şimdiye kadar hiç yapılmamış veya yapılmaya cesaret edilmemiş söylem ve eylemlere, aniden ortaya çıkan yeteneklere, var olan ancak içsel farkındalığında olunmayan cevherlerin gün yüzüne çıkmasına ve merak alanlarının değişmesine neden olabilir.

Şansın Böylesi

Jüpiter gezegeninin 26 Haziran’da Yengeç burcuna geçmesi ve Aslan burcuna gireceği 16 Ağustos 2014 tarihine kadar, bu burçta kalması üzerine sayfalar dolusu yazıldı. Biz başka bir boyuttan inceleyelim. Yengeç burcu insanlarına bol şans ve müjde gibi algılanan süreç, tüm insanlık için güzellikler getirecektir. Bolluk, bereket ve şansın gezegeni iyimser Jüpiter, yaklaşık 11 senede tüm burçları dolaşarak bir tam döngüsünü tamamlar. Jüpiter; dinin, felsefenin, servetin, büyük işlerin, ahlaki değerlerin, yüksek düşüncenin ve başarının yöneticisi, eski zamanlarda “Büyük iyilik” olarak isimlendirilmişti. Etkisini, “İleri görüşlü ol”, “Büyük düşün”, “Anlayışlı ol” gibi emirlerle gösterir.

window-to-world

Bolluk, şans denince, genellikle zenginlik çağrışım yapar. Ancak büyüteç etkisine de sahip gezegen, iyiliği, güzelliği olduğu gibi, aşırılıkları ve abartıları da beraberinde getirir. Piyango çıkması da yüzerken jetski çarpması da şanstır. Şansın iyisi kötüsü değil, önemli olan getirdikleri ve kişisel kazanımlardır. Tüm bunları Yengeç burcuyla birleştirdiğimizde, ortaya daha büyük olasılıklar zincirinin çıkması kaçınılmaz. Yaratıcı, büyütücü, besleyen, koruyan ve kollayan Yengeç’in tüm anaç tavırları, eril dişil ayırt etmeden, burç ayrımı da yapmadan herkesin sahiplenme duygularını ön plana çıkartacak. Vatan, Millet, Sakarya söylemleri artacak. Dünyanın her yerinde, kadın, aile ve çocuk konuları daha çok önemsenir olacak. Herkes hassaslaşacak, sezgilerde artış olacak, rüyalar renklenecek.

Jüpiter, Yengeç’in ışığı Ay üzerinde de etkisini gösterecek, bir sene boyunca dolunaylar daha bir yoğun geçecek. Kişi hangi burçtan olursa olsun, doğum haritasında bir Yengeç alanı vardır, o alan kişinin ihtiyacı ölçüsünde etki alır. Burcunuz ne olursa olsun Ay fazlarını dikkatle izleyiniz. Geleceğe dönük plan ve proje hazırlıkları için Son dördünleri kollayıp, yeni başlangıçlar, alışverişler için Yeniay dönemlerini, ihtiyaçları belirleme, fazlalıklardan kurtulma, derinleşme ve rüyalar için Dolunay’ları takip etmeli.

PAYLAŞ
Önceki yazıÇok yaşa mutlak barış
Sonraki yazıNilgün Arıt ile Maya Şamanizmi ve Maya İnancı
1989’dan beri Astroloji ile ilgilenen Ümit Çilingiroğlu, 2000 - 2004 yılları arasında Yasemin Boran’dan astroloji dersleri alarak ileri astroloji sertifikasını aldı. 2005 yılından beri İndigo Dergisi'nde astrolojik ve felsefi yazılar yazmaktadır. Birçok uluslararası astroloji grubuna üyedir. Odak olarak "Astroid Astrolojisi" ve "Politik Astroloji" üzerinde çalışmaktadır. Dört yıl boyunca Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi'nde (CKM) temel seviyede Modern Astroloji dersleri verdi. Çeşitli TV programlarında astrolojinin gerçekleri hakkında bilgilendirmeler yaptı. Gönüllü evlerinde astrolojik bilgi ve gökyüzü konumlarıyla ilgili sohbetler yapmakta olup, kendi ofisinde Astroloji kursları vermeye devam etmektedir.